Dünya İnsani Zirvesi

- BM Genel Sekreteri Ban: - "Başlangıçtaki insani destek uzun vadede geçerli bir yanıt olamaz. Mülteciler ve göçmenlerin mutlaka ulusal ve kentsel kalkınma planlarına dahil edilmesi gerekir. Bu şekilde bir geçim sağlayabilirler aynı zamanda şehrin refahına katkı sağlayabilirler. Mülteciler ve göçmenler çalışma etiğini öğrenmeli, eğitim almalıdırlar" - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş: - "Dünyada 2050'de 250 milyon insanın göç edeceğinden bahsediliyor. Bu kaçınılmaz gelecek adına çalışmalar yapmak, kaynak ve imkanları ortaya koymak ve çalışmaları birleştirmek gerekiyor"

Dünya İnsani Zirvesi

İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler Genel (BM) Sekreteri Ban Ki-mun, mültecilere ve göçmenlere yapılan başlangıçtaki insani desteğin uzun vadede geçerli bir yanıt olamayacağını belirterek, "Mülteciler ve göçmenlerin mutlaka ulusal ve kentsel kalkınma planlarına dahil edilmesi gerekir. Bu şekilde bir geçim sağlayabilirler aynı zamanda şehrin refahına katkı sağlayabilirler." dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesince Dünya İnsani Zirvesi kapsamında düzenlenen "Belediye Başkanları Odak Oturumu: Kentlerin Göçe Cevabı" konulu oturum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Somali, Filistin, Kenya, Endonezya dibi ülkelerde gerçekleştirdiği insani yardım faaliyetlerinin tanıtıldığı "İstanbul'dan dünyaya uzanan kardeşlik eli" konulu görsel sunumla başladı.

Ban Ki-mun, oturumda, aynı zamanda Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı da olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a iklim değişikliği konusunda yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

İstanbul'un küresel bir şehir olarak gelişimini sağladığı için Topbaş'ın liderliğini taktir ettiğini ifade eden Ban, dünyada kentleşme ve göç dalgası yaşandığını, şehirlerin 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük göç dalgasına cevap verebilmesi gerektiğini anlattı.

Ban, bazı bölgelerin oransız şekilde göç dalgasından etkilendiğini, bunun küresel bir sorun olduğunu vurguladı.

Türkiye'de de milyonlarca Suriyeli sığınmacının yaşadığını, bu kişilere, eğitim, barınak ve sağlık hizmetleri verildiğini dile getiren Ban, Türkiye'ye ev sahipliği ve sığınmacılara sıcak kalplerini açtığı için teşekkür etti.

Ban, birkaç yıl önce Suriye'deki iç savaş nedeniyle mültecilerin kaldığı Ürdün, Irak ve Lübnan'daki kampları ziyaret ettiğini ve genelde sıcak karşılandığını aktardı.

Sadece bir bölgede, kuru gıda değil sıcak yemek isteyenler tarafından protesto edildiğini dile getiren Ban, Türkiye'deki kampları ziyaretinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Yoğun yağışa rağmen binlerce kişi gelmişti. Türkiye bize sıcak yemek veriyor, dediler. Sıcak yemekle kuru gıda arasına çok büyük fark var. Ben de dünya gıda programına, UNICEF'e, diğer kurumlara bu konuda bilgi verdim. Mültecilere sıcak yemek dağıtılsın, dedim. Şimdi bunu yapıyorlar. Siz en başından itibaren onlara sıcak kalplerinizi açtınız ve sıcak yemek verdiniz. Misafirperverliğiniz için teşekkür ederim."

- "Güvenli ortam yaratmak gerekir"

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, ülkelere, belediye başkanlarına ve yerel hükümetlere mültecilere ve göçmenlere güvenli bir ortam yaratmak için önemli bir rol düştüğünü belirterek, ekonomik fırsatlar sağlamanın yanı sıra yeni gelenlerle ev sahibi toplumlar arasındaki ilişkiyi desteklemenin önemini vurguladı.

Mülteciler ve yerinden edinmiş insanların genellikle ev sahibi ülkelerde çok uzun yıllar kaldığını dile getiren Ban, şöyle devam etti:

"Türkiye'de 5-6 yıldır bulunuyorlar. Başlangıçtaki insani destek uzun vadede geçerli bir yanıt olamaz. Mülteciler ve göçmenlerin mutlaka ulusal ve kentsel kalkınma planlarına dahil edilmesi gerekir. Bu şekilde bir geçim sağlayabilirler aynı zamanda şehrin refahına katkı sağlayabilirler. Mülteciler ve göçmenler çalışma etiğini öğrenmeli, eğitim almalıdırlar. Göç de çeşitliliğe yol açar. Bu da beraberinde şehre pek çok avantaj getirir. Toplumlara, şehirlere ve ülkelere avantajlar getirir."

Göç sonunun gerçek anlamda küresel bir tartışma olduğunu ifade eden Ban, mülteci ve göçmen hareketine ilişkin 19 Eylül'de New York'ta BM'de bir toplantı düzenleneceğini söyledi.

- Kadir Topbaş

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da bir coğrafyada ortaya çıkan bir olay ya da doğal afetin sadece o bölgeyi değil bütün dünyayı etkilediğini, bu konuda insanların özellikle de yöneticilerin çok ciddi sorumluluk taşıdığını söyledi.

Aktif bir insan olan Ban Ki-mun'un, dünyanın her tarafında etkin olmaya çalıştığını ifade eden Topbaş, bu zirvenin fikir babasının da Ban olduğunu kaydetti.

Topbaş, İstanbul gibi medeniyetlerin buluştuğu, farklı kültürlerin asırlardan beri, bir arada dostça ve barış içinde yaşadığı kentte bu buluşmayı sağladığı için Ban'a teşekkür etti.

Belediye olarak zirvede insani yardım konularına ilişkin bilgi ve deneyimlerini aktardıklarını dile getiren Topbaş, insanlığın acılar içinde kıvrandığını, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük insani kaybın yaşandığı bir dönemden geçildiğini, gezegenin bir yandan yaşam sinyalleri verirken, diğer yandan dramatik tablolara sahne olunduğunu anlattı.

Topbaş, insanların yüzde 80'inin savaşlar, diğerlerinin doğal afetler nedeniyle ülkelerini terk ettiklerini, bu tip olaylar karşısında önleyici tedbirler alınırsa işin kolay olacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Doğal afetlere karşı tedbirli olmak, diğer yandan bu savaşın nedenini ortadan kaldırmak zorundayız. Niçin? Yerkürenin kara alanları üzerinde yüzde 2,5'inde şehirler var. Buna rağmen bu şehirlerde kaoslar var, insanlar adeta birbirleriyle sıkıntılar yaşamakta. Kadın ve çocukların üzerine bombalar yağdırıldığında bundan hayıflanmamak mümkün değil. Bir düşünün, dünyada 60 saniyede insanların üzerine kaç ton bomba yağdı. Kaç insan hayatını kaybetti. Bu kadar hızlı gelişen bir dünyada 'Gelecek kuşaklara nasıl bir dünya bırakacağız?' bunun sorumluluğunu taşımak zorundayız."

Topbaş, şehirlere ciddi anlamda göç dalgası olduğunu belirterek, Türkiye'de, Suriye'den gelen 3 milyona yakın sığınmacı olduğunu, bunların 500 bine yakınının İstanbul'da yaşadığını söyledi.

Paris'te İklim Zirvesinde yaptığı konuşmayı hatırlatan Topbaş, Avrupa'nın göçmen konusunda hassas olduğunu ve ülkesine göçmenlerin gelmesini istemediğini aktardı.

- "Terör olayı sektör olmuş"

Göç ve hareketin kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Topbaş, "Dünyada 2050'de 250 milyon insanın göç edeceğinden bahsediliyor. Bu kaçınılmaz gelecek adına çalışmalar yapmak, kaynak ve imkanları ortaya koymak ve çalışmaları birleştirmek gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Mültecilere yardımın insani ve vicdani bir görev olduğunu dile getiren Topbaş, sığınmacılar için verilen hizmetleri anlattı.

Topbaş, dünyadaki terör olaylarına da değinerek, "Canlı bombaların genelde kardeş ya da eş olduğu ortaya çıkıyor. Bu bir üst akıl demektir. Hep kardeşler ve eşler seçiliyor. Bir kurgu ve oyun var. Ben bunu da şöyle ifade etmek istiyorum. Sektör olmuş terör olayı. Birileri kullanıyor. Devletlerin hassasiyet göstermesi gerekiyor. Halkımıza demokratik yaşam, sağlıklı gelecek ve güvenli şehir hayatı sunmaya çalışıyoruz." diye konuştu.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×