Dünya İnsani Zirvesi

- Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Anastasiadis: -"Adamızdaki şu an olumlu siyasi ortamın devam edeceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde barışçıl bir şekilde bir arada huzur içinde yaşayarak, iş birliği yaparak, etnik, dini, kültürel ve dil iş birliği ile adaya huzur getireceğimize inanıyorum. Hristiyan ve Müslüman toplumlar, bir arada fevkalade iyi bir şekilde yaşayabilecekler" - Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroshenko: - "Demokratik tercihleri nedeniyle ülkeler cezalandırılmamalı. Ukrayna'da ve bütün dünyada özgürlük, demokrasi, insan hakları çok önemli değerlerdir. Bizim daha fazla inanca ve siyasi liderliğe ihtiyacımız var. Tehdit edenlere karşı çıkalım, onlarla birlik olmayalım" - Rusya Sivil Savunma ve Acil Durumlar Bakan Yardımcısı Vorono: - "Sadece uluslararası terörle mücadeleden söz etmekle yetinmemeliyiz. Başarılı çabaların bir örneği şudur; Suriye krizinin siyasi olarak çözüme kavuşturulması, ateşkesin sağlanması ve insani yardıma herkesin erişebilmesi. Bunlar bütün krizlerin çözümünde kullanılması gereken yöntemler. Dünyanın diğer taraflarında da bu geçerli olmalı”

Dünya İnsani Zirvesi

İSTANBUL (AA) - Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Kıbrıs'taki olumlu siyasi ortamın devam edeceğine inandıklarını belirterek, "Önümüzdeki dönemde barışçıl bir şekilde bir arada huzur içinde yaşayarak, iş birliği yaparak, etnik, dini, kültürel ve dil işbirliği ile adaya huzur getireceğimize inanıyorum. Hristiyan ve Müslüman toplumlar, bir arada fevkalade iyi bir şekilde yaşayabilecekler." dedi.

Anastasiadis, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi'nin "Çatışmaları Önlemek ve Bitirmek İçin Politik Liderlik" konulu 1. Yüksek Düzeyli Yuvarlak Masa Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bu zirvede üç ana konunun ele alınması gerektiğini dile getirerek, işin köküne inmek için çatışmaların nedeninin bulunması, eşitsizliğin ve radikal görüşlerin ortadan kaldırılması, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Uluslararası toplumun dikkatini sürdürülebilir kalkınmaya yöneltmesi gerektiğini ifade eden Anastasiadis, "Sosyal, ekonomik ve sürdürülebilir kalkınmaya odaklanmalıyız. İkinci olarak, bölgesel güvenlik ve istikrar sadece devam eden çatışmaları çözmekle kalmaz, gelecekteki çatışmaları da engeller ve kalıcı siyasi çözüm getirir. Üçüncü olarak uluslararası toplum, çatışmaları önleme ve çözme mekanizmalarını geliştirerek, daha verimli hale getirmelidir. Çatışma durumunda her şeyden önce öz eleştiri bütün paydaşlar tarafından yapılmalıdır. Böylece çatışmanın neden ortaya çıktığı daha iyi anlaşılabilsin." diye konuştu.

- "En kısa zamanda bir çözüme ulaşacağız"

Modern zamanlarda siyasi liderlerin, diğer ülkelerin bütünlüğünü bozacak yayılımcı politikalardan vazgeçmesi gerektiğini aktaran Anastasiadis, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Aynı zamanda devam edebilecek uzun süreli bir barış için gerçek, güçlü bir liderliğe ihtiyacımız var. Liderlik tabii ki bütün ilgili tarafların çıkarını korumalıdır. Burada her şeyin kökünde karşılıklı saygı, hoşgörü ve etkilenen tarafların sorunlarını çözme vardır. 42 yıl boyunca ülkemdeki durumu biliyorsunuz. Devam etmekte olan müzakereler var. Şuna inanıyorum ki en kısa zamanda bir çözüme ulaşacağız ve tabii ki Birleşmiş Milletler değerlerini koruyarak bunu yapacağız. Burada tabii ki siyasi liderlik çok önemli. Adamızdaki şu an olumlu siyasi ortamın devam edeceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde barışçıl bir şekilde bir arada huzur içinde yaşayarak, iş birliği yaparak, etnik, dini, kültürel ve dil iş birliği ile adaya huzur getireceğimize inanıyorum. Hristiyan ve Müslüman toplumlar, bir arada fevkalade iyi bir şekilde yaşayabilecekler. Burada tabii zorunlu göç ve dini inançlar üzerindeki baskıların kaldırılması gerekir."

- "Tehdit edenlere karşı çıkalım, onlarla birlik olmayalım"

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko da yeni bir barış dönemine girmek gerektiğini belirterek, "Yeni bir gerçekle karşı karşıyayız. Uyumlu dünya rüyası uzaklarda kaldı, başarısız olduğumuz için değil, aslında herkes aynı rüyayı paylaşmadı." dedi.

Büyük düşmanlıklarla karşı karşıya kalındığını dile getiren Poroshenko, "Bu, Batı ve geri kalanlar arasındaki çatışma değil, uyum ve tahakküm arayanlar arasında çatışmadır. Batı uyum istiyor ki birlikte gelişebilsinler. Rusya'nın amacı ise daha fazla etki. Bu problemleri bir kerede halledecek değiliz, çözümsüzlük karşımızda. Özellikle de demokratik tercihleri nedeniyle ülkeler cezalandırılmamalı. Ukrayna'da ve bütün dünyada özgürlük, demokrasi, insan hakları çok önemli değerlerdir. Bizim daha fazla inanca ve siyasi liderliğe ihtiyacımız var. Tehdit edenlere karşı çıkalım, onlarla birlik olmayalım." diye konuştu.

- "Çatışmaların diyalog ve müzakereyle çözülmesi gerekir"

Finlandiya Başbakanı Juha Sipila ise çatışmaların sona erdirilmesi için liderlerin kararlı olması gerektiğini vurgulayarak, "Çabalarımızı artırmalıyız ki çatışmaları sona erdirelim. Her şeyden önce çatışmaların arkasındaki nedene inmemiz lazım. Çatışmaların diyalog ve müzakereyle çözülmesi gerekir, silahla, askeri güçle değil." dedi.

Finlandiya ve Türkiye'nin Arabuluculuk Dostları Grubu çalışmasını BM bağlamında başlattığını hatırlatan Sipila, Finlandiya'nın ara buluculuğun, krizlerin çözülmesi için en iyi yol olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sipila, eylem planı hazırlarken, diğer ülke ve bölgesel kuruluşlara yaptıkları desteği artıracaklarını bildirerek, "İnsanların çektiği acıları sona erdirmekte daha etkili olacağız. İnsani yardım çalışmalarına katılıyoruz. Uluslararası hukuki durum, insan hakları ve sivillerin korunması önemli. Bunların ihlal edilmesini kabul edemeyiz." diye konuştu.

- "Siyasi çözüme ihtiyaç var"

Rusya Sivil Savunma ve Acil Durumlar Bakan Yardımcısı Sergey Vorono, potansiyel çatışmaların arka planda olduğu bir dönemde bir araya gelindiğini belirterek, bölgedeki istikrarsızlığı gidermek için kriz önleme mekanizmalarının konuşulduğunu söyledi.

“Şimdiye kadar hiç daha önce eşi benzeri görülmemiş insani kriz silsilesi ile karşı karşıyayız” diyen Vorono, krizlerin, tehditlerin aza indirgenmesini sağlamanın, çatışmaların önlenmesinden geçtiğini kaydetti.

İnsani ihtiyaçların yüzde 90’ının krizlerle ortaya çıkarıldığını dile getiren Vorono, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Daha önce dediğim gibi hiç eşi benzeri görülmemiş ülkelerin iç işlerine yönelik müdahaleci politikalar var. Bunun amacı da bu ülkeleri istikrarsızlığa sürüklemek ve beğenilmeyen, istenmeyen rejimleri değiştirmek. Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da bazı ülkeler bu amacı güdüyor. Çatışma içinde olan ülkelerde öncelikle bir sorumluluk olmalı. Mali sorumluluk bunun bir parçası. Çünkü insani krizler bu alanda, bu şekilde ortaya çıkıyor. Uluslararası camiada şunu temin etmemiz gerekiyor. Çatışmalara diplomatik çözümler bulmalıyız ve onların kökenlerinde yatan sebepleri silmeliyiz.”

Siyasi bir çözüme de ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Vorono, Suriye, Libya, Irak ve bölgedeki diğer ülkelerde kan dökülmesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

Vorono, "Sadece uluslararası terörle mücadeleden söz etmekle yetinmemeliyiz. Başarılı çabaların bir örneği şudur; Suriye krizinin siyasi olarak çözüme kavuşturulması, ateşkesin sağlanması ve insani yardıma herkesin erişebilmesi. Bunlar bütün krizlerin çözümünde kullanılması gereken yöntemler. Dünyanın diğer taraflarında da bu geçerli olmalı.” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×