"DAEŞ üyeliği" davası

- Başkentte, geçen yılbaşı canlı bomba saldırısı hazırlığındayken yakalanan 2 sanığın "terör örgütü DAEŞ üyesi olmak" ve "patlayıcı madde bulundurmak" suçlarından 27'şer yıla kadar hapsi istendi - Savcı, bu kişilerle bağlantısı tespit edilen bir başka sanık hakkında ise "terör örgütü DAEŞ üyesi olmak" suçundan 15 yıla kadar hapis talep ederken, yakalanamayan sanık Mustafa Mol hakkındaki dosyanın ayrılmasını istedi


ANKARA (AA) - Başkentte, ikisi canlı bomba saldırısı yapma hazırlığındayken yakalandığı bildirilen 4 sanığın yargılandığı davada, esas hakkındaki görüşünü veren cumhuriyet savcısı, iki sanığın "terör örgütü DEAŞ üyesi olmak" ve "patlayıcı madde bulundurmak" suçlarından 27'şer yıla kadar, bir sanığın ise "DAEŞ üyesi olmak" suçundan 15 yıla kadar hapsini istedi. Yakalanamayan sanık Mustafa Mol hakkındaki dosyanın da ayrılması talep edildi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Musa Canöz ve Adnan Yıldırım, tutuksuz sanık Zafer Altan ve sanık avukatları katıldı.

Duruşmada esas hakkındaki görüşünü veren Cumhuriyet Savcısı Selda Binboğa Kurtuluş, sanıklardan Canöz'ün Suriye'ye gidip geldiğinin belirlendiğini, Etimesgut'taki Zırhlı Birlikler Komutanlığı ile Deniz Kuvvetleri lojmanları etrafında gezdiğinin tespit edildiğini, eylemde bulunabileceğine dair hakkında tutanak tutulduğunu, soruşturma başlatıldığını ve teknik takibe alındığını belirtti.

Kurtuluş, Canöz ile Yıldırım'ın ikametlerinde yapılan aramalarda, patlamaya hazır halde bir bomba yeleği ve sırt çantası, Ankara'da faal beş kilisenin adresi ve ayin saatlerinin yazıldığı doküman ile patlayıcı madde ele geçirildiğini anlattı.

Bu sanıkların, sorgularında suçu dolaylı olarak kabul ettiklerini söyleyen Kurtuluş, sanıkların Türkiye'deki mevcut düzeni "tağut, kafir" görerek, Suriye'deki çatışma bölgelerine geçtiklerini, DAEŞ bünyesinde askeri eğitim aldıklarını ve çatışmalara katıldıklarını ifade etti.

Musa Canöz'ün cihat amacıyla, ailesiyle birlikte gittiği Suriye'de, kardeşi ve amcasının çatışmalarda ölmesinden Türkiye Cumhuriyetini sorumlu tutarak, intikam eylemi hazırlığında olduğunu kaydeden Kurtuluş, Canöz ile Yıldırım'ın, sanıklardan Mustafa Mol'un talimatıyla canlı bomba eylemi yapmayı planladıklarını belirterek, "DAEŞ üyesi olmak" ve "patlayıcı madde bulundurmak" suçlarından 12'şer yıldan 27'şer yıla kadar hapislerini talep etti.

Sanıklardan Zafer Altan'ın ise Suriye'de DAEŞ saflarına eleman temin eden "Ebu İbrahim" kod adlı Mustafa Mol ile telefon bağlantısının bulunduğunu bildiren Kurtuluş, "DAEŞ üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Savcı Kurtuluş, yakalanamayan sanık Mol hakkındaki dosyanın ise ayrılması talebinde bulundu.

-"Sıkıntılardan dolayı yaptım"

Sanıklardan Altan, savunmasında suçsuz olduğunu belirtti.

Canöz ise "Daha önce söylediklerimi tekrarlıyorum. Acziyetimi, mağduriyetimi bildirdim. Sıkıntılardan dolayı yaptığımı bildirdim. Durumum bundan ibaret." dedi.

Sanık Adnan Yıldırım da "Suriye'de bulunduğum grubun DAEŞ ile bağlantısı yoktu. Yaklaşık yüz kişi kadardırlar ve arkadaşlarımdır. Buradaki bombayla hiçbir alakam yok. Yapmadım, yapmam, yapamam da... Mustafa Mol da benim arkadaşımdır." diye konuştu.

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarına esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı erteledi.

İddianamede, sanıkların "terör örgütü üyesi olmak" ve "patlayıcı madde bulundurmak" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×