Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (2)

- "Avrupalılar, 'PKK'ya destek suç değildir' diyorlarsa bunu açıkça söylesinler. Hem PKK'yı siz AB'nin terör örgütleri listesine koyacaksınız hem de bu örgüte doğrudan ve dolaylı yardım yapan, onun propagandasını yapan siyasilere arka çıkacaksınız" - "Obama yönetimi şu anda işi tamamen Rakka ve birkaç noktada da DEAŞ'la mücadeleye indirgemiş durumda. Halep'in kurtarılması, Esed rejiminin gitmesi, siyasi geçiş sürecinin sağlanması, bu savaşın, kanın durması gibi konular da, zaten bu seçim sonuçlarından sonra muhtemelen artık gündemlerinden iyice düşecek. Maalesef işin bu noktaya gelmesi Obama yönetiminin son 3-4 yıldır izlediği bu inişli, çıkışlı, çelişkili, yanlış politikaların bir neticesi olarak bu noktaya geldi" - "Sincar'da da çok ciddi güvenlik riski var. Amerika ve Iraklılar da bunu söylüyor. Sincar'daki PKK mevcudiyeti, hepimiz için bir güvenlik tehdididir. PKK orada fiili bir durum yaratmaya kalkarsa, Yezidileri falan kalkan olarak kullanıp 'biz de Sincar'ı kurtarıyoruz' gibi bir tavra yönelirse, o konuda da bizim atacağımız adımlar var. Biz Sincar'ın ikinci bir Kandil olmasına asla izin vermeyiz"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (2)

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, "Avrupalılar, 'PKK'ya destek suç değildir' diyorlarsa, bunu açıkça söylesinler. Hem PKK'yı siz AB'nin terör örgütleri listesine koyacaksınız hem de bu örgüte doğrudan ve dolaylı yardım yapan, onun propagandasını yapan siyasilere arka çıkacaksınız." dedi.

Kalın, A Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, soruları yanıtladı.

"Suriye'de bir Türk-Amerikan ortak görev gücü oluşturulması söz konusu olabilir mi?" sorusu üzerine Kalın, Suriye'de bir görev gücü ve yakın istişare yapılmasına yönelik konunun pazar günü ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ile görüşüldüğünü ve mutabık kalındığını bildirdi.

Söz konusu bölgede hava uçuşlarından, sahadaki askeri hareketliliğe kadar koordine edilmesi gereken pek çok konu olduğuna işaret eden İbrahim Kalın, Dunford ile koordinasyon anlamında da mutabık kaldıklarını ve bu konuyla ilgili de tüm birimlerin koordineli çalıştığını ifade etti.

Amerikalı bir irtibat subayının Ankara'da görevlendirilmesine yönelik bir soruya karşılık Kalın, bu konunun detaylarının görüşüldüğünü, NATO ittifakı bağlamında da bu tür iş birliği mekanizmalarının gerçekleşebileceğine dikkati çekti.

Buradaki öncelikli amacın bu süreçte yakın istişare ve işbirliği içinde olmak olduğuna işaret eden İbrahim Kalın, koordinesizliğin geçmişte pek çok olumsuz sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

Kalın, Halep'in, geçmişteki koordinesizliğin bir sonucu olarak gösterilebileceğini belirterek, "Obama yönetimi şu anda işi tamamen Rakka ve birkaç noktada da DEAŞ'la mücadeleye indirgemiş durumda. Halep'in kurtarılması, Esed rejiminin gitmesi, siyasi geçiş sürecinin sağlanması, bu savaşın, kanın durması gibi konular da, zaten bu seçim sonuçlarından sonra muhtemelen artık gündemlerinden iyice düşecek. Maalesef işin bu noktaya gelmesi, Obama yönetiminin son 3-4 yıldır izlediği bu inişli, çıkışlı, çelişkili, yanlış politikaların bir neticesi olarak bu noktaya geldi." diye konuştu.

İbrahim Kalın, El-Bab konusunda çok net olduklarını ve o bölgeyi teröristlerden temizleyeceklerine işaret ederek, söz konusu yeri de "Fiili güvenli bölge" haline getireceklerini vurguladı.

- "Sincar'ın ikinci bir Kandil olmasına izin vermeyiz"

Musul operasyonuna destek verilmesinin altında, bölgedeki barış, huzur ve istikrara katkı vermek olduğunu aktaran Kalın, "Hiçbir etnik kriter gözetmeksizin tüm Iraklılar, Türkiye'nin kardeşidir." dedi.

Kalın, yıllardır Irak topraklarından Türkiye'ye dönük, çoğu PKK kaynaklı olmak üzere, çeşitli terör tehditleri geldiğini belirterek, bunun önünü almak için çeşitli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'den Irak'a yönelik hiçbir terör tehdidinin oluşmadığına işaret eden Kalın, şöyle konuştu:

"Sincar'da da çok ciddi güvenlik riski var. Amerika ve Iraklılar da bunu söylüyor. Sincar'daki PKK mevcudiyeti, hepimiz için bir güvenlik tehdididir. PKK orada fiili bir durum yaratmaya kalkarsa, Yezidileri falan kalkan olarak kullanıp 'biz de Sincar'ı kurtarıyoruz' gibi bir tavra yönelirse, o konuda da bizim atacağımız adımlar var. Biz Sincar'ın ikinci bir Kandil olmasına asla izin vermeyiz."

- "Sonuçlarına katlanırlar"

Başika'daki Türk birliğine takviyenin söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine Kalın, şu anda herhangi bir ihtiyaç görünmediğini belirtti.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri'nin "İlişkileri dondurmak, vereceğimiz tek yanıt." şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Kalın, "Hayırlı olsun. Eğer böyle bir yola başvuracaklarsa bunun sonuçlarına kendileri de katlanırlar." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından, Avrupa'nın açıklama yapmak için belli bir süre beklediğine işaret eden İbrahim Kalın, üst düzey yetkililerin de 15, 20 gün sonra geldiğini anlattı.

İbrahim Kalın, "HDP olayı oldu. Bakıyorsunuz ardı ardına, işte geliyorlar, gelmek istiyorlar, grubuna gidiyorlar, açıklama üzerine açıklama yapıyorlar, böyle inanılmaz bir hareketlilik var. Halbuki işin özünde ne var burada, terörle mücadele var. Daha önce bu konu konuşuldu. Bu dokunulmazlıklar meselesi kaldırıldığında onlara da söylendi. Bakın bunun örnekleri Avrupa'da da var, yok değil." değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği ülkesi Yunanistan'da parlamentoda bulunan ırkçı Altın Şafak Partisi'ne yapılan operasyon sonunda partinin genel başkanı ve 6 milletvekilinin dokunulmazlıkları kaldırılmadan gözaltına alındığını anımsatan Kalın, partinin genel başkanının şu anda ev hapsinde olduğunu bildirdi.

Türkiye'de ise doğrudan terör örgütüne destek olan bir siyasi partiden bahsedildiğini vurgulayan Kalın, tutarlı şekilde terörle mücadele edilmesi gerektiğine dikkati çekti.

- "Tehditlerin burada karşılığı yok"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, konuşmasına şöyle devam etti:

"Avrupalılar, 'PKK'ya destek suç değildir' diyorlarsa bunu açıkça söylesinler. Hem PKK'yı siz AB'nin terör örgütleri listesine koyacaksınız hem de bu örgüte doğrudan ve dolaylı yardım yapan, onun propagandasını yapan siyasilere arka çıkacaksınız. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? 'Türkiye ile müzakereleri donduralım' gibi şeylerle Türkiye'yi tehdit etmeye çalışıyorlarsa, kusura bakmasınlar bu tehditlerin burada hiçbir karşılığı yok. Türkiye kendi yoluna kararlı şekilde devam eder. Önce Avrupa kendi içine baksın. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan bu kadar rahatsız olmalarının, onu diktatör, otoriter vesaire şeklinde nitelemelerinin temel sebebi Tayyip Erdoğan, hem Avrupa'ya hem uluslararası sisteme bir ayna tutuyor ve o aynada gördükleri resimden, suretten aslında memnun değiller. Aynadaki sorunu çözmek yerine, aynayı tutana saldırıyorlar."

Avrupa'da yükselen ırkçılık, İslamofobi ve göçmen karşıtı hareketlerin devletler düzeyinde politika haline geldiğine vurgu yapan Kalın, Avrupa merkez siyasetinin giderek göçmen karşıtı, ırkçı bir politikaya doğru savrulduğunu kaydetti.

Türkiye'de hakkında tutuklama kararı bulunan bir kişiye Almanya'nın geçici pasaport verdiğini ifade eden Kalın, bu kişinin Cumhurbaşkanı düzeyinde de kabul edildiğini aktardı.

İbrahim Kalın, Türkiye'ye talimat verilen dönemlerin geçtiğini, Türkiye'de kararlı ve dirayetli bir yönetimin bulunduğunu bildirdi.

AB'ye üyelik sürecinde hiçbir cumhurbaşkanın, başbakanın ve hükümetin göstermediği gayreti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gösterdiğini belirten Kalın, 2005 yılında fiilen müzakerelere başlandığını hatırlattı.

Geçen 11 yılda sadece bir faslın açılıp kapatıldığını anımsatan İbrahim Kalın, hiçbir aday ülkeye, 36 fasıl getirilmediğini ve burada siyasi bir tavrın var bulunduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×