Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (2)

- "PYD ile anlaşma falan söz konusu değil. PYD, PKK'nın Suriye uzantısı olarak bir terör örgütüdür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu yapıyla, bu örgütle, bunun o koluyla, bu koluyla herhangi bir ilişkisi, anlaşması, vesairesi söz konusu değildir" - "Üçüncü haftaya girdik, her seferinde 'biraz daha zaman' şeklinde birtakım şeyler gündeme getiriliyor. Halbuki bize söylenen başta, bu operasyon başlar başlamaz bunların çekileceği. Bırakın Münbiç'ten çekilmeyi, Cerablus sınırına doğru gelmeleri de YPG'nin, PYD'nin orada fiili durum yaratarak adeta bölgeyi işgal etme yaklaşımının, fırsatçılığının örneklerinden bir tanesidir"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (2)

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "PYD ile anlaşma falan söz konusu değil. PYD, PKK'nın Suriye uzantısı olarak bir terör örgütüdür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu yapıyla, bu örgütle, bunun o koluyla bu koluyla herhangi bir ilişkisi, anlaşması, vesairesi söz konusu değildir." dedi.

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi, soruları yanıtladı.

PKK'nın Suriye savaşını bahane ederek "DAİŞ'le mücadele ediyorum" gerekçesiyle Suriye'de fiili bir durum yaratmaya, Türkiye'de, Irak'ta ve İran'da yapamadığını Suriye'de yapmaya çalıştığını ifade eden Kalın, terör örgütü destekli bir devlet, devletçik, kanton yapılanması benzeri bir çaba içerisinde olduğunu ifade etti.

Bunlara Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin müsamaha göstermesinin söz konusu olmadığının altını çizen Kalın, bu konunun da açık ve net bir şekilde Batılı dost ülkelerce görülmesi gerektiğini düşündüklerini söyledi.

Kalın, bu tür gelişmelerin ve fiili durumların Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atacağına, Suriye'deki etnik, mezhebi gerilimleri arttıracağına ve sorunu daha da derinleştireceğine dikkati çekti.

Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğü için, çoğulcu, kapsayıcı bir siyasi yönetime geçmesi için bütün diplomatik kanalları kullanmaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, bu konuyla ilgili girişimlerin farklı platformlarda devam edeceğini ve G-20'de yapılacak ikili görüşmelerde de ele alınacağını bildirdi.

Halep'te yoğunlaşan çatışmaların büyük bir endişe kaynağı olduğunun altını çizen Kalın, masum insanların öldürülmesinin kabul edilemeyeceğine işaret etti.

İbrahim Kalın, yaklaşmakta olan Kurban Bayramı münasebetiyle Halep'te bir ateşkes ve çatışmasızlık ortamının sağlanması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü bir diplomasi trafiğinin bulunduğunu, bu konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın G-20'de yapılacak görüşmelerde mevkidaşlarıyla konuşacağını ifade etti.

Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında Halep'te çatışmaların durdurulması ve insani yardımların ulaştırılması amacıyla bir çalışma yürütüldüğünü aktaran Kalın, buna destek verdiklerini ve bir koridor oluşturulduğunda Türkiye üzerinden insani yardımların ulaştırılabileceğini bildirdi.

- "Gazze'ye Kurban Bayramı'nda ikinci yardım gemisi gidecek"

Ramazan Bayramı'nda Gazze'ye bir yardım gemisi gönderildiğini anımsatan Kalın, Kurban Bayramı dolayısıyla Gazze'ye ikinci bir yardım gemisi gönderileceğini açıkladı.

Söz konusu gemide özellikle çocuklar için bisiklet, ayakkabı, kırtasiye malzemesi gibi yardımların da yer alacağını aktaran Kalın, geminin kısa sürede yola çıkacağını bildirdi.

- "PYD ile anlaşma söz konusu değil"

Bir gazetecinin, "Amerika'dan yapılan, Merkez Kuvvetler Komutanlığından yapılan bir açıklama var. Türkiye'nin PYD ile anlaşarak bir çatışmasızlık ortamı yarattığı ifade ediliyor. Böyle bir anlaşma var mı?" şeklindeki sorusuna Kalın, şöyle cevap verdi:

"Dün basına yansıyan şekliyle PYD ile anlaşma falan söz konusu değil. PYD, PKK'nın Suriye uzantısı olarak bir terör örgütüdür. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu yapıyla, bu örgütle, bunun o koluyla, bu koluyla herhangi bir ilişkisi, anlaşması, vesairesi söz konusu değildir. Dolayısıyla biz baştan beri Fırat Kalkanı operasyonuyla ilgili hedeflerimizi çok net bir şekilde koyduk. Şu soruyu tekrar burada soralım, DAİŞ'le yürütülen, Cerablus ve güneyinde yürütülen bu mücadeleden PKK ve uzantıları, YPG, PYD dahil olmak üzere neden rahatsızlar? Eğer amaç DAİŞ'le, DAİŞ terörüyle mücadeleyse, bunlar o bölgede ne yapıyorlar?"

Söz konusu bölgede PYD, YPG veya başka unsurların Fırat'ın doğusuna geçmedikleri müddetçe Türkiye için hedef olduklarını kaydeden Kalın, Münbiç operasyonuyla beraber Amerikalıların bizzat kendilerine söylediği ve ilan ettiği bir takvimin bulunduğunu aktardı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, şöyle devam etti:

"Neydi o? Münbiç operasyonu sırasında YPG unsurları Münbiç'e girmeyecek çünkü Münbiç ağırlıklı olarak bir Arap şehridir. Yerel unsurlar oranın yönetimini ele alıp güvenliğini sağlayacaklar ve YPG ile diğer unsurlar da derhal Münbiç'ten çekilecekler. Şimdi bakın iki haftadan fazla bir süre geçti. Üçüncü haftaya girdik, her seferinde 'biraz daha zaman' şeklinde birtakım şeyler gündeme getiriliyor. Halbuki bize söylenen başta, bu operasyon başlar başlamaz bunların çekileceği. Bırakın Münbiç'ten çekilmeyi Cerablus sınırına doğru gelmeleri de YPG'nin, PYD'nin orada fiili durum yaratarak adeta bölgeyi işgal etme yaklaşımının, fırsatçılığının örneklerinden bir tanesidir. Dolayısıyla burada, doğusuna çekildiler mi, çekilmediler mi, vesaire konularını ilgili birimlerimiz zaten takip ediyorlar. Sahadaki bu gelişmelere bağlı olarak biz, Fırat Kalkanı operasyonunu kendi önceliklerimiz çerçevesinde, sınır güvenliğimizi sağlamak amacıyla ve bölgedeki Suriyelilerin, Kürt olur, Arap olur, Türkmen olur fark etmez. Can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla belirlediğimiz öncelikler ve takvim çerçevesinde uygulamaya devam edeceğiz."

İbrahim Kalın, Avrupa Birliği'nin Dijital Ekonomiden Sorumlu Komiseri'nin "Erdoğan, görevde olduğu sürece Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği söz konusu olamaz." şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin stratejik bir hedef olduğunu belirtti.

Türkiye'nin yaşadığı gelişmeler çerçevesinde, Türkiye'ye hala demokrasi ve insan hakları dersi vermeye çalışan AB yetkililerinin önce 15 Temmuz darbesi ve sonrasında ne tür bir tavır aldıklarına bakmaları gerektiğini vurguladı. Kalın, şöyle konuştu:

"Demokrasiye kasteden bir terör örgütüne, FETÖ'ye karşı kimin yanında duruyorlar önce buna baksınlar. Darbeyi bir cümleyle eleştirip, darbecileri yargılamak, hukukun, adaletin önüne çıkarmak için atılan adımları eleştirmek amacıyla dokuz cümle kuranlar, demokrasinin, insan haklarının neresindeler önce buna baksınlar. Özellikle Cumhurbaşkanımızın şahsı etrafında yapılan bu tür spekülasyonlar ne Avrupa Birliği'ne ne onların, kendi belki yerel siyasi kaygılarıyla ilettikleri cümlelerdir, ne de onlara bir faydası olur. Burada bölgenin bir bütün olarak güvenliğini sağlayacak kilit ülkenin Türkiye olduğunu artık onların da kavraması gerekiyor. Bir an düşünün, Türkiye'de darbe başarılı olsaydı, devlet kurumları çökseydi, toplum bölünseydi, çok ciddi güvenlik zaafları ortaya çıksaydı Avrupa Birliği ne yapacaktı? Bırakınız Erdoğan'ı eleştirmeyi, sevsin, sevmesin, beğensin, beğenmesin demokrasiyi, özgürlüğü ve insan haklarını savunan herkesin Cumhurbaşkanımıza, tabii ki önce milletimize, sonra da gösterdiği dirayetli liderlik sebebiyle Cumhurbaşkanımıza bir teşekkür borcu vardır."

- "Operasyon devam edecek"

Türkiye'nin YPG'nin Fırat'ın doğusuna çekilme konusunda yeni bir süre verip vermediğinin ve bun gerçekleşmediğinde de Menbiç harekatının başlatılıp başlatılmayacağının sorulması üzerine Kalın, Türkiye'nin söylediğinin bu noktalardan çekilmeleri ve bölge yönetiminin yine bölge halkına bırakılması olduğuna işaret etti. "Bunun tarihini, takvimini, öyle yaparlar, böyle yaparlar bu onların bileceği iştir." diyen Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz kendi belirlediğimiz hedefler çerçevesinde bu operasyonu devam ettiriyoruz. Önceliklerimiz orada var olduğu müddetçe ve ihtiyaçlarımız karşılanana kadar, terörle mücadele noktasında ve sınır güvenliği noktasında biz tatmin edici bir noktaya ulaşana kadar kendimiz açısından bu operasyon devam edecektir. Orada tabii ki bir başka aslında önemli nokta daha ortaya çıkmış oldu bütün bu yaşananlar neticesinde. Özellikle son 1,5 yıldır Batı medyasında gündeme getirilen, 'Suriye'de DAİŞ'e karşı savaşan tek etkili ve güvenilir güç YPG'dir' efsanesi de aslında Cerablus operasyonuyla çökmüş oldu. Demek ki ılımlı Suriye muhalefetine doğru dürüst destek verildiği zaman, diğer gruplar desteklendiği zaman DAİŞ'e karşı onlar da son derece etkili mücadele verebiliyorlar. Bu ister Münbiç'te olsun ister Cerablus'ta olsun ister Rakka'da olsun ister El-Bab'ta olsun... DAİŞ'in yayıldığı Suriye topraklarındaki hangi noktada olursa olsun, demek ki bu muhalefet desteklendiği zaman Suriyelilerden oluşan bu gruplarda DAİŞ'e karşı etkili bir mücadele verebilirler."

Kalın, Batılıların YPG'nin asıl niyetinin ne olduğunu görmesi gerektiğinin altını çizerek Tel Abyad'da yaşananları herkesin gördüğünü ve savaş suçlarına denk gelecek cürümlerin işlendiğinin bizzat insan hakları örgütlerince yayımlanan raporlarda yer aldığını ve bunlara da kayıtsız kalmanın mümkün olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Münbiç'te ve diğer bölgelerde, Suriyelilerin kendi bölgesel dinamikleriyle oluşturacakları yapıların hakim kılınmasının esas olduğunu ve Türkiye'nin önceliğinin de bu olduğunu sözlerine ekledi.

(sürecek)


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×