Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlarla iftar programı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Yeni Türkiye'nin inşası yolunda adım adım ilerliyoruz, 2023 hedeflerimizi birer birer hayata geçiriyoruz. Dünyadaki tüm mağdurların, mazlumların her geçen gün daha güçlü sesi haline geliyoruz. Şunu bilin, dünyada mazlumlar, mağdurlar Türkiye'nin sesini bekliyor, sizi bekliyor, bizi bekliyor" - "Muhammed Ali, 5 yıl mahkumiyete, para cezasına rağmen Vietnam'da savaşmaya gitmeyi kabul etmedi. İşte yürek buna denir, dik durmak buna denir, omurgalı olmak buna denir. İşte ben karşımdaki bu kitleyi de böyle görüyorum" - "Muhtarlarımıza her zaman ve her konuda olduğu gibi ramazanda da çok önemli görevler düşüyor. Şu mübarek günlerde mahallenizde, köyünüzde kapısını çalmadığınız, derdini, ihtiyacını tespit etmediğiniz tek bir ev kalmamalıdır"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlarla iftar programı
08 Haziran 2016 Çarşamba 20:49

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yeni Türkiye'nin inşası yolunda adım adım ilerliyoruz, 2023 hedeflerimizi birer birer hayata geçiriyoruz. Dünyadaki tüm mağdurların, mazlumların her geçen gün daha güçlü sesi haline geliyoruz. Şunu bilin, dünyada mazlumlar, mağdurlar Türkiye'nin sesini bekliyor, sizi bekliyor, bizi bekliyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen muhtarlarla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde iftar sofrasında buluştu.

İftar öncesinde muhtarlara hitap eden Erdoğan, "Yeni Türkiye'nin inşası yolunda adım adım ilerliyoruz, 2023 hedeflerimizi birer birer hayata geçiriyoruz. Dünyadaki tüm mağdurların, mazlumların her geçen gün daha güçlü sesi haline geliyoruz. Şunu bilin, dünyada mazlumlar, mağdurlar Türkiye'nin sesini bekliyor, sizi bekliyor, bizi bekliyor." diye konuştu.

"Dünyadaki mağdurların, mazlumların sesi deyince Muhammed Ali'yi anmadan geçmek olmaz." ifadesini kullanan Erdoğan, bu gece, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Muhammed Ali'nin cenazesine katılmak, kendisini ebediyete uğurlayanlar arasında olmak üzere bir heyetle Amerika'ya gideceğini belirtti.

Muhammed Ali'nin, çocukluk ve gençlik yıllarının efsane ismi olduğunu paylaşan Erdoğan, "O zamanlar böyle renkli televizyonlar ülkemizde yoktu, siyah beyaz televizyonlar vardı. Rahmetli halamın oğlunun evinde, siyah beyaz televizyon vardı, sabah dörtlerde, gider orada Muhammed Ali'nin boks maçını izlerdik." dedi.

Ünlü boksörün maçlarının olduğu günler, Türkiye'de sabaha karşı bir saate de denk gelse insanların evlerde, kahvehanelerde, o günün şartlarında televizyon bulabildikleri her yerde toplandığını belirten Erdoğan, "İşin ilginç yanı bu insanların çok büyük bölümünün aslında bir spor dalı olarak boksla herhangi bir ilgilerinin olmayışıydı. Peki buna rağmen o insanlar niçin gecenin bir vakti televizyonların önünde toplanıyordu biliyor musunuz? Çünkü Muhammed Ali onlar için dövüşüyordu, çünkü Muhammed Ali, Amerika gibi zor bir ülkede Müslümanlığını açıkça ifade eden ve bunun mücadelesini veren korkusuz bir yürekti. Çünkü Muhammed Ali, Müslümanlığının da ötesinde dünyada mazlum ve mağdur kim varsa onun için dövüşüyordu. Onun vurduğu her yumruk rakibine değil dünyadaki tüm zalimlere, tüm katillere gidiyordu." ifadelerini kullandı.

- "Ben karşımdaki bu kitleyi de böyle görüyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, antrenörünün, efsane boksör Muhammed Ali'yi anlatan sözlerini şöyle aktardı:

"Antrenörünün ifadesiyle Muhammed Ali, 'Kimsesizler, çocuklar, işsizler, yoksullar, hastalar, mahkumlar, bağımlılar, mağdur edilmiş genç kızlar için, temizlik işçileri için, yalnızlar için hatta meyhanelerdeki zavallı ayyaşlar için vuruyordu.' diyor. Velhasıl dünyada ne kadar güçsüz, muhtaç, ezilmiş varsa onlar için dövüşüyor, ringde onlar için dans ediyor, yumruğunu onlar için sallıyor, zaferlerini onlar için kazanıyordu. İşte Vietnam'a dedikleri zaman, o Vietnam'da savaşmaya gitmeyi kabul etmemişti ve orada 5 yıl mahkumiyet de vardı. O, 5 yıl mahkumiyete, para cezasına rağmen Vietnam'da savaşmaya gitmeyi kabul etmedi. İşte yürek buna denir, dik durmak buna denir, omurgalı olmak buna denir. İşte ben karşımdaki bu kitleyi de böyle görüyorum."

"Muhammed Ali, mazlumların yumruğuydu, biz kendisini bunun için çok sevdik." diyen Erdoğan, "Gençlik yıllarımızda, siyasette gençlik teşkilatı görevi yaptığım zaman Türkiye'ye gelmişti. O zaman birlikte cuma namazı kılma imkanımız da İstanbul'umuzda olmuştu. Mekanı cennet olur inşallah." şeklinde konuştu.

"Muhtarlara her zaman ve her konuda olduğu gibi ramazanda da çok önemli görevler düştüğünü" vurgulayan Erdoğan, "Şu mübarek günlerde mahallenizde, köyünüzde kapısını çalmadığınız, derdini, ihtiyacını tespit etmediğiniz tek bir ev kalmamalıdır. Bunda mutabık mıyız? Çünkü bir cumhurbaşkanı olarak tabii ben ülkemin her yerine ulaşamam ama sizler bir köyde, bir mahallede cumhurbaşkanınızın temsilcisisiniz, böyle bir göreviniz var. Yani bir yerde bu fakirin siz gözüsünüz, gören gözü. Elisiniz, veren eli. Duyan kulağısınız." değerlendirmesinde bulundu.

- "Ey benim muhtar kardeşlerim, mahallenizde fakir, fukara bırakmayın"

"Muhtarları tıpkı Hazreti Ömer gibi değerlendirmek istediğini" ifade eden Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un "Safahat" adlı eserinde yer alan, "Kocakarı ile Ömer" şiirindeki hikayeyi paylaştı.

Erdoğan, Hazreti Ömer'in, hayatındaki meşhur bir olayı anlatan, meşhur hikayeyi aktararak, "Şimdi ben de diyorum ki ey benim muhtar kardeşlerim, mahallenizde fakir, fukara bırakmayın." ifadesini kullandı.

- "Biz bu fakirleri sahipsiz bırakmayacağız"

"Bütün kaymakamlıkların fakir fukara fonuna ve oradan onlara destek verme mecburiyeti" olduğuna işaret eden Erdoğan, devletin bu noktada kaymakamlıklara belli bir miktar parayı sürekli aktardığını vurguladı.

Erdoğan, muhtarlara seslenerek, "Aynı şekilde bizim AFAD'ımız vardır, Kızılayı'mız vardır, birçok sivil toplum kuruluşlarımız vardır. Sizlere dağıtılan bu formlarla birlikte nerede, ne ihtiyaç varsa bizlere bunlarla paylaşın. Biz bu fakirleri sahipsiz bırakmayacağız. 'Sahipsiz olan vatanın batması haktır, sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır." dedi.

Muhtarların kapı kapı dolaşmaları gerektiğini dile getiren Erdoğan, bir sıkıntı olduğunda muhtarların kaymakama, kaymakamın gerekeni yapmaması durumunda kendilerine verilen telefonlara sıkıntılı durumu bildirmelerini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hiçbiri olmadı, cumhurbaşkanlığını arayacaksınız ve bu ülkede mali noktadaki sıkıntılarla, imkansızlıklarla biz vatandaşımızın bu şekilde sıkıntılara düşmesini istemiyoruz. Fazlayla eksiği, çokla azı, olanla olmayanı eşleştirmek suretiyle mahalle veya köy ahalisinin tamamının da şu mübarek günleri maddi ve manevi gönül hoşluğu içinde geçirmesini sizler temin etmelisiniz. Ramazan işte bu ahengi, işte bu kaynaşmayı sağlamanın adıdır. Zaten bu milletin de güzelliği burada değil mi? Bu milletin de güzelliği burada. Yoksa 'bugün sen beni sofranda ağırla, yarın da ben seni' böyle olmaz. Eğer her gün sofranızı eşinizle, dostunuzla birlikte imkanınız ve gücünüz yettiği sayıda ihtiyaç sahibiyle de paylaşamıyorsanız ramazanı boş geçiriyorsunuz demektir. En büyük bereket işte budur. Ramazan ayının milletimiz ve tüm insanlık için daha hayırlı bir geleceğin müjdecisi olmasını Rabbim'den diliyorum."

Muhtarlara Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne teşrifleri için teşekkürlerini ileten Erdoğan, "Mahallelerinizdeki ve köylerinizdeki her bir kardeşime selamlarımı, saygılarımı, muhabbetlerimi iletmenizi rica ediyorum. Rabbim bizleri ramazana kavuşturduğu gibi inşallah Ramazan Bayramına da kavuştursun." dedi.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×