Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (5) - "(Moody's'in Türkiye kararı) İstediğiniz kadar düşürün, Türkiye'nin gerçeği bu değil. Türkiye yatırımlarına devam ediyor, kalkınmaya devam ediyor, yükselmeye, güçlenmeye devam ediyor evelallah. Siz Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız. Bunların cebine üç beş kuruş ekstra para koy, istediğiniz notu al. Bunlar böyle, böyle çalışıyorlar. Talimatları zaten nereden aldıklarını da biliyoruz. Biz gerçekleri her zaman konuşacağız" - "Sanki benden intikam alırcasına, ülkeye geldik, birden bizim notumuzu düşürüverdiler. Bizim notumuzu düşürdüler de ne oldu? Hazine hemen piyasa yaptı ve dışarıdan, içeriden bunların beklediğinin çok daha üstünde ilgi ve alaka hazinenin kağıtlarına oldu. Niye? Türkiye'nin gerçeği bu değil ki" - "Darbe girişiminin ertesi günü, 2,5 milyar dolar bugüne kadar da 12 milyar dolar para bozduran, döviz bozduran bu millet, döviz üzerinden bir oyun oynanmasına da izin vermedi. Zannettiler ki bunlar, Merkez Bankası kasasını boşaltır, bu işle öyle mücadele eder. Merkez Bankasına da gerek kalmadı. Millet, kendisi bu oyunu bozdu"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moody's'in Türkiye kararına ilişkin, "İstediğiniz kadar düşürün, Türkiye'nin gerçeği bu değil. Türkiye yatırımlarına devam ediyor, kalkınmaya devam ediyor, yükselmeye, güçlenmeye devam ediyor evelallah. Siz Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız. Bunların cebine üç beş kuruş ekstra para koy, istediğiniz notu al. Bunlar böyle, böyle çalışıyorlar. Talimatları zaten nereden aldıklarını da biliyoruz. Biz gerçekleri her zaman konuşacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan "27. Muhtarlar Toplantısı"nda Adıyaman, Ankara, Artvin, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Isparta, Karabük, Kastamonu, Kırşehir, Niğde, Ordu ve Samsun'dan gelen muhtarlara hitap etti.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen ilk muhtarlar toplantısında konuşan Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların durumuna değindi.

Türkiye'de 3 milyon Suriyelinin yaşamını sürdürdüğünü anımsatan Erdoğan, Suriye'de güvenli ve uçuşa yasak bölge oluşturulması halinde, Suriye halkının kendi topraklarında güvenli bir şekilde yaşama imkanı bulacağını, göç ve mülteci sorununun kendiliğinden ortadan kalkacağını söyledi.

"Görüldüğü gibi gayet insani, gayet ahlaki, gayet vicdani bir zemini olan bu projenin hayata geçmesini istemeyenler ise rejim güçleri, DEAŞ ve PYD, YPG'dir." diyen Erdoğan, bu ve arkalarındaki devletler dışında herkesin, Türkiye'nin güvenli bölge projesine gayet sıcak baktığını bildirdi. Erdoğan, her yerde, her platformda, görüştükleri herkese hakkı ve hakikatı anlatmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Suriye halkının başındaki kara bulutların dağılacağı günlerin yakın olduğunu ifade eden Erdoğan, "İşte o gün, aynı zamanda Türkiye'nin Suriye kaynaklı tehditlerden kurtulduğu gün olacaktır. Bizim, Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Öyle bir derdimiz de yok ama tehdit oluşturacak olan o terör koridorunu kaldırmakta kararlıyız. Çünkü bize Suriye'nin kuzeyinden herhangi bir tehdit oluşmayacak. Kilis'e roketler düşmeyecek, Gaziantep'e düşmeyecek. Yani bizim özellikle Suriye sınırındaki vilayetlerimiz, artık onların bu tehditlerini görmeyecek." diye konuştu.

-"Türkiye'nin önünü kesemeyenler ekonomi kartını masaya sürüyor"

Erdoğan, Türkiye'ye yönelik saldırıların çok farklı mecralar üzerinden yürütüldüğüne işaret ederek, bunlardan birinin de ekonomi olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin önünü terörle, terör örgütleriyle, darbe girişimleriyle, uluslararası sergilenen alanda ayak oyunlarıyla kesemeyeceklerini görenlerin, şimdi ekonomi kartını masaya sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin bu tehditle ilk defa karşılaşmadığını söyledi.

Erdoğan, 2002 yılı Kasım ayından bu yana sayısız kez ekonomik taarruza maruz kalındığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'ın yardımı, milletimizin dirayeti ve gayretli çalışmalarımız neticesinde bu taarruzların hepsini de boşa çıkardık. Sadece tamamen bizim dışımızdaki şartların ürünü olan küresel krizin ilk yılı ne zamandı? 2009. O yıla mahsus bir küçülme yaşadık. Aldığımız tedbirlerle küresel kirizin ülkemizi, hatırlarsanız bir deyimim vardı benim, 'teğet geçecek' demiştim ve teğet geçti. Birçok köşe yazarı da kendine göre dalgasını geçiyordu. Teğet geçme anlayışını, kavramını kavrayamadılar. Netice, böyle oldu.

2013 yılında bu defa ne yaptılar? Gezi olayları ile ardından 17-25 Aralık darbe girişimiyle. Çünkü, 17-25 Aralık darbe girişimi aynı zamanda ne yazık ki polisin içerisine sızmış olanlarla yargının müşterek yapmış olduğu bir operasyon ve geçen yıl yaşadığımız iki seçimle, 20 Temmuz 2015'ten itibaren hızlanan bölücü terör olaylarıyla DEAŞ saldırıyla ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimiyle sürekli teyakkuz halindeyiz."

Bunlara rağmen, ekonomide hayati bir kırılmanın yaşanmadığına dikkati çeken Erdoğan, ekonominin gelişmeye, büyümeye devam ettiğini söyledi. Erdoğan, "27 çeyrek biz hep büyüdük. Şu 14 yıllık, 2 yıl Cumhurbaşkanıyım, ondan önce Başbakanlık dönemimiz dahil hep büyüyen bir Türkiye var." diye konuştu.

- "Millet, döviz üzerinden bir oyun oynanmasına da izin vermedi"

"Küçülme" diye bir durumun olmadığının altını çizen Erdoğan, dünyada "benim" diyen ülkelerin şu anda ekside, Türkiye'nin ise devamlı artıda olduğunu ifade etti.

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından birilerinin, kriz beklentisine girdiğini ancak hayal kırıklığına uğradığını ifade ederek, milletin devletiyle birlikte ekonomisine de sahip çıktığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millet sadece, meydanlara çıkıp kendini feda etmedi. Bir şey daha yaptı. Darbe girişiminin ertesi günü, 2,5 milyar dolar bugüne kadar da 12 milyar dolar para bozduran, döviz bozduran bu millet, döviz üzerinden bir oyun oynanmasına da izin vermedi. Zannettiler ki bunlar, Merkez Bankası kasasını boşaltır, bu işle öyle mücadele eder. Merkez Bankasına da gerek kalmadı. Millet, kendisi bu oyunu bozdu." ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine "eskiden beri siyasi saiklerle hareket ettiklerini bildiği kredi derecelendirme kuruluşlarının devreye girdiğini" dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ben kredi derecelendirme kuruluşlarını çok severim. Onlar da beni çok severler. Amerika seyahatinde çok önemli bir şirketin CEO'su bana şu soruyu sordu. 'Bu, CEO'lar, arası sizinle pek iyi değil. Bunun nedeni nedir?' Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla ilgili isim vermeyeceğim. Dedim ki 'Bunlar, sipariş üzerine not verirler. Bakın, birkaç gün önce Türkiye'yi yatırım yapılabilir ülkeler içinde gösterdiler. Peki, ben buna inanıyor muyum? İnanmıyorum' dedim.

Sanki benden intikam alırcasına, ülkeye geldik, birden bizim notumuzu düşürüverdiler. Bizim notumuzu düşürdüler de ne oldu? Hazine, hemen piyasa yaptı ve dışarıdan, içeriden bunların beklediğinin çok daha üstünde ilgi ve alaka hazinenin kağıtlarına oldu. Niye? Türkiye'nin gerçeği bu değil ki.

Batmış, bitmiş bir ülkeye bir anda bakıyorsun 4 kat büyümede bir derece vermeye kalkıyorlar, Avrupa'dan 400 milyar Avro destek gören bir ülkeye bu desteği veriyorlar, Türkiye gibi kendi ayakları üzerinde duran bir ülkeye de 'durağan' diyor. Bu sefer, durağan da demediler. Ne yaptılar? Puanı ve notu düşürdüler. İstediğiniz kadar düşürün. Türkiye'nin gerçeği bu değil. Türkiye, yatırımlarına devam ediyor, kalkınmaya devam ediyor, yükselmeye, güçlenmeye devam ediyor evelallah. Siz, Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız. Bunların cebine üç beş kuruş ekstra para koy, istediğiniz notu al. Bunlar, böyle. Böyle çalışıyorlar. Talimatları zaten nereden aldıklarını da biliyoruz."

Erdoğan, gerçekleri her zaman konuşmaya devam edeceklerini dile getirerek, "Keşke, şu ülkede siyaset kendi içinde birlik, beraberlik ve bütünlük halinde olsa da aynı hedefe beraber yüklense. Kimmiş, bunlar ya? Gerçek bu." dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×