Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hitap etti

- Erdoğan: (2) - "Darbe teşebbüsçüleriyle millet arasında gri bir alan oluşturmaya çalışanlar ise hükmen terör örgütü mensubudur. Çünkü ortada böyle bir tereddütlü alan yoktur. Yapılan teşebbüsün adı, vatana ihanettir. Dünyanın her yerinde vatana ihanetin cezası neyse, bu terör örgütü mensupları da aynı cezaya maruz kalacaklardır" - "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin emir komuta zinciri, bu darbe girişimine karşı çıkarak, demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılığını ispat etmiştir. Çoğu da yalan, yanlış olan birtakım görüntülerden hareketle, bu darbe girişimini meşrulaştırmaya, üniformalı teröristleri ve onların arkalarındaki güçleri mağdur göstermeye çalışanlar, sadece ve sadece darbe destekçileridir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hitap etti

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Darbe teşebbüsçüleriyle millet arasında gri bir alan oluşturmaya çalışanlar ise hükmen terör örgütü mensubudur. Çünkü ortada böyle bir tereddütlü alan yoktur. Yapılan teşebbüsün adı, vatana ihanettir. Dünyanın her yerinde vatana ihanetin cezası neyse, bu terör örgütü mensupları da aynı cezaya maruz kalacaklardır." dedi.

Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili olarak yayımladığı video mesajla millete hitabında, 15 Temmuz darbe girişiminin, tüm milletle birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı da yapılmış bir ihanet olduğunu söyledi.

Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları, pek çok subayı silah zoruyla rehin alan ve görev yapamaz hale getiren örgüt mensuplarının, üzerlerindeki üniformanın şerefine ve izzetine gölge düşüren teröristler olduğunu anlatan Erdoğan, üzerlerinde üniforma olmasının, bu teröristlerin bir ihanet çetesi mensubu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini kaydetti.

Üzerlerindeki üniformaya ve cübbeye rağmen, aynı ihanet çetesine hizmet eden, hakim, savcı, emniyet mensupları ve diğer kurumlardaki gibi ordu içinden de hainlerin çıkabildiğini anımsatan Erdoğan, "Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mehmetçiklerimiz, bizim göz bebeğimizdir. Bu darbe girişimi vesilesiyle ülkemizin her kurumu gibi, Türk Silahlı Kuvvetlerimize de sirayet etmiş olan bu kanser hücreleri, süratle temizlenecektir. Esasen bu temizliğin çalışmaları zaten başlatılmıştı. Bugüne kadar haksız yere kimseyi mağdur etmeme anlayışıyla hukuk devleti titizliğiyle yürütülen çalışmaları zafiyet sanan terör örgütü üyeleri, bu girişimle kendilerini alenen ortaya çıkarmışlar ve bir anlamda işimizi kolaylaştırmışlardır." diye konuştu.

- "Terör örgütünün gizlenecek hali kalmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı ve emniyet teşkilatı başta olmak üzere diğer kurumlarda yürütülmek üzere olan çalışmaların bu gelişmenin ardından hızlandırıldığını vurgulayarak, bir örümcek ağı gibi hepsi aynı merkeze bağlı pek çok kanaldan oluşan terör örgütünün, artık gizlenecek, takiyye yapacak durumu kalmadığını dile getirdi.

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminden hareketle, Mehmetçiği zan altında bırakacak, ona zarar verecek hiçbir hareketi, ithamı asla kabul etmeyeceklerini belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin emir komuta zinciri, bu darbe girişimine karşı çıkarak, demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılığını ispat etmiştir. Çoğu da yalan yanlış olan birtakım görüntülerden hareketle, bu darbe girişimini meşrulaştırmaya, üniformalı teröristleri ve onların arkalarındaki güçleri mağdur göstermeye çalışanlar, sadece ve sadece darbe destekçileridir." ifadelerini kullandı.

- "Terör örgütü mensupları, cezasını çekecek"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 15 Temmuz’da, hiçbir istisnası, izahı, farkı veya farklı açıklaması olmayan bir yol ayrımıyla karşı karşıya kaldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bir tarafta Fethullahçı Terör Örgütü mensupları ve onları destekleyenlerin ülkemizi, milletimizi, geleceğimizi teslim almaya yönelik girişimi vardır, diğer tarafta ise iradesine, demokrasisine, istiklaline ve istikbaline canı pahasına sahip çıkan bir millet vardır. Darbe teşebbüsçüleriyle millet arasında gri bir alan oluşturmaya çalışanlar ise hükmen terör örgütü mensubudur. Çünkü ortada böyle bir tereddütlü alan yoktur. Yapılan teşebbüsün adı, vatana ihanettir. Dünyanın her yerinde vatana ihanetin cezası neyse, bu terör örgütü mensupları da aynı cezaya maruz kalacaklardır. Böyle günler parti taassubu yapılacak, ideolojik saplantılarla hareket edilecek, meşrep ve görüş farklılıkları ön plana çıkartılacak, kişisel husumetlerle gözler karartılacak günler değildir. 15 Temmuz'dan itibaren Türkiye'nin tüm şehirlerinde, meydanlarında, sokaklarında her partiden, görüşten, hayat biçiminden vatandaşlarımız, iradesine, demokrasisine, geleceğine sahip çıkmak için aynı duyguyla, heyecanla, kararlılıkla bir araya gelmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, tüm siyasi partilerin, ortak imzası ile tek yürek, vücut olarak, darbe teşebbüsüne karşı milli iradeye sahip çıkılmıştır. Kendisini bu ülkenin bir ferdi, bu milletin bir evladı olarak hisseden herkes, bu darbe girişiminin karşısında yer almıştır. 1960 darbesinde, Menderes ve arkadaşlarına, 1980 darbesinde, bir sağdan bir soldan anlayışıyla dar ağaçlarına gönderilen gençlerine sahip çıkamamanın yıllardır acısını yaşayan milletimiz, 15 Temmuz 2016’da bu gidişe 'dur' demiştir. Ülkemiz tarihinde ilk defa bu çapta bir silahlı darbe teşebbüsü, bizzat millet tarafından engellenmiştir. Türkiye demokrasi ve hukuk devletine olan bağlılığın, sadece yazıda, sözde kalmayan, gerektiğinde vatandaşlarının canı pahasına bu değerlerin hayata geçirildiği bir ülke olduğunu, tüm dünyaya göstermiştir."

Bu darbe girişimi sonrasında yaşananların, ülke demokrasisinin bir zaafı olmadığını aktaran Erdoğan, tersine, bunun, demokrasinin ne kadar güçlü olduğunun bir ispatı olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, içeride veya dışarıda Türkiye'yi eleştirmeye kalkanların, sadece gerçek anlamda demokrat olmadıklarını, başka hesaplarla hareket ettiklerini göstermiş olacaklarını anlattı.

Hiçbir demokrasi, hukuk devletinin, emirleri kurumsal hiyerarşi değil, dışarıdaki bir örgüt yapısından alan askerin, hakimin, savcının, polisin, bürokratın varlığına izin vermeyeceğini ifade eden Erdoğan, “Aksi takdirde demokrasinin, yani milli iradenin üstünlüğünün, hukukun, yani hakların ve özgürlüklerin yazılı güvence altında bulunmasının anlamı kalmaz. Kendilerine emanet edilen kamu gücünü gasbederek, ülkeyi ve milleti esir almak isteyenlerin yapmış oldukları işin adı faşizmdir, diktatörlüktür. 15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye’deki gerçek faşistlerin, gerçek diktatörlük heveslilerinin kimler, buna karşılık gerçek demokratların, gerçek özgürlükçülerin, hukuk devleti taraftarlarının kimler olduğunu da göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

- Emniyet, medya ve vatandaşlara teşekkür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihlerinin, dışarıdan gelen saldırılara ve içeride yapılan ihanetlere rağmen milletin vatanına ve devletine sahip çıkmasının örnekleriyle dolu olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"15 Temmuz şanlı direnişi, bu muhteşem tarihin en başında yerini alacaktır. Milletimizin, bu üniformalı teröristlerin elindeki silah ve tank namlularının, uçak ve helikopter bombalarının karşısında gösterdiği dik duruşun, nesiller boyunca takdirle anlatılacağına inanıyorum. Darbe teşebbüsünün ortaya çıkışı ve yaptığım çağrıyla birlikte meydanlar, sokaklara çıkan milyonlarca vatandaşımın hepsine şükranlarımı sunuyorum. Tankların önüne kendini siper edip, hedeflerine ulaşmalarını engelleyen bunun için hayatını riske atan, yaralanan, şehit olan her bir vatandaşımız için ne desek minnettarlığımızı ifade edemeyiz. Sokağa çıkma imkanı bulamayıp da sabaha kadar evinde duasıyla, yüreğiyle, gözyaşıyla, darbe teşebbüsçülerine buğz eden vatandaşlarıma da teşekkür ediyorum. Geçmişteki darbelerin ve darbe teşebbüslerinin aksine, 15 Temmuz darbe girişimine karşı tepkisini süratle ortaya koyan, yayınladıkları bildiriyle temsil ettikleri milletin şerefine, haysiyetine sahip çıkan milletvekillerimizi tebrik ediyorum. Siyasi partilerimizin genel başkanlarına, olması gerektiği gibi demokrasinin, milli iradenin safında güçlü bir duruş sergiledikleri için şükranlarımı sunuyorum. Siyaset kurumu, 15 Temmuz'daki duruşuyla onuruna sahip çıkmıştır. İş makinelerini, otobüslerini, ellerindeki tüm araç ve gereci darbe girişimini engellemek için sahaya süren belediyelerimize, kurumlarımıza, şahsi araçlarını aynı amaçla kullanan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında en çok katkısı olanların başında emniyet teşkilatı ve polislerin geldiğini vurgulayarak, darbe teşebbüsünde bulunanların ilk hedefinin kendilerine müdahale etme potansiyeli gördükleri Emniyet Teşkilatı'nın kritik birimleri olduğunu hatırlattı.

Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı'nın uçakla bombalanıp, kahraman polislerin şehit edildiğini anımsatan Erdoğan, "Ankara Emniyet Müdürlüğü binasını, aynı şekilde bombaladılar. İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze saldırmaya çalıştılar. Buna rağmen polislerimiz, büyük bir fedakarlıkla, Türkiye'nin her bir yerinde görevlerinin başından bir an olsun ayrılmadılar. Ellerindeki tüm imkanları kullanarak, milletimizle birlikte ihanet çetesi mensuplarının girişimini boşa çıkarmak için çalıştılar. Bu darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında büyük katkısı olan emniyet teşkilatımızın her bir mensubuna, en kalbi şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, medyaya da teşekkür ederek, "Medyamızın neredeyse tamamı, darbecilerin karşısında yer almış, demokrasinin ve milli iradenin safında net bir tavır sergilemiştir. Silah tehdidine rağmen darbe teşebbüsünde bulunan terör örgütü mensupları karşısında son derece net ve sağlam bir duruş sergileyen medya mensuplarının her birini, şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum." şeklinde konuştu.

(Sürecek)


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×