Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanaat önderleriyle iftarda buluştu

- Erdoğan: (3) - "Devlet, meseleyi suhuletle, kimsenin burnu kanamadan, kimse acı yaşamadan çözsün diye her türlü çabayı gösterdi, göstermeye gayret ediyor. Şehitlerimiz oldu. Şu anda yaklaşık 600 civarında şehidimiz var ama 8 bine yakın da etkisiz hale getirilen terörist var. Bu bir mücadelenin sonucudur" - "Şu anda 11 ilçe, 1 il, buralardaki operasyonlar neticesinde ortaya çıkan tablo bu haliyle kalmayacak. Şu anda ilgili bakan arkadaşlarımız, tüm ilçe ve ilde, alt yapı çalışmalarına başladılar ve buraları temmuzun başından sonraki dönemle mukayese edilmeyecek bir güzelliğe kavuşturacaklar" - "İşte görüyoruz ki bu örgüte silah bıraktırmak için çalışması gerekenlerin kendileri ellerine silah almışlar. Elleri kolları silahla, bombayla dolu olarak karşınıza dikilen kişilerle artık musafaha yapmak için kolunuzu, elinizi uzatamazsınız. Onlara anladıkları dilden konuşmak gerekirdi, nitekim de öyle yaptık" - "Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Sizler buraların kanaat önderlerisiniz ve sizin duruşunuz birçok şeyi değiştirir. Namuslular namussuzlar kadar cesur olmazsa vay bizim halimize, o kadar ve bunu yapacağınıza inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanaat önderleriyle iftarda buluştu

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Devlet, meseleyi suhuletle, kimsenin burnu kanamadan, kimse acı yaşamadan çözsün diye her türlü çabayı gösterdi, göstermeye gayret ediyor. Şehitlerimiz oldu. Şu anda yaklaşık 600 civarında şehidimiz var ama 8 bine yakın da etkisiz hale getirilen terörist var. Bu bir mücadelenin sonucudur." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kanaat önderleriyle iftarda bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında, terör örgütüne yönelik operasyonların tamamlandığı bölgelerdeki rehabilitasyon çalışmalarına işaret eden Erdoğan, "Şu anda 11 ilçe, 1 il, buralardaki operasyonlar neticesinde ortaya çıkan tablo bu haliyle kalmayacak. Şu anda ilgili bakan arkadaşlarımız, tüm ilçe ve ilde, alt yapı çalışmalarına başladılar ve buraları temmuzun başından sonraki dönemle mukayese edilmeyecek bir güzelliğe kavuşturacaklar." ifadesini kullandı.

Atık su, yağmur ve içme suyu kanallarına varıncaya kadar bu bölgelerde her türlü adımın atılacağını bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın bu alanlarda yaptığı çalışmalar, bunun yanında TOKİ'nin yaptığı çalışmalarla yoğun bir şekilde oluşturulacak rezerv alanları dahil buralardaki vatandaşlarımız isterlerse TOKİ'nin değişik yerlerindeki konutlarında yer alabilecekler, isterlerse kira bedellerini devlet kendilerine ödemek suretiyle, kendileri eski yerlerinde oturmak istiyorlarsa oradaki inşaatların bitişini bekleyecekler ve daha sonra da inşaatlar bitince gelip kendi yerlerinde oturabilecekler. Ondan sonra televizyonların ekranlarında şunu göreceksiniz, 'böyleydi, böyle oldu.' Bunu yapacağız."

- "Namuslular namussuzlar kadar cesur olmazsa vay bizim halimize"

Kanaat önderlerinden de bir beklentisi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Sizler buraların kanaat önderlerisiniz ve sizin duruşunuz birçok şeyi değiştirir. Namuslular namussuzlar kadar cesur olmazsa vay bizim halimize, o kadar ve bunu yapacağınıza inanıyorum." dedi.

Erdoğan, bölgede yaşanan hadiselerin sadece devletin veya hükümetin değil, bölge halkı başta olmak üzere milletin tamamının meselesi olduğunu bildirdi.

Bu sıkıntıların çözümü için herkesin sorumluluk üstlenmesi, görev alması ve elini taşın altına koyması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "İşler sadece devlete havale edildiği zaman gecikebiliyor, istenildiği gibi yürüyemeyebiliyor, başka sıkıntılar çıkabiliyor öyleyse devlet kendi yapacağı işleri elbette kendisi yürütecek ama asıl kılcal damarlara, iç dokulara, derinlere sizler nüfuz edeceksiniz." ifadesini kullandı.

Van depremi sırasında koordinatörlük görevinin dönemin Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'da olduğunu anımsatan Erdoğan, bölgede sadece depreme yönelik yapılan yatırımın eski parayla yaklaşık 6-7 katrilyonu bulduğunu dile getirdi.

- "Bu irade Allah'ın izniyle Güneydoğu'yu rahatlıkla yapar"

"Adeta yeni şehirler kurduk orada." diyen Erdoğan, kanaat önderlerine şu çağrıda bulundu:

"Şimdi az önce bir kardeşim Erciş'ten bahsediyor da kusura bakma, vebal sizde. Yoksa Erciş'e girerken Van Denizi'ne nazır yapılan konutlar, oraya bambaşka bir güzellik getirdi. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Edremit'e geldiğin zaman, Edremit'ten Van Denizi'ne bir başka güzellik görüyorsun. Hastaneleriyle, şehir içindeki düzenlemeleriyle bambaşka bir güzelliğe oralar kavuştu ve fazla sürmedi, 1,5 senede 17 bin konut inşa edildi. Bu irade Allah'ın izniyle şu anda da Güneydoğu'yu rahatlıkla yapar, çözer. Devletimizin bu iradesi var fakat şimdi sizler evlerdesiniz, sokaktasınız, dükkandasınız, ibadethanelerdesiniz, tarladasınız, çay ocağındasınız velhasıl her yerdesiniz. Sizler milletin ta kendisisiniz. Eğer siz her yerde hakkı ve hakikati anlatırsanız ne örgütün ne de güdümündeki yapıların yalanları karşılık bulamayacak, kendi ellerine, yüzlerine bulaşacaktır."

- "8 bine yakın terörist etkisiz hale getirildi"

Bir dönem örgütün ve kurduğu paralel yapıların, bölge insanı üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu ama bu dönemin artık geride kaldığını vurgulayan Erdoğan, "Devlet, meseleyi suhuletle, kimsenin burnu kanamadan, kimse acı yaşamadan çözsün diye her türlü çabayı gösterdi, göstermeye gayret ediyor. Şehitlerimiz oldu. Şu anda yaklaşık 600 civarında şehidimiz var ama 8 bine yakın da etkisiz hale getirilen terörist var. Bu bir mücadelenin sonucudur." değerlendirmesinde bulundu.

"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" ilkesini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şehit niye vardır? Dini için, vatanı için, bu uğurda mücadelesini verir. Kuru toprak vatan olmaz, şehit kanlarıyla yoğrulursa vatan olur. Onun için hep tek millet dedik. Türk’ü ile Kürt’ü ile Laz’ı ile Çerkes’i ile Gürcü’sü ile Abaza’sı ile 79 milyon tek milletiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkes hep beraber tek millet olarak yürüyeceğiz. Kürt Kürtlüğü ile sevinsin, övünsün Türk de Türklüğü ile övünsün ama Kürt’ün Türk'e, Türk'ün Kürt’e üstünlüğü yok. Hepsi takva ile. Buna bakacağız ve birbirimizi de Allah için seveceğiz. Onun için bizim etle tırnak gibi olduğumuzu unutmayacağız. Ve tek bayrak, bizim bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. İkinci bir alternatif tanımıyoruz. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' Aksi takdirde olmaz. İşte 780 bin kilometrekareyle bu ülke tek vatandır. Dördüncüsü o da tek devlet. Devlet içinde devlet, asla. Çıkarmışlar bir paralel devlet. Ne paralel devleti, böyle bir şey söz konusu olamaz. Bizim tek devletimiz var, Türkiye Cumhuriyeti devleti. O kadar. İşte görüyoruz ki bu örgüte silah bıraktırmak için çalışması gerekenlerin kendileri ellerine silah almışlar. Elleri kolları silahla, bombayla dolu olarak karşınıza dikilen kişilerle artık musafaha yapmak için kolunuzu, elinizi uzatamazsınız. Onlara anladıkları dilden konuşmak gerekirdi, nitekim de öyle yaptık."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×