Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg'e konuştu

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Bizi zaten üzen bu. Bugüne kadar yaptınız. Ama şu anda alınan ifadeler bu işin başının, Pensilvanya'da olduğunu, Genelkurmay Başkanımızın emir subayı söylüyor. Hatta orada bir general, isterseniz sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim diyor. Kime? Genelkurmay Başkanına diyor. Bunlar şimdi hepsi kayıtlarda var. Daha neyi biz ispat edeceğiz ki" - "Eğer DAEŞ ile savaşanlar terörist değilse o zaman El Nusra da terörist değil. Teröristler içerisinde böyle bir ayrım yapma yoluna giderseniz, Türkiye'ye kötülük yapmış olursunuz. Çünkü biz şu anda savunduğunuz bu terör örgütünden rahatsısız. Bunlar bizim ülkemiz için tehdit oluşturuyorlar. Ve şu anda siz onlara silah vermek suretiyle bizim geleceğimize yönelik bu tehdit unsurlarını güçlendiriyorsunuz" - "ABD'nin en güçlü televizyonlarının bir tanesinin kanalından şunu destekliyorum, şunu desteklemiyorum gibi bir beyanda bulunmayı demokratik anlayışıma da saygısızlık olarak görürüm" - "Siyasetçi bir suç işlediği zaman bedelini ödüyor. O bedelini ödüyor da herhangi bir medya mensubu niye ödemesin? Ama bunun cezasını veren ben değilim. Cezasını veren yargı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg'e konuştu

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'i henüz iade etmemesine ilişkin olarak, "Milli güvenlik Kurulunun strateji belgesine girmiş olan böyle bir örgütün başını biz istiyoruz. Biz sizinle stratejik ortağız. NATO'da beraberiz. İstiyoruz ver, bunu biz yargılayalım, gereğini biz yapalım." dedi.

Erdoğan, Bloomberg televizyonunda katıldığı programda gündeme ve ekonomiye ilişkin soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülen'in, Türkiye'nin askeri müttefiki olan ABD'de barınmasına ilişkin olarak, "Bizi zaten üzen bu. Bugüne kadar yaptınız. Ama şu anda alınan ifadeler bu işin başının Pensilvanya'da olduğunu, Genelkurmay Başkanımızın emir subayı söylüyor. Hatta orada bir general, isterseniz sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim diyor. Kime? Genelkurmay Başkanı'na diyor. Bunlar şimdi hepsi kayıtlarda var. Daha neyi biz ispat edeceğiz ki?" ifadesini kullandı.

Bu ifade kayıtlarının hepsinin Amerikalı yetkililere gönderildiğini vurgulayan Erdoğan, ABD'nin geçmişte yakalanmasını talep ettiği 10 teröristten 9'unun yakalandığını ve iade edildiğini hatırlattı ve "Milli Güvenlik Kurulunun strateji belgesine girmiş olan böyle bir örgütün başını biz istiyoruz. Biz sizinle stratejik ortağız. NATO'da beraberiz. İstiyoruz ver, bunu biz yargılayalım, gereğini biz yapalım. Ama mahkeme karar verecek diyorlar. Ama kusura bakmayın da, yani biz bu tür mahkemelerin vereceği kararları bekleyemeyiz ki. Bu suç sizde işlenmedi. Suç bizde işlendi. Biz de işlendiğine göre, bunun kararını bırakın da biz verelim." dedi.

ABD'nin Fetullah Gülen'i iade etmemesi halinde Türkiye'nin buna herhangi biçimde bir karşılık vermeyi planlayıp planlamadığına ilişkin soruya, "Bunu biraz zamana bırakmakta fayda var. Ama biliyorsunuz hiçbir ülkenin alternatifsiz planları olmaz. Yani A planı varsa, yanında muhakkak B planı da olur, C planı da olur." yanıtını verdi.

Türkiye'nin özellikle siyasi ortağı olan ABD'ye bu noktada güvendiğini, bu güvenin karşılığını görmek istediğini dile getiren Erdoğan, şu ana kadar yapılan görüşmelerde Amerikalı yetkililerin bu doğrultuda açıklamalarda bulunduğunu söyledi ve "Temenni ederim ki bir yanlışlık olmaz." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de son dönemde yaşanan gelişmelere ve Türkiye'nin Suriye'ye asker göndermesine ilişkin olarak, "Şu anda Suriye'ye ne ABD bizim kadar yakındır, ne de Rusya bizim kadar yakındır. Bizim Suriye ile sınırımız 911 kilometre. 911 kilometre sınırın dışında özellikle sınır boylarındaki şehirlerimizde yaşayan vatandaşlarımızın, Suriye'nin sınır boylarında yaşayan Suriye halkıyla akrabalık bağları var. O kadar iç içe girmişiz. Fakat tüm bunlara rağmen öyle ya da böyle Suriye şu anda karışık durumda. Tabii sadece Suriye mi? Hayır. Irak da öyle. Söylenen ne? Suriye'deki DAEŞ terör örgütünü çökertmek. Peki DAEŞ terör örgütünü neyle çökerteceğiz. ABD'ye baktığımız zaman diyorlar ki PYD ve YPG. Bunlarla çökerteceğiz. Koalisyon güçleri olarak kaç ülke var şu anda Suriye'de? 65 ülke var. Diyoruz ki PYD, YPG, bunlar da terör örgütüdür. Yani bir terör örgütü, bir başka terör örgütüyle çökertilir mi? Yanlış yapılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bugün hala ABD Savunma Bakanı'nın YPG'ye verilen desteğin sürdürüleceğine ilişkin açıklamalarını "endişe kaynağı" sözleriyle nitelendiren Erdoğan, ABD'nin üç gün önce Kobani'ye iki uçak dolusu silah indirdiğini, bu silahların Türkiye'de PKK ile beraber hareket eden PYD ve YPG'ye verildiğini söyledi.

Dünyanın gözleri önünde çok ciddi bir yanlış yapıldığına işaret eden Erdoğan, aynı şekilde DAEŞ ile savaşan El Nusra'nın terör örgütü olarak sınıflandırıldığını söyledi ve "Eğer DAEŞ ile savaşanlar terörist değilse o zaman El Nusra da terörist değil. Teröristler içerisinde böyle bir ayrım yapma yoluna giderseniz, Türkiye'ye kötülük yapmış olursunuz. Çünkü biz şu anda savunduğunuz bu terör örgütünden rahatsısız. Bunlar bizim ülkemiz için tehdit oluşturuyorlar. Ve şu anda siz onlara silah vermek suretiyle bizim geleceğimize yönelik bu tehdit unsurlarını güçlendiriyorsunuz." dedi.

Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmelerinde 95-45 kilometrelik bir alanın güvenli bölge ilan edilmesi konusunu gündeme getirdiklerini, bu konuda mutabık kaldıklarını, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de bu konuda hemfikir olduklarını hatırlatarak. "Ama burada gelin bir adım atalım dediğimiz zaman, ne yazık ki bu adım atılamadı. İstiyoruz ki burada yerel mimariyle konutlar yapalım. Sosyal donatı alanları yapalım. Ve buradan Suriye halkı artık dışarı çıkmasın. Ve bu adım atılamadı. Ama biz kararlıyız." ifadesini kullandı.

Gaziantep'te DAEŞ saldırısında 56 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesinin ardından Suriye'ye asker gönderilmesi kararı alındığını belirterek, ılımlı muhaliflere verilen destekle Cerablus'a, ardından Rai'ye girildiğini, şu anda El Bab'a ilerlendiğini, güvenli bölgenin oluşturulmasının gayreti içerisinde olunduğunu söyledi. Erdoğan, "Bunu başarmamız lazım. Bunu dostlarımız anlar ya da anlamaz. Ama biz şu anda Suriye halkıyla bu adımı attık ve bunu devam ettiriyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sınırları içinde de sıkıntı yaşandığını, bu sıkıntının da kararlılıkla aşılacağını vurguladı.

Suriye'de BM konvoyunun bombalanmasına ilişkin olarak Erdoğan, bu işi yapanın Esed rejimi olduğu inancını taşıdığını ifade ederek, "Yani bunu bizzat rejim, bu bombalama işlemini yaptı. Bizim istihbaratımızdan aldığımız bilgiler bu istikamette." dedi.

Erdoğan, ABD'de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri konusunda da, ABD halkının iradesinin saygısızlık yapamayacağını vurguladı ve "ABD'nin en güçlü televizyonlarının bir tanesinin kanalından şunu destekliyorum, şunu desteklemiyorum gibi bir beyanda bulunmayı demokratik anlayışıma da saygısızlık olarak görürüm. Bu yanlıştır. Herhangi bir siyasi kalkıp da benim düşüncelerime ters bir ifade kullandıysa bunun tabii değerlendirmesini yine Amerikan halkı yapacaktır. Seçimlerden sonra uygun bir platformda bir araya geldiğimizde bunların değerlendirmesini yaparız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 yıl boyunca Amerikalı cumhuriyetçiler ve demokratlarla birlikte çalıştığını anımsatarak, "Göreve ilk geldiğimde Sayın Bush ile beraber bir çalışmamız olmuştu. Daha sonra Sayın Obama ile yine aynı şekilde sekiz yıl çalışmamız oldu. Şimdi tabii artık yılbaşından itibaren nasıl bir portre ortaya çıkacak, onu göreceğiz. Ve ona göre de ABD ile olan çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Yani ABD ile bizim kopuşumuz, kopmamız, böyle bir şey zaten söz konusu olamaz. Siyasette devamlılık esastır." değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, Türkiye'de basın özgürlüğüne ilişkin endişelere ilişkin olarak, basında geçen tutuklu gazeteci sayısının gerçeği yansıtmadığına işaret ederek, ABD'de herhangi bir basın mensubu içeri alındığında kendisinin ABD yönetimini suçlayamayacağını, ABD yargısının böyle bir karar verdiğinin düşünüleceğini, bu karara saygı duyulacağını ifade etti.

Medya mensubunun, bir darbe girişimini yazılarıyla, attığı başlıklarla desteklemesi halinde Türkiye'deki hukuk sistemi içinde bunun suç teşkil edeceğini, bedelinin ödenmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Siyasetçi bir suç işlediği zaman bedelini ödüyor. O bedelini ödüyor da herhangi bir medya mensubu niye ödemesin? Ama bunun cezasını veren ben değilim. Cezasını veren yargı." dedi.

Bunların dışında silahlı terör örgütlerine destek veren köşe yazarlarının, silahlı olarak yakalanan gazetecilerin bulunduğu belirten Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü;

"Yani bunlar bir bedel ödemeyecek mi? Şu anda yargının yaptığı Türkiye'de budur. Görevden alınanlar, görevden ayrılanlar, bütün bunlar durup dururken olmuyor. Şu anda yargı emniyet teşkilatıyla ile beraber, Milli İstihbarat Teşkilatıyla beraber, yoğun bir çalışmanın içerisinde bu süreci takip ediyorlar. Çünkü Türkiye 15 Temmuz'da çok ciddi bir darbe yemiştir. Demokrasimiz darbe yemiştir. Ben isterim ki dünya medyası bu denli bir demokrasi darbesi yemiş olan, demokrasisine yönelik, anayasal düzenine yönelik böyle bir darbe girişimini püskürtmüş olan Türkiye'yi sahiplensin. Ama dünya medyası hala sahiplenmiyor, hala bakıyoruz hesap soruyor. Önce dünya medyasının kendisini hesaba çekmesi lazım."

Siyasetçi olarak hiçbir zaman eleştiriye kapalı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Ama soruyorum. Hakarete evet diyebilir misiniz? Bir gazeteci eğer bir cumhurbaşkanına hakaret ediyorsa, bir başbakana hakaret ediyorsa, bir bakana hakaret ediyorsa, ailesine hakaret ediyorsa, herhalde bunun bir karşılığının olması lazım." diye konuştu.

Özgürlüğün, bir başka kişinin özgürlük alanını ihlal etmemesi gerektiğini vurgulayan erdoğan, "Özgürlüğe tecavüz ettiğiniz zaman tabii ki yasa onun bedelini ödetir." dedi.

Erdoğan, Merkez Bankasının FETÖ'den temizlendiğine ilişkin haberler konusunda da, "Merkez Bankasının içerisinde de Gülenci veya FETÖ terör örgütüne mensup olan kişileri şu anda emniyetimiz, yargı tespit ettiyse onları da görevden almışlardır. Ve almaları lazım ki, Merkez Bankası gibi önemli bir yerin bunlardan temizlenmesi, bunlardan arındırılması gerekiyor. Yapmışlarsa yargı bunu yapmıştır. Ve isabetli bir adımdır." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecekte siyasetteki planlarına ilişkin soruya, "Şu anda Cumhurbaşkanıyım. Memleketime hizmet ediyorum. Üç yıl var. Üç yılın içerisinde neler olur, neler olmaz belli değil. Bakın 15 Temmuz gecesi, bu teröristler beni öldürmüş olabilirlerdi. Ve şu anda sizin karşınızda olmayabilirdim. Ama onlar bunu başaramadılar. Ve şu anda sizinle beraberim. Önümüzde üç yıl var. Zaman erken. Biz şimdi ülkemize, milletimize, hükümetimizle beraber hizmete devam edeceğiz. Ve Allah ömür verirse bu hizmette de milletimizin hayır dualarını inşallah alacağız." cevabını verdi.

(Bitti)


























Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×