Cumhurbaşkanı Erdoğan: (8)

- "Bizim milletimiz dünyada örnek bir yere oturmuştur, 79 milyon. Şimdi bunu bizim devam ettirmemiz lazım. İnşallah bununla ilgili video kasetler, CD'ler, İngilizce, Fransızca, Arapça hazırlayıp bütün dünyaya bunları servis edeceğiz. Bunun yanında aynı şekilde yazılı materyaller hazırlanıyor, gerek Cumhurbaşkanlığı makamı olarak gerek Anadolu Ajansı olarak gerek TRT olarak bunlar hazırlanıyor" - "Dünya milletleri, eğer siz gerçek manada demokrasi sahibiyseniz, otokratik, teokratik, otoriter, dikta, bütün bu rejimlere karşı tank olsun, top olsun, uçak olsun, istediniz mi sandığın gücünü hiç kimse deviremez. Bunun kararını vereceksiniz" - "(Kamuda izinler) Şu anda hükümet onların değerlendirmesini yapıyor. Şurada bir normalleşme sürecine geçer geçmez, bu izinler verilir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (8)

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim milletimiz dünyada örnek bir yere oturmuştur, 79 milyon. Şimdi bunu bizim devam ettirmemiz lazım. İnşallah bununla ilgili video kasetler, CD'ler, İngilizce, Fransızca, Arapça hazırlayıp bütün dünyaya bunları servis edeceğiz. Bunun yanında aynı şekilde yazılı materyaller hazırlanıyor, gerek Cumhurbaşkanlığı makamı olarak gerek Anadolu Ajansı olarak gerek TRT olarak bunlar hazırlanıyor" dedi.

Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

İstanbul Yenikapı'da pazar günü düzenlenecek "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"ne katılarak konuşma yapması için davet ettiği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan kendisine şu ana kadar bir cevap gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Pazar günkü miting, Cumhurbaşkanlığımızın organizasyonunda illerin valiliği, belediye başkanlarıyla müşterek yapılan organizasyondur. Biz, bu organizasyonda gönlümüz özellikle gerek iktidar partisi gerek CHP gerekse MHP liderlerinin de katılımının olduğu ve meydanlarda da sadece Türk bayrağının olduğu, parti bayraklarının olmadığı bir miting yapalım ve bu mitingde de gerek Sayın Bahçeli gerek Sayın Kılıçdaroğlu, iktidar partisi başkanı Sayın Yıldırım, Meclis Başkanımız, hep birlikte birer mesaj verelim ve bu mesajla birlikte de birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daha da pekiştirelim. Çünkü milletin buna ihtiyacı var. Ayrılığa, gayrılığa ihtiyacı yok ve ona da fırsat yok. Bunu da bekliyor. Böyle bir durumda artık kaş göz olmaz."

Baş danışmanlarından birinin televizyon programındaki ifadelerini çok çirkin bulduğunu, bundan dolayı da baş danışmanından açıklama yaparak özür dilemesini istediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Böyle bir şeye hakkınız yok ve bir siyasetçi de değilsiniz. Şu anda burada bir yerde Cumhurbaşkanının danışmanı olarak bir memur hüviyetindesiniz. Sağolsun o da bir metin içine alarak özür dilemiş, gerek Sayın Bahçeli'den gerekse MHP camiasından. Bunlara tabii çok dikkat etmemiz lazım çünkü biz burada bir birlik ruhu arıyorsak, bir kardeşlik ruhu arıyorsak, bu ruh, Çanakkale ruhu neyse, şimdi 'Yeniden tarih yazacağız' dedik ya, bu da bir 15 Temmuz ruhu olarak yansıyacak."

Boğaziçi Köprüsü'nün ismini 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Kızılay Meydanı'nın ismini ise 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Meydanı olarak değiştirdiklerini anımsatan Erdoğan, "Bütün bunlarla bir mesaj veriyoruz. Nedir bu? Bu tam manasıyla güçlendirilmiş bir demokrasi, bu budur ve bunu bizim bir defa geliştirmemiz lazım." dedi.

Türkiye'nin demokrasiyi çok daha farklı bir şekilde ele alacağını ve farklı bir şekilde dünyaya mesaj vereceğini ifade eden Erdoğan, "Dünya milletleri, eğer siz gerçek manada demokrasi sahibiyseniz, otokratik, teokratik, otoriter, dikta, bütün bu rejimlere karşı tank olsun, top olsun, uçak olsun, istediniz mi sandığın gücünü hiç kimse deviremez. Bunun kararını vereceksiniz. Türkiye'de 15 Temmuz'da olan olay budur." değerlendirmesinde bulundu.

- "Milletimiz dünyada örnek bir yere oturmuştur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Ajansı tarafından 3 ayrı dilde hazırlanan "Dakika Dakika FETÖ'nün Darbe Girişimi" kitabına atıfta bulunarak şöyle devam etti:

"Bizim milletimiz dünyada örnek bir yere oturmuştur, 79 milyon. Şimdi bunu bizim devam ettirmemiz lazım. İnşallah bununla ilgili video kasetler, CD'ler, İngilizce, Fransızca, Arapça hazırlayıp bütün dünyaya bunları servis edeceğiz. Bunun yanında aynı şekilde yazılı materyaller hazırlanıyor, gerek Cumhurbaşkanlığı makamı olarak gerek Anadolu Ajansı olarak gerek TRT olarak bunlar hazırlanıyor, yine bir kaç dilde bunları dünyaya servis edeceğiz. Herkes bu gerçekleri bizzat kaynağından görsünler, öğrensinler, bilsinler. Bilsinler ki demokrasi kolay kolay elde edilmiyor ama elde edildi mi ondan sonra da demokrasi kolay kolay kaybedilmiyor. Artık Türkiye 10 yılda, 15 yılda bir ihtilalle darbelerle anılmayacak."​

- "Partilerin birer temsilci görevlendirmiş olmaları lazım, çalışıyorlar"

Liderlerle gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmenin gayet iyi geçtiğini vurgulayarak şunları aktardı:

"Bizim görüşme, bu noktada gayet iyi geçti. Yani biz bu ifadeler ve görüşmemizden de 'Sadece böyle bir daraltılmış anayasa paketiyle inşallah kalmayız' dedik. Böyle bir asgari müşterekleri hedef alan bir anayasayla başlayalım, asgari müşterekleri kendi aranızda bir konuşun edin, seçeceğiniz arkadaşlarla daha sonra da uygun bulursanız. Daha önce 62 maddeye kadar çıkmıştı ve dört partinin dördünün de orada temsilcileri vardı arzu edilirse tekrar bu bırakıldığı yerden devam eder ve yeni anayasayı çıkarma imkanı da bulunur ama şu anda böyle bir imkan yok, öyle görülüyor. Öyleyse asgari müşterekte ağırlıklı olarak şu dönemde, şu olağanüstü halde hangi maddeler üzerinde durulması gerekir? Bu 10 madde midir, 15 madde midir? Neyse, bunların üzerinde durulsun ve bir adım süratle atılıp parlamentodan bu geçirilirse çok isabetli, çok hayırlı olur. Zannediyorum şu anda partilerin birer temsilci herhalde görevlendirmiş olmaları lazım, çalışıyorlar."

- "Kem söz sahibine aittir"

Erdoğan, milli birlik ve beraberlik konusundaki vurgusu hatırlatılarak sosyal medyada yapılan dezenformasyon ve hakaretlere ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

"Kem söz sahibinindir. Hakaret en çok bize geliyor, bizim yediğimiz hakareti kolay kolay herkes yemiyor. Bize her taraftan saldırıyorlar. Sadece içeriden değil hem içeriden hem dışarıdan ve sadece şahsıma da değil, aileme varıncaya kadar bugüne kadar çok saldırılar yedik. Biliyorsunuz son olarak da kongre merkezimizin açılışında da ifade ettim, 'Şahsımla ilgili hakaretlerden dolayı açılmış davaları çekeceğim.' dedim ve bu konuyla ilgili olarak da avukatlarıma talimatı verdim onlar da süreci başlattılar. Burada farklı düşüncelerde herkes olabilir, medyada herkesin aynı düşüncede olması şart değil. Fakat farklı düşüncede de olsan eleştiri yaparsın bu saygındır ama hakaret etme hakkı yoktur ve iftira. Şimdi bunu yaptığın zaman işte bu başka bir hakkı doğurur. Eğer inançlı bir insansa sadece bu dünyada değil, ebedi alemde de bunun bedelini öder ama inancı itibarıyla yoksa, bu dünyada bizim yapacağımız iş nedir? Yargıya müracaattır, sizin yapacağınız iş nedir? Yargıya müracaattır.

Ben şimdi bir defalığına olmak üzere bazı istisnalar var, onları bir kenara koymak suretiyle avukatlarım davaları geri çektiler veya çekiyorlar şu anda. Sizlerin de yapacağı iş, avukatlarınızla bu noktada bence hukuk yolunu denemek. Onlara belki siz televizyonda bu işi yapamayabilirsiniz, ama yazılı medyada olsanız köşeden cevap vermek suretiyle de bir dalaşa girmenin hiçbir anlamı yok. Bunlar bu ülkenin birliğine fayda sağlamıyor, zarar getiriyor. Bir de mesela televizyon ekranlarından birbirleriyle çatışanlar var. Artık buralardan da bu işi yavaş yavaş düşürmemiz lazım."

Sunucu Erhan Çelik'in milli birlik ve beraberlik duygusunun güçlenmesi gereken bugünlerde kendisine ve eşine yapılan hakaretlere ilişkin yaptığı başvuruları bir defalık geri çekeceğini ifade etmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En idealini yaparsın, en hayırlısını yaparsın. Böyle olumsuz, kötü şeyleri yazanların hepsinin de o yanlarına kar kalacaktır. Hele hele insanların ailevi hayatlarıyla uğraşmak, onlarla dalaşmak kimsenin ne haddinedir, ne hakkıdır." diye konuştu.

- Genelkurmay Başkanlığının taşınması

Genelkurmay Başkanlığının taşınıp taşınmayacağına yönelik soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda gündemde aslında böyle bir şey yok. Şu var gündemimizde, burada her şeyin kararını tabii sivil olarak vermek o da doğru değil. Nedir? Bunları Silahlı Kuvvetlerle istişaresini yapıp, bunlardan hangileri şu anda şehirlerin merkezinden farklı yerlere, çevreye çıkarılabilir? Geçenlerde Sayın Başbakan ifade etti, mesela diyelim ki topçu tugayları veya tank tugayları vesaire gibi, bunların hakikaten şehir merkezlerinde olması, doğru bir şey değil. Niye şehir içinde duruyor ki, bunlar? Bunların artık, tamamen kendi hesaplarını yapacak şekilde mevzi oluşturacak yerleri kendileri tespit edecek şekilde askeri açıdan, bunları sınırlara doğru kaydırmamızda fayda var. Ankara'nın, Konya'nın, Kayseri'nin göbeğinde, bunların ne işi var?

Buralar çok önemli aynı zamanda araziler ve bu arazilerde çok güzel yeşil alanlar, parklar, bu tür yerler oluşturmak suretiyle biliyorsunuz yeşil alan dediğiniz zaman iki yer akla gelir, ya askeri kışlalardır ya mezarlıklardır. Burada böyle bir adım atılırsa, buralar halkın tamamen emrine, veyahut da orada oluşmuş konutlar vesaireler varsa bunlar yine gerek kamunun hizmetinde olacak şekilde, böyle bir planlama projelendirme yapılmak suretiyle bir de bunu ekonomiye kazandırma noktasında bazı adımlar atılabilir. Tabii bunlar ülkemiz için çok büyük bir kazanca dönüşmüş olur."

- "Normalleşme sürecine geçer geçmez, izinler verilir"

Kamuda yıllık izinlerle ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda hükümet onların değerlendirmesini yapıyor. Şurada bir normalleşme sürecine geçer geçmez, bu izinler verilir" dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ekranları başında bizi izleyen aziz milletime şahsım ve milletim adına tekrar en kalbi şükranlarımı sunuyorum ve bu attıkları adımı kesinlikle unutmak mümkün değil ve benim milletim dik durdu, eğilmedi, bir şey için koştu, işte o demokrasiydi, o şehadetti, o Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz hükmüne ram olmaktı. Onun için milletimle iftihar ediyorum, var olsunlar. Bütün geride kalan ailelerine başsağlığı diliyorum, onlar benim kardeşlerim, artık onlar benim de ailelerim, onun sorumluluğu içerisindeyim, var olsunlar. Pazar günü 81 vilayet inşallah aynı anda Yenikapı'dan hep beraber kendilerine yayınlarımızı yapacağız, pazar günü Yenikapı'da kucaklaşmak üzere diyoruz."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×