Cinsel istismarda "15 yaş" kuralının iptali

- İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şen: - "Kanun koyucu, iptal edilen hüküm hakkında en kısa sürede yasal düzenleme yapmalıdır. Aksi halde, cinsel istismar gibi ağır bir suçun fail ve mağdurları daha fazla mağduriyet yaşayabilir" - İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Avukat Moroğlu: - "(4 yaşındaki bir çocuğa ya da 14 yaşındaki bir çocuğa farklı etki eder) anlayışıyla bu hükmün iptal edilmesi hukukla, çocuk haklarıyla ve mantıkla bağdaşmaz" - "İptal kararı, büyük sorunlara yol açacaktır. Çocukların her türlü taciz ve tecavüze korunmasız bırakılmış hale getirilmesine, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmesine yol açacak" - "Çocuklar yeniden mağdur edilirken bu suçların failleri de özgür bırakılmış olacak"

Cinsel istismarda

ANKARA (AA) - MERVE YILDIZALP- Hukukçular, Anayasa Mahkemesi'nin, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) cinsel istismar suçunda 15 yaş kuralını iptal etmesinin yeni mağduriyetler yaratacağı, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmelerine yol açacağı görüşünü savundu.

Anayasa Mahkemesi'nin TCK'nın çocuğun cinsel istismarını düzenleyen 103. maddesindeki, 15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına ilişkin hükmü, 6'ya karşı 7 üyenin oy çokluğuyla iptal etmesi kamuoyunda tepkilere neden oldu.

AA muhabirine kararı değerlendiren hukukçular da yasama organının bir an önce yeni düzenleme yapması gerektiğine işaret ederek, kararın yeni mağduriyetler yaratacağı, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmelerine yol açacağı görüşünde.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları henüz yürürlüğe girmese de TCK 103. madde kapsamında devam eden soruşturmaların ve özellikle davaların sekteye uğrayacağını söyledi.

Şen, bu nedenle kanun koyucunun, cinsel istismarın temel hallerine ilişkin suç ve ceza tanımlarına yer verilen ve yürürlüğe girmeseler de iptal edilen maddeler hakkında en kısa sürede yasal düzenleme yapması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Aksi halde, şu an için yasal boşluk olmasa da uygulamada ortaya çıkan tereddüdün yargılamaları geciktireceği ve farklı uygulamaları gündeme getireceği, cinsel istismar gibi ağır bir suçun fail ve mağdurlarının daha fazla mağduriyet yaşamalarına yol açabileceği pek muhtemeldir. İptal kararları yürürlüğe girinceye kadar yasal düzenlemenin yapılmaması durumunda, yasal boşluk, yani cinsel istismar eylemlerinden dolayı ceza sorumsuzluğunun doğmayacağı, cinsel istismar suçunu tanımlayan TCK 103 yerine, esasında yetişkin mağdurlar için öngörülen 'cinsel saldırı' başlıklı TCK 102. maddesinin tatbiki yoluna gidileceği ifade edilmelidir."

Mağdur çocuk ile yetişkinin aynı hükümde düzenlenip aynı korumayı görmesinin doğru bir uygulama olmadığını vurgulayan Şen, "Bu sebeple, mağdur çocuğu dikkate alan cinsel istismar suçuna ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle en kısa sürede yeniden düzenlenmesi zorunludur." dedi.

- "Bu karar kanunda yeni bir boşluğa neden olacak"

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Avukat Nazan Moroğlu da mahkemenin verdiği bu kararla Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ve Anayasanın 41. maddesinde çocukların her türlü cinsel istismardan korunmasını öngören maddesinin gözardı edildiğini belirtti.

Ceza Kanunu'nun birinci fıkrasında 15 yaşını tamamlamış çocuklara yönelik her türlü cinsel istismarın suç olduğuna vurgu yapan Moroğlu, "(4 yaşındaki bir çocuğa ya da 14 yaşındaki bir çocuğa farklı etki eder) anlayışı ile bu hükmün iptal edilmesi hukukla, çocuk haklarıyla ve mantıkla bağdaşmaz." dedi.

Moroğlu, kararın iptal edilmemesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Çocukların yaş farkı zaten verilecek ceza konusunda hakimin takdirine bırakılmıştır. Hakim her olayı değerlendirip cezanın alt sınırı ile üst sınırı arasında bir cezaya hükmeder. En yüksek ceza verilecek gibi bir zorunluluk yoktur. Bunu görmezden gelip Ceza Kanunu'nun o maddesini iptal etmesi büyük sorunlara yol açacaktır.

Çocukların her türlü taciz ve tecavüze korunmasız bırakılmış hale getirilmesine, kız çocuklarının eğitimden yoksun kalarak küçük yaşta evlendirilmesine yol açacak. Zaten bu sayılar çok yüksek, 3,5 milyon civarında çocuk gelin var. Bu büyük bir toplumsal sorun olarak mevcutken daha da derinleşecek."

Anayasa Mahkemesinin bu suçlarda en az 16 yıl hapis cezası verilmesini düzenleyen 103. maddenin 2. fıkrasını da iptal ettiğini anımsatan Moroğlu, kanunda bir boşluk olduğunu, bu kararın da yeni bir boşluğa neden olacağını ifade etti.

Bu kararla şu anda tutuklu olup hapis cezasına hükmedilenlerin de serbest bırakılacağına işaret eden Moroğlu, "Çünkü Anayasa Mahkemesi iptal kararıyla suç olmaktan çıkacak, çocuklar yeniden mağdur edilirken bu suçların failleri de özgür bırakılmış olacak." dedi.

Moroğlu, çocuğun rızasının aranması konusunda akıl ve mantıkla bağdaşmayan bir değerlendirme olduğunu dile getirdi.

- Yeni düzenleme yapılması gerekiyor

Anayasa Mahkemesi, TCK'nın çocuğun cinsel istismarını düzenleyen 103. maddesindeki, 15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına ilişkin hükmü, 6'ya karşı 7 üyenin oy çokluğuyla iptal etti.

Yüksek Mahkemenin iptal gerekçesinde, itiraz konusu kuralın, "bazı durumlarda somut olayın özellikleriyle bağdaşmayacak ve suçla yaptırım arasında bulunması gereken adil dengeyi ortadan kaldıracak ölçüde ağır cezaların verilmesi sonucunu ortaya çıkarabilecek bir niteliğe sahip olduğu" belirtildi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, 13 Ocak 2017'de yürürlüğe girecek.

Bu arada, Anayasa Mahkemesi, daha önce açılan bir davada, çocuğa tecavüz suçunda en az 16 yıl hapis cezası verilmesini düzenleyen TCK'nın 103/2. fıkrasını da aynı gerekçelerle iptal etmişti. Bu iptal kararı da 23 Aralık 2016'da yürürlüğe girecek.

Yasama organının bu tarihlere kadar, her iki iptal kararıyla ilgili yeni düzenleme yapması gerekiyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×