Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki: (2)

- "Bu meydanları boşaltmayacağız. Orada dostluğumuzu pekiştireceğiz. 'Şu partili, bu partili' demeyeceğiz. Çünkü bu işin bir beka meselesi olduğuna inanıyoruz" - "(Kapatılan kurumlar) İçimizin vicdanen müsterih olacağı bir şey. Zaten oradaki okulları, yurtları, üniversiteleri, ne varsa bu milleti kandırarak almışlardı, dini duyguları istismar ederek almışlardı, milli duyguları istismar ederek almışlardı" - "Bütün bakanlıklarda, vilayetlerde komisyonlar kurulacak. Komisyonların başına en yetkili insanlar gelecek. Onlar tespitler yapacak. Neticesinde ona göre karar verilecek" - "Bu dönemlerde fırsatçı insanlar çıkar ve sevmediği insanları şikayet eder. Bu da günahtır, vebaldir. Bu konuda çok titiz olmalıyız. Yapacağımız işlerde adaletten, hukuktan asla şaşmamalıyız"

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki: (2)

KAYSERİ (AA) - Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, "Bu meydanları boşaltmayacağız. Orada dostluğumuzu pekiştireceğiz. 'Şu partili, bu partili' demeyeceğiz. Çünkü bu işin bir beka meselesi olduğuna inanıyoruz." dedi.

Özhaseki, partisinin Kayseri il teşkilatında düzenlediği basın toplantısında, darbe girişiminin başarılı olması halinde Türkiye'nin yok olacağını, Türkiye'nin yok olması halinde çevresindeki mazlum milletlerin de yok olacağını belirtti.

Darbe girişiminden sonra pek çok ülkeden telefon geldiğini aktaran Özhaseki, "Sudan'dan bir bakan bizim bir bakan arkadaşımıza 'Sabaha kadar uyumadık, dua ettik, iyisiniz değil mi, tehlikeyi atlattınız değil mi? Bir kere daha söyle, ne olur?' diye yalvararak soruyor. Bütün mazlum milletler bizlere dua etti. Çünkü onların da sonu olacaktı bu. Bunu isteyen elbette dışarıda birileri var. İsmini söylememe gerek yok. Bütün bu hesapların içerisinde piyon olmak ne kadar acı bir durum. Allah bunların gözünü açsın. Eğer arkada hala sempatiyle bakan varsa diyecek hiçbir şey yok onlara." diye konuştu.

Özhaseki, bu darbe girişiminde, kalkışmadan çıkarılacak birkaç ders olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Birincisi millet iradesi her şeyin üzerindedir. Buna sahip çıkacağız. Bu meydanları boşaltmayacağız. Orada dostluğumuzu pekiştireceğiz. 'Şu partili, bu partili' demeyeceğiz. Çünkü bu işin bir beka meselesi olduğuna inanıyoruz. Basit bir olay değil, bu milletin varlık meselesi. 'O partili, bu partili' denmez. Biz meydanları sonuna kadar bu kardeşlerimize de açacağız, kol kola olacağız, konuşmak isterlerse kürsü de mikrofon da sonuna kadar istedikleri saat emirlerinde. Kendilerini istedikleri gibi temsil edebilirler, ifade edebilirler. Bu birliğimize, beraberliğimize atılmış bir adımdır."

- Kur-an ve sünnet çizgisi aşılmamalı

"İkincisi, bu adamların şu yaşanmış olan süreçte geldikleri noktayı, bu camiayı ve buradaki yakın görülebilecek camiaları bilen birisi olarak söylüyorum, inancımızın temel felsefesini aştığınız zaman başınıza gelebilecek felaketleri de herkesin bundan sonra iyi hesap etmesi lazım." diyen Özhaseki, şunları kaydetti:

"Şahsa bağlı, bir şahıs ne diyorsa onun dediğine 'olur' denildiği bir ortam ve cemaat yapısı, Allah korusun bundan sonra da tehlikelidir. İnancımızda çizgimiz çok nettir, birinci sırada Kur-an'dır. Ondan sonra Hazreti Peygamberimizin hayatı vardır. Kur-an ve sünnet çizgisini aşan herkesin, buradan sapan herkesin gelebileceği ibretlik bir nokta olarak görüyorum ben bunu. Bir çok cemaat yapılanması olabilir, sivil toplum örgütleri, özel gruplar, Allah dostlarının çevresinde halkalanmış insanlar hepsi başımızın tacı ama bu çizginin aşılması halinde herkes bir tehlikeye dönüşebilir. Günümüzde de birçoğuna ben bunlara sadakatle bağlı kalıp devam ettiğine inanıyorum. Allah yollarını açık etsin, güzellikle işlerini devam ettirsinler. Böyle bir tehlike hali inşallah hepimize, onlara da bizlere de bir ders olmuştur. Bu çizginin de bundan sonra dikkatlice izlenmesi gerekir diye düşünüyorum."

- OHAL

Olağanüstü hal (OHAL) kapsamındaki ilk kanun hükmündeki kararnamenin yayımlandığını anımsatan Özhaseki, bu çerçevede FETÖ/PDY içinde olan eğitim kurumları, sağlık kurumları, yükseköğretim kurumları, sendikalar ve vakıfların kapatılarak, devlete ve ilgili kurumlara devirlerinin yapıldığını söyledi.

Özhaseki, bunun anormal bir durum olmadığını, herkesin sevineceği bir konu olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"İçimizin vicdanen müsterih olacağı bir şey. Zaten oradaki okulları, yurtları, üniversiteleri, ne varsa bu milleti kandırarak almışlardı, dini duyguları istismar ederek almışlardı, milli duyguları istismar ederek almışlardı. Şöyle almışlardı, 'Kayseri'ye fakir öğrenciler geliyor, yurt yapacağız', 'Çocuklarınızı eğiteceğiz, daha ne istersiniz, terbiyeli çocuklar olacak.' Vermişti insanlar. 'Nijerya'da gözünden katarakt ameliyatı olacak bir garibin, ameliyat olmak için Hristiyan olmasını önlemek istiyoruz çünkü oradaki doktorlar misyoner, onların elinden bu hastaları kurtaracağız, dini kurtaracağız' diyerek, hastane parası toplamışlardı, insanlar bu amaçla vermişlerdi bu parayı ve oraya hastane yapılmıştı. Bu millet bu hasbi duygularla bu paraları vermişti, şimdi kötüye kullanıldığını görünce, kötü kelimesi bile az ama böyle ifade edebiliyoruz, geri aldı. Bunların hepsi millete döndü. Milletin hayırları da yerini buldu. O yüzden bunlara hepimiz sevinmeliyiz."

- "Bakanlıklarda, vilayetlerde komisyonlar kurulacak"

Bunun arkasında devlette yapılacak birtakım temizlikler olduğuna dikkati çeken Özhaseki, bundan kimsenin endişe duymaması, hiçbir sade, masum vatandaşın da bundan çekinmemesi gerektiğini vurguladı.

Bakan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

"OHAL'i millet için ilan etmedik. Bunu biz kendimize ilan ettik. Biz bunu elimiz rahatlasın diye ilan ettik. Dışarıdaki sosyal yaşam sürecek ama bu kötülerle olağan dönemdeki kanunlarla mücadele etmemize imkan yok. Okullara nasıl el koyacaksınız. 2 senedir patinaj yapıyoruz. Bazı okulların yuvası olduğunu biliyor muyuz? Evet biliyoruz. Burada bulunan, beni dinleyen herkes biliyor ki şu okul, şu vakıf bunların yuvası. Evet yuvası ama mevcut kanunlarla el koyamazsınız. O zaman OHAL'e ihtiyaç vardı. Bundan sonra gerek bu yapının dağıtılması ve oradaki mali imkanların devlete geri dönmesi gerekse bu işin içindeki bilfiil insanların, hani derler ya gündüz külahlı akşam silahlı insanların, devlet memuru gibi güzel güzel gezip onlara gece vakti yardım eden bu tip adamların temizlenmesi noktasında da elimizin sağlam olması lazım. Yapılacak işler, bütün bakanlıklarda, vilayetlerde komisyonlar kurulacak. Komisyonların başına en yetkili insanlar gelecek. Onlar tespitler yapacak. Neticesinde ona göre karar verilecek."

Burada belki de en büyük tehlikenin bu işin adeta "cadı avına" dönüştürülmesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, "Bu da veballi bir iş. Bunun olmaması için hepimizin elimizden ne geliyorsa yapması lazım. Çünkü bu dönemlerde fırsatçı insanlar çıkar ve sevmediği insanları şikayet eder. Bu da günahtır, vebaldir. Bu konuda çok titiz olmalıyız. Yapacağımız işlerde adaletten, hukuktan asla şaşmamalıyız. İnşallah, biz bunlara sonuna kadar riayet edeceğiz." ifadelerini kullandı.

- "Size kurban verecek kimsemiz yok desinler"

Bundan sonra ailelerin çocukları ve kendileriyle ilgili birtakım sosyal aktivitelerde bulunurken, fikir kulüplerine, etkinliklere giderken bunların şeffaflığına dikkat etmelerini isteyen Özhaseki, şunları söyledi:

"Açık olan yerlerde bulunsunlar. Gizli olan saklı olan, 'Kimseye deme, yemin et, sakın dışarıya sızdırma' denilen yapıların dışında kalsınlar. Şeffaf olan, aleni olan, devletin yanında olan, milletin lehinde olan ne varsa eyvallah. Orada sonuna kadar hürriyetlerini devam ettirsinler, işlerini görsünler ama böyle olmayan kapalı yerlerde, evlerde, abi, abla evlerinde, toplantılarda 'çocuğunuzu yetiştirelim, İngilizce kursu verelim, matematik kursu verelim, falan liseye de sokarız' gibi yalan dolanlarla içeriye doğru çağırdıklarında asla hiç kimse itibar etmesin. 'İşinize' desinler, 'size kurban verecek kimsemiz yok' desinler. 'Niye siz bir araya geldiniz de benim çocuğuma yardım etmeye uğraşıyorsunuz ki, maaşı nereden alıyorsunuz, hangi amaç için bunu yapıyorsunuz?' desinler ve oraya bir soru işareti ile bakıp kolay kolay kimsenin yanına göndermesinler. Bu tip faaliyetleri yapacaklarsa gelsinler izin alsınlar, aleni olarak yapsınlar."

Özhaseki, gazetecilerin sorusu üzerine de kapatılan okullardaki öğrencilerin puanlarına göre hangi devlet okullarına nakledileceğinin belli olduğunu ancak kapatılan okullara ödedikleri ücreti devlet okullarına da ödemeye devam edeceklerini belirtti.

Çocukların geleceği ve istikbali ile ilgili bir sorun olmadığını dile getiren Özhaseki, velilerin büyük bir bölümünün çocuklarının bu okullar yerine bir devlet okulundan diploma alacak olması dolayısıyla sevinçli olduklarını kaydetti.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×