Çavuşoğlu'ndan Miami Herald için makale

- Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: - "(FETÖ elebaşının iadesi) Müttefikimiz ABD'den beklentimiz, bu talebimize süratli ve tatmin edici bir cevap almak. Şu anda ABD ile ilişkilerimizde en hassas konu budur" - "New York, Orlando, Brüksel, Paris ve Ankara'daki terör saldırıları arasında bir fark yok. DAEŞ'de olsa PKK/YPG ya da El-Kaide'de olsa, bunlarla mücadelede eşit kararlılık göstermeliyiz. Biz Türkiye'de sadece DAEŞ terörünün değil, PKK/YPG terörünün de en acımasız yüzüne tanıklık ediyoruz. Biz dostlarımız ve müttefiklerimizden, özellikle başta ve önde gelen müttefikimiz ABD'den teröre karşı mücadelede bizimle tam bir dayanışma içinde olmasını bekliyoruz" - "Fırat Kalkanı Harekatı, Türkiye'nin kararlılığını ve sınırlarını terör örgütlerinden temizleme kabiliyetini gösterdi. Fakat DAEŞ'i tamamen ortadan kaldırmak için Suriye'deki çatışma sona erdirilmeli" - "Uluslararası toplum Esed rejimi üzerinde daha fazla baskı uygulamalı. Bir önceki ateşkes rejimin devam eden ihlalleri sebebiyle çöktü. Şimdi kısa vadede ateşkesin devam etmesi ve insani yardımın düzenli bir şekilde ulaştırılması önemli. Siyasi sürecin devamı sadece bu şekilde mümkün olabilir"

Çavuşoğlu'ndan Miami Herald için makale
26 Eylül 2016 Pazartesi 12:18

ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin ABD'den, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşının geçici olarak tutuklanması ve iade edilmesi talebine ilişkin, "Müttefikimiz ABD'den beklentimiz, bu talebimize süratli ve tatmin edici bir cevap almak. Şu anda ABD ile ilişkilerimizde en hassas konu budur." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, ABD gazetesi Miami Herald'ın internet sitesinde yayımlanan "Türkiye ve Müttefikleri Terörizmi Yenebilir" başlıklı makalesinde, 24 Eylül'de Florida'nın Miami kentinde Türkiye'nin Miami Başkonsolosluğunun açılışını, FETÖ'nün başarısız darbe girişimini ve Türkiye'nin bölgesinde ve bölgesinin ötesinde yürüttüğü dış politikayı değerlendirdi.

Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin, Türk demokrasisi için bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki bir grubun acımasızca Türkiye'nin demokratik kurumlarına ve esasen Türk halkına saldırdığını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve toplantı halindeki parlamento binasını bombalayan bu grubun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da suikast düzenlemeye çalıştığını kaydeden Çavuşoğlu, darbe girişimini protesto eden halkın üzerine tankların sürüldüğünü, silahsız vatandaşlara helikopterlerden ateş açıldığını hatırlattı.

Türk halkının demokrasi, hak ve hürriyetlerini savunurken darbecilere karşı çok önemli bir cesaret örneği sergilediğine değinen Çavuşoğlu, halkın kararlılığının anayasal sistemi koruduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, darbe kumpasına engel olunduğunu fakat eşi benzeri görülmemiş bir zarara yol açan söz konusu girişim sonunda çoğunluğu sivil olmak üzere 241 vatandaşın hayatını kaybettiğini ve 2 binden fazla kişinin de yaralandığını belirtti.

Darbe girişiminin Pensilvanya'da bulunan, faaliyetlerini gizli yürüten terör örgütü FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen tarafından yapıldığına dair sağlam deliller bulunduğunu ifade eden Çavuşoğlu, "Darbe girişimini düzenleyenlerin bir çoğu FETÖ üyesi olduklarını itiraf etti. Darbe girişimini gerçekleştiren askerlerle Gülenciler arasındaki darbe girişimini desteklemek için kurulan iletişimi, masum sivillerin üzerine ateş açılmasına ve binaların bombalanmasına ilişkin görüşmelerinin yer aldığı telefon kayıtları da elimizde." bilgisini paylaştı.

- "ABD'den beklentimiz süratli ve tatmin edici bir cevap"

Çavuşoğlu, darbe girişiminin faillerinin ve bu girişime akıl hocalığını yapan Gülen'in yargı önüne çıkarılması konusunda Türkiye'nin kararlı olduğunun altını çizerek, bu amaçla terör örgütü liderinin Türkiye'ye iade edilmesine ilişkin geçici tutuklama emri ve dosyaların Amerikalı yetkililere gönderildiğini anımsattı. Çavuşoğlu, "Müttefikimiz ABD'den beklentimiz, bu talebimize süratli ve tatmin edici bir cevap almak. Şu anda ABD ile ilişkilerimizde en hassas konu budur." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, FETÖ'nün gerçekleştirdiği başarısız darbe girişiminin Türkiye'nin karşılaştığı tek terör tehdidi olmadığına dikkati çekerek, Turkiye'nin komşusu Suriye'de son 5 yıldır korkunç bir trajedi yaşandığını hatırlattı. Çavuşoğlu, Suriye'deki savaşın sadece bölgedeki istikrarı değil, uluslararası güvenlik açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Suriye'nin daha çok DAEŞ'in yanı sıra PYD, YPG ve PKK terörizmi için gelişme alanı olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Fırat Kalkanı Harekatı, Türkiye'nin kararlılığını ve sınırlarını terör örgütlerinden temizleme kabiliyetini gösterdi. Fakat DAEŞ'i tamamen ortadan kaldırmak için Suriye'deki çatışma sona erdirilmeli." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin istikrarlı, birleşmiş, demokratik ve müreffeh bir Suriye görmek istediğini kaydederek, gerçek bir siyasi geçişe ihtiyaç olduğunu fakat rejim ve destekçilerinin yine de muhalifleri ve sivilleri bombalamaya devam ettiğini bildirdi.

Yüzbinlerce Suriyelinin kuşatma altında olduğuna vurgu yapan Çavuşoğlu, "Uluslararası toplum Esed rejimi üzerinde daha fazla baskı uygulamalı. Bir önceki ateşkes rejimin devam eden ihlalleri sebebiyle çöktü. Şimdi kısa vadede ateşkesin devam etmesi ve insani yardımın düzenli bir şekilde ulaştırılması önemli. Siyasi sürecin devamı sadece bu şekilde mümkün olabilir." ifadesini kullandı.

Suriye'deki savaştan dışarı taşan aşırıcılık ve terörizmin birçok ülkeyi tehdit ettiğini belirten Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"New York, Orlando, Brüksel, Paris ve Ankara'daki terör saldırıları arasında bir fark yok. DAEŞ'de olsa PKK/YPG ya da El-Kaide'de olsa, bunlarla mücadelede eşit kararlılık göstermeliyiz. Biz Türkiye'de sadece DAEŞ terörünün değil, PKK/YPG terörünün de en acımasız yüzüne tanıklık ediyoruz. Biz dostlarımız ve müttefiklerimizden, özellikle başta ve önde gelen müttefikimiz ABD'den, teröre karşı mücadelede bizimle tam bir dayanışma içinde olmasını bekliyoruz."

Göçmen krizinin Suriye'deki çatışmanın bir yan ürünü olduğunu ve Türkiye'nin 2,7 milyondan fazlası Suriyeli olmak üzere yaklaşık 3 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını ifade eden Çavuşoğlu, bu rakamın tek bir ülke için en yüksek mülteci sayısı olduğunun altını çizdi. Çavuşoğlu, bu gerçek yük ve sorumluluğun paylaşılması için uluslararası toplumun devreye girmesine acil ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

- Türkiye - Rusya ilişkileri

Çavuşoğlu, Türkiye ve Rusya arasındaki ikili ilişkilere dair bölgesel konuların küresel etkileri dikkate alındığında, yakın Türk ve Rus diyaloğu ihtiyacının aşikar olduğunu belirterek, geçen kasımda istenmeden yaşanan Rus uçağının düşürülmesi olayından sonra gerilen ilişkilerin ardından son zamanlarda Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinin normalleştirdiğini vurguladı.

Bakan Çavuşoğlu, normalleşme sürecinin iki ülke halkı ve ekonomisi için pozitif katkı sağlamasının yanı sıra bölgesel problemlerin çözülmesi ve terörizme karşı mücadele iş birliğinin artırılmasında da yeni bir sinerji yaratacağına değindi.

- Türkiye-İsrail ilişkileri

Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde de yeni bir dönemin açıldığına dikkati çeken Çavuşoğlu, Mavi Marmara olayının ardından gerileyen iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için imzalanan anlaşmanın bu yaz sonuçlandırıldığını hatırlattı.

Çavuşoğlu, söz konusu anlaşmanın Ortadoğu'nun gelecekteki istikrarı ve güvenliği için hizmet edeceğini vurguladı.

Türkiye ve ABD'nin bir çok küresel konuda benzer düşüncelere sahip vazgeçilmez müttefikler olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, "Terörizmle mücadele, enerji güvenliği, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve ekonomik gelişmelere ilişkin son derece kritik konularda, Türk-Amerikan ortaklığı kesin ve somut sonuçlar doğuracaktır." ifadesini kullandı.

- Miami'de Türk Başkonsolosluğu

Miami'de açılan Türk Başkonsolosluğunun çok yönlü sinerjinin bir parçası olduğunu ve bu kentte 5 binden fazla Türk vatandaşının yaşadığını kaydeden Çavuşoğlu, makalesini şöyle tamamladı:

"Biz iş bağları konusunda çok fazla ortaklık ve potansiyel görüyoruz. Türk Hava Yollarının İstanbul ve Miami arasında günlük direk uçuş seferleriyle, Miami ülkemin santral ekonomisiyle bağlantılı oldu. Benim memleketim Antalya ile Miami'nin kardeş şehir olmasını ümit ediyor ve bunun her açıdan Miami için harika bir uyum olacağını düşünüyorum. Miami'deki Başkonsolosluğumuzun Türkiye - Amerika ilişkilerini başka bir seviyeye çıkaracağından eminim ve bütün Amerikalıları Türkiye'yi ziyaret etmeye ve Türkiye'nin misafirperverliğinin tadını çıkarmaya davet ediyorum."






Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×