Çavuşoğlu-Stoltenberg ortak basın toplantısı

- Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: - "Şimdi Cerablus operasyonunun başarılı olması Rakka'daki ve Musul'daki yerel güçlerin de cesaretini artırdı. Bu koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince ÖSO'nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördük. Daha iyi bir stratejiyle koalisyon ülkeleriyle birlikte havadan da destek vererek hem Musul hem de Rakka operasyonu, arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenir" - "Münbiç Cebi tamamen DAEŞ'ten temizlendikten sonra 'de facto' oluşan güvenli bölge, uçuşa yasak bölge ile de desteklenebilirse gönüllü şekilde birçok göçmen kendi topraklarına dönme imkanı bulacaktır" - "NATO sadece askeri bir ittifak değildir, hukuku, demokrasiyi ve insan haklarını savunan bir kuruluştur. İşte bu anlayışla Türkiye'de demokrasiye sahip çıktı. İşte bu anlayışla NATO ile birlikte birçok bölgede istikrarı, demokrasiyi korumak için mücadele ediyoruz" - "NATO'nun doğu kanadı ve güneyi için Karadeniz Bölgesi'ndeki NATO'nun faaliyetlerinin aksamadan yürümesi için Türkiye olarak bugüne kadar yaptığımız katkıları artırarak devam ettireceğiz" - "PKK dahil DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede NATO'nun daha aktif rol almasını biz destekliyoruz"

Çavuşoğlu-Stoltenberg ortak basın toplantısı

ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cerablus operasyonunun başarılı olmasının Rakka ve Musul'daki yerel güçlerin de cesaretini artırdığını belirterek "Bu koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince ÖSO'nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördük. Daha iyi bir stratejiyle koalisyon ülkeleriyle birlikte havadan da destek vererek hem Musul hem de Rakka operasyonu, arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenir." dedi.

Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile Resmi Konut'ta ikili görüşmelerinin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında 15 Temmuz gecesinin ilk saatlerinde kendisini arayarak desteğini sunduğu için teşekkür etti.

Stoltenberg'in telefon görüşmelerinin hemen arkasından da çok güçlü bir açıklama yaptığını ifade eden Çavuşoğlu, "Bu açıklama gerçekten güçlüydü. Bazı diğer ülkelerin açıklamaları cılız olduğu ya da suya sabuna dokunmadıkları için değil, açıklamanın kendisi gerçekten Türk demokrasisine, halkına ve demokratik seçimle gelmiş cumhurbaşkanı ve hükümete güçlü destek verdiği için ön plana çıktı." diye konuştu.

Cılız açıklamaların daha sonra eleştiriye de döndüğünü, hatta bazılarının Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulayacak noktaya geldiğini anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Tam bu süreçte de 10 Ağustos'ta Stoltenberg'in sözcüsünün yaptığı açıklama takdire şayandı. NATO sadece askeri bir ittifak değildir, hukuku, demokrasiyi ve insan haklarını savunan bir kuruluştur. İşte bu anlayışla Türkiye'de demokrasiye sahip çıktı. İşte bu anlayışla NATO ile birlikte birçok bölgede istikrarı, demokrasiyi korumak için mücadele ediyoruz."

- "NATO ile işbirliği sürecek"

Afganistan, kaçak göçle mücadele ve Ege Denizi'nde insanların ölümünü engelleme konularında işbirliğinin süreceğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Diğer taraftan NATO'nun özellikle Türk hava savunma sisteminin güçlendirilmesi konusunda kararları var, bunların uygulanması için Genel Sekreter'in çabalarını takdir ediyoruz. Aynı şekilde NATO'nun doğu kanadı ve güneyi için Karadeniz Bölgesindeki NATO'nun faaliyetlerinin aksamadan yürümesi için Türkiye olarak bugüne kadar yaptığımız katkıları artırarak devam ettireceğiz.

Mayıs ayında Brüksel'de ve Varşova zirvesinde NATO'nun özellikle terörle mücadele eden ülkelerde yerel güçleri eğitip donatması konusunda inisiyatif alması konusunda karar aldık. Libya, Suriye, Irak'ta bu tür çabaların, faaliyetlerin terörle mücadelede de önemli katkısı olacaktır. PKK dahil DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede NATO'nun daha aktif rol almasını biz destekliyoruz. Biz, Türkiye olarak NATO'nun genişlemesinden yanayız ve Karadağ'ın üyeliği için Türkiye'deki gerekli işlemleri tamamladık. Diğer aday ülkelerin üyelik sürecinin de hızlandırılması gerektiğini düşünüyoruz."

Bakan Çavuşoğlu, 2017'de yapılacak bir ara zirvenin ardından NATO'nun bir sonraki zirvesini Türkiye'de gerçekleştirmek istediklerini Varşova'ya bildirdiklerini aktardı.

- Sorular

Bakan Çavuşoğlu, Rakka'da yürütülen operasyona ilişkin bir soru üzerine Rakka, Musul, Suriye ve yönetimde zorluk çeken hükümetlerin olduğu ülkelerde DAEŞ ve terör örgütlerine karşı yerel güçlerin eğitilmesi ve donatılmasının çok önem arz ettiğini anlattı.

DAEŞ'e ya da teröre karşı operasyondan sonra bu şehirlerin güvenliğinin korunması bakımından da yerel güçlerin önemli olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Cerablus ve bölgesini kurtaran güçlerin de aslında o bölgenin insanları olduğunu ve orada hayatın normale dönmeye başladığını, Türkiye'den de dönüşün başladığını hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Münbiç Cebi tamamen DAEŞ'ten temizlendikten sonra 'de facto' oluşan güvenli bölge, uçuşa yasak bölge ile de desteklenebilirse gönüllü şekilde birçok göçmen kendi topraklarına dönme imkanı bulacaktır. Elbette hiç kimse oralara dönmesi için zorlanamaz. Gönüllülük esası çok önemli." dedi.

Musul'da Maliki'nin oluşturduğu Şii güçlerin yerine yerel güçler olsaydı kenti DAEŞ'e teslim etmeyeceklerini söyleyen Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Şimdi Cerablus operasyonunun başarılı olması Rakka'daki ve Musul'daki yerel güçlerin de cesaretini artırdı. Bu koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince ÖSO'nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördük. Daha iyi bir stratejiyle koalisyon ülkeleriyle birlikte havadan da destek vererek, hem Musul hem de Rakka operasyonu arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenir.

Yerel güçlerin özellikle PYD-PKK terör örgütleri gibi kendi ajandalarına hizmet etmemesi gerekiyor ki bu zaten mümkün değil. İnsanları göçe zorlamak yerine orada yaşayan ve yaşayacak olanların güvenliğini tesis etmek gerekiyor. Uçuşa yasak bölge tek başına NATO'nun işi değil, BM'nin karar alması gerekiyor."

- Alman milletvekillerinin İncirlik'e ziyareti

Alman milletvekillerinin İncirlik'i ziyaretine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Çavuşoğlu, 1915 olaylarıyla ilgili aldıkları "saçma karar" nedeniyle komisyon üyelerinin yapmak istedikleri ziyareti engellediklerini hatırlattı. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Alman hükümetinin kendilerine başvurması üzerine hükümet olarak bu karara bir mesafe koyarlarsa ve bunun ülke olarak bir bağlayıcılığı olmadığını söylerlerse buna izin verebileceklerini söylediklerini aktaran Çavuşoğlu, ardından Alman hükümetinin tüm dünyaya örnek olabilecek bir açıklama yaptığını ve soykırımın siyasi değil hukuki bir terim olduğunu vurguladığına dikkati çekti.

Mevlüt Çavuşoğlu, bu açıklamanın kendilerini tatmin etmesinin ardından yeni bir talepten sonra Ekim başında gelecek komisyon üyelerine izin verdiklerini Alman hükümetine bildirdiklerini kaydetti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×