Bozdağ, AA Editör Masası'na konuk oldu

- Adalet Bakanı Bozdağ: (4) - "(CHP'nin Parti Meclisi bildirisi) CHP'nin Sayın Genel Başkanı ve sözcülerinin açıklamalarıyla HDP'nin açıklamaları arasında, Kandil'in açıklamaları arasında, açıklayanlar dışında bir fark var mı? Baksınlar görsünler. CHP, kendisine oy verenlerin sözcülüğünü mü yapıyor, yoksa PKK'nın sözcülüğünü mü yapıyor?" - "Ben baktığım zaman bu bildiriyi PKK mı hazırladı, yoksa FETÖ-PKK iş birliği ile mi hazırlandı, yoksa üçü beraber mi, CHP beraber oturup mu hazırladı anlamış değilim. Onların söylediklerini dile getiriyor. Bir nevi onların dediklerini yapıyor" - "Şu anda HDP'den 15 milletvekiliyle ilgili işlem yapılmış durumda. Bir milletvekili de gelip ifadesini vermiş geçmişte. Ama geri kalan milletvekilleri çağrı yapıldığı halde onlar henüz ifade vermeye gitmemişlerdir. Onlara da çağrıda bulunuyorum, lütfen gidin savcılara veya mahkeme çağırdıysa, mahkemeye ifade verin"

Bozdağ, AA Editör Masası'na konuk oldu

ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP'nin Parti Meclisi bildirisine ilişkin, "CHP'nin Sayın Genel Başkanı ve sözcülerinin açıklamalarıyla HDP'nin açıklamaları arasında, Kandil'in açıklamaları arasında, açıklayanlar dışında bir fark var mı? Baksınlar görsünler. CHP, kendisine oy verenlerin sözcülüğünü mü yapıyor, yoksa PKK'nın sözcülüğünü mü yapıyor?" dedi.

Bozdağ, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı.

Yurt dışında bazı çevrelerin Türkiye'ye yönelik yürüttüğü algı operasyonlarına karşı ne gibi adımların atılacağının sorulması üzerine Bakan Bozdağ, "Yapılan faaliyetleri Türkiye bir yere not ediyor. Mütekabiliyet ilkeleri çerçevesinde, üzerine düşen neyse bunu mutlaka yapacaktır." dedi.

"Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından, 154 milletvekili hakkında 810 fezleke var demiştiniz. Şu ana kadar hangi partiden kaç milletvekili ifade vermeye gitti?" şeklindeki soru üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"CHP Genel Başkanının savunma gönderdiğini biliyoruz, MHP Genel Başkanı bizzat gitti ifadesini verdi. AK Parti'den, MHP ve CHP'den birçok milletvekili de gidip ifadelerini verdi ve bu arada bazı dosyalar takipsizlikten kapandı, bazı dosyalar davaya döndü, bazı dosyaların ise soruşturması devam ediyor. İfade vermeye gitmemiş milletvekilleri diğer partilerde de var ama onlar 'falan gün geleceğiz' diye bir beyanda bulunmuşlar veya bir mazeret bildirmişler. Sadece HDP'li milletvekilleri kendilerine çağrı yapılmasına rağmen, buna icabet etmemişler, herhangi bir mazeret de bildirmemişler. Aksine HDP Eş Genel Başkanları başta olmak üzere pek çok milletvekili, 'biz ifade vermeye gitmeyeceğiz' ve 'bizi nerede alacaksınız alın' anlamına gelen açıklamaları var."

Burada iyi niyetli bir duruşun söz konusu olmadığını belirten Bakan Bekir Bozdağ, "O nedenle bunlarla ilgili işlemler yapılmıştır. Şu anda HDP'den 15 milletvekiliyle ilgili işlem yapılmış durumda. Bir milletvekili de gelip ifadesini vermiş geçmişte. Ama geri kalan milletvekilleri çağrı yapıldığı halde onlar henüz ifade vermeye gitmemişlerdir. Onlara da çağrıda bulunuyorum, lütfen gidin savcılara veya mahkeme çağırdıysa, mahkemeye ifade verin, onların sorularını cevaplandırın. Türkiye'yi yeni bir olumsuzlukla karşı karşıya bırakmayın. Bizim tavsiyemiz, hukukun işlemesine yardımcı olun, yargıya yardımcı olun." diye konuştu.

Bakan Bozdağ, ifadeye gitmeyen bütün milletvekillerini, parti farkı gözetmeksizin ifade vermeye çağırarak, "Mazeret ileri sürmüş milletvekilleri var, lütfen onlar da ifadelerini versinler. Mazeret belirtmemiş HDP dahil bütün milletvekillerine buradan bir kez daha çağrı yapıyorum, lütfen gidin ifadelerinizi verin. Çünkü hukuk ve yargı işleyecektir. Yargıyı daha ileri kararlar almaya kimse mecbur bırakmamalıdır. Bırakırsa o zaman da yargının aldığı kararlardan şikayet edemez." dedi.

- "Terör estirenlere en büyük desteği CHP veriyor"

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son açıklamalarında ve CHP Parti Meclisi'nin bildirisinde, AK Parti'ye yönelik, terör örgütleri FETÖ, DEAŞ ve PKK'ya yardım ve yataklık suçlamaları yer alıyor. Türkiye'nin içinden geçtiği dönem dikkate alındığında Kılıçdaroğlu, neyi amaçlıyor?" şeklindeki soruya Bakan Bozdağ, şu yanıtı verdi:

"CHP'nin izlediği tavrı ben anlamakta zorlanıyorum. Atatürk mezarıdan kalksa, İnönü mezarından kalksa CHP'nin PKK'nın değirmenine su taşıdığını görse, Fetullahçı Terör Örgütü'nün avukatlığını yaptığını görse acaba ne derdi? Merak ediyorum. 'Atatürk'ün kurduğu partiyiz, Cumhuriyeti kuran partiyiz' diyorlar, Atatürk'e ve Cumhuriyet'e düşman, bu milletin birliğine, dirliğine düşman, Türkiye'nin her yerinde terör estirenlere en büyük desteği CHP veriyor. Adete onların sözcülüğünü yapıyor. Ben buradan CHP'ye oy veren, gerçekten teröre samimi olarak karşı duran, bu ülkenin birliğinden, dirliğinden yana olan herkese sesleniyorum, Allah aşkına CHP'nin Sayın Genel Başkanı ve sözcülerinin açıklamalarıyla HDP'nin açıklamaları arasında, Kandil'in açıklamaları arasında, açıklayanlar dışında bir fark var mı? Baksınlar görsünler. CHP, kendisine oy verenlerin sözcülüğünü mü yapıyor, yoksa PKK'nın sözcülüğünü mü yapıyor? Atatürk'ün koyduğu istikamette mi siyaset yapıyor, yoksa FETÖ'nün koyduğu istikamette mi siyaset yapıyor? İnönü'nün belirlediği ilkeler doğrultusunda mı yolunda yürüyor, yoksa baktığınızda Türkiye'ye zarar veren, aynen AB ülkesi büyükelçilerinin yaptığı gibi Türkiye'ye kim zarar veriyorsa onların yanında, arkasında, önünde mi durmuştur? Hepsine bakın, bunu çok net göreceksiniz."

- "Tavır koymazlarsa CHP bambaşka bir noktaya doğru gidecek"

CHP'ye oy veren vatandaşlara, "Bu CHP ortaya koyduğu ilke ve felsefeyle Atatürk'ün ve İnönü'nün çizdiği yolun, dışındaki bir yolda gidiyor." diye seslenen Bakan Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer Atatürk yaşamış olsaydı, hendekler kazanların karşısında durur, 'hendeklerin arkasındaki arkadaşlar' diye hitap edilmesine izin verir miydi? Terör örgütüne lanet okumayan, teröre 'dur' demeyen, şiddete 'hayır' demeyen, aksine terörle mücadele eden güvenlik güçlerine karşı her türlü saygısızlığı yapan ve teröristlere canlı kalkan olan bir siyasi partiye, CHP'nin kol kanat germesine rıza gösterir miydi? Bunu yapmazdı ama görüyoruz ki şu anda yapılıyor. Çünkü bu CHP, Atatürk'ün sınırlarını çizdiği istikamette giden bir CHP değil. Bunu CHP'liler de eminim ki görüyorlardır. Cumhuriyet gazetesi 10 sene önceki çizgide mi? Kimlerin çizgisinde gittiğini herkes görüyor. Gerçek Atatürkçüler, gerçek cumhuriyetçiler, gerçek CHP'lilerin, CHP'nin gittiği istikametten çeviren karşı tavrı ortaya koyması lazım. Eğer tavır koymazlarsa yarın, CHP bambaşka bir noktaya doğru gidecektir."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'li milletvekillerin yaptıkları açıklamalara objektif bakılması halinde gerçeklerin görüleceğine dikkati çeken Bozdağ, "AK Parti bölücü terörle mücadele ediyor, DEAŞ terör örgütüyle mücadele ediyor. Peki Türkiye'yi terör örgütlerine yardım ve yataklık eden bir ülke olarak göstermek için kim çalışıyor, bazı ülkeler çalışıyor. Türkiye'yi zayıf göstermek isteyen Türkiye'nin düşmanları çalışıyor, DEAŞ terör örgütüne yardım ettiğini ispatlamak için... FETÖ, PKK, DHKP-C iş birliği içinde çalışıyor." diye konuştu.

Bütün terör örgütlerinin, Türkiye hükümetini teröre destek vermekle suçladığını ve uluslararası planda da bunu ispat etmeye çalıştığını belirten Bozdağ, "Şimdi CHP'nin Genel Başkanı da onlarla aynı çizgide duruyor. Siz bir yol yürüyorsanız, yol arkadaşlarınıza bakacaksınız, sizin iddia arkadaşlarınız kim, PKK. Kim, FETÖ. Kim, Türkiye'nin zayıf ve kaos içinde olmasını isteyen bazı ülkeler ve uluslararası kirli odaklar." dedi.

- "Türk halkı kimin teröre destek verdiğini çok net görüyor"

Adalet Bakanı Bozdağ, "Türkiye'nin DEAŞ terör örgütüne yardım ettiği" iddialarına da değinerek, "Bu, Türkiye'ye ve Türkiye hükümetine yapılmış büyük bir iftiradır. DEAŞ terör örgütüne en büyük darbeyi vuran tek ülke, Türkiye'dir, tek hükümet de Türkiye hükümetidir." değerlendirmesini yaptı.

DEAŞ ile mücadele koalisyonunda yer alan ülkelerin, DEAŞ'ı bitiremediğini vurgulayan Bozdağ, Türkiye'nin ise Başika'da yüzlerce DEAŞ'lı teröristi etkisiz hale getirdiğini anımsattı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin başta DEAŞ olmak üzere, PYD, YPG ve PKK terör örgütleriyle mücadele etmek için Suriye ve Irak'ta bulunduğunu anlatan Bozdağ, şu görüşlerini paylaştı:

"Türkiye mücadele etmiyor olsa, oradan şehitlerimiz gelmeyecek. DEAŞ, birçok ilimizde eylem yaptı, peki kendisine destek veren bir ülkede niye eylem yapsın? Bu, uluslararası bir projedir, Türkiye hükümetinin DEAŞ terör örgütüne yardım yaptığını ispatlamak. Özellikle Fetullahçı Terör Örgütü'nün kurucusu ve yöneticisi terörist Fetullah Gülen'in talimatıyla, yargı içerisindeki Fetullahçı teröristlerle, kolluk içindeki teröristlerin işbirliğiyle, bir de yargı kararına bağlayarak aldıkları talimat doğrultusunda Türkiye'yi sıkıştırmak, zora sokmak için başlattıkları bir operasyon. Bunun arkasında hangi güçlerin olduğunu herkes biliyor. Avrupa'da, başka yerlerde kimlerin bu projeye destek verdiğini herkes biliyor. Türkiye'yi, böyle destek veren ülke pozisyonuna sokmak istiyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu yaptıklarıyla aynı kirli oyunun, aynı projenin bir piyonu olmayı kabul ediyor demektir. Bu büyük bir iftiradır."

Bozdağ, Türk halkının kimin teröre destek verdiğini çok net gördüğünü ifade ederek, "AK Parti'li hiçbir milletvekili, teröristlerin cenazesinde yoktur ama CHP'li milletvekilleri canlı bomba olmuş teröristlerin ailelerine taziyeye gittiğini görüyoruz. HDP milletvekillerini görüyoruz. İnsanların vicdanı bunu kaldırır mı? Onlarca vatandaşımız şehit edilmiş, onu şehit eden teröristin cenazesi var, bir milletvekili utanmadan onun cenazesine katılıyor, üzüntülerini ifade ediyor ve o ailenin acısını paylaşıyor. Bunu vicdan kabul emiyor ama bu yapılıyor. Bunlar gerçeği görmüyor ama 79 milyon gerçeği görüyor." açıklamasında bulundu.

Bakan Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sayın Kılıçdaroğlu'nun yapmış olduğu bildiriye, ben baktığım zaman bu bildiriyi PKK mı hazırladı, yoksa FETÖ-PKK iş birliği ile mi hazırlandı, yoksa üçü beraber mi, CHP beraber oturup mu hazırladı anlamış değilim. Onların söylediklerini dile getiriyor. Bir nevi onların dediklerini yapıyor. Yargıya da talimat veriyor, 'şunu şunu derhal yapın, yerine getirin.' Türk yargısını, CHP'nin emir eri zannediyor. Bir yandan yargı bağımsız olsun deniyor, diğer yandan yargıya talimatlar veriliyor. Anayasaya uygun olan kararları, anayasaya aykırıymış çabası içindeler."

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×