Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Şehitleri Anma Programı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (5) - "Alçakça katledilen 237 vatandaşımıza başsağlığı, yaralanan 2 bin 191 insanımıza şifa dilemeyenler, darbecilerin kötü muamele görme ihtimali karşısında adeta teyakkuza geçmişler. Açık konuşuyorum; darbecilerin akıbetlerinden endişe ettikleri kadar, Türkiye'nin demokrasisinden, milletimizin hayat hakkından, geleceğinden endişe duymayan hiçbir ülke, ülke lideri bizim dostumuz değildir. Bunu böyle bilsinler" - "İşte Avusturya, işte Almanya, oralarda miting, yürüyüş yapmak isteyen bizim vatandaşlarımız ama onların da vatandaşı, çifte vatandaş, onlara müsaade etmiyorlar. Evlerde Türk bayrağı asmalarını yasaklayacak kadar, bunlar bu şekilde demokratlar. Karşılaştığımız bu tablo karşısında şaşırdık mı? Hayır. Peki üzüldük mü? Evet. İnsanız, her şeye rağmen, birazcık hakkaniyet, birazcık empati beklemekten kendimizi alıkoyamıyoruz" - "Ekonomide ve savunma sanayisinde belli bir düzeye gelmemiş olsaydık inanın bana, ne terör örgütünün eylemlerinin ne de bu darbe girişiminin altından kalkabilirdik. Ülkemize yönelik saldırıların böylesine pervasız hale gelmesi, büyüyen, güçlenen, kendi kendine yeten Türkiye'den duyulan rahatsızlıktan kaynaklanıyor"

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Şehitleri Anma Programı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Alçakça katledilen 237 vatandaşımıza başsağlığı, yaralanan 2 bin 191 insanımıza şifa dilemeyenler, darbecilerin kötü muamele görme ihtimali karşısında adeta teyakkuza geçmişler. Açık konuşuyorum; darbecilerin akıbetlerinden endişe ettikleri kadar, Türkiye'nin demokrasisinden, milletimizin hayat hakkından, geleceğinden endişe duymayan hiçbir ülke, ülke lideri bizim dostumuz değildir. Bunu böyle bilsinler." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi açılışı ile Şehitleri Anma Programı'nda vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakk'ın vaat ettiği günlerin yakın olduğuna inandıklarının altını çizerek, dimdik yollarına devam ettiklerini belirtti. Darbe girişimi sırasında ve sonrasında, bildikleri ancak bu derece açık olarak ifade edilebileceğine ihtimal vermedikleri pek çok tavra şahit olduklarına dikkati çeken Erdoğan, pek çok devletin, devlet yetkilisinin, Türkiye'deki darbe girişimi karşısındaki tavrının demokrasi adına bir utanç belgesi olduğuna vurgu yaptı.

- "Darbecilerle yakından alakadar oldular"

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Vatandaşlarımızın, asker elbisesi giymiş teröristlerin tanklarının paletleri altında ezilmesi, silahlarıyla vurulması, helikopterleriyle taranması, uçaklarıyla bombalanması maalesef bunların dikkatini çekmedi. Buna karşılık darbecilerle çok yakından alakadar oldular. Darbe girişimine karşı aldığımız olağanüstü hal kararı, onları birden çok endişelendirdi. Yahu, benzer şeyler, Amerika'da, Fransa'da, Almanya'da yok mu? Birçok yerde var, benzer şeyler var. Ama hiçbirisinde bizim gibi yaşanan bir darbe girişimi yok. Alçakça katledilen 237 vatandaşımıza başsağlığı, yaralanan 2 bin 191 insanımıza şifa dilemeyenler, darbecilerin kötü muamele görme ihtimali karşısında adeta teyakkuza geçmişler. Açık konuşuyorum; darbecilerin akıbetlerinden endişe ettikleri kadar, Türkiye'nin demokrasisinden, milletimizin hayat hakkından, geleceğinden endişe duymayan hiçbir ülke, hiçbir ülke lideri bizim dostumuz değildir. Bunu böyle bilsinler."

Söz konusu ülkelerle diplomatik ilişkilerin devam edeceğini ancak onların kalplerinde yerinin asla olmayacağını ifade eden Erdoğan, 15 Temmuz'da yaşanan olayın terör saldırısı, darbe girişimi boyutlarının yanında bir işgal hamlesi olduğunu da bildiklerine işaret etti.

Bir komutanının "Akıncı meydanını mürtet olarak çevirelim" dediğini söyleyen Erdoğan, "Biz zaten aramızda müzakereye başladık, geçmiş öyle zaten, orası mürtet. Yani kendi devletine, kendi ordusuna ihanet edip, yani irtidad edenlerin, Timur'un tarafına geçenler sebebiyle oraya 'mürtet' adı konmuş, dönekler. İşte şimdi de dönekler, hatırlamamız lazım." ifadelerini kullandı.

- "Niyetlerini açık edenler oldu"

Uluslararası medyayı takip edenlerin, Türkiye'nin terör, darbe ve işgal girişimleri karşısındaki sağlam duruşunu hazmedemeyenlerin hezeyanlarına, iki yüzlülüklerine ilişkin sayısız örnek göreceğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"İsterdim ki, demokrasiden, demokratik parlamenter sistemlerden bahsedenler önce gelsinler de bizim parlamento binamızı bir gezsinler. Zerre kadar demokrasi inançları varsa gelsin burayı bir görsünler. Ama gelmediler. Bunların içinde darbe girişiminde bulunanları, önce niçin şahsımı öldürmedikleri için eleştirecek, onlara akıldanelik yapacak kadar niyetlerini açık edenler de oldu. Açık açık söylediler, 'yanlış yaptınız önce Erdoğan'ı öldürmeliydiniz' dediler. Bu kadar ileri gidenler de oldu. Ya bizim derdimiz zaten o değil ki, biz kefenimizi giyerek yola çıktık zaten. Bizim bu nokta herhangi bir gailemiz yok."

Şehitleri kıskandığını, şehitlik makamının herkese nasip ve layık olmayacağını dile getiren Erdoğan, özellikle batılı ülke liderlerinin Türkiye'nin yaşadıkları için üzüntülerini belirtmekten ziyade bundan sonraki süreç için endişelerini ifade etmelerinin ibret verici olduğunu aktardı.

- "Türk bayrakları asmalarını yasakladılar"

Türkiye'nin yaşadığı tehlikeyle mukayese edilemeyecek tehditler karşısında olağanüstü önlemler alanlara tam destek verenlerin, darbe girişimine rağmen Türkiye'yi eleştirerek samimiyetsizliklerini ortaya koyduğunu söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İşte Avusturya, işte Almanya, oralarda miting, yürüyüş yapmak isteyen bizim vatandaşlarımız ama onların da vatandaşı, çifte vatandaş, onlara müsaade etmiyorlar. Evlerde Türk bayrağı asmalarını yasaklayacak kadar, bunlar bu şekilde demokratlar. Karşılaştığımız bu tablo karşısında şaşırdık mı? Hayır. Peki üzüldük mü? Evet. İnsanız, her şeye rağmen, birazcık hakkaniyet, birazcık empati beklemekten kendimizi alıkoyamıyoruz. 15 Temmuz'da gördük ki, kimseden ne hakkaniyet, ne yardım, ne destek, ne anlayış bekleyemeyiz. İşte 3 milyon mülteci ülkemizde var mı, var. Peki bunun için dünyadan bize gelen bir destek var mı? Yok. Sadece konuşuyorlar, sadece söz yapıyorlar. Ama biz şu anda sivil toplum kuruluşları ve milli bütçemizden yaptığımız yatırımlarla neredeyse 20 milyar doları aştık. Fakat biz dünya elini uzatacak diye bu adımları atmadık. Dedik ki, 'bizim medeniyetimizde ensarlık farklı bir şey, biz ensarız ve muhacirlere elimizi, göğsümüzü açtık ve onları ülkemizde ağırlıyoruz. Ne yapacaksak kendimiz yapacağız.'"

Uzun süredir yerli ve milli vurgusu yaptığını, "Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz" lazım dediğini anımsatan Erdoğan, sanayide, ticarette, ihracatta, savunma sanayisinde, yüksek teknolojide, tarımda, hayvancılıkta, her alanda dışarıdan alan dışarıya bağlı olan değil, dışarıya veren durumuna gelinmesi mecburiyetinde olunduğuna işaret etti.

Son bir yıldır bölücü terör örgütüyle yürütülen mücadelede bu gerçeğin sayısız örneğine şahit olunduğunun altını çizen Erdoğan, "Ekonomide ve savunma sanayisinde belli bir düzeye gelmemiş olsaydık inanın bana, ne terör örgütünün eylemlerinin, ne de bu darbe girişiminin altından kalkabilirdik. Ülkemize yönelik saldırıların böylesine pervasız hale gelmesi, büyüyen, güçlenen, kendi kendine yeten Türkiye'den duyulan rahatsızlıktan kaynaklanıyor." şeklinde konuştu.

"Eğer Türkiye, dünkü her şeyiyle dışa bağımlı Türkiye olsaydı mücadeleyi daha başlamadan kaybetmişti." diyen Erdoğan, toplu iğneyi dahi üretemeyen bir Türkiye'den bugünlere gelindiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda ideal bir seviyede olmayabiliriz. Ama en azından kritik dönemlerde kendi ayaklarımızın üstünde durabilecek güce sahibiz. Her fırsatta ne diyoruz? 2023. Bu hedefe ulaşacağız. Buna niye dikkat çekiyoruz? O seviyeyi ülkemizin geleceği için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi tuzakları kurarlarsa kursunlar, hangi oyunları oynarlarsa oynasınlar, Allah'ın izniyle 2023 hedeflerimize ulaşacağız. Böylece yeni nesillere, biz görmeyeceğiz, ama torunlarımız inşallah görecek. 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirebilmek için gereken zemini hazırlamış olacağız." şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasını Arif Nihat Asya'nın "Dua" şirini okuyarak tamamladı.

- Anma programından notlar

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi Açılışı ve Şehitleri Anma Programına katılanların oturdukları koltuklara bir tarafında, "15 Temmuz Şehitlerimizin Aziz Hatırasına", diğer tarafında da "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan" yazan birer kırmızı karanfil bırakıldı.

Erdoğan, programın yapılacağı salona girdikten sonra darbe girişimi sırasında şehit olanların yakınları ile gaziler ve gazi yakınlarının bulunduğu sıralara giderek buradakilerle bir süre sohbet etti.

Programda, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında yaşananların anlatıldığı kısa film gösterildi

Film gösteriminde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın darbe girişimi sırasından şehit olan Erol Olçok ve oğlu Abdullah Olçok'un cenazesi ile İstanbul Havalimanı'ndaki konuşması ve Başbakan Binali Yıldırım'ın TBMM önündeki konuşmalarına yer verildi.

Bu sırada, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım'ın duygu dolu anlar yaşadığı gözlendi. Bazı şehit yakınları ile gazi ve gazi yakınlarının da gözyaşlarına hakim olamadığı gösterimde, fenalaşan şehit yakınlarına sağlık görevlilerince ilk müdahale salonda yapıldı.

Filmde, darbe girişimi esnasında kontrolü ele almak için Özel Kuvvetler Komutanlığına gelen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'yi alnından vuran ve ardından şehit edilen Ömer Halisdemir, Prof. Dr. İlhan Varank, Gazeteci Mustafa Cambaz, ikiz polis memurları Mehmet ve Ahmet Oruç kardeşler, Erol Olçok, Ahmet Özsoy'un da aralarında bulunduğu tüm şehitlerin isimleri ve fotoğrafları ekrana yansıtıldı.

Bu esnada ayağa kalkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rabia işareti ile şehitleri selamladı.

Gösterimde, darbe girişimi esnasında tankların ve darbecilerin karşısında canını hiçe sayarak mücadele ederek sembol haline gelen vatandaşların açıklamalarına da yer verildi.

15 Temmuz darbe girişiminde yaralanarak gazi olan Turgut Uçar, tekerlekli sandalye ile sahneye çıktı.

Darbe gecesi uçakların sesini yatsı namazını kılmak için gittiği camide duyduğunu anlatan Uçar, namazını kıldıktan sonra evine gittiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "meydanlara inin" çağrısını duyduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını "emir" olarak algılayan Uçar, evinden aldığı Türk bayrağıyla yürüyerek Kızılay'a geldiğini kaydetti. FETÖ'ye lanet eden Uçar, örgüt üyelerinin en ağır şekilde cezalandırılmasını, devleti ve hükümeti sıkıntıya sokmayacaksa idam cezasının getirilmesini talep etti.

Bu esnada bir başka gazi de oturduğu sıralardan, darbe girişiminde bulunanların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sık sık alkışlarla kesilirken, salondaki vatandaşlar idam cezasının getirilmesini istedi.

Protokol konuşmalarının ardından Kur'an-ı Kerim okundu.

Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan, 15 Temmuz darbe girişimini anlatan "Dakika Dakika FETÖ'nün Darbe Girişimi" kitabı da Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde açılan stantta dağıtıldı.

Tören, demokrasi nöbeti tutulan meydanlarda canlı yayınlandı. Kültür Merkezi, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in yaptığı dua ile açıldı.

Programa, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcıları Numan Kurtulmuş, Mehmet Şimşek, Veysi Kaynak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, kuvvet komutanları, siyasi parti ve yüksek yargı organlarının temsilcileri, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, şehit yakınları, gazi ve gazi yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

(Bitti)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×