Batı medyasının "15 Temmuz darbe girişimi" söylemi analiz edildi

- Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin yaptığı "Batı Medyasında 15 Temmuz Darbe Girişimi Söylem Analizi" adlı araştırmanın sonuçları açıklandı - ASBÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Akman: "Uluslararası kamuoyunu yönlendiren Batı basını, 15 Temmuz gecesinden itibaren olayı yanlı bir oryantalist gelenek içerisinde sürdürmüş, Türk halkının gözünün içine baka baka darbeye darbe diyememiş, kayıplarımızın ve acılarımızın üstüne bakarak, örtülü darbe seviciliğine girişmişlerdir." - "Çalışmanın sonucunda, 'darbeyi başarılı gösterme çabası ve destek, darbeyi yapanları ordunun bütününe yayma ve halkın desteklediği algısı, darbecilerin şiddetini örtbas etme çabası, darbeye karşı çıkan Türk halkının marjinalleştirme ve DAEŞ ile ilişkilendirme çabası, çok açık bir Erdoğan düşmanlığı, FETÖ sempatizanlığı, darbecileri masum gösterme ve mazlumlaştırma çabası, son olarak da 10 günün gelişmeleri kapsamında Türkiye'nin AB üyeliği ve NATO ile tehdit etme, hükümetin darbecilere karşı aldığı hukuki önemleri insan haklarına saldırı gibi lanse edilmesi' gibi unsurlar tespit edilmiştir"

Batı medyasının

ANKARA (AA) - Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin (ASBÜ) yaptığı "Batı Medyasında 15 Temmuz Darbe Girişimi Söylem Analizi" adlı araştırmanın sonuçları açıklandı.

Araştırmanın sonuçlarına ilişkin ASBÜ Rektörlüğünde düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mehmet Barca, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra üniversitenin araştırma kurulunun toplandığını ve bazı saha çalışmaları yapmayı kararlaştırdıklarını söyledi.

Demokrasi nöbetlerine katılmanın, şehit ve gazi ailelerini ziyaret etmenin ve cenazelerde yer almanın bir görev olduğunun herkes tarafından bilindiği belirten Barca, yaptıkları değerlendirmelerle, üniversitelerin temel misyonunun bilgi üretimi olduğunu ve sosyal bilimler olarak da karşılaşılan bu makro ölçekli sosyal olgunun bir analizini yapmanın gerekliliğini tartıştıklarını kaydetti.

Prof. Dr. Barca, bu çerçevede kısa, orta ve uzun vadeli araştırmalar belirlediklerine işaret ederek, sonuçlarını açıklayacakları "Batı basının 15 Temmuz kalkışmasını nasıl ele aldığı"na ilişkin analizin kısa vadeli yapılan çalışmalardan biri olduğunu bildirdi.

- "Örtülü darbe seviciliğine giriştiler"

ASBÜ İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Beyazıt Akman da söz konusu araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

15 Temmuz darbe girişiminin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere milletin cesareti ve kahramanlığıyla bertaraf edildiğini belirten Akman, Türkiye'de yaşayan herkesin din, dil, mezhep ve siyasi görüş gözetmeksizin gösterdiği mücadelenin tüm dünyaya demokrasi dersi verir nitelikte olduğuna dikkati çekti.

"Bu realite Batı'ya böyle yansıtılmadı" diyen Beyazıt Akman, "Uluslararası kamuoyunu yönlendiren Batı basını, 15 Temmuz gecesinden itibaren olayı 'yanlı bir oryantalist gelenek' içerisinde sürdürmüştür. Tıpkı Suriye ve Mısır örneklerinde olduğu gibi Batı, demokrasiyi kendi elinde tekelleştirip, bir Doğu ülkesi olarak kabul ettikleri Türkiye toplumunun demokrasiye uyumlu olmadığı fikrinde birleşmişlerdir. Bu nedenledir ki Türk halkının gözünün içine baka baka darbeye 'darbe' diyememişler, kayıplarımızın ve acılarımızın üstüne bakarak, 'örtülü darbe seviciliği'ne girişmişlerdir." ifadelerini kullandı.

Yrd. Doç. Dr. Akman, araştırmada, Amerikan ve İngiliz medyasında öne çıkan ve internet taramalarında üst sıralarda yer alan 100'e yakın haber tarandığını anlatarak, bu haber kaynaklarının sadece yayınlandıkları ülkelerde değil, global alanda da geniş bir takipçi ağı bulunan platformlar olduğunu dile getirdi.

- "Batı medyası darbeyi başarılı gösterme çabasına girdi"

Analiz edilen haberlerin olay gününden itibaren 2 haftalık bir zaman dilimini kapsadığına işaret eden Akman, bu süre içerisinde haberlerin "son dakika haberleri", "detay haberleri" ve en sonunda "analiz haberleri" olarak 3 evreye ayrılabileceğinin altını çizdi.

Beyazıt Akman, Batı medyasının süreç içerisinde farklı algılar yaratma çabası içerisine girdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Çalışmanın sonucunda, 'darbeyi başarılı gösterme çabası ve destek, darbeyi yapanları ordunun bütününe yayma ve halkın desteklediği algısı, darbecilerin şiddetini örtbas etme çabası, darbeye karşı çıkan Türk halkının marjinalleştirme ve DAEŞ ile ilişkilendirme çabası, çok açık bir Erdoğan düşmanlığı, FETÖ sempatizanlığı, darbecileri masum gösterme ve mazlumlaştırma çabası, son olarak da 10 günün gelişmeleri kapsamında Türkiye'nin AB üyeliği ve NATO ile tehdit etme, hükümetin darbecilere karşı aldığı hukuki önemleri insan haklarına saldırı şeklinde lanse edilmesi 'gibi unsurlar tespit edilmiştir."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×