Başbakan Yıldırım'ın yabancı medya temsilcileriyle buluşması

- Yıldırım: (4) - "Ortada net bir şey var. 15 Temmuz'dan sonra hiçbir şey öncesi gibi olmaz. ABD'de de bunu biliyor, bildiğini de biliyoruz. Bu konuda şu anda gidişattan memnunuz. Biraz daha süreçlerin hızlandırılmasını istiyoruz. Kocaman bir darbe olmuş, dünya kadar itiraflar var, adamın darbenin başında olduğu su götürmez bir gerçek. Bütün bunlara rağmen ne bekleyeceğiz? Bekleyecek bir şey yok, bir an önce belgeler incelenip gereğinin yapılması... Anlaşma çok açık iki ülke arasında adli yardım suçluların iadesi. Bizden mesela Amerikalılar bir talepte bulundu mu sınır dışı ediyoruz, mahkeme kararı var mı yok mu bakmıyoruz. Dostumuzun düşmanı bizim de düşmanımızdır, prensibimiz bu. Amerika'da bunu uygularsa mesele kalmaz" - "Kafalarındaki düşünce, terör örgütünün düşüncesidir. Bundan arınırlarsa, gerçek anlamda bağımsızlıklarını kazanırlarsa, o zaman gerçekten halkın temsilcisi olurlar" - "Apo'nun yönlendiriciliğini gerektiren bir süreç yok. Bir terör örgütüyle biz muhabbet içine giremeyiz, kendi işimizi kendimiz göreceğiz, bunu görürken de vatandaşımızla yapacağız. Onu denedik ama o fırsatı değerlendirmediler ve bizi kullandılar. Bir daha kullandırmayız, bir daha müsamaha göstermeyiz çünkü bizim muhatabımız terör örgütü değil, oradaki milletin başına bela olan terör örgütünün aradan çıkarılması" - "İki örgütümüz var, FETÖ, BETÖ, bölücü terör örgütü. Biri vardiyayı devralıyor, mesaisini tamamlıyor, diğerine devrediyor, böylece yardımlaşarak gidiyorlar. İlişkileri var. Eldeki bilgilere göre"

Başbakan Yıldırım'ın yabancı medya temsilcileriyle buluşması

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, "Ortada net bir şey var. 15 Temmuz'dan sonra hiç bir şey öncesi gibi olmaz. ABD'de de bunu biliyor, bildiğini de biliyoruz. Bu konuda şu anda gidişattan memnunuz. Biraz daha süreçlerin hızlandırılmasını istiyoruz. Kocaman bir darbe olmuş, dünya kadar itiraflar var, adamın darbenin başında olduğu su götürmez bir gerçek. Bütün bunlara rağmen ne bekleyeceğiz? Bekleyecek bir şey yok, bir an önce belgeler incelenip gereğinin yapılması... Anlaşma çok açık iki ülke arasında adli yardım suçluların iadesi. Bizden mesela Amerikalılar bir talepte bulundu mu sınırdışı ediyoruz, mahkeme kararı var mı yok mu bakmıyoruz. Dostumuzun düşmanı bizim de düşmanımızdır, prensibimiz bu. Amerika'da bunu uygularsa mesele kalmaz." dedi.

Yıldırım, Vahdettin Köşkü'nde yabancı medya temsilcileriyle yaptığı toplantıda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bir soru üzerine, terör örgütü PKK ile 1984'ten beri mücadele ettiklerini belirten Yıldırım, "Birçok iktidar geldi, geçti. Bazen azaldı, bazen çoğaldı ama bu sorun hep var olmaya devam etti." dedi.

Gerek içeriden gerek dışarıdan "Barışa, çözüme bir şans verin, hazır bunlar da silah bırakmak istiyor, artık bu silahlı mücadeleyi sürdürmek istemiyorlar, oturalım, konuşalım, sorunları çözelim" denildiğini hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ama sorunların çözümü nerede? Ayrışmada değil, birleşmede. 21 Mart 2013'te Abdullah Öcalan'ın beyannamesi var, orada bir şey. Evet güzeldi, ne dediler? 'Biz bölünmek istemiyoruz, sorunlarımızı birlik beraberlik içinde, demokratik yollardan çözmek istiyoruz.' Buna kimsenin itiraz olabilir mi? Olamaz. Bu süreç başladı. Nereye kadar? Dolmabahçe'den de sonra 7 Haziran'a kadar hep bu söylem devam etti ancak 7 Haziran'dan sonra HDP'nin yetkililerinin açıklamalarını hatırlayın. Türkiye Cumhuriyeti'ni, hükümetini, milletini tehdit eden, 'PKK sizi bir kaşık suda boğar, şu olur bu olur.' diye çok kışkırtıcı, çok can sıkıcı açıklamalar yaptılar, ondan sonra ipler koptu. Ancak ondan önce bir şey oldu. Nevruz açıklamalarından sonra güya silahları bırakıp gideceklerdi ama o gerçekleşmedi. Asla o adım atılmadı. Terör örgütü silahlarını bırakacaktı ve Türkiye'den ayrılacaklardı ancak bunu yapmadıkları gibi o çözüm sürecini de tahkim amacıyla kullandılar. Yani daha fazla silahlarını, altyapılarını, silahlı mücadele için ihtiyaçları olan o sakin ortamı çok iyi değerlendirdiler ve orada tahkim yaptılar. Hem eleman hem de silah altyapılarını kuvvetlendirdiler. Onu nereden anlıyoruz? 24 Temmuz'da iki polisimizi uykusunda şehit ettikten sonraki süreç tekrar değiştiği anda gördük ki, müthiş bir hazırlık geçirmişler. Kimse bize içeride, dışarıda diyemez ki, siz barışa şans vermediniz. Verdik, kullanamadılar, şanslarını kaybettiler. Kaldı ki, 7 Haziran'dan sonraki söylemlerinin gerçek kafalarındaki söylem olduğu da anlaşıldı, önceki bir yanıltmaydı. Orada da ciddi oy aldılar. Niye 5 ayda 1 milyon oy kaybettiler? Şimdi seçime gitsinler görelim. Şimdi Diyarbakır'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Cizre'de adam toplayamıyorlar, insanların yanına gidemiyorlar, üzerine saldırıyor. 'Bak yerimizi yurdumuzu yıktınız, perişan ettiniz, hendekler kazdınız, binalarımızı, geleceğimizi kararttınız' diye hepsini çok şiddetli bir şekilde protesto ediyorlar. Şu anda halk, bu terör örgütünün başlarının belası olduğunu biliyor ve bize 'Bunları defedin gitsin, bunlarla bizim işimiz olmaz, bunların bize bir faydası olmaz.' diyor."

- Anayasa çalışmaları

Başbakan Binali Yıldırım, seçilmiş bir siyasi parti olan HDP'nin orantısız muhalefet yaptığını ifade ederek, şunları söyledi:

"316 milletvekilimiz var, bizim sesimiz bir çıkıyorsa onların sesi 10 çıkıyor. Muhalefet oldukları için bir şey demiyoruz. İktidar demek sorumluluk demektir. Yoksa onlardan çekindiğimizden değil, konuşsun, anlatsın ama doğru şeyler söylesin. Söyleyeceği ilk şey, çıkıp diyecek ki, 'Bu alçak örgütü biz asla ve asla tanımıyoruz, yaptıkları olayları kabul etmiyoruz.' Bunu desinler, canımı alsınlar, başım üstünde yeri var, bunu diyecek, bunu demezse ben onunla iş yapmam. Yoksa ben bunu şehitlerime, şehit yakınlarıma izah edemem. Biz bunu bekliyoruz, yoksa kapıları filan kimseye kapattığımız yok."

FETÖ'nün darbe girişiminden sonra birçok partinin "geçmiş olsun" diye kendilerini aradığını anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Darbe oldu herkes arıyor, neden aramıyorlar? CHP arıyor, MHP arıyor, diğerleri arıyor, Vatan Partisi, Saadet arıyor, neden HDP'liler aramıyor? Onlar bu darbeye karşıysa arar 'Geçmiş olsun, ne yapabiliriz, ne edebiliriz?' der. Böyle bir şey görmedik. 'Marifet iltifata tabidir' diye bir laf var. Onlar kafalarındaki bu zararlı düşünceden vazgeçecekler. Çünkü o düşünce Güneydoğu'da da Batı'da da yaşayan vatandaşımızın düşüncesiyle aynı değil. Kafalarındaki düşünce, terör örgütünün düşüncesidir. Bundan arınırlarsa, gerçek anlamda bağımsızlıklarını kazanırlarsa, o zaman gerçekten halkın temsilcisi olurlar. Apo'nun yönlendiriciliğini gerektiren bir süreç yok. Bir terör örgütüyle biz muhabbet içine giremeyiz, kendi işimizi kendimiz göreceğiz, bunu görürken de vatandaşımızla yapacağız. Onu denedik ama o fırsatı değerlendirmediler ve bizi kullandılar. Bir daha kullandırmayız, bir daha müsamaha göstermeyiz çünkü bizim muhatabımız terör örgütü değil, oradaki milletin başına bela olan terör örgütünün aradan çıkarılması. 6-7 Ekim olaylarını nasıl açıklayacağız? 53 masum vatandaş gitti. 'Çıkın sokağa öldürün' dedi, siyasi parti bu mu olmalı? Bunların hepsinin hesabını herkes verecek."

Özgürleşme ve haklar konusunda AK Parti'ye kimsenin bir şey söyleyemeyeceğini vurgulayan Yıldırım, "Bugüne kadar bölgedeki insanlarımızın, bütün vatandaşların ihtiyaçlarını görmek için çok ciddi reformlar, değişiklikler yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz, biz kimseye düşman değiliz, bizim düşmanımız halkın üzerine silah çeken, gözünü kırpmadan insanları öldürendir. Onun dışında bizim düşmanımız yoktur." ifadelerini kullandı.

- "İş birliği var"

Bir gazetecinin "FETÖ ile PKK arasında iş birliği var mı?" sorusunu Yıldırım "İş birliği var. İki örgütümüz var, FETÖ, BETÖ, bölücü terör örgütü. Biri vardiyayı devralıyor, mesaisini tamamlıyor, diğerine devrediyor, böylece yardımlaşarak gidiyorlar. İlişkileri var. Eldeki bilgilere göre." diye yanıtladı.

- "160 ülkede faaliyetleri var"

Bir soru üzerine Başbakan Yıldırım, 160 ülkede FETÖ'nün faaliyetleri olduğunu belirterek, "Neredeyse BM üye sayısına yakın." tespitinde bulundu.

Yıldırım, FETÖ'nün Japonya'da da faaliyetleri bulunduğunu ifade ederek, Japon ve Türk hükümetleri arasındaki ilişkileri "mükemmel" olarak niteledi.

İki ülke arasında ticaret ve uzun vadeli yatırımlar alanındaki ilişkilere değinen Yıldırım, "Japon Hükümetinin aramıza giren bu terör örgütünü asla ve asla müsamaha ile karşılayamayacağını biliyoruz ve bugüne kadar birçok konuda Japon ve Türk hükümeti hep aynı görüşü kabul etti." diye konuştu.

Türkiye'de bir Japon-Türk üniversitesinin kurulmasına yönelik kanununun dün TBMM'de onaylandığını hatırlatan Yıldırım, Osmangazi Köprüsü ve Marmaray'ın inşaatında Japonlarla birlikte çalışıldığını, birçok konuda iş birliği yapıldığını, Japonların 1915 Çanakkale Köprüsü ile de yakından ilgilendiğini anlattı.

Yıldırım, iki ülke arasında çok köklü ilişkiler bulunduğuna dikkati çekerek, gelecek hafta Tokyo'ya büyük bir iş heyetinin gideceğini söyledi.

Başbakan Yıldırım, "Doğrusu ben Suriye'de El-Nusra'nın elinde bulunan Japon gazeteci için bizden yardım isteyip istemediğini bilmiyorum. Geçmişte bu konuda Japonların yardımları oldu, İran'da, yine bölgedeki vatandaşları için. Türkiye hep gerekli adımları attı, yardımları yaptı, yine de her zaman böyle bir yardımı elimizden geldiğince yaparız. Orada şartlar o kadar kolay değil. Milyonlarca insan memleketlerini terk etmiş, 500 bin kişi hayatını kaybetmiş, şartlar, çok rahat olmamakla beraber elimizden geleni yaparız, çünkü dostluklara çok önem veririz." değerlendirmesinde bulundu.

- Gülen'in iadesi

Bir gazetecinin "Gülen'in iadesi ile ilgili ABD'den 'Bu süreç uzayabilir' diye açıklama gelmişti. Türkiye de bunun bir an önce çözülmesini istiyor. Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?" sorusunu Yıldırım, "Bu lastik değil ki, çekesin uzaya, bırakasın kısala. Ortada net bir şey var. 15 Temmuz'dan sonra hiç bir şey öncesi gibi olmaz. ABD'de de bunu biliyor, bildiğini de biliyoruz. Bu konuda şu anda gidişattan memnunuz. Biraz daha süreçlerin hızlandırılmasını istiyoruz. Kocaman bir darbe olmuş, dünya kadar itiraflar var, adamın darbenin başında olduğu su götürmez bir gerçek. Bütün bunlara rağmen ne bekleyeceğiz? Bekleyecek bir şey yok, bir an önce belgeler incelenip gereğinin yapılması. Anlaşma çok açık iki ülke arasında adli yardım suçluların iadesi. Bizden mesela Amerikalılar bir talepte bulundu mu sınır dışı ediyoruz, mahkeme kararı var mı yok mu bakmıyoruz. Dostumuzun düşmanı bizim de düşmanımızdır, prensibimiz bu. Amerika'da bunu uygularsa mesele kalmaz. ABD'de Patriot Act hızlı geri iade imkanını sağlıyor." şeklinde yanıtladı.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×