Başbakan Yıldırım'ın yabancı medya temsilcileriyle buluşması

- Yıldırım: (3) - "Halk, huzur, barış ve kardeşlik istiyor. Teröristler ne yapıyor? Öldürüyor. Biz şimdi kimden yana olacağız? Öldürenlerle mi yoksa onları öldürmeye azmetmişleri ortadan kaldırmakla mı meşgul olacağız? İkincisini yapıyoruz. PKK terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok. Ortada bir sorun var. O da Kürtlerin PKK sorunudur. Kürtlerin PKK sorununun çözümü de Kürtlerle bizim aramızdaki, devletimiz arasındaki bu PKK örgütünü yok etmek ve aradan çıkarmaktır" - "Aramıza girmek suretiyle bu sorunun çözümünü geciktiriyorlar. Bölge insanı 15 Temmuz'da Türk bayrağıyla meydanlara çıktı. Onlar ne diyor? Biz Türkiye'den ayrılmak istiyoruz. Sen ayrılmak istiyorsun da onlar ayrılmak istemiyor. Zorla mı? İstemedikleri için silahla, tehditle, ölümle, illa ayrılacağız. Var mı böyle bir şey" - "15 Temmuz gecesi, ondan sonraki 27 gün boyunca Diyarbakır'da, Batman'da, Siirt'te, Hakkari'de, Şırnak'ta, bütün Güneydoğu'da artı batıda, kuzeyde, güneyde, 780 bin kilometrekare vatan toprağının her köşesinde bayrağımızla, çoluğumuzla, çocuğumuzla herkes meydanlardaydı. Bizim için ölçü budur, halk birlik istiyor, beraberlik istiyor, kardeşlik istiyor. Terör sona ersin istiyor. Neyi pazarlık edeceğiz, kiminle pazarlık edeceğiz" - "Türkiye'yi bölme gayreti var, Irak'ı bölme gayreti var. İran'ı bölme gayreti var. Suriye'yi bölme gayreti var. Bu ortada ama bu saydığım ülkelerin hiç birinde bölünme istemiyor insanlar. Bu küresel bir beladır. Ülkeleri istikrarsız hale getirmek için maalesef öyle veya böyle küresel destekler de bulan terör örgütleridir. Bizim amacımız terör örgütlerinin daha da azması ve bütün ülkeleri tehdit etmesi mi, yoksa terör örgütlerinin kontrol altına alınması mı? Bizim dostlarımızdan beklediğimiz budur"

Başbakan Yıldırım'ın yabancı medya temsilcileriyle buluşması

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, halkın huzur, barış ve kardeşlik istediğini belirterek, "Teröristler ne yapıyor? Öldürüyor. Biz şimdi kimden yana olacağız? Öldürenlerle mi yoksa onları öldürmeye azmetmişleri ortadan kaldırmakla mı meşgul olacağız? İkincisini yapıyoruz. PKK terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok. Ortada bir sorun var. O da Kürtlerin PKK sorunudur. Kürtlerin PKK sorununun çözümü de Kürtlerle bizim aramızdaki, devletimiz arasındaki bu PKK örgütünü yok etmek ve aradan çıkarmaktır." dedi.

Yıldırım, yabancı medya temsilcileriyle buluşmasında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Muhataplarının terör örgütü olmadığını, terör örgütüyle vatandaşların sorununa yönelik görüşecek hiçbir şeylerinin bulunmadığını ifade eden Yıldırım, "İnsanları gözünü kırpmadan öldüren yaşlı, genç demeden bombalarla binaları aşağı uçuran, askeri ve polisi tuzakladıkları bombalarla kalleşçe şehit eden kan emici terör örgütleriyle hiçbir sorunu konuşmayız. Böyle bir şeyi asla kimse bizden beklemesin." diye konuştu.

Binali Yıldırım, hükümetlerin görevinin halkın isteklerine duyarsız kalmayıp, isteklerini karşılamak olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Halk, huzur, barış ve kardeşlik istiyor. Teröristler ne yapıyor? Öldürüyor. Biz şimdi kimden yana olacağız? Öldürenlerle mi yoksa onları öldürmeye azmetmişleri ortadan kaldırmakla mı meşgul olacağız? İkincisini yapıyoruz. PKK terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok. Ortada bir sorun var. O da Kürtlerin PKK sorunudur. Kürtlerin PKK sorunun çözümü de Kürtlerle bizim aramızdaki, devletimiz arasındaki bu PKK örgütünü yok etmek ve aradan çıkarmaktır. Aramıza girmek suretiyle bu sorunun çözümünü geciktiriyorlar. Bölge insanı 15 Temmuz'da Türk bayrağıyla meydanlara çıktı. Onlar ne diyor? Biz Türkiye'den ayrılmak istiyoruz. Sen ayrılmak istiyorsun da onlar ayrılmak istemiyor. Zorla mı? İstemedikleri için silahla, tehditle, ölümle, illa ayrılacağız. Var mı böyle bir şey. 15 Temmuz gecesi, ondan sonraki 27 gün boyunca Diyarbakır'da, Batman'da, Siirt'te, Hakkari'de, Şırnak'ta, bütün Güneydoğu'da artı batıda, kuzeyde, güneyde, 780 bin kilometrekare vatan toprağının her köşesinde bayrağımızla, çoluğumuzla, çocuğumuzla herkes meydanlardaydı. Bizim için ölçe budur, halk birlik istiyor, beraberlik istiyor, kardeşlik istiyor. Terör sona ersin istiyor. Neyi pazarlık edeceğiz, kiminle pazarlık edeceğiz."

Yıldırım, 1071'de bu topraklara gelince pazarlığın yapıldığını ifade ederek, "Bizi kimse bölemez. Kimse parçalayamaz. Kurtuluş Savaşı'nda bunu ispat etmişiz. Çanakkale direnişinde bunu ispat etmişiz. Daha neyin pazarlığını yapacağız. Bu toprakların her karışına bedel ödedik. Gerekirse bundan sonra da bedel ödemeye devam edeceğiz." dedi.

Problemin Türkiye'de ayrılık peşinde koşan terör örgütü PKK olduğunu ifade eden Yıldırım, ayrılıkçı bu terör örgütüne kulak asmayan ve itibar etmeyen Kürtlerin bulunduğunu söyledi.

- "Terör örgütünün sesine kulak veremeyiz"

Yıldırım, sorunun doğru koyulması gerektiğini dile getirerek, "Oradaki ahali biz de ayrılmak istiyoruz derse ona hiç kimse bir şey yapamaz. 'İstemiyoruz kardeşim ayrılmak, adam diyor ki silahla öldürülerek illa ayrılacağız.' Nasıl olacak? Soruyorum ne yapmak lazım? Kimin yanında olacaksın? Vatandaşın yanında. Terör örgütünün sesine kulak veremeyiz. Olay budur." diye konuştu.

Gittiği her yerde vatandaşın kendisine "Biz ayrılmak istemiyoruz. Kan emici terör örgütünü Allah rızası için bu topraklardan kovun." dediğini anlatan Yıldırım, gittikleri yerde ayrılmak isteyen bir tek vatandaşa rastlamadıklarını kaydetti.

Başbakan Yıldırım, terör örgütü PKK'nın Türkiye dışındaki yöneticilerinin "Biz Türkiye'yi bölmek, bir Kürt devleti kurmak istiyoruz." dediğini, bunun aynen İspanya'da ETA'nın, İngiltere'de de İRA'nın yaptığı gibi olduğunu, yıllarca aynı şeyi söylediklerini, sonunda da tezlerinden vazgeçtiklerini belirtti.

Arkada insan olmayınca söylemin bir anlamının da kalmayacağını ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:

"Eğer taraftarınız olursa bir anlam ifade eder. Türkiye'yi bölme gayreti var, Irak'ı bölme gayreti var. İran'ı bölme gayreti var. Suriye'yi bölme gayreti var. Bu ortada ama bu saydığım ülkelerin hiç birinde bölünme istemiyor insanlar. Bu küresel bir beladır. Ülkeleri istikrarsız hale getirmek için maalesef öyle veya böyle küresel destekler de bulan terör örgütleridir. Bizim amacımız terör örgütlerinin daha da azması ve bütün ülkeleri tehdit etmesi mi, yoksa terör örgütlerinin kontrol altına alınması mı? Bizim dostlarımızdan beklediğimiz budur."

- "HDP PK'yı kınamıyor"

Yıldırım, soru üzerine, HDP'nin PKK'yı desteklediğini dile getirerek, "Nasıl destekliyor? Kınamıyor. Diyoruz ki siz halkın oyuyla seçildiniz. Bir terör olayı oldu, insanlar öldü, PKK 'Ben yaptım' diyor. Çıkıp diyeceksiniz ki 'Lanet olsun, ben bu terör örgütünü şiddetle kınıyorum.' Bunu kınamazsanız ne diyeceğiz biz. Hala bütün bunlara rağmen seçilmiş bir partidir. Parlamentoda en sert muhalefeti de bu parti yapıyor." diye konuştu.

Dün Elazığ'da önüne çıkan insanların "Biz Meclis'te bu partiyi istemiyoruz, atın bunları" dediğini belirten Yıldırım, "Ben ne yapabilirim, atabilir miyim? Seçilmiş, gelmişler. Ama bir daha seçime giderse vatandaş gereken cevabı verir." dedi.

- Çin ile ilişkiler ve G20 zirvesi

Başbakan Binali Yıldırım, Çin ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok iyi geliştiğini ifade ederek, ortak demir yolu ve altyapı projeleri yapıldığını, Çin'in Türkiye'nin çok önemli bir ticaret ortağı olduğunu söyledi.

Çin ile tarihsel bir bağ bulunduğunu, İpek Yolu'nun iki ülkeyi birbirine bağladığını, modern İpek Yolu inşaatının bütün hızıyla sürdüğünü vurgulayan Yıldırım, bunun için Marmaray projesinin yapıldığını, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi'nin tamamlanmak üzere olduğunu anlattı.

Yıldırım, G20 dönem başkanının Çin olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Burada küresel konular, küresel büyüme ve ticareti artıracak tedbirler neler olacak? Bunlar ana gündem olarak ön plana çıkıyor. Çünkü küresel ticaret maalesef 2009 dünya krizinden beri azalıyor. Dünya bir anlamda büyümüyor, büzülüyor, küçülüyor. Burada istisnalar var. Büyüyen ülkeler var. Türkiye'de bunlardan biri ama topyekün dünyadaki gelişmeye baktığımızda dünyada küçülme var. Yine G20 gündeminde altyapı yatırımlarında daha fazla küresel destek nasıl sağlanabilir, konuşulacak. Ondan sonra IMF'nin kota reformu masaya yatırılacak. 2017'den itibaren yürürlüğe girmesi hususu karara bağlanacak. Nasıl olacak? Gelişmekte olan ülkelerin burada biraz daha fazla söz sahibi olması öngörülüyor."

Çok uluslu şirketlerin vergiden kaçırılma olayının bir adaletsizlik oluşturduğunu, bunun maalesef küresel bir sorun aynı zamanda da karaparayla mücadeleyi de zorlaştırdığını vurgulayan Yıldırım, "Neden vergiden kaçırılıyor veya neden vergi kaçırılıyor? Aslında bunun temellerine inmek lazım. Sonucu tartışmak değil de temeline inip oradaki çarpıklığı düzeltmek lazım. Vergi oranlarını çok yüksek tutmak yerine makul düzeylere çekip daha fazla üretmenin daha fazla refahı artırmanın önünü açmak gerekir. Bunlar G20'de enine boyuna konuşulacak." ifadelerini kullandı.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×