Başbakan Yıldırım: (2)

- "(Hakkında FETÖ'den işlem yapılanların itirazları) İşlem yapılanların sayısından fazla başvuru var. 'Ne olur, ne olmaz, bana da işlem yapılır' diye tedbirli davranıp önceden başvuranlar da var. Ne yaptıklarını bilmiyorum ama doğru bir iş yapmadıklarından eminim" - "Maalesef FETÖ burada da bir yanıltma hareketine girmiş durumda. Ama millete sözümüz bu itirazları çok titiz, kılı kırk yararak değerlendireceğiz. 70 binin üzerinde itiraz var. Bunlar belirli bir zaman alacak. Mekanizması kuruldu, bakanlıklarda değerlendirme heyetleriyle bu kararları veren heyetler değiştirildi. Olur ya başka bir gözün bakmasında fayda var" - "Şimdi ne yazık ki Anamuhalefet Partisi Başkanı 15 Temmuz'u bıraktı, sanki 15 Temmuz olmamış, millet mağdur olmamış, şehitler olmamış, gazilerimiz yaralanmamış, bedel ödememiş, bir mağdur edebiyatıdır gidiyor. Bırak kardeşim Milletin mağduriyeti mi önemli, yoksa darbecilerin mağduriyeti mi önemli? Bir şeye karar vermeniz lazım" - "Hiç kimse çağın vebası bu terör örgütünün yaptıklarını sulandırmaya kalkmasın. Bunlar, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın başına beladır. Bunlara öyle veya böyle destek anlamına gelecek her türlü faaliyet, her türlü açıklama bu millete zulümdür, bu millete yapılacak en büyük haksızlıktır"

Başbakan Yıldırım: (2)

ANKARA (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında haklarında işlem yapılanların itirazlarına ilişkin, "İşlem yapılanların sayısından fazla başvuru var. 'Ne olur, ne olmaz, bana da işlem yapılır' diye tedbirli davranıp önceden başvuranlar da var. Ne yaptıklarını bilmiyorum ama doğru bir iş yapmadıklarından eminim." dedi.

Yıldırım, Başyazıcıoğlu Camisi'nde kıldığı cuma namazının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Eğitimde tam güne ilişkin tepkilerin sorulması üzerine Yıldırım, öğrencilerin biraz mutsuz olduğunu ama genelde olumlu tepkiler aldıklarını söyledi.

Kendilerinin de öğrenciyken okul olmadığı günlerde mutlu hissettiğini anlatan Yıldırım, çocuklarının daha iyi yetişmesi için tam günün gerektiğini dile getirdi.

Sıkıştırılmış programla yarım gün eğitim yerine, çocukların sosyal, kültürel ve spor faaliyetleriyle tam gün okulda zaman geçirmelerinin önemli olduğunu söyleyen Yıldırım, bunun çalışan anne ve babalar için de kolaylık olduğunu ifade etti.

Derslik sayılarının yetersiz olduğu yönünde eleştiriler bulunduğunun söylenmesi üzerine Yıldırım, "Doğru. Tabi eleştiri değil o bir gerçek. Biz tam güne ne zaman geçeceğiz? 2019'un sonuna kadar. Yani 2017, 2018, 2019 önümüzde 3 sene var. Bu 3 sene içerisinde esas itibarıyla büyük şehirlerimiz sorunlu, buralarda gereken yeni derslikleri yapmak suretiyle, tam gün eğitim sürecini tamamlamış, başlatmış olacağız. Bir sorun olmayacak." diye konuştu.

- "Önümüzdeki hafta görüşmeler kaldığı yerden devam edecek"

Kamuoyunda öğretmenlerin mülakatla alınmasıyla ilgili itirazlar ve sürece ilişkin tartışmalar bulunduğunun belirtilmesi üzerine de Yıldırım, "Böyle şeyler konuşulur, gelir geçer. Ne kadar doğrudur, değildir, bunlara kulak asmayın. Belki binde bir böyle şeyler söylenebilir ama bunların hakikat olup olmadığı konusunda şüpheler mevcuttur. Yapılan imtihanlarda, mülakatlarda hassasiyetimiz iki noktada toplanıyor. Bir tanesi FETÖ, ikincisi bölücü terör örgütü. Bunun dışında vatanına, milletine sadık, bayrağını, yurdunu seven bütün öğretmenlerimiz için kapılar sonuna kadar açıktır." değerlendirmesini yaptı.

Meclis'te KHK'larla ilgili komisyon kurulmasına ilişkin de Yıldırım, muhalefet partilerinin genel başkanlarıyla yaptıkları konuşmada, "OHAL'de çıkarılan bütün KHK'ları geciktirmeden Meclis'e göndereceklerini ve görüşülmesini sağlayacaklarını" söylediğini aktardı.

Bunu da yaptıklarını, birincisinin Meclis ara vermeden görüşülmeye başlandığını belirten Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Zannediyorum önümüzdeki hafta görüşmeler kaldığı yerden devam edecek. Bir şey daha söyledik. 'Bunlarla ilgili kafanıza takılan, düzeltilmesinde yarar gördüğünüz hususlar varsa bunları da dikkate alırız, makul gördüklerimizi dikkate alırız' dedik. Bu sözümüzün arkasındayız. Değişen bir şey yok. Bu bütün kanunlarda aslında oluyor. Grup başkanvekilleri bir araya geliyor, konuşuyor, görüşüyor, gündemdeki kanunu nasıl ele alacaklarına karar veriyorlar. Anlaşamadıkları noktaları nasıl aşacaklarına karar veriyorlar. Bu da ona benzer bir çalışmadır. Yoksa çıkarılan bir kanun hükmünde kararnameden vazgeçmek, tamamıyla baştan sona değiştirmek gibi konular asla söz konusu olmaz."

- "Bütün bunlar gözden geçirilecek"

"FETÖ ile mücadele kapsamında, haksızlığa uğradığını iddia edenlerin başvurularına" ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, "Burada şunu bilmenizde yarar var. İşlem yapılanların sayısından fazla başvuru var. Yani 'ne olur ne olmaz bana da böyle bir işlem' yapılır diye tedbirli davranıp önceden başvuranlar da var." dedi.

"Deşifre mi ediyorlar kendilerini?" sorusu üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:

"Tabii ne yaptıklarını bilmiyorum ama doğru bir iş yapmadıklarından eminim. Maalesef FETÖ, burada da bir yanıltma hareketine girmiş durumda. Ama biz, bu millete sözümüz, bu itirazları çok titiz, kılı kırk yararak değerlendireceğiz. 70 binin üzerinde itiraz var. Bunlar belirli bir zaman alacak. Mekanizması kuruldu, bakanlıklarda değerlendirme heyetleriyle bu kararları alan heyetler değiştirildi. Olur ya başka bir gözün bakmasında fayda var. Aynı arkadaşlar olsa ne değişti? Bir ay önce verdiğiniz kararları gözden geçirecek, değiştirecek yeni bir olay mı oldu? sorusu sorulabilir. Bunun için heyeti değiştirdik. Bakan yardımcılarının başkanlığında heyetler oluşturuldu. Bunlar inceleniyor, itirazlarda ortaya konan gerekçeler dikkate alınıyor. Diyor ki 'Ben ByLock'ta yoktum veya filanca yere gitmedim, gelmedim, para yatırmadım.' Bütün bunlar birer birer detayına girilmek suretiyle gözden geçirilecek ve ondan sonra da bu dosya kapanacak.

Şimdi ne yazık ki Anamuhalefet Partisi Başkanı, 15 Temmuz'u bıraktı, sanki 15 Temmuz olmamış, millet mağdur olmamış, şehitler olmamış, gazilerimiz yaralanmamış, bedel ödememiş, bir mağdur edebiyatıdır gidiyor. Bırak kardeşim, milletin mağduriyeti mi önemli, yoksa darbecilerin mağduriyeti mi önemli? Bir şeye karar vermeniz lazım. Onun için hiç kimse çağın vebası bu terör örgütünün yaptıklarını sulandırmaya kalkmasın. Bunlar, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın başına beladır. Bunlara öyle veya böyle destek anlamına gelecek her türlü faaliyet, her türlü açıklama bu millete zulümdür, bu millete yapılacak en büyük haksızlıktır."

- "Bu bizim ortak acımızdır"

Başbakan Yıldırım, içinde bulunulan muharrem ayının Müslümanların, inananların kucaklaşmasını, kardeş olmasını gerektiren bir ay olduğuna işaret ederek, muharrem ayında Nuh Tufanı, Hazreti İbrahim'in ateşten kurtarılması ve Kerbela olaylarının yaşandığını söyledi.

Kerbela'da Hazreti Hüseyin ve arkadaşlarının hunharca katledildiğini aktaran Yıldırım, "Bu bizim ortak acımızdır. O acıyı ayrışmaya değil, kardeşliğe ve birlik beraberliğe vesile kılmamız lazım. Muharrem ayını, aşure gününü tüm İslam aleminin tebrik ediyorum. Hazreti Hüseyin Efendimiz, Peygamber efendimizin torunu, Ehl-i Beyti, 'reyhanım, çiçeğim' diye sevdiği nadide torunlarından biri. O hepimizin en yüce değeridir. Gerek Kerbela şehitlerini, gerekse ülke için, millet için, demokrasi için hayatını seve seve veren bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum. Bütün milletimizin de cuması mübarek olsun diyorum." diye konuştu.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×