Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (5)

- "Bundan sonra paralel yapının elindeki en büyük gücü, internet üzerinden algı operasyonu yapmak" - "Cemaat demeyi bırakalım. Sapık, sapkın bir dini inanışa bağlı askeri dikta heveslisi bir grup" - "Türkiye'deki bütün darbelerin mutlaka dış bağlantıları vardır"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (5)
21 Temmuz 2016 Perşembe 16:35

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) bundan sonra elindeki en büyük gücün, internet üzerinden algı operasyonu yapmak olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, Çankaya Köşkü’nde, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda "Devletin içindeki hiyerarşik yapı ve fiziki yapıyı da kastederek konuşuyorum. Bütün bunların hepsi oturulur konuşulur. Neyse gereği hangisi milletin menfaatineyse ona göre hareket ederiz. Bundan sonra paralel yapının elindeki en büyük gücü, internet üzerinden algı operasyonu yapmak." dedi.

Milli Güvenlik Kurulu'nun FETÖ'yü terör örgütü olarak kabul ettiğinde insanların "Ya kardeşim nereden terör örgütü oluyor, adamlar saf, iyi niyetli, okumuş çocuklar. Bunlardan ne istiyorsunuz, ne silahlı örgütü" dediklerini belirten Kurtulmuş, "Bu ortaya çıktı, örgütün Türkiye kamuoyunda, 79 milyonun nezdinde, sadece darbe yapamayan bir grup olarak değil, gerçekten kötü niyetli, milletin değerleriyle de çelişen bir grup olarak tescil edildiğini görüyoruz." diye konuştu.

Milletin FETÖ kaynaklı hiçbir şeye artık itibar etmediğini dile getiren Kurtulmuş, "Dolayısıyla sanki kendilerinden değilmiş gibi, başka kanalları kullanarak bir algı operasyonuyla, bu işten mümkün olduğu kadar kendilerini kurtarmak, yaralarını sarıp ilerde yapacakları başka bir şeyin hazırlıklarına girmek gibi bir stratejilerinin olduğunu tahmin ediyorum. Onun için özellikle sizden istirham ediyorum. Her biriniz faklı görüşlerde olabilirsiniz. Zerre miktarda vatanını seven herkesten beklediğimiz, bu adamların bundan sonra yapacakları örtülü ya da açık algı operasyonlarına karşı uyanık olmalıyız. Özellikle Türk medyası üzerindeki bu algı operasyonlarını kıracak, durduracak işleri yapmamız lazım." ifadelerini kullandı.

- "Öğrendiğimde uçak hareketliliği başlamıştı"

Kurtulmuş, darbe girişimini ne zaman öğrendiğine ilişkin soru üzerine, uçak hareketliliği başladıktan sonra öğrendiğini söyledi. Kurtulmuş, o geceye ilişkin, "Güzel olan, insanı hislendiren, Başbakanlık yolu sivil araçlarla kapatılmıştı. Hiç kimse onlara Başbakanlığa gidin demiş değil. Buraya 3 kere tanklar geldi. Önce 1 tank geldi sonra 3 tank geldi, hepsini vatandaşlarımız sağ olsunlar püskürttüler." diye konuştu.

Tankın birinin çok yakından 3 kere havaya ateş açtığını belirten Kurtulmuş, "En kötüsü de uçaklar... Sesi bomba zannettik, meğer bu sonik bomba dedikleri şeymiş, süpersonik bomba. Tabii kötü bir geceydi, zihnimizde kalsın da konuşmaya bile gerek yok." dedi.

Kurtulmuş, bir gazetecinin "Ergenekon ve Balyoz mağduru askerler bu süreçte gündeme gelecek mi" sorusunu şu şekilde yanıtladı:

"Zannetmiyorum, çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir şekilde ihtiyacı olacağı görünmüyor ve askeri bakımdan da askeri teamüller bakımından da hiyerarşinin dışına çıkmış olanların tekrar hiyerarşinin içine girmesi asker teamülleri bakımından da uygun olmayan bir durum."

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayıyla ilgili bir şey düşünüldü mü, lav edilmesi mümkün olabilir mi, hiç konuşuldu mu" sorularını ise "Kendi görüşümü söylüyorum, lav edilmesi mümkün olabilir. Tabii bu konu hiç konuşulmadı. Çankaya'nın korunması, Cumhurbaşkanlığı'nın korunması, TBMM'nin korunması bütün bunlar gösterdi ki mesela bu adamlar hakikaten çok daha yoğun bir saldırı yapabilirlerdi. Buraların hava savunmasının da kuvvetlendirilmesi lazım demek ki kara savunmasının da çok özel birliklerle, özel harekat gruplarıyla korunması daha doğru olduğu anlaşılıyor." şeklinde yanıtladı.

- "Cumhurbaşkanını dinlemiyor, imamını dinliyor"

"İşin acı tarafının Cumhurbaşkanı'nın, Milli Savunma Bakanı'nın ve Genelkurmay Başkanı'nın en yakınındaki adamların, özel kalem müdürlerinin ya da yaverlerinin işin içinde olmasıdır" diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Problem şurada, öyle bir yapıyla karşı karşıyayız ki çok açık, artık tanımını şöyle koyalım. Bu yapıya cemaat falan demeyi bırakalım. Sapık, sapkın bir dini inanışa bağlı, askeri dikta heveslisi bir grup. Hepimiz insanız, amirimiz var, üstümüz var. Üstünüze insani bir ilişki içinde bağlısın ama bu adamlar için maalesef, üstlerindeki, mutlak şekilde itaat edilmesi gereken yarı tanrısal bir güç. Dolayısıyla baş edilmesi çok zor, adam cumhurbaşkanının yanında, cumhurbaşkanı emir verse onu dinlemiyor, imamını dinliyor. Genelkurmay başkanını dinlemiyor, kimse imamı, onu dinliyor. İşin içerisinde cennet de var, dünya da var cehennem de var."

- "Anadolu Müslümanlığı"

Kurtulmuş, örgütle ilgili işin dini tarafının hiç konuşulmadığını belirterek, "Türkiye topraklarında Anadolu Müslümanlığı dediğimiz bu topraklardaki Müslümanlık geleneğinin temel özelliği, herkese açık olmasıdır" dedi.

"Dergahlarımız vardır, Hacıbayram Veli Dergahı, Hacı Bektaşi Veli Dergahı, Mevlevi Dergahı, Alevi Bektaşi Dergahı, Kadiri Dergahı, Nakşi Dergahı" diyen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Dergahlarda gelene de eyvallah, gidene de eyvallah. Kimseye kapı kapalı değildir, gitmek isteyene de kapı kapalı değildir. Gelen oranın usulüyle, erkanıyla hareket ederse hareket eder. Medreselerimiz vardır Anadoluluk geleneğinde. Bunlar işin ilim kısmıdır. Bilim okumaya gelene de eyvallah gidene de eyvallah. Gelen eğer başarırsa ona icazet verirler, sertifika verirler, diploma verirler, başaramazsa o da dışarı gider. Ahaliye ise açık olan camilerimiz vardır. Camilerde de hoca gelir, vaaz eder, dinleyen dinler, dinlemeyen dinlemez. İster camiye gelir, ister gelmez. Şimdi bu toprakların Müslümanlık geleneği böyle bir şey kapalı değildir içe dönük değildir ve bir insanda 99 tane İslam dışı olduğuna dair kanaat olsa bile bir tane Müslümanlığına işaret eden bir şey varsa biz o insanın Müslüman olduğuna şehadet ederiz. Anadolu toprakları zaten böyle yoğruldu."

- "IŞİD'in teolojisi ile FETÖ'nün teolojisi arasında zerre kadar fark yok"

FETÖ'nün kendi grubu dışındaki herkesi din dışı gördüğünü kaydeden Kurtulmuş, IŞİD'in teolojisi ile bunların teolojisi arasında zerre kadar fark olmadığını vurguladı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizde ise kamu alem, cümle alem birdir, Anadolu böyle fethedildi, Rumeli zaten öyle Müslüman, Türk oldu. Biraz bu topraklarda Horasan erenlerinin anlayışının payı vardır. Tekrar buraya dönmek lazım. Bu teoloji kısmı çok önemli. IŞİD ile mücadelede de yanıldığımız taraf bu, zannediyoruz ki mesele bir silahlı mücadeledir, bir politik mücadeledir. Hayır, meselenin bir de teolojik kısmı vardır. Bu teolojiyi hiç konuşmadık. Aman alınmasınlar, darılmasınlar, gücenmesinler... En hafif tabiriyle kendisini Mehdi zanneden bir adam, bağlıları tarafından da yarı tanrısal olarak görülen bir silsile. Türkiye'deki bütün darbelerin mutlaka dış bağlantıları vardır. Buradaki bağlantıların ne olup olmadığını bilmiyoruz. Bilsek bunları da konuşuruz. Hiçbir endişeniz olmasın. Bunlar gerçekten çok kuvvetli bir şekilde bu işi teyit edecek bir noktada olsalardı zaten bu işi başarırlardı diye düşünüyorum, varsa dış bağlantıları bunlar da ortaya çıkacak."

(bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×