Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (3)

- "TSK, bu örgütün saldırısına rağmen ne Türkiye'nin dış savunmasında ne PKK ve diğer örgütlerle mücadelesinde en ufak bir zafiyete uğrayacaktır, bunu rahatlıkla söylerim" - "Bundan sonrası için, Allah muhafaza, bu örgüt ya da başka bu tür yapılanmalardan Türkiye'yi kurtarmak için devletin yapısını nasıl dizayn edelim ki en ufak bir şekilde kimse ayağa kalkıp 'darbe yapacağım' diye düşünmesin. Ya da böyle bir düşüncesi olanı da düşündüğü andan, eyleme geçtiği andan itibaren yakalayıp ortaya çıkarabilelim. Böyle bir yapılanmaya ihtiyaç var" - "Bu, milletin sivil tarafının kuvvetlenmesinden geçiyor. Bu anlamda da istihbarat örgütlerinin yeniden gözden geçirilmesi, belki istihbarat örgütlerinin yapısı, bunların hepsi konuşulabilir" - "Asker-sivil ilişkileri, buradaki mekanizmaların yeniden gözden geçirilmesi, ilgili askeri birimlerin sivil otoritenin kontrolünde, emri altında olması gibi bir sürü alanda yeniden ne varsa ortaya koyacağız. Bunları konuşacağız, Türkiye'nin geleceği için hangisi en doğruysa o adımı atacağız" - "(Gülen'in iadesi) Şimdi iade talebi ile ilgili (ABD'ye) yeni 4 dosya gönderildi. Bununla ilgili de ayrı bir dosya hazırlanıyor. Ümit ediyorum ki, 10-15 gün içerisinde bu darbe soruşturmaları kapsamında elde edilen delillerle, özel olarak Fetullah Gülen ile ilgili yeni bir dosya gönderilecek"

 Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: (3)

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) saldırısına rağmen, Türkiye'nin dış savunmasında, PKK ve diğer örgütlerle mücadelesinde en ufak bir zafiyete uğramayacağını söyledi.

Kurtulmuş, Çankaya Köşkü’nde, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, soruları cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın darbe teşebbüsünü eniştesinden öğrendiğini söylediğinin hatırlatılması ve "Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) MİT Müsteşarına, Genelkurmay Başkanına bunu sordunuz mu, MİT yeniden yapılandırılacak mı?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Kurtulmuş, MGK'da konuşmaların mutlak gizlilik içerisinde olduğunu söyledi.

"Ortada devletin kurumları bakımından maalesef ciddi birtakım eksikliklerin olduğu aşikardır." görüşüne yer veren Kurtulmuş, "Zaten bu dönemde ilk işimiz bu hala birtakım yerlere sızmış olan FETÖ mensuplarının tasfiye edilmesini hızlı bir şekilde sağlamak, suçluların yakalanıp mahkemeye gönderilmesini temin etmek, hemen ikinci işimiz de Türkiye Cumhuriyeti devletinin yapısı içerisinde eksiklikler, noksanlıklar varsa, bunu kişilere indirgemeden söylüyorum, bunları giderecek olan her türlü çalışmanın yapılması." diye konuştu.

Bunların süratle gündeme geldiğini, bu konuların üzerinde çalışılacağını belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bunun bir kısmı zafiyetten kaynaklanabilir, bir kısmı da devletin yapısından, işleyişinden kaynaklanan eksiklikler olabilir. Bireysel zafiyetler ya da kurumsal zafiyetler kısmı işin kolay kısmıdır. Bunların da giderilmesi lazım. Yani bir daha öyle bir sistem kuralım ki, hiç kimsenin aklının ucundan dahi darbeye teşebbüs etmek geçmesin. Bu sistemi kuramadığımız müddetçe, böyle bir yapı ortaya koyamadığımız müddetçe maalesef bugün bu darbeyi savarsınız, yarın bir başka bir grup çıkar, der ki 'ben darbe yapacağım.' Yani devletin, ele geçirilmesi gereken bir kurum değil hizmet edilmesi gereken bir kurum şeklinde yeniden dizaynı şarttır. Bunları oturacağız, konuşacağız. Ortada açık bir zafiyet olduğu görülüyor."

- "Yaşla kuruyu ayırt etmek durumundayız"

FETÖ'ye mensup olan hiç kimsenin masumiyetinden söz edilemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ama gerçekten bu işte, biz bunu yaparken de yaşla kuruyu ayırt etmek durumundayız. Adaletin gereği budur. Suçlu olana merhamet etmeden ama suçsuz olanı da boşuna yakmadan bu süreçte titizlikle her konu, okullar konusu, devlet memuriyetinden açığa alınacaklar konusu. Yani bu örgütle bir türlü intisabı, irtibatı olanlar bunun hesabını verecekler. Çok kısa süre içerisinde bu kararlar açıklanacak. Bu alınacak, atılacak adımlarla ilgili hiçbir sade vatandaşımız, bu işte masum olan hiç kimsenin zarar görmeyeceğini açıkça söyleyebilirim. Yani kusura bakmayın ama bir türlü örgüte müzahir olmuş, örgütün emirlerini yerine getirmiş, örgütün değirmenine su taşımış, şu ya da bu şekilde... Okullar meselesi, aslında dedim 'kapağını kaldırıyoruz.' Geçmişe doğru baktığınız zaman, hepsi için söylüyorum, okullar, üniversiteler, daha evvel ortaya konuldu, ÖSYM skandalları. Öyle olmuş ki bu insanların önemli bir kısmı, maalesef çok üzüntüyle, içim yanarak söylüyorum, zaten devlet memuriyetine hak ederek değil soru çalarak girmişler. Şimdi bakıyorsunuz, aynı evde kalan adamların hepsi 99 puan almış. Biriniz 100 alın, biriniz 98 alın kardeşim. Bütün bunların hepsi ortaya konulacak."

Darbe girişiminin ardından Türkiye'nin terörle mücadelede bir zafiyet yaşamasının söz konusu olup olmayacağı sorusu üzerine Kurtulmuş, "TSK, bu örgütün saldırısına rağmen ne Türkiye'nin dış savunmasında ne PKK ve diğer örgütlerle mücadelesinde en ufak bir zafiyete uğrayacaktır, bunu rahatlıkla söylerim." dedi.

Söz konusu süreçteki istihbarat boşluğuna ilişkin yöneltilen soruları da yanıtlayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bütün bu kaygılarınızın hepsini anlıyorum. Bu sorularınızın her biri ciddi boşluklardır. Bunların bir kısmı bireysel ya da kurumsal zafiyetlerden kaynaklanmış olabilir. Bir kısmı ise yapısal zafiyetlerin sonucudur. Bu yapısal eksiklikleri cesaretle ortadan kaldıracak ve Türk milletinin yapısını tamamıyla sivil iradenin kontrolü altına alacak değişikliklerin olması zaruridir. Bu anlamda bu söylediğiniz istihbarat zafiyeti çok vahim bir durum. Detaylar ortaya çıktıkça daha da durumun vahim olduğu anlaşılıyor." diye konuştu.

Kurtulmuş, bununla ilgili her türlü çalışmanın yapılacağını vurgulayarak, "Bu durumu çözmek başka bir şey ama bundan sonrası için, Allah muhafaza, bu örgüt ya da başka bu tür yapılanmalardan Türkiye'yi kurtarmak için devletin yapısını nasıl dizayn edelim ki en ufak bir şekilde kimse ayağa kalkıp darbe yapacağım diye düşünmesin. Ya da böyle bir düşüncesi olanı da düşündüğü andan, eyleme geçtiği andan itibaren yakalayıp ortaya çıkarabilelim. Böyle bir yapılanmaya ihtiyaç var. Bu, milletin sivil tarafının kuvvetlenmesinden geçiyor. Bu anlamda da istihbarat örgütlerinin yeniden gözden geçirilmesi, belki istihbarat örgütlerinin yapısı, bunların hepsi konuşulabilir. Bunları kişisel olarak ifade ediyorum. Asker-sivil ilişkileri, buradaki mekanizmaların yeniden gözden geçirilmesi, ilgili askeri birimlerin sivil otoritenin kontrolünde, emri altında olması gibi bir sürü alanda yeniden ne varsa ortaya koyacağız. Bunları konuşacağız. Türkiye'nin geleceği için hangisi en doğruysa o adımı atacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye iadesine yönelik bir soru üzerine de Kurtulmuş, burada üzerlerine düşeni yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Kurtulmuş, daha önce iade talebi ile ilgili dosyalar olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:

"Şimdi iade talebi ile ilgili yeni 4 dosya gönderildi. Bununla ilgili de ayrı bir dosya hazırlanıyor. Ümit ediyorum ki, 10-15 gün içerisinde bu darbe soruşturmaları kapsamında elde edilen delillerle, özel olarak Fetullah Gülen ile ilgili yeni bir dosya gönderilecek. Yani 4 dosyaya ek olarak 1 dosya daha gönderilecek. Burada bizi rahatsız eden temel mesele şudur, Sayın Obama ile Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşmesi sırasında bu konu tekrar gündeme geldi. Sayın Cumhurbaşkanımız kendisinden ısrarla bu konudaki talebimizi en yüksek tonda, en yüksek mertebede bunu tekrarladı. Şimdi ben biraz da Amerikalıların empati yapmasını istiyorum. Şöyle düşünün, ABD'yi yıkmaya çalışan bir papazın örgütlediği bir örgüt var ve bu papaz Amerika'dan kaçarak Türkiye'ye geldi. Çankaya'da, İncek'te ya da İstanbul Etiler'de bir villada kalıyor. Amerikalı dostlarımız ne hissediyorsa biz de aynı şeyi hissediyoruz. Mesele bu kadar açıktır ve nettir. Hukuk gereği, dostluk gereği, müttefiklik gereği, stratejik ortaklık gereği, demokrasiye inanmış olmanın gereği Amerikalıların, hele artık bundan sonra hiç tereddüt etmeden adı geçen şahsı Türkiye'ye iade etmesidir. Bunu talep ediyoruz. Bunun da demokratik bir hakkımız olduğunu biliyoruz."

Rus uçağını düşüren pilotların gözaltına alınmasının ardından o olayla ilgili soru işaretlerinin ortaya çıktığına ilişkin yorumların hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Açık söyleyeyim, ilk andan itibaren bir şüphenin olduğu o zaman da paylaşıldı. Biliyorsunuz angajman kuralları Sayın Başbakan tarafından Genelkurmay Başkanı'na devredilir. Genelkurmay Başkanlığı da bunu Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na devreder. Orada da otomatik bir prosedür vardır. 'Rus uçağı' dediğimiz olay 17 saniyedir. O zaman hepimizde tereddütler vardı. Ama şimdi biraz aydınlanmaya başlıyor. İnşallah bu soruşturmalar sonucunda bu mesele de aydınlanır. Sayın Cumhurbaşkanımızın, benim, Dışişleri Bakanımızın, diğer arkadaşlarımızın söyledikleri Rusya ile ortaya çıkan tansiyonun düşürülmesine ilişkin sözlerdi. Bunda da siyaseten başarılı olduğumuzu ifade edebilirim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın, bizlerin söylediği iç kamuoyu bakımından siyaseten riskli bir sözdü, 'Rus uçağı olduğu bilinseydi düşürülmezdi', ama dış politika bakımından çok doğru bir yaklaşımdı. Onun sonucunu aldık. Bugün Rusya ile ilişkilerin normale dönmesinde ilk andan itibaren Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin en üst düzeyde bu meseledeki tansiyonun düşürülmesinde çok büyük katkısı olmuştur. Uçağın düşürülmesi meselesi, resmi bir şey söylemek durumundayız. 'Şu anki bilgilerimizle şudur' diyebilecek bir durumda değiliz. Soruşturma derinleştikçe benim kanaatim çok sayıda yeni bilginin ortaya çıkacağı."

"Rus uçağının düşürülmesine neden olan istihbaratta otomatik mekanizmalara sızmalar olabilir mi?" sorusu üzerine de Kurtulmuş, "O ilk andaki görüntü çok iç istihbaratı ilgilendiren bir konu değil gibi görünüyordu. Dolayısıyla bu soruşturma kapsamında birçok şey ortaya çıkar. Spekülatif konuşmayalım." dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×