Başbakan Yardımcısı Akdoğan:

- "Türkiye, Avrupa Birliği üyeliğini önemsiyor ama koşu bandında koşmak gibi... Koşuyorsun koşuyorsun bir yere vardığımız yok, hep koşmak bize düşüyor. Böyle bir ilişki olabilir mi?" - "Bu kadar vizyon sahibi bir Müslüman ülkenin Avrupa Birliği'ne girmesi, işte o liderlik, vizyonsuzluk sıkıntısı yaşayan, hiçbir önemli konuda tavır takınamayan Avrupa Birliği'ne de fayda sağlayacaktır diye düşünüyoruz" - "(Paralel Devlet Yapılanması) Bir ülkeye temsilci gönderiyoruz TİKA adına, orada yatırım yapacak, onun orada kabul edilebilmesi için bizim göbeğimiz çatlıyor. Ama birileri tek başına gidiyor, birçok ülkede kapılar açılıyor, birtakım faaliyetler. Bu gösteriyor ki bir uluslararası şebeke var ve farklı bir amaçla yürütülen bir faaliyet var"

Başbakan Yardımcısı Akdoğan:

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Türkiye, Avrupa Birliği üyeliğini önemsiyor ama koşu bandında koşmak gibi... Koşuyorsun koşuyorsun bir yere vardığımız yok, hep koşmak bize düşüyor. Böyle bir ilişki olabilir mi?" dedi.

ATO Congresium'da Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğince düzenlenen "5. Uluslararası Öğrenciler Mezuniyet Programı ve Kariyer Günleri"ne Akdoğan'ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kudret Bülbül de katıldı.

Akdoğan, burada yaptığı konuşmada, Hakkari'nin Çukurca ilçesinde teröristlerle çıkan silahlı çatışmada 6 askerin, müdahale için bölgeye sevk edilen helikopterin düşmesi sonucu da 2 pilotun şehit olduğunu anımsatarak, "Şehitlerimize Cenab-ı Haktan rahmet diliyorum, onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum." dedi.

Bu sürecin meşakkatli olduğunu belirten Akdoğan, terörle mücadelenin sabır ve sağduyu gerektirdiğini, dayanışma içerisinde verilmesi gereken bir mücadele olduğunu ifade etti.

Akdoğan, Türkiye'nin son dönemde özellikle terör ve göçmenler konusunda yalnız bırakıldığına dikkati çekti. Uzun yıllardır Türkiye'nin terör belasıyla uğraştığını, birçok örgütün eş zamanlı saldırılarına maruz kaldığına değinen Akdoğan, buna karşın kimsenin sesinin çıkmadığını söyledi.

Yalçın Akdoğan, Avrupa ülkelerinde bir hadise meydana geldiğinde önemsendiğini ama Pakistan, Irak, Yemen ya da Türkiye'de gerçekleştiğinde ise uluslararası haber kanallarının bile olaya yer vermediğini, bu durumun da "çifte standart" şeklinde yorumlanabileceğini belirtti.

Türkiye'nin 3 milyon civarında mazluma, mağdura ve sığınmacıya kucağını açtığını anımsatan Akdoğan, "Ama kimsenin bu konuda da taşın altına elini koymak gibi bir derdi olmadığını bugüne kadar gördük. Suriye'de siyasi nüfuz mücadelesi için uçaklar kaldırıyorlar, uçak gemileri gönderiyorlar, trilyon dolarlar harcanıyor. 'Gel bir çocuğun elinden tut, başını okşa' dediğinde o süper güçlerin hiçbiri ortada yok." ifadesini kullandı.

- "Şehit ailelerinin kabul etmediği hiçbir şeyi kabul etmeyiz"

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Avrupa Birliği sürecinin Türkiye için çok önemli olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

"Ama bu yalnız bırakıldığımız konularda Avrupa Birliği'nin nasıl bir vizyonsuzluk içerisinde olduğunu, nasıl bir ortak politika ortaya koyamadığını görüyoruz. Darbe olur, idamlar olur, siyasetçiler asılır, Suriye'de yüz binlerce insan ölür ses çıkaramazlar. Peki ne işe yarıyorsun sen? Türkiye, Avrupa Birliği üyeliğini önemsiyor ama koşu bandında koşmak gibi... Koşuyorsun koşuyorsun bir yere vardığımız yok, hep koşmak bize düşüyor. Böyle bir ilişki olabilir mi? Başka ülkelere Avrupa Birliği üyeliği için şart koşmadıkları şeyleri, vize kabulü için şart koşuyorlar. Böyle bir çifte standart olmaz. Yapıyorsun yapıyorsun yeni yeni şeyler çıkıyor.

Şimdi de 'terör tanımı' diye tutturdular. Biz şehit ailelerinin kabul etmediği hiçbir şeyi kabul etmeyiz. İstanbul'un, Edirne'nin, Antalya'nın, Trabzon'un, Van'ın kabul etmediği hiçbir şeyi kabul etmeyiz."

- "Bizim göbeğimiz çatlıyor"

Son yıllarda eğitim alanında gerçekleşen yenilikleri anlatan Akdoğan, çok önemli mesafe alındığını, yaşanan olumsuzlukların da ortadan kaldırıldığını kaydetti.

Akdoğan, Türkiye Bursları Projesi'nin yeni bir dönemin kapılarını açtığını, her yıl ortalama 5 bin öğrenciye burs verildiğini bildirdi.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin önemli olduğunun altını çizen Akdoğan, "Bu kadar vizyon sahibi bir Müslüman ülkenin Avrupa Birliği'ne girmesi, işte o liderlik, vizyonsuzluk sıkıntısı yaşayan, hiçbir önemli konuda tavır takınamayan Avrupa Birliği'ne de fayda sağlayacaktır diye düşünüyoruz." ifadesini kullandı.

Eğitime ve insana yatırım yapmayı hep bir öncelik olarak gördüklerini vurgulayan Akdoğan, şunları kaydetti:

"Gizli gündemle hareket etmedik. Ama bazıları birtakım gizli gündemlerle birtakım ülkelerde bazı faaliyetler yürüttü. Uluslararası bir şebekenin piyonu olarak, o ülkelere gidip o ülkelerin siyasetini dizayn etmek için, imkanlarını sömürmek için farklı maksatlarla hareket eden yapıların olduğunu da gördük, görüyoruz. Masum bir faaliyet gibi görünüyor ama arkasında başka amaçlar var, Paralel Devlet Yapılanması'ndan bahsediyorum.

Biz, devletiz. Bir ülkeye temsilci gönderiyoruz TİKA adına, orada yatırım yapacak, onun orada kabul edilebilmesi için bizim göbeğimiz çatlıyor. Ama birileri tek başına gidiyor, birçok ülkede kapılar açılıyor, birtakım faaliyetler. Bu gösteriyor ki bir uluslararası şebeke var ve farklı bir amaçla yürütülen bir faaliyet var. Şimdi Türkiye'de bunların yaptıkları işler ne kadar hastalıklı bir yapı olduğunu ortaya koydu. Diğer ülkeler de tedbir alıyor, bunlar 'demokrasi, hukuk sistemi için tehdittir' diye."

Başbakan Yardımcısı Akdoğan ile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun konuşmaları sonrasında mezun olan yaklaşık 5 bin öğrenci kep attı.

Ardından Akdoğan ile Çavuşoğlu, bugün ve yarın sürecek Kariyer Günleri'nin açılışını gerçekleştirip, Anadolu Ajansı ve TRT başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşların stantlarını gezdi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×