Bakanlar Kurulu toplantısı

- Başbakan Yardımcısı Canikli: (2) - "15 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında bölücü terör örgütüyle mücadele çerçevesinde 13,1 ton amonyum nitrat ele geçirilmiş, 339 adet patlayıcı yapımında kullanılan tüp ele geçirilmiş ve 129 el yapımı patlayıcı bulunarak imha edilmiştir" - "Aynı faaliyet kapsamında güvenlik güçlerimizin ve istihbarat birimlerimizin yaptığı çalışmalar neticesinde 229 tane önemli olay engellenmiştir. Bu olayların 155 tanesi patlayıcıların engellenmesi, 39 tanesi bombalı araç patlatma teşebbüsünün engellenmesi, 19 tane canlı bomba hadisesinin engellenmesi ve 24 olay da eylem yapma hazırlığındaki örgüt mensuplarının ele geçirilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır" - "(Cerablus'ta altyapı ve ihtiyaçların giderilmesi çalışmaları) Önümüzdeki pazartesi gününe kadar su verilecek, cumartesi gününe kadar da enerji ihtiyaçları karşılanmış olacak"

Bakanlar Kurulu toplantısı

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "15 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında bölücü terör örgütüyle mücadele çerçevesinde 13,1 ton amonyum nitrat ele geçirilmiş, 339 adet patlayıcı yapımında kullanılan tüp ele geçirilmiş ve 129 el yapımı patlayıcı bulunarak imha edilmiştir." dedi.

Canikli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Toplantıda diğer terör örgütleriyle ilgili olarak mücadele konusunda gelinen nokta ve atılan adımların ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini belirten Canikli, özellikle bölücü terör örgütüyle mücadelede de kuvvetli kararlılığın bir kez daha teyit edildiğini aktardı.

Canikli, bölücü terör örgütüyle mücadele çerçevesind, 15 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında 12 farklı noktada orta ölçekte operasyonların gerçekleştirildiğini ve hala devam ettiğini vurgulayarak, bu çerçevede söz konusu tarihlerde Kars, Bingöl, Tunceli, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Hakkari ve Ağrı'nın çeşitli bölgelerindeki operasyonların yapıldığı bilgisini paylaştı.

Son derece başarılı sonuçların elde edildiğini, bölücü terör örgütünün buradaki yuvalanmaları ve mesken tutmalarının, buralardan yola çıkarak Türkiye içlerine yönelik operasyon gerçekleştirmelerinin hemen hemen ortadan kaldırıldığına dikkati çeken Canikli, şöyle devam etti:

"Bu bölgelerden bazıları uzun yıllardan beri operasyon yapılmayan bölgelerdir. Şu an itibarıyla Türkiye içerisinde operasyon yapılmayan hemen hemen hiçbir bölge kalmamıştır. Bunların bir kısmı tamamlanmış, bir kısmıyla ilgili operasyonlar ve çalışmalar devam etmektedir. Bu mücadele çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılmayan datayları paylaşmak istiyorum.

15 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında bölücü terör örgütüyle mücadele çerçevesinde 13,1 ton amonyum nitrat ele geçirilmiş, 339 adet patlayıcı yapımında kullanılan tüp ele geçirilmiş ve 129 el yapımı patlayıcı bulunarak imha edilmiştir. Yine aynı faaliyet kapsamında bugüne kadar güvenlik güçlerimizin ve istihbarat birimlerimizin yaptığı çalışmalar neticesinde 229 tane önemli olay engellenmiştir. Bu olayların 155 tanesi patlayıcıların engellenmesi, 39 tanesi bombalı araç patlatma teşebbüsünün engellenmesi, 19 tane canlı bomba hadisesinin engellenmesi ve 24 olay da eylem yapma hazırlığındaki örgüt mensuplarının ele geçirilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır."

Canikli, kamuoyuna maalesef üzücü sonuçlarıyla ortaya çıkan hadiselerin yansıdığını ama gerçekleşenden çok daha fazlasının güvenlik güçlerinin aldığı tedbir ve yaptığı çalışmalarla önceden engellediğinin altını çizdi.


- "Harekatın temel amacı ülkenin sınır güvenliğinin sağlanmak"


Canikli, 24 Ağustos'ta saat 04.00'te Suriye içerisinde başlayan Fırat Kalkanı Harekatı'na işaret ederek, harekatın temel amacının ülkenin sınır güvenliğinin sağlanması olduğunu söyledi.

Bu durumun uluslararası hukukun Türkiye'ye verdiği hakkın kullanılması çerçevesinde yürütüldüğünü ifade eden Canikli, son 1-1,5 ayda Suriye topraklarından Türkiye'ye yönelik olarak bir top atışı, 27 havan atışı ve iki roket atışının gerçekleştirildiğini, 21 vatandaşın hayatını kaybettiğini anımsattı.

Fırat Kalkanı Harekatı'nın temel amacının, Türkiye topraklarına yönelik saldırıların engellenmesi ve hudut güvenliğinin sağlanması olduğunu ifade eden Canikli, şöyle devam etti:

"2015 ve 2016 yıllarında sınırlarımızdan 62 değişik ülkeden, bin 449 yabancı savaşçı Türkiye-Suriye hududunda yakalanmıştır. Bütün bunlar böyle bir operasyonun yapılmasını zaruri hale getirmiş ve Türkiye de uluslararası hukuktan doğan bu hakkını kullanarak, sınır güvenliğini sağlamak amacıyla bu operasyonu başlatmıştır.

Aynı zamanda DEAŞ terör örgütü ve diğer terör örgütlerine yönelik bu harekat başlatılmıştır. Birleşmiş Milletler kararları, DEAŞ ile mücadele konusunda ilgili ülkelere sorumluluk da yüklemektedir. Bu çerçevede koalisyon harekatına katkı sağlamadır. Temel amaç olmamakla birlikte temel hedef, sınır güvenliğinin sağlanması ve başta DEAŞ olmak üzere terör örgütleriyle mücadele ama bunun yanında; Suriyeli göçmenlerin kendi topraklarına ve ülkelerine dönmelerini sağlamak amacıyla uygun ortam oluşturmaktır."


- "Önümüzdeki pazartesi gününe kadar su verilecek"


Canikli, şu anda Türkiye'de uzun yıllardan beri konaklayan Cerablus orijinli Suriyelilerin, bu bölgeye dönmeye başladıklarına değinerek, "Şu anda bunlarla ilgili tespitler yapılıyor. Suriye ile ilgili sıkıntılar başlamadan önce o bölgede yaşayan insanların ve şu anda Türkiye'de ikamet eden Suriyelilerin bu bölgeye göçü ya da yerleştirilmesi noktasında teşvik ediyoruz. Bu yerleşim olduktan sonra bir müddet onlar desteklenmeye devam edilecek. Orada sistem tamamen oturana kadar devam edecek. Bununla ilgili gerekli altyapı ve ihtiyaçların giderilmesi çalışmaları da devam ediyor. Cerablus'a önümüzdeki pazartesi gününe kadar su verilecek, cumartesi gününe kadar da enerji ihtiyaçları karşılanmış olacak." diye konuştu.

Harekat yapılırken Türkiye'nin gözettiği hususlara da değinen ve bunun başında sivillerin korunmasının geldiğinin altını çizen Canikli, bunun için gereken her türlü hassasiyetin gösterildiğini vurguladı.

Canikli, "Zaman zaman içeride ve dışarıda kamuoyuna yansıyan o bilgiler, kesinlikle doğru değildir ama ona rağmen bu tür iddiaları da ciddiyetle araştırıyoruz. Yani sivillere yönelik olarak bu çalışmalar sırasında herhangi bir zarar gelme ihtimalini engellemek için her türlü tedbiri alıyoruz." dedi.

Suriye devletinin toprak bütünlüğünün korunmasına riayet edildiğini dile getiren Canikli, bunun önceliklerinin arasında bulunduğunu ve son derece önemli olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×