Bakanlar Kurulu toplantısı

- Başbakan Yardımcısı Canikli: (5) - "Biz müttefiklerimizin bu mutabakat ve verilen sözler çerçevesinde PYD ve YPG'nin tamamen Fırat'ın doğusuna geçirileceğine inanıyoruz kesinlikle, geçmeleri de gerekir. Orada kalmaları gibi bir durum söz konusu olamaz. Bunun altını, kalın harflerle çizerek vurguluyorum" - "Kredinin açıldığı dönemde ya da kredi ilişkisinin başlatıldığı dönemde FETÖ'yle ya da terör örgütleriyle bağlantılı olduğu bilinmeyen, o konuda devletin kayıtlarında herhangi bir kaydın yer almadığı bir durumda o krediyi açanların sorumlu tutulmasıyla ilgili bir durum söz konusu. Fiili olarak böyle bir gelişme söz konusu, bu tabii kişiler sahip olmadıkları bilgilerden yola çıkarak sorumlu tutulmamaları gerekiyor, bu, adalet anlayışıyla bağdaşmaz"

Bakanlar Kurulu toplantısı

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "Biz müttefiklerimizin bu mutabakat ve verilen sözler çerçevesinde PYD ve YPG'nin tamamen Fırat'ın doğusuna geçirileceğine inanıyoruz kesinlikle, geçmeleri de gerekir. Orada kalmaları gibi bir durum söz konusu olamaz. Bunun altını, kalın harflerle çizerek vurguluyorum." dedi.

Canikli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, "OHAL süresinde uzama söz konusu mu? Fırat Kalkanı Operasyonuna ilişkin ABD ile varılan bir mutabakatta vardı PYD'nin Fırat'ın doğusuna geçmesi yönünde. ABD'den geçişlerin başladığı yönünde bazı açıklamalar geliyor. Bölgede son durum böyle midir?" sorusuna Canikli, "Şu an itibarıyla daha önce Amerika ve koalisyon ülkeleriyle mutabakata varılan o noktaya henüz gelmiş değiliz tam olarak. Arazideki durum bu ama konuşmalar, görüşmeler, mutabakatlar ortada, herkes tarafından biliniyor. Biz müttefiklerimizin bu mutabakat ve verilen sözler çerçevesinde PYD ve YPG'nin tamamen Fırat'ın doğusuna geçirileceğine inanıyoruz kesinlikle, geçmeleri de gerekir. Orada kalmaları gibi bir durum söz konusu olamaz. Bunun altını, kalın harflerle çizerek vurguluyorum. Ama şu an itibarıyla tam olarak bunu söyleyemiyoruz." yanıtını verdi.

Canikli, OHAL'in uzamasıyla ilgili aldıkları bir kararın bulunmadığını bildirdi.

- "Operasyonlar aynı kararlılıkla, şiddetle devam edecek"

"Başbakan PKK ile mücadelede artık yeni bir dönem açıldığını ifade etmişti, 'savunma değil taarruz, 10, 12 bölge' demişti. Siz de 12 bölge olarak saydınız. 'Orta ölçekli' dediniz. Bundan sonra daha mı şiddetli olacak PKK ile mücadele?" sorusu üzerine Canikli, şu yanıtı verdi:

"Orta ölçek askeri bir tabir, ben de aslında kullanırken tereddüt ettim. Yoksa bu mücadelenin ağırlığını, önemini yansıtan bir kelime değil tamamen askeri bir tabir. Anladığım kadarıyla ağır ölçekli olan topyekün savaşlarda birliklerin kaydırılması durumunda sanıyorum kullanılan bir tabir. Yoksa bu mücadelenin şiddetini kararlılığını gösteren bir tabir değil. 15 Temmuz'dan bugüne kadar, 12 noktada yapılan operasyonlardan bahsettim. Bir kısmı devam ediyor. Bunların özellikle saydım bu isimleri ki, bunların önemli bölümüne bugüne kadar çok fazla bu anlamda bir müdahale olmamış."

Bu bölgelerin ortak özelliğinin terör örgütünün üs kurarak, Türkiye içlerine veya yakın bölgelere müdahale etme imkanı olduğunu belirten Canikli, "Mahkemeler kurulmasından tutun da orada sözde mahkemeler, vergi daireleri sözde sorgulamalar her neyse kontrol amaçlı alan olarak kullandığı yerler. Bunlar büyük oranda ortadan kaldırılmıştır, tarumar edilmiştir." dedi.

Gelecek dönemde operasyonların aynı kararlılıkla şiddetle devam edeceğini aktaran Canikli, bunu bir siyasi söylem olarak dile getirmediklerini söyledi.

Canikli, çalışmaların gerçek anlamda terör örgütünün bir daha bu milletin başına bela olmayacak şekilde tasfiye edilene, ortadan kalkana kadar kararlı şekilde devam edeceğine işaret etti.

Aktif olunacağını çünkü saldırıların Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenliği altında bulunan topraklara karşı yürütüldüğünü vurgulayan Canikli, "Elbette aktif olacağız, saldıracağız. Bu yöntem bu politika doğrudur. İnşallah sonuç alacağız. Tabii bu olayları sadece Türkiye'ye yönelik bir terör saldırısı bağlamında düşünmemek gerekiyor, işin Irak, Suriye genel olarak küresel boyutları da var. Zaten biz de olayı bütün boyutlarıyla düşünüyoruz. O boyutların tamamında hareket halindeyiz. Aktif olarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Fırat Kalkanı Operasyonu'nu da bu yönüyle bu çerçevede düşünmek gerekiyor." diye konuştu.

- "Büyük oranda çalışmalarımız tamamlandı"

"Hem kredi kartlarıyla taksit sayısı ile ilgili hem de tüketici kredileriyle ilgili ince ayar bir çalışma yaptığınızı söylediniz. Sona geldi mi?" sorusuna Canikli, şu cevabı verdi:

"Tüketici kredileriyle ilgili ve kredi kartlarıyla ilgili çalışmamız aşağı yukarı tamamlandı. Gerçekten çok hassas ve ince ayar bir çalışma yapıyoruz. Bir taraftan kredi kartlarında ve tüketici kredilerindeki taksit sınırlaması getirilmesi nedeniyle ekonomik aktivitelerdeki daralmayı telafi etmeye, ortadan kaldırmaya yönelik bir çalışma yapıyoruz. Nitekim 2016'nın ilk altı ayında kredi kartlarının kullanımındaki hacimde artış reel artış negatif, aynı şey tüketici kredileri için de geçerli yani nominal yüzde 2-2,5 civarında bu reel olarak azalma anlamına geliyor. Dolayısıyla burada bir tahrik edici, ticareti, alışverişi hareketlendirici bir adım atmamız gerekiyor, onun için de hem kredi kartlarında hem de tüketici kredilerinde taksit sayısının artırılması gerekiyor. Ama bunu yaparken de özellikle bazı yan etkilerin de ortaya çıkmaması için hassas tedbirler alıyoruz. O da nedir, özellikle cari açığı olumsuz yönde etkilememesi için bu genişlemeyi daha çok Türkiye’de üretilen mal ve hizmetlerle ilgili kullanmak istiyoruz."

İthalata dayalı mal ve hizmetlerin kredi kartı ve bireysel kredi çerçevesinde tüketilmesinde, onlara bu genişlemeyi uygulamak istemediklerini ifade eden Canikli, "Olabildiği ölçüde tasnif edebildiğimiz ölçüde, tadat edebildiğimiz ölçüde, teknik olarak bu ayrımları yapabildiğimiz ölçüde. Mesela bu ayrımlardan bir tanesi zaten şu anda öyle, cep telefonu… Cep telefonunda biliyorsunuz kredi kartında sıfır taksit yani taksit imkanı yok şu anda ama başka yollarla arkasından dolanarak bu yasak ihlal edildi, amaç da belli ölçülerde tam olarak gerçekleşmedi ama yüzde 65-70 oranında o talepte bir daralmaya ulaşıldı ama yüzde yüze ulaşamadı onun da nedeni farklı yöntemlerle satıcıların bu taksit sınırını aşmak için farklı yöntemler kullanması, bunun ayrıntılarına girmek istemiyorum şu anda." değerlendirmesinde bulundu.

Alınacak kararlarda bu durumların da engelleneceğini belirten Canikli, şunları kaydetti:

"Kesinlikle dolaylı bir şekilde doğrudan yapamazlar zaten ama dolaylı bir şekilde bu kuralı ihlal etmek amacıyla arkadan dolanma yöntemlerinin de önünü kapatacağız tamamen. İnce ayardan kastettiğimiz bu hassasiyetimizdir. Tabii birkaç kurumla daha görüşmelerimiz olacak, esas itibariyle ana çatı ortaya çıkmaya başladı. Netleştikten sonra, ama aşağı yukarı büyük oranda çalışmalarımız tamamlandı. Bayram olmasaydı önümüzdeki hafta çıkaracaktık ama artık bayramdan sonraya kalacak büyük ihtimalle. İnşallah onu en kısa zamanda uygulamaya koyacağız, yani cari açıkta bir rahatsızlığa yol açmadan, ekonomide talebi canlandıracak, teşvik edecek, tahrik edecek bir dizi kararları bu çerçevede almış olacağız."

- "Yeni KHK’lar çıkacak, olağanüstü KHK'lar çıkacak"

Canikli, "Dün Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu heyetiyle yaptığınız görüşmede yeni bir KHK'nın çıkarılacağını söylemiştiniz ekonomi bankacılık alanında. Eğer bankacılar, FETÖ ile ilişkisini bilmedikleri şirketlere bu ilişkiyi bilmeden kredi açarlarsa sorumlu tutulmayacaklar. Bu KHK çıkarıldı mı, onaya sunuldu mu?" sorusuna şu karşılığı verdi:

"Yeni KHK’lar çıkacak, olağanüstü KHK'lar çıkacak. Dediğiniz gibi ilk kararnameyi, inşallah bankalarımızı ilgilendiren bir düzenleme de yer alacak, bahsettiğiniz konuyla alakalı. Bankaların sıkıntıda olduğu bir mesele var. Kredinin açıldığı dönemde ya da kredi ilişkisinin başlatıldığı dönemde FETÖ'yle ya da terör örgütleriyle bağlantılı olduğu bilinmeyen, o konuda devletin kayıtlarında herhangi bir kaydın yer almadığı bir durumda o krediyi açanların sorumlu tutulmasıyla ilgili bir durum söz konusu. Fiili olarak böyle bir gelişme söz konusu, bu tabii kişiler sahip olmadıkları bilgilerden yola çıkarak sorumlu tutulmamaları gerekiyor, bu, adalet anlayışıyla bağdaşmaz. Biliyorsa o bilgiyi kendisi o zaman elbette sorumlu tutulur ama daha sonra ortaya çıkmış o anda FETÖ'yle bağlantısı hiçbir şekilde bilinmeyen kişi ya da şirketlere kredi kullandırmış daha sonra da FETÖ'yle bağlantısı bir şekilde tespit edilmiş. Böyle bir durumda elbette krediyi açan kişilerle ilgili herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün değil doğru değil, bunu telafi edici, ortadan kaldırıcı düzenlemeyi inşallah önümüzdeki kararnameye koyacağız. Esasında bu kararnameye koyacaktık ama çok hassas bir konu, ince çalışılması gerekiyor üzerinde. Farklı boyutları olan bir alan. Daha derin ve muhtemel yan etkileri tam olarak test edilmeden hazırlanmıştı, yani biraz daha çalışılması gerekiyordu, onu tamamladık şu anda olgunlaştırdık, önümüzdeki kararnamede inşallah onu koyacağız."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×