Babasının, tank atışıyla vurulmasına tanık oldu

- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsü'nde tank atışıyla yaralanan Ali Osmanoğlu, 18 yaşındaki oğlu Abdullah tarafından hastaneye götürüldü - Babasının vuruluşuna tanık olan Abdullah Osmanoğlu: - "Boğaziçi Köprüsü'nde yoğun bir ateş hattı vardı, herkes ateş altında kalmıştı. Babam ve bir arkadaşı en ileriye kadar gitti. Benim geride kalmamı söylediler. Amcam da beni geride tutuyordu ama ben bir şekilde kurtulup ileriye, babamın yanına gittim. O sırada TOMA'ya atılan top mermisinden sonra bir şarapnel parçası babama isabet etti" - "Bağırdım, çağırdım, yardım istedim. Kimsenin geleceği yok, ambulans yok. O an orada babamı bırakıp tankların üzerine doğru gittim. Orada siper edilmiş bir araba vardı, 'Yardım edin, babam vuruldu' dedim. Hemen o arabayı sahibi getirdi, babamı alıp çıktık"

Babasının, tank atışıyla vurulmasına tanık oldu

İSTANBUL (AA)- UĞUR İSLAMOĞLU-GÖKHAN YILMAZ - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsü'nde tank atışıyla yaralanan Ali Osmanoğlu'nun Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'ndeki tedavisi sürüyor.

Başına isabet eden şarapnel parçasıyla ağır yaralanan Osmanoğlu'nu olay gecesi 18 yaşındaki oğlu Abdullah hastaneye götürdü. Halen yoğun bakımda tedavisi süren ve vücudunun bir kısmı felç olan Osmanoğlu'nun eşi, annesi ve oğlu 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Osmanoğlu'nun oğlu Abdullah Osmanoğlu, darbe girişimini haber alır almaz babasıyla birlikte Ümraniye'deki evlerinden ayrılarak sokağa çıktıklarını, yürüyerek önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kısıklı'daki evinin önüne, ardından Boğaziçi Köprüsü'ne ulaştıklarını söyledi.

Osmanoğlu, o akşam Boğaziçi Köprüsü'nde yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Köprüde yoğun bir ateş hattı vardı, herkes ateş altında kalmıştı. Babam ve bir arkadaşı en ileriye kadar gittiler. Benim geride kalmamı söylediler. Amcam da beni geride tutuyordu ama ben bir şekilde kurtulup ileriye, babamın yanına gittim. O sırada TOMA'ya atılan top mermisinden sonra bir şarapnel parçası babama isabet etti. Başının sol arka tarafına gelen şarapnel parçası nedeniyle kafatası kırıldı. Ben yere yattım kurtulabildim, babam benim kadar hızlı olamadı. Babam yüzüstü yatıyor ve kafasından kanlar akıyordu. Bağırdım, çağırdım, yardım istedim. Yani kimsenin geleceği yok, ambulans yok. O an orada babamı bırakıp tankların üzerine doğru gittim. Orada siper edilmiş bir araba vardı, 'Yardım edin, babam vuruldu' dedim. Hemen o arabayı sahibi getirdi, babamı alıp çıktık. Yollar kapalıydı, başka bir araca nakledip tekrar yola devam ettik. Numune Hastanesi'ne gitmek istedik ancak yollar tırlar tarafından kapatılmıştı. Bir ambulans görüp peşine takıldık ve o şekilde bir hastaneye ulaşabildik."

Osmanoğlu, darbe girişiminin yaşandığı gece köprüde bulunan vatandaşların askerlere "Silahlarınızı bırakın, sizleri sağ salim karakola teslim edelim" çağrısında bulunduğunu belirterek, "Asker bu çağrıya kulak asmadı.Düşünsenize, tekbir getirilen yere ateş açıyorlardı" diye konuştu.

Darbeci askerlerin, kalabalığın artması üzerine tank atışı yaptığını anlatan Abdullah Osmanoğlu, "Köprüde hepsi ayrı ayrı sıkıyordu. Halk artık onları durdurmak için yavaş yavaş yürümeye başladığında da hepsi birden sıkıyordu. Ağır ateş altında kalıyorduk. O sırada baktılar yapacak bir şey yok, tankla ateş açtılar. Ondan sonra zaten çok yaralı oldu. Er ve erbaşlar da komutanlarla aynı şekilde sıkıyordu. Hiç düşünmediler, 'Benim arkadaşlarım da akrabalarım da vardır orada' demediler. Türk bayrağının olduğu yere Türk askeri ki ben onlara Türk askeri de demiyorum, bize ateş açtı." şeklinde konuştu.

Babasını hastaneye ulaştırdıkları anda yaşadıklarını anlatan Osmanoğlu, "İlk başta bize 'her şeye hazırlıklı olun' dediler. 3 saat kadar ameliyatı sürdü, daha sonra '48 saat uyutacağız, yine her şeye hazırlıklı olun' dediler. Ancak babam ameliyattan çıktıktan bir süre sonra uyandı, değerleri normale döndü. Kafatasında enfeksiyon riski var, onu da atlattıktan sonra fizik tedavisi yapılıp Allah'ın izniyle sağ hastaneden salim çıkacak." dedi.

- "Bu bir darbe değil, bu bir katliam"

Ali Osmanoğlu'nun annesi İsmihan Osmanoğlu da, iki oğlu ve tüm torunlarının o gece darbe girişimine karşı koymak için sokağa çıktığını belirterek, şunları anlattı:

"İki gün sonra oğlumun yanına girebildim. Oğlumun sağ ayağı, sağ kolu, sağ gözü felç, dili dönmüyor. Kabus bu, başka bir şey değil. Bu bir kabus. Ama bir de şu var; vatanım, bayrağım için hepimizin canı feda, ama ben bir anne olduğum için dayanamıyorum. Şehitlere de Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimizin bir an önce iyi olmalarını Allah'tan niyaz ediyorum. Hepimizin başı sağolsun. Hepimiz büyük bir kabustan uyandık. Bu Çanakkale savaşı, başka bir şey değil. Bu bir ihanet. Ben çok darbe gördüm ama bu bir darbe değil. Bu bir katliam. Ben bunu biliyorum."

Ali Osmanoğlu'nun eşi Ümmühan Osmanoğlu ise duygularını şöyle ifade etti:

"Sabah saat 04.00 dolaylarında haberi aldım. Önce, korkmayayım diye bana tam olarak ne olduğunu söylemediler. Daha sonra hayati tehlikesi olduğu için söylediler, 'Hanımı yanında olsun' dediler. Ben de koştum ama ameliyata alınmıştı. Kabus gibi bir geceydi. Şimdi yavaş yavaş düzeliyor Allah'ın izniyle. Doktorlar büyük bir mucize gerçekleştirdiğini söylüyorlar. Ancak başına darbe aldığı ve kafatası kırıldığı için halen riskini de koruyor zannediyorum."

İSPARK'ta çalışan Ali Osmanoğlu'nun tedavisine Fatih Sultan Mehmet Hastesi'nde devam ediliyor.









Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×