"Askeri casuslukta kumpas" davası

- İzmir'deki "askeri casusluk soruşturması"nda sahte delil üretilerek kumpas kurulduğu iddiasıyla FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında 68 sanığın yargılandığı davanın duruşması, iddianamenin okunmasıyla devam ediyor - Yarbay Şahin'in iddianamedeki ifadesinden: - "Askeri ihtiyaçların milli kaynaklardan karşılanmak istemesine engel olmak isteyen asker ya da sivil kişilerce hedef alınmış olabileceğimi de düşünüyorum" - Yarbay Topaloğlu: - "Tüm arama kararları ve diğer yazışmalar şu an oturmuş olduğum adrese yapılmışken, mahkemede tutuklanma müzekkeresindeki adresime yazılması, uygulanan bu komplonun 2008 yılında kurgulandığını düşündürüyor"


İZMİR (AA) - İzmir'deki "askeri casusluk soruşturması"nda sahte delil üretildiği iddiasıyla ilgili "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY)" yönelik soruşturma kapsamında 20'si tutuklu 68 sanık hakkında açılan davanın duruşmasına iddianamenin okunmasıyla devam edildi.

2. Ağır Ceza Mahkemesindeki "askeri casusluk soruşturması" için duruşma salonuna çevrilen İzmir Adliyesi Sosyal Tesisleri'nin konferans salonunda görülen duruşmada, bazı sanık ve müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato tarafından hazırlanan bin 13 sayfalık iddianamenin okunmasına "müşteki ve sanık ifadeleri" bölümünden devam edildi.

Askeri casusluk davasında 17 ay tutuklu kalan ve yargılamanın ardından beraat eden emekli Yarbay Doğan Şahin, iddianamedeki ifadesinde, soruşturmaya dahil edilmeden önce yüksek lisans ile komutanlık ve karargah subaylığı eğitimini tamamladığından 2 kez erken terfi ettirildiğini, Balyoz ve Poyrazköy gibi soruşturmaların ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görev kademesinde boşluklar meydana geldiğini, bu görevlere atanma durumunun gündeme gelmesi üzerine, istedikleri kişiyi söz konusu göreve getirmek isteyen kişilerce hedef seçildiğini belirtti.

2011'deki yüksek lisans tezinin Türk Deniz Kuvvetlerinde malzeme yönetimi olduğuna dikkati çeken Şahin, "Tezimde geçen konuların birçoğu gerçekleştirilerek kullanılmaya ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları yerli sermayeden karşılanmaya başlamıştı. Bu sebeple askeri ihtiyaçların milli kaynaklardan karşılanmak istemesine engel olmak isteyen asker ya da sivil kişilerce hedef alınmış olabileceğimi de düşünüyorum." görüşünü paylaştı.

- "Komplonun 2008'de kurgulandığını düşünüyorum"

Askeri casusluk davasından beraat eden Piyade Yarbay Ümit Topaloğlu da iddianamedeki ifadesinde, evindeki aramada suç unsuruna rastlanmamasına ve davada yargılanan 357 kişiyle herhangi bir HTS kaydı olmamasına rağmen 22 ay tutuklu kaldığına işaret ederek, soruşturmada görevli hakim, savcı, polis, Genelkurmay Başkanlığı tarafından seçilmiş olan, belgeleri değerlendirme heyetinde bulunan kişiler ve Genelkurmay Adli Müşavirliğinin, oynanan oyuna alet edildiklerini öne sürdü.

Gözaltına alınıp mahkemeye çıkarılana kadarki evrakta güncel adresinin yazılı olduğunu ancak tutuklama müzekkeresinde 2008'de görev yaptığı Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki adresinin yer aldığına dikkati çeken Topaloğlu, şunları kaydetti:

"Bu adreste 5 yıl önce oturdum, adresin sehven yazılmış olduğunu düşünmüyorum. Tüm arama kararları ve diğer yazışmalar şu an oturmuş olduğum adrese yapılmışken, mahkemede tutuklanma müzekkeresindeki adresime yazılması, uygulanan bu komplonun 2008 yılında kurgulandığını düşündürüyor."

Mahkeme heyeti, duruşmaya öğleden sonra devam edilmek üzere ara verdi.

- Dava ve iddianame

"Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" iddialarına ilişkin İzmir Emniyet Müdürlüğüne 10 Ağustos 2010'da gelen ihbar maili üzerine başlatılan ve aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkililer, devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlanmıştı. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, şubat ayında tüm sanıkların beraatine hükmetmişti.

Sahte deliler üretilerek kumpas kurulduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada 25 kişi tutuklanmış, 5 zanlı ise daha sonra tahliye edilmişti. Soruşturmaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosundan Sorumlu Başsavcı Vekili Okan Bato'nun hazırladığı ve Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olarak yer aldığı 68 sanıklı iddianame, 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

İddianamede, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında, "silahlı terör örgütü kuruculuğu, yöneticiliği, üyeliği, örgüt faaliyetleri kapsamında devlet ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, hukuka aykırı kişisel verileri kaydetmek, iftira, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yaymak, özel hayatın gizliliğini ihlal, suç delillerini yok etmek, gizlemek, değiştirmek ve suç uydurmak" gibi suçlamalar yer alıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×