"Askeri casuslukta kumpas" davası

- İzmir'deki "askeri casusluk soruşturması"nda sahte delil üretilerek kumpas kurulduğu iddiasıyla FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında 68 sanığın yargılandığı davanın bugünki bölümünde iddianamenin okunmasına devam edildi


İZMİR (AA) - İzmir'deki "askeri casusluk soruşturması"nda sahte delil üretildiği iddiasıyla ilgili "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY)" yönelik soruşturma kapsamında 20'si tutuklu 68 sanık hakkında açılan davaya, iddianamenin okunmasıyla devam edildi.

2. Ağır Ceza Mahkemesindeki, "askeri casusluk soruşturması" için duruşma salonu haline getirilen İzmir Adliyesi Sosyal Tesisleri'nin konferans salonunda görülen duruşmada, bazı sanık ve müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato tarafından hazırlanan bin 13 sayfalık iddianamenin okunmasına devam edildi.

İddianamede, müşteki ve tanıkların İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri ifadelerin yer aldığı bölümler okundu.

Askeri casusluk davasında yargılandıktan sonra beraat eden Safiye Köten, buradaki ifadesinde 9 Mayıs 2012 tarihinde 8-9 kişilik bir polis grubunun evine gelerek cep telefonuna el koyduğunu, ailesine bilgi verilmesinin engellendiğini belirtti.

Evin mutfak kısmında yapılan aramalarda polis müdürünün kendisini sürekli lafa tuttuğuna işaret eden Köten'in, olay gününe ait şu ifadeleri iddianamede yer aldı:

"Uzun boylu iki polisin mutfak dolabının üzerine çıktığını fark ettim, daha sonra bu polislerin söz konusu materyalleri mutfak dolabının üzerindeki boşlukta bulunan kısımdan çıkardıklarını öğrendim, görevli polisler hemen bu poşeti açtılar ve içinden bana ait olmayan, ne olduğunu ilk etapta anlayamadığım kimlik kartları, pasaport, vesikalık fotoğraflar, ajanda, harita, kan tüpleri flash bellek, harddisk, CD’ler, üzerinde 'TCG Poyraz 2. Komutan' yazılı ve ter izi bulunan bir adet şapka ile başak burcu amblemli bir anahtarlık çıktı. Bunların bana ait olmadığını defalarca söyledim, bana sakin olmamı söylediler fakat ben bunların bana ait olmadığının tespiti için parmak izi incelemesi talep ettim, cevap vermediler."

Askeri casusluk davasının bir numaralı sanığı olarak yargılanan ve beraat eden Bilgin Özkaynak'ın ifadesinde ise, "Sapanca’da bulunan çiftlik evimden elde edilen hard diskin aramaya katılan İzmir KOM Şube Müdürlüğü personeli tarafından konulduğunu, bu verilerin ben dahil birlikte yargılandığım diğer şahısların usulsüz olarak dinlenmesi sonucu 6-7 yıl kadar önce oluşturulduğunu düşünüyorum" dediği kaydedildi.

Özkaynak, yaklaşık 2 yıl süren soruşturma kapsamında polisler tarafından birlikte yargılandığı şahısların telefonlarının dinlenmesi ve özel hayatlarının izlenmesine rağmen askeri bilgi ve belge bulundurulduğuna dair hiçbir somut delilin ortaya çıkartılamadığına dikkat çekerek, FETÖ/PDY'nin bilinçli bir şekilde kendisini hedef aldığını belirtti.

Mahkeme Başkanı Halil İbrahim Kibar, iddianamenin okunmasına devam edilmek üzere duruşmaya yarına kadar ara verdi.

- Dava ve iddianame

"Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" iddialarına ilişkin İzmir Emniyet Müdürlüğüne 10 Ağustos 2010'da gelen ihbar maili üzerine başlatılan ve aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkililer, devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlanmıştı. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, şubat ayında tüm sanıkların beraatine hükmetmişti.

Sahte deliler üretilerek kumpas kurulduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada 25 kişi tutuklanmış, 5 zanlı ise daha sonra tahliye edilmişti. Soruşturmaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosundan Sorumlu Başsavcı Vekili Okan Bato'nun hazırladığı ve Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olarak yer aldığı 68 sanıklı iddianame, 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

İddianamede, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında, "silahlı terör örgütü kuruculuğu, yöneticiliği, üyeliği, örgüt faaliyetleri kapsamında devlet ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, hukuka aykırı kişisel verileri kaydetmek, iftira, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yaymak, özel hayatın gizliliğini ihlal, suç delillerini yok etmek, gizlemek, değiştirmek ve suç uydurmak" gibi suçlamalar yer alıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×