Arslan'dan Özel Harekat Daire Başkanlığına ziyaret

- Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminde çok sayıda şehidin verildiği Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığını ziyaret etti - Arslan: - "Türkiye bir bütün olarak, bütün unsurlarıyla; iktidarı, muhalefeti, devleti ve toplumuyla geleceğe artık daha aydınlık ve iyimser bakıyor. Umarım bu birlikteliğimiz ve uyumumuz sonsuza kadar devam eder" - "Anayasa Mahkemesi olarak biz başından itibaren duyarlı davrandık. Biz bu tehlikenin farkına 15 Temmuz'dan çok önce vardık. Kurumdan ilişiğini kestiğimiz 25'e yakın raportör var. Bu raportörlerden birkaçı hariç tamamı şu anda gözaltına alınmış veya tutuklu durumda"

Arslan'dan Özel Harekat Daire Başkanlığına ziyaret

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde savaş uçaklarıyla bombalanan Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığını ziyaret etti.

Özel Harekat Daire Başkanlığına gelişinde Arslan'ı Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akdeniz, Özel Harekat Daire Başkanı Turan Aksoy ve Havacılık Dairesi Başkanı Uygar Elmastaşı karşıladı.

Cuma namazını Şehitler Camisi'nde özel harekatçılarla kılan Arslan, cami çıkışında şehitlere Allah'tan rahmet ve yaralılara acil şifalar diledi.

Özel Harekat Dairesi Başkanlığının arka bölümündeki Havacılık Dairesinde incelemelerde bulunan Arslan, 7 özel harekatçının şehit olduğu noktaya karanfil bıraktı ve dua etti. Daha sonra Başkanlık önündeki Özel Harekat Anıtı'na da karanfil bırakan Arslan, darbe girişimi gecesi yaşananlarla ilgili yetkililerden bilgi aldı.

- "Şehit olan kardeşlerimin birçoğu benim öğrencimdi"

Özel Harekat Daire Başkanlığından çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Arslan, 15 Temmuz gecesinin, Türk demokrasi tarihinin en uzun ve en karanlık gecesi olduğunu belirterek, buna karşın 16 Temmuz sabahında ülkenin, Türk demokrasi tarihinin en aydınlık gününe uyandığını söyledi.

Geçmiş yıllarda Polis Akademisinde Anayasa Hukuku dersleri verdiğini anımsatan Arslan, şöyle konuştu:

"Şehit olan kardeşlerimin birçoğu benim öğrencimdi. Ben onlara Anayasa Hukuku dersini verirken, aynı zamanda darbeler tarihini de anlattım. O zamanlar hiçbir şekilde bir gün bu darbeler tarihinde, bu arkadaşların darbe teşebbüsüne direnirken şehit olacakları aklıma gelmedi. Bunlar hakikaten Türk demokrasisinin kahraman evlatlarıdır. Onları bu millet hiçbir zaman unutmayacaktır. Bizler hiçbir zaman onları unutmayacağız ve unutturmayacağız. 'Her şerde de bir hayır vardır' inancıyla bu olayın bir de iyi yönü var. O da bundan sonraki süreçte Türk demokrasisinin daha da güçlü bir şekilde yoluna devam edeceği hakikatidir.

Türkiye bir bütün olarak, bütün unsurlarıyla; iktidarı, muhalefeti, devleti ve toplumuyla geleceğe artık daha aydınlık ve iyimser bakıyor. Umarım bu birlikteliğimiz ve uyumumuz sonsuza kadar devam eder. Türkiye hem bölgesinde hem de dünyada güçlü bir ülke olarak hak ettiği yeri alır."

- "Herhangi bir üye ya da raportör gözaltında ya da tutuklu değil"

Darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltında ya da tutuklu bulunan Anayasa Mahkemesi çalışanları olup olmadığının sorulması üzerine Arslan, şu bilgileri verdi:

"Bu meselenin iki boyutu var. Birincisi, ceza soruşturması boyutu. O, bizimle ilgili değil. Onu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Şu anda bildiğim kadarıyla 2 Anayasa Mahkemesi üyesi... Dün onlarla ilgili meslekten çıkartılma kararı alındı. Bu 2 üyenin dışında da bizim yine kurumdan ilişiğini kestiğimiz raportörlerin gözaltında olduğunu ya da tutuklu şekilde olduğunu biliyoruz. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim, şu an itibarıyla Anayasa Mahkemesinin herhangi bir üyesi, herhangi bir raportörü ya da herhangi bir personeli gözaltında veya tutuklu değildir ama idari soruşturmalar devam ediyor.

Bu soruşturma kapsamında biz dün en son olarak, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu olarak 2 üye hakkında 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesi gereğince bir karar verdik ve bu karar sonucunda bu 2 üyenin Anayasa Mahkemesi üyeliğine son verildi ve meslekten çıkartıldılar. Bunun dışında Anayasa Mahkemesinde kadrolu raportör, raportör yardımcıları ve personel var. Bunlarla ilgili işlemler devam ediyor. Geçen hafta 7 raportör yardımcısı ve bir raportör olmak üzere yargı işleriyle görevli 8 personel görevden uzaklaştırıldı. Aynı şekilde 3'ü müdür olmak üzere değişik düzeylerde 56 kişi de 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde görevlerinden uzaklaştırıldılar. Bunlarla ilgili işlemler devam ediyor."

- "Biz başından itibaren duyarlı davrandık"

Görevden uzaklaştırmaların Anayasa Mahkemesindeki dosyaları nasıl etkileyeceği sorusuna Arslan, şu yanıtı verdi:

"Anayasa Mahkemesi olarak biz başından itibaren duyarlı davrandık. Biz bu tehlikenin farkına 15 Temmuz'dan çok önce vardık. Kurumdan ilişiğini kestiğimiz 25'e yakın raportör var. Bu raportörlerden birkaçı hariç tamamı şu anda gözaltına alınmış veya tutuklu durumda. Şunu ifade edeyim, 10 Şubat 2015 tarihinden sonra yani biz Anayasa Mahkemesi Başkanlığına geldikten sonra, Anayasa Mahkemesinde raportörler ve dosyalar düzeyinde bu yapının etki edebileceği herhangi bir durum söz konusu değil çünkü biz bu konuda gerekli tedbirleri aldık ve adımları hızlı bir şekilde attık.

Şu anda Anayasa Mahkemesi, rapor güvenliği ve dosya güvenliği açısından herhangi bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde güvenli bir kurum olarak çalışmalarına devam ediyor."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×