Ankara 13. İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı

- Adalet Bakanı Bozdağ: (2) "Olağanüstü halin üç ay daha uzatılması kararı alındı, ihtiyaç vardı da alındı bu karar. Çünkü üç ayda siz devletin içindeki bu Fetullahçı Terör Örgütü yapısını ayıklama imkanına sahip değilsiniz" - "Biz Türkiye'nin hiçbir cezaevinde insan onuruna yaraşmayacak muamelenin yapılmasına izin vermedik, vermeyiz. En ufak bir ihmalin olduğu yerde bugüne kadar gerekli tedbirleri aldık, müeyyideleri uyguladık, bundan sonra da uygularız" - "Meclis'ten geçmemiş olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri, Anayasa Mahkemesinin denetimine açık değildir"

Ankara 13. İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı

ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Olağanüstü halin üç ay daha uzatılması kararı alındı, ihtiyaç vardı da alındı bu karar. Çünkü üç ayda siz devletin içindeki bu Fetullahçı Terör Örgütü yapısını ayıklama imkanına sahip değilsiniz." dedi.

Bozdağ, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen, cezaevindeki hükümlü ve tutukluların ürettiği ürünlerin sergilendiği "Ankara 13. İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı"nın açılışında yaptığı konuşmada, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) kendi kendine şarj olan bir yapı olduğunu ifade etti.

FETÖ'ye bilmeden "din ve eğitim işiyle uğraşıyor" diyerek destek olan vatandaşlara seslenen Bozdağ, vatandaşlardan bunlarla yollarını ayırmasını istedi.

Devletle yüksek sadakat ilişkisi içerisinde olmayan, terör örgütleriyle ilişkisi olanlar hariç hiç kimsenin kamuyla ilişkisine sonlandırılamayacağını ve buna da izin vermeyeceklerini vurgulayan Bozdağ, korku ve panik havası atlatıldıktan sonra, FETÖ'nün algı operasyonlarına başladığına dikkati çekti.

- "İnsan onuruna yaraşmayacak muameleye izin vermedik"

Türkiye'deki cezaevlerinde kötü muamele ve işkence olduğu yönünde iftiralar bulunduğunu anlatan Bozdağ, Türkiye cezaevlerinde kötü muamele ve işkence olmadığını belirtti.

Adalet Bakanı Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz Türkiye'nin hiçbir cezaevinde insan onuruna yaraşmayacak muamelenin yapılmasına izin vermedik, vermeyiz. En ufak bir ihmalin olduğu yerde bugüne kadar gerekli tedbirleri aldık, müeyyideleri uyguladık, bundan sonra da uygularız. İşkence ve kötü muamelede zaman aşımını biz kaldırdık. Bugün olmazsa yarın yine olur. Onun için zaman aşımını kaldıran bir hükümete, süre ve başka bir sınır olmadan hesap kapısını sonuna kadar açmış olan bir ülkeye ve hükümete, işkence ve kötü muamele iftirasını gerçekmiş gibi kimse sunmamalıdır. Elinde somut bir şey olan varsa buradan söylüyorum; Bize göndersin, savcılıklarımıza göndersinler, biz bunun takipçisi oluruz. Yoksa FETÖ'cülerin iftiralarının kılıcı olarak kendilerini kullandırmış olurlar."

Cezaevleri içerisinde bazı infaz koruma memurları tarafından FETÖ mensuplarına dönük farklı muamelelerin yapıldığı yönünde söylentiler olduğuna değinen Bozdağ, cezaevlerinde herhangi bir terör örgütüne mensup infaz koruma memuru bulunmaması için alım yapılırken büyük bir hassasiyet gösterildiğinin altını çizdi.

FETÖ üyesi oldukları şüphesiyle bin 500'ün üzerinde infaz koruma memurunun işten çektirildiğini hatırlatan Bozdağ, cezaevlerinin güvenliğine ilişkin de çeşitli tedbirler alındığını dile getirdi.

- "Bu karar ihtiyaç vardı da alındı"

Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) olağanüstü halin uzatılmasına yönelik tavsiye kararına ilişkin Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Olağanüstü halin üç ay daha uzatılması kararı alındı, ihtiyaç vardı da alındı bu karar. Çünkü üç ayda siz devletin içindeki bu Fetullahçı Terör Örgütü yapısını ayıklama imkanına sahip değilsiniz. Üç ayda bitirdiğinizde bu sefer, 'bu kadar insanı ne zaman incelediniz, ne zaman değerlendirdiniz?'... Onun için yapılan işlerin sağlıklı olması, hataya düşülmemesi, kararların doğru olması için de bu zamana ihtiyacımız var. Öngöremediğimiz başka uyuyan tehlikeler, tehditler varsa ona karşı da teyakkuz halinin devam ettirilmesi için de buna ihtiyacımız var. Demokrasimizin, hukuk devletimizin, insanlarımızın özgürlüklerinin korunması bakımından da bizim buna ihtiyacımız var. Bugüne kadar OHAL sadece devlete uygulandı, devleti yönetenler işlerini hızlı ve etkin bir biçimde yapsın diye uygulandı."

Vatandaşların OHAL uygulamaların da zarar görmediğini belirten Bakan Bozdağ, bundan sonra vatandaşların uygulamalardan zarar görmeyeceğine işaret etti.

CHP'nin olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) Anayasa Mahkemesine götürme kararı verdiğini ve bazılarının da Yüksek Mahkemeye taşındığını hatırlatan Bozdağ, CHP'nin gerekçesinin de KHK'lar ile kanunlarda değişiklik yapılmayacağı olduğunu ifade etti.

- "CHP'nin bu iddiası anayasaya aykırılık iddiası değildir"

CHP'nin bu konudaki dayanağının Anayasa Mahkemesinin 1990'lı yıllarda verdiği bir karar olduğuna değinen Bozdağ, şunları söyledi:

"Anayasaya uygunluk veya aykırılık denetimini anayasanın herhangi bir hükmüne dayandırma yerine, Anayasa Mahkemesinin kararına dayandırıyor. İşin doğrusu CHP'nin bu iddiası anayasaya aykırılık iddiası değildir. Bu iddia, Anayasa Mahkemesinin kararına aykırılık iddiasıdır. O zaman biz Anayasa Mahkemesinin kararına aykırılık iddiası yapacaksak anayasayı kenara mı koyacağız? Ne diyor, Anayasa'nın 121'inci maddesinin üçüncü fıkrası? Çok açık, 'olağanüstü hal süresince Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir, bu kararname Resmi Gazetede yayımlanır, aynı gün TBMM'ye gönderilir, TBMM'de görüşülmesi de İçtüzük'te düzenlenir' diyor. Konu sınırı var mı? Yok. Olağanüstü halin gerekli kıldığı bütün konularda OHAL KHK'sı ile yetki veriliyor. Bu sadece OHAL Kanunu'nda bir düzenleme de olabilir, başka bir kanunda mevcut olan düzenlemenin değiştirilmesi suretiyle de yapılabilir. Buradaki tek kıstas OHAL'in gerekli kıldığı konularla ilgilidir."

Anayasanın 148'inci maddesinde olağanüstü hallerde, sıkı yönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas, anayasaya aykırılığı bakımından dava açılamayacağı hükmünün bulunduğuna işaret eden Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin AİHM'le yaptığı sözleşme, olağanüstü hal söz konusu olduğu zaman sadece Türkiye'ye değil Avrupa Konseyine taraf bütün ülkelere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni dahi askıya alma yetkisi veriyor. Fransa askıya aldı, biz de askıya aldık. Normal kanun hükmünde kararnamelerde 'temel haklar hürriyetler aleyhine bir KHK çıkarılamaz' diye anayasada hüküm var. Ama savaş, sıkı yönetim, olağanüstü hal kararnamelerinde böyle bir sınır da yok."

- "Meclis'ten geçmeyen KHK'lar Anayasa Mahkemesi denetimine açık değil"

Bekir Bozdağ, "Olağanüstü hal, devletin otoritesini, anayasal düzeni, demokratik hakları, demokrasiyi, kamu düzenini ve herkesin insan haklarından istifadeyle yaşamasını sağlamak için olağan tedbirlerin dışında tedbir almayı gerektiriyorsa bu tedbirler anayasaya aykırı dahi olsa alınması yetkisini anayasa veriyor." ifadesini kullanarak, CHP'nin tutumunu bir kez daha gözden geçirmesini istedi.

Diğer kanunlarda değişiklik yapan olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerini TBMM'ye götüreceklerini ve burada yasalaşacaklarını hatırlatan Bozdağ, yasalaştıktan sonra kanun olduğu için bunların Anayasa Mahkemesinin denetimine açık olacağını, bundan da çekinmediklerini kaydetti.

Bekir Bozdağ, "Meclis'ten geçmemiş olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri, Anayasa Mahkemesinin denetimine açık değildir. Mahkeme değerlendirmesini yapacak, takdir mahkemeye aittir. Ama mahkemenin anayasa hükümlerini mi, önceki mahkeme kararını mı esas alacağını hep beraber göreceğiz." diye konuştu.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×