Akıncı Üssü davası

- FETÖ'nün darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin davaya sanık savunmalarıyla devam edildi

Akıncı Üssü davası
16 Kasım 2017 Perşembe 20:43

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişinin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya sanıklar, avukatları, müştekiler ile gaziler ve şehit yakınları katıldı.

Duruşmada savunma yapan eski kursiyer pilot üsteğmen Kadir Saraç, savunmasına suçlamaları reddederek başladı.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da, 3 gün sonra gerçekleştireceği bitirme uçuşu için hazırlıklarını yaptığını belirten Saraç, öğle yemeğini yedikten sonra çıkış yapmak istediğini ancak 141. filo komutanı Hakan Karakuş'un konuşma yapacağının söylenmesi üzerine kaldığını bildirdi.

Uçuşların bitmesinin ardından öğle yemeği sonrası bazı öğretmen pilotlar ve astsubayların üsten ayrıldığını, kursiyerlerin ise brifing salonuna geçtiğini anlatan Saraç, Karakuş'un, daha önce benzer bir durumda telefonları çöpe attığı için telefonlarını getirmediklerini savundu.

Karakuş'un, telefonları istediğini, bıraktıkları yerden getirdikleri bu telefonların bir çantaya konularak kaldırıldığını ileri süren Saraç, Karakuş'un, "Akşam Doğu'ya harekat var, teröristlerin kökünü kurutacağız, hepsini bitireceğiz." dediğini, güvenlik için telefonları toplattığını söylediğini aktardı.

Verilecek emirlere basit de olsa düşünmeden itaat edilmesinin istendiğini belirten Saraç, terör operasyonu yapılacağını duyunca çok sevindiğini ifade etti.

Akşam saat 22.00 sıralarında herkesten filo önüne çıkmasının istendiğini ve Yuva-4 olarak adlandırılan bir binanın bulunduğu bölgeye gönderildiğini anlatan Saraç, derdest edilen bazı komutanların burada tutulduğundan haberinin olmadığını ileri sürdü.

Binanın etrafında özel teçhizatlı askerler bulunduğunu, yanlarına dahi yaklaşamadığını savunan Saraç, karacı bir subayın "Darbe var, bizden misin?" diye sorduğunda çok şaşırdığını ve hiçbir işe karışmadan uzaklaşmaya karar verdiğini söyledi.

Arkadaşıyla bir binaya gidip beklediklerini, sabah bu binadan ayrılarak lojmana kaçtıklarını belirten Saraç, sabah pistin bombalanmasının ardından lojmandan ayrıldığını ve polis tarafından gözaltına alındığını kaydetti.

Sanık eski kursiyer pilot üsteğmen Mehmet Ali Taşkıran da 15 Temmuz'da hava sıcaklığı nedeniyle mesainin erken bitirileceğinin söylendiğini, öğlen çıkmak istediğinde ise 141. filo komutanı Hakan Karakuş'un toplantı yapacağının belirtildiğini anlattı.

Brifing salonunda saat 18.00 sıralarında toplandıklarını belirten Taşkıran, Karakuş'un telefonları toplattıktan sonra terör örgütü PKK'nın eylemlerinin son dönemde ciddi şekilde arttığından ve büyük bir operasyon yapılacağından söz ettiğini ifade etti.

Toplantıdan sonra beklemeye geçtiklerini dile getiren Taşkıran, akşam saatlerinde Yuva-4 binasının bulunduğu bölgede yol emniyeti almak için görevlendirildiğini anlattı.

Burada beklemek dışında hiçbir şey yapmadığını ileri süren Taşkıran, Yuva-4 olarak anılan binada bir hareketlilik olduğunu gördüğünü söyledi.

Bulunduğu bölgede elektriklerin kesildiğini, telefonu olmadığı için de kimseden haber alamadığını savunan Taşkıran, gecenin ilerleyen saatlerinde söz konusu binaya kalabalık grupların girip çıktığını gördüğünü, binanın önünde 15-20 kişilik tam teçhizatlı personel olduğunu bildirdi.

Sanık Taşkıran, o an için darbe girişimi yapıldığını anlamasının mümkün olmadığını öne sürdü.

- Aracında uyumuş

Sanık eski kursiyer pilot üsteğmen Hüseyin Demiral da 15 Temmuz'da bayrak töreninin ardından mesainin erken bitirildiğini ancak 141. filo komutanı Hakan Karakuş'un kursiyerleri bırakmadığını söyledi.

Akşam saatlerinde brifing salonunda toplandıklarını, Karakuş'un terör operasyonu yapılacağını belirterek telefonları toplattığını anlatan Demiral, Yuva-4 binasının bulunduğu bölgede görevlendirildiğini söyledi.

Demiral, yol üzerinde teçhizatlı askerlere neden burada olduklarını sorduğunu ve emniyet için burada oldukları yanıtını aldığını savundu.

Daha sonra gece uçuşu için çalışmaya gittiğini, ardından aracında bir süre uyuduğunu iddia eden Demiral, yeniden binanın bulunduğu yere gittiğini, bir şey öğrenemeyince yeniden aracına döndüğünü ileri sürdü.

Sanık Demiral, sabah saatlerinde pistin bombalanmasının ardından lojmana gittiğini, buradan çıktıktan sonra da polis tarafından gözaltına alındığını söyledi.

Darbe girişimine ilişkin hiçbir olaya karışmadığını ileri süren Demiral, önceki ifadelerini reddetti.

Sanık eski kursiyer pilot üsteğmen Abdullah Özbekler de Karakuş'un talimatıyla üssü terketmediğini, brifing odasındaki toplantıya katıldığını söyledi.

Akşam saatlerinde yüzbaşı Mete Kaygusuz'un kendisinden 141. filonun arkasında nöbet tutmasını istediğini aktaran Özbekler, saat 06.30'a kadar burada kaldığını, 07.00 sıralarında ise filo binasında bir hareketlilik olduğunu ifade etti.

Filo binasına gittiğinde diğer kursiyerlerin telefonlarını alıp çıktığını gördüğünü, bunun üzerine kendisinin de telefonunu alarak üsten ayrıldığını savunan Özbekler, darbe girişimini ilk kez yolda radyodan öğrendiğini ileri sürdü.

Sanık Özbekler, filonun arkasında nöbet tutma emrinin kanuna uygun bir emir olduğunu, filonun güvenliğini sağlamanın görevleri arasında bulunduğunu ifade ederek, darbeye ilişkin hiçbir harekete karışmadığı savunmasını yaptı.

Duruşma yarına bırakıldı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×