AK Parti MYK toplantısı

- Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: (2) - "(FETÖ ile mücadele) Halen hassas bir şekilde bu konularla ilgili her türlü çalışmayı kendi içinde AK Parti yapmaya devam ediyor. Bu konuda en az belki sorunlu olan parti AK Parti'dir. Buna rağmen en fazla hassasiyet gösteren partinin AK Parti olduğunu ben rahatlıkla ifade edebilirim" - "Bütün siyasi partilerin benzer bir yaklaşım içerisinde olması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer siyasi partilerin de AK Parti'nin uzun süredir gösterdiği bu hassasiyeti göstermelerini de elbette bekliyoruz" - "(Anayasa çalışmaları) Henüz somut olarak bir yazım aşamasına geçilmiş değil. Bu çalışmalar liderlere, parti genel başkanlarına arz edilme durumunda. Ardından genel başkanlar düzeyinde yapılacak istişarelerle, görüşmelerle nihai çıktı elde edilecektir"

AK Parti MYK toplantısı

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, FETÖ ile mücadeleye ilişkin, "Halen hassas bir şekilde bu konularla ilgili her türlü çalışmayı kendi içinde AK Parti yapmaya devam ediyor. Bu konuda en az belki sorunlu olan parti AK Parti'dir. Buna rağmen en fazla hassasiyet gösteren partinin AK Parti olduğunu ben rahatlıkla ifade edebilirim." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında, parti genel merkezinde düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, FETÖ'ye yönelik parti içindeki çalışmalarla ilgili bir soru üzerine, bu terör örgütünün uzun süredir çeşitli alanlarda yuvalandığını ve kapsamlı bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu belirtti.

FETÖ'nün 15 Temmuz'da Türkiye'yi nerelere getirdiğinin görüldüğünü ifade eden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'ın liderliğinde ve milletin desteğiyle bu yapının püskürtüldüğünü dile getirdi.

Yılmaz, "Bir daha benzer hadiseler yaşanmaması için kararlı bir şekilde gereğini yapıyoruz. Birtakım kurumsal reformların yanı sıra kurumlar içinde yuvalanmış bu tür örgütlerin uzantılarını da temizliyoruz. Buradan hiçbir kurum, hiçbir yapı elbette azade değil, bütün kurumların kendi içlerine dönüp bu çalışmaları yapmaları lazım." şeklinde konuştu.

AK Parti'nin FETÖ ile ilk defa hesaplaşma durumuna gelen ve yoğun bir şekilde bununla mücadele eden bir siyasi yapı olduğuna dikkati çeken Yılmaz, bu konudaki çalışmaları çok önceden başlattıklarını ifade etti.

Yılmaz, "Özellikle 17-25 Aralık'tan sonra bu örgütün demokrasiyi tahrip etme ve demokratik yönetimleri farklı yöntemlerle alaşağı ederek, ülkeyi farklı bir mecraya sürükleme çabasını gördükten sonra, AK Parti bu mücadelesini zaten başlatmıştı ve önemli oranda da bir mesafe almıştı. Halen hassas bir şekilde bu konularla ilgili her türlü çalışmayı kendi içinde AK Parti yapmaya devam ediyor. Bu konuda en az belki sorunlu olan parti AK Parti'dir. Buna rağmen en fazla hassasiyet gösteren partinin AK Parti olduğunu ben rahatlıkla ifade edebilirim." değerlendirmesinde bulundu.

Uzun süredir örgütle mücadele içerisinde olan AK Parti'nin bu mücadelesini devam ettireceğine işaret eden Yılmaz, "Bütün siyasi partilerin benzer bir yaklaşım içerisinde olması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer siyasi partilerin de AK Parti'nin uzun süredir gösterdiği bu hassasiyeti göstermelerini de elbette bekliyoruz. Siyaset alanı da diğer alanlarda olduğu gibi bu tür yapılara elbette her zaman maruz kalabilir, bunu engellemek için her türlü gayreti sarf ediyoruz, sarf etmeye de devam edeceğiz." diye konuştu.

- Anayasa çalışmaları

Cevdet Yılmaz, anayasa çalışmalarına yönelik takvimin MYK'da gündeme gelip gelmediği ve Başbakan Yıldırım'ın liderlerle ne zaman bir araya geleceğine ilişkin sorular üzerine, 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de siyasi diyalog kanallarının güçlendiğini ve bunun önemli bir kazanım olduğunu anımsattı.

Türkiye'nin iktidarı ve muhalefetiyle bu dönemde güzel bir imtihan verdiğini ve bunun somut çıktılara dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlerle darbe girişimi sonrası bir araya geldiğini, Yenikapı'da da partilerin katılımıyla çok önemli mesajlar verildiğini ve bu atmosfer içerisinde anayasa çalışması başlatıldığını anlattı.

Yılmaz, toplantıda, özellikle bütün partilerin üzerinde mutabık kaldığı öncelikli meselelerin ele alındığını ve yargı konusunun burada en öne çıkan başlık olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Yargı konusundaki yapılanma ve bir daha böyle hadiseler yaşanmaması adına yargıda atılması gereken anayasal ve yasal düzenlemeler ele alındı. Henüz somut olarak bir yazım aşamasına geçilmiş değil. Bu çalışmalar liderlere, parti genel başkanlarına arz edilme durumunda. Ardından genel başkanlar düzeyinde yapılacak istişarelerle, görüşmelerle nihai çıktı elde edilecektir. Bugün MYK'da bunu tartışmadık doğrusu, böyle bir takvim ele alınmadı. Bu, genel başkanların takdirinde olan bir husus artık. Ancak bu yapılan çalışmalar mutlaka değerlendirilecektir ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu pratik bazı adımlar atılacaktır diye düşünüyorum. Bunun yapılması geleceğe dair daha güçlü, daha geniş çerçevede bir anayasa çalışmasına da olumlu anlamda katkıda bulunacaktır."

Türkiye'nin daha fazla uzlaşma ruhuna ihtiyacı olduğunu ve anayasal çerçeve başta olmak üzere atılacak adımların son derece önemli olduğunu dile getiren Yılmaz, "241 şehidimiz var 15 Temmuz'da. Bu şehitlerimizin emanetini bizim yere düşürmememiz gerekiyor. Bu insanlarımız niçin çıktı sokaklara? Demokrasimizi, vatanımızı, ülkemizi korumak için çıktılar ve canlarını feda ettiler. Biz siyasetçilere düşen de buna layık olmak ve ülkemizi gelecek nesillere çok daha güzel bir şekilde devretmek. Bunun için siyasi uzlaşmaya ve anayasal değişikliklere, reformlara ihtiyaç var. Bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle inşallah önümüzdeki süreçte daha olumlu gelişmeleri hep birlikte görürüz." ifadelerini kullandı.

- Suriye ve Irak tezkereleri

Suriye ve Irak tezkerelerinin süresinin 2 Ekim'de dolacağı hatırlatılarak, 1 Ekim'de açılacak Meclis'in takvimine ilişkin bir görüşme olup olmadığına dair soruya da Yılmaz, "1 Ekim'de Meclisimiz açılacak. Bu çerçevede en öncelikli konu tabii ki tezkereler, Irak ve Suriye. Yeni bir şey yok, mevcut tezkerelerimizin yenilenmesi söz konusu. Bu bir prosedür esas itibarıyla. Burada zaten alınmış bir kararın yenilenmesi gündemimizde. Dolayısıyla Meclisimizin çalışma usulleri çerçevesinde 2 Ekim'den önce sonuçlandırılmasını bekliyoruz." cevabını verdi.

Yılmaz, başka bir gazetecinin, "Olağanüstü toplantı gündeme gelebilir mi?" şeklinde sorusunu ise "Şu an itibarıyla bir olağanüstü toplantı gündemi yok, yetişeceğini düşünüyoruz ama ihtiyaç olursa her şey yapılabilir. Sonuçta 2 Ekim'den önce bu mesele çözülecektir onu rahatlıkla ifade edebilirim." diye yanıtladı.

(Sürecek)




Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×