AK Parti heyetinden TRT'ye ziyaret

- Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: - "Türkiye'nin 15 Temmuz'da yaşadığı, gerçekten çok büyük bir felaketti. Milletin hakkını gasbetmektir darbe" - "Hukuk kuralları içinde bunlar, yargı nezdinde yaptıklarının hesabını verecekler. Ceza kanunlarında ne ceza öngörülmüşse o yaptırıma muhatap olacaklar"

AK Parti heyetinden TRT'ye ziyaret

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Türkiye'nin 15 Temmuz'da yaşadığı, gerçekten çok büyük bir felaketti. Milletin hakkını gasbetmektir darbe." dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mustafa Ataş, Cevdet Yılmaz, Mehdi Eker, Öznur Çalık, Erol Kaya, Şaban Dişli, Çiğdem Karaaslan, Vedat Demiröz ile AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde sözde bildirinin okutulduğu TRT'yi ziyaret etti.

AK Parti heyeti, TRT Genel Müdürü Şenol Göka'dan darbe girişimi sırasında TRT'de yaşananlara ilişkin bilgi aldı.

Hayati Yazıcı, "15 Temmuz Millet Stüdyosu"nda TRT Haber canlı yayınına katılarak, açıklamalarda bulundu.

Geçmişte Türkiye'de darbelerin yaşandığını, bu darbelerin ilk hedefinin TRT olduğunu ve buradan topluma korku verme ve sindirme amacıyla bildiriler okutulduğunu belirten Yazıcı, "Bu defa da burayı hedef seçmişler. Bu çapulcular, bu haşhaşiler, bu FETÖ'cü örgüt mensupları, milletin kendilerine verdiği üniformayı giymek suretiyle burada bildiri okutmayı başarmışlar. Ama TRT, diğer imkanları da kullanmak suretiyle, belki özel televizyonları da bilgilendirmek suretiyle değişik kanallarla bunun uzun sürmesini önlemiş ve kısa süre sonra normal yayınına geçmiştir." diye konuştu.

Bilişimin, iletişimin, haberleşme araçlarının ne kadar önemli olduğunun bu vesileyle bir kez daha görünür hale geldiğini vurgulayan Yazıcı, TRT stüdyosuna "15 Temmuz Millet Stüdyosu" isminin verilmesinden dolayı Genel Müdür'ün şahsında TRT yönetimini ve çalışanlarını kutladı.

"Milletimiz güçlüdür, feraset sahibidir. Yeter ki o gücü, yöneticilerden hissetsin, yöneticilerle arasında herhangi bir engel, perde olmadığı algısına sahip olsun." diyen Yazıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bulduğu imkanlarla kamuoyuna seslenmesinin, milleti egemenlik hakkına sahip çıkmak üzere darbecilere karşı direnmeye davet etmesinin, Başbakan Binali Yıldırım'ın aynı çağrıda bulunmasının ardından milletin daha da heyecanlanarak sokaklarda darbecilere hiç beklemediği demokratik gösteriyi sergilediğini bildirdi. Yazıcı, birkaç saat korku salan darbe girişiminin, milletin mukadderatına sahip çıkmasıyla atlatıldığını ifade etti.

Yazıcı, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin 15 Temmuz'da yaşadığı, gerçekten çok büyük bir felaketti. Darbenin iyisi yok. Her darbe kötüdür. Çünkü milletin hakkını gasbetmektir darbe. 15 Temmuz girişimi, yaşadığımız bütün darbelerden farklı.

Silahlı Kuvvetlerin görevi, vatanın güvenliğini sağlamak, vatan savunmasını ve korumasını gerçekleştirmek. Ülke savunması için kendilerine tevdi edilmiş helikopterler, uçaklar, tanklar, savaşmak için gerekli araçlar ve giydikleri giysilerin bedeli millet tarafından ödenmiştir. Ne yapacak bunlar? Vatanı düşmana karşı savunacak, milletin hukukunu koruyacak. Bunlar ne yapmışlar? Bu çapulcu grup, ordumuzun içinde şu veya bu çalışmalarla yer edinmiş olan bu haşhaşiler olarak nitelediğimiz grup, milletin topunu, tankını tüfeğini millete doğrultmuş ve 250 dolayında vatandaşımızı hunharca şehit etmişlerdir."

Darbe girişiminin son derece vahim bir durum olduğunu ancak milletin güçlü olduğunu vurgulayan Yazıcı, milletin sokaklarda demokrasi nöbetleri tutmaya devam ettiğine değindi.

Yazıcı, nöbetlerin de çok renkli geçtiğine işaret ederek, "Her kesim insan, hiçbir ayrım yapmadan, yaşam tarzı ayrımı olmaksızın herkes meydanlarda demokrasi nöbetini tutuyor. Bu da Türkiye'nin demokrasiyi ne denli içselleştirmiş olduğunun çok önemli bir göstergesi. Demokrasi nöbeti tutan vatandaşlarımızın herhalde Cumhurbaşkanımızın tamam artık diyene kadar nöbetleri devam edecek. Bu da bizim mutluluk vesilemiz oldu." dedi.

- "Hukuk devleti, suç işleyenin işlediği suçu yanına bırakma lüksüne sahip değildir"

Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Yazıcı, insanların, yaptıklarının suç teşkil eden kısımlarıyla ilgili mutlaka hesap vermek zorunda olduğuna dikkati çekti.

Yazıcı, şunları ifade etti:

"Haksızlık yapan, darbe teşebbüsünde bulunan, buna katılan, destek veren, süreçlerde bu yapının büyümesi, gelişmesi, etkinlik kazanması için şu veya bu ölçekte pozisyon sağlayan her kim varsa bunlar suç işlemiş demektir. Hukuk devleti de suç işleyenin işlediği suçu yanına bırakma lüksüne sahip değildir. Böyle bir lüksümüz yok. Hukuk kuralları içinde bunlar, yargı nezdinde yaptıklarının hesabını verecekler. Ceza kanunlarında ne ceza öngörülmüşse o yaptırıma muhatap olacak. Suç teşkil etmemekle birlikte halen destek durumunda gözüken insanlar da elbette kamu hukuku içerisinde edindikleri pozisyonlardan arındırılacaklar. Zaten bu süreç de işlemeye başladı."

TSK'dan dün darbeye karışanlara ilişkin yapılan açıklamanın hatırlatılması ve değerlendirme yapması istenen Yazıcı, "Ordu bizim ordumuz, Türk milletinin ordusu. Zaten kimlerin bu darbeye teşebbüs ettiği, bu eylem içerisinde kimlerin pozisyon üstlendiği az çok ayıklandı, bilindi." dedi.

Hayati Yazıcı, ordunun bu urdan bu vesileyle temizleniyor olmasının, milletin ordusu olması dolayısıyla Türk milleti açısından da kazanım olduğunu kaydetti.

- CNN Türk'e ziyaret

AK Parti heyeti, TRT'nin ardından, darbe teşebbüsünün yaşandığı 15 Temmuz gecesi yayını kesilmek istenen CNN Türk televizyonunun Ankara bürosunu ziyaret etti. Heyet, burada televizyon çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini iletti.


Etiketler; #TRT

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×