AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ:

- "AK Parti’nin bunca badire atlattıktan sonra 22 Mayıs’ta yapacağı kongrede bir genel başkanla, daha sonra görevlendirilecek bir başbakanla beraber yine aynı şekilde, Türkiye’nin zenginliğini, özgürlüğü demokrasisini zirveye taşımak, insan hak ve özgürlüklerini genişletmek, fikir ve inanç hürriyetini batı standartları seviyesine çıkarmak için gayret sarf edeceğinden eminim" - "Hedefimiz başkanlık sistemini getirmek, bunu da kamuoyuyla paylaşacağız. Türkiye’nin zenginleşmesi, özgürleşmesi, birinci sınıf devlet olabilmesi başkanlık sisteminden geçecek"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ:

MANİSA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, "AK Parti'nin bunca badire atlattıktan sonra, 22 Mayıs’ta yapacağı kongrede bir genel başkanla, daha sonra görevlendirilecek bir başbakanla beraber yine aynı şekilde Türkiye’nin zenginliğini, özgürlüğü demokrasisini zirveye taşımak, insan hak ve özgürlüklerini genişletmek, fikir ve inanç hürriyetini batı standartları seviyesine çıkarmak için gayret sarf edeceğinden eminim." dedi.

Özdağ, Manisa'daki programı kapsamında Yunusemre ilçesinde Karaköy Kur'an Kursu tarafından düzenlenen hafızlık törenine katıldı.

Tören sonrasında gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özdağ, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun göreve devam etmemesi yönünde aldığı karar hakkında değerlendirmelerde bulunarak, devlet ve kurumlarda devamlılığın esas olduğunu belirtti.

AK Parti’nin kurulduğu 2001 yılından bugüne kadar çok ciddi badireler atlattığını vurgulayan Özdağ, "AK Parti bunlara karşı meydan okudu. Ardından AK Parti ekonomik krizlerle mücadele etti. Daha sonra ise 17-25 Aralık paralel yapının darbe girişimi ile ciddi şekilde sıkıştırılmak, millet iradesi üzerine vesayet kurulmak istendi. Daha sonra Kobani olayları meydana geldi ve bir iç savaş çıkartmak istediler. Başaramadılar. Sayın Başbakan 20 aydır görevdeydi. Hala da genel başkan ve başbakan kendisi. 22 Mayıs’ta bir kongre kararı aldık. Kendisi karar verdi. MKYK’da bunlar değerlendirildi. Ardından kendisi parti içinde kalacak, milletvekilliğine devam edecek." diye konuştu.

Özdağ, AK Parti’nin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, "Çünkü AK Parti’nin birlik ve beraberliği aynı zamanda Türkiye’nin birlik ve beraberliğidir. Türkiye’nin birlik ve beraberliği, Türk dünyasının, Arap dünyasının, masum ve mazlum Afrika’nın, balkanların birlik ve beraberliğidir. Burada önümüzde vesayetçilerin çok ciddi şekilde dayattığı bir anayasa var. Bu anayasayı değiştirmemiz gerekiyor. Mevcut anayasa bize ciddi şekilde dar geliyor." ifadelerini kullandı.

- "AK Parti bu badireleri atlatacaktır"

22 Mayıs’ta partisinin kongre yapacağını anımsatan Özdağ, ebedi davaların fani şahıslar üzerine bina edilmeyeceğini belirterek, şahısların öncülük, sözcülük, liderlik ve önderlik yaptığını kaydetti.

Özdağ, şöyle devam etti:

"Geçmişte Fatih ile ilgili olduğu gibi, daha sonra Mustafa Kemal ile sonra İnönü ile Celal Bayar’la Menderes’le ve Özal’la olmuş olduğu gibi de Sayın Ahmet Davutoğlu’nun 20 aylık başbakanlığı için de tarihçiler mutlaka değerlendirmeler yapacaklar. Önümüze bakmamız gerekiyor. Mevlana’nın çok güzel bir sözü var, 'Dünkü günün sabahı dünde kaldı cancağızım, bugün yeni bir sabah, yeni bir şeyler söylemek lazım.' AK Parti bu badireleri atlatacaktır. AK Parti’nin bunca badire atlattıktan sonra 22 Mayıs’ta yapacağı kongrede bir genel başkanla, daha sonra görevlendirilecek bir başbakanla beraber yine aynı şekilde Türkiye’nin zenginliğini, özgürlüğü demokrasisini zirveye taşımak, insan hak ve özgürlüklerini genişletmek, fikir ve inanç hürriyetini batı standartları seviyesine çıkarmak için gayret sarf edeceğinden eminim. Bizler de bunu bir parçasıyız. Çünkü mecburuz ve mahkumuz. Geleceğe uzanmak mecburiyetindeyiz. Eğer birlik ve beraberliğimize zarar verirsek, Türkiye bizi affetmez, millet bizi affetmez, tarih bizi affetmez ve dahası Allah bizi affetmez. O nedenle hep beraber bulunduğumuz demde, bulunduğumuz anda anı değerlendirmek ve hizmet etmekle görevliyiz."

- "Türkiye’ye başkanlığın gelmesi icap ediyor"

Gazetecilerin Başbakan Davutoğlu’nun göreve devam etmemesinin başkanlık sistemi ile ilişkisi olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Özdağ, şu yanıtı verdi:

"Tabi ki Türkiye’de sistem, gömlek dar geliyor. Bu sistemin değişmesi icap ediyor. Geçmişte Atatürk ve İnönü, Kurtuluş Savaşı'nı verdiler. 9 cephede beraber dövüştüler. Ardından birisi cumhurbaşkanı, birisi başbakan oldu. Çok ciddi kavgalar yaşadılar. Bu dönem içerisinde böyle kavgalar yok, fikir ayrılıkları oldu. İslam zaten fikirde birlik istemez itikatta birlik ister. Biliyorsunuz Atatürk ölüm döşeğinde İnönü ile görüşmek istememişti. Celal Bayar- Menderes mücadelelerini biliyoruz. Aynı zamanda Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlarıyla olan mücadelesini ve kendisinin atadığı başbakanla mücadelesini biliyoruz. Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu üyesiyken, Demirel şöyle demişti, 'Ben başbakandım, cumhurbaşkanları ile didiştim. Daha sonra cumhurbaşkanı oldum. Bir bayanın Sayın Çiller’in atanmasına vesile oldum, onunla didiştim. Şimdi de Sayın Recep Tayyip Erdoğan büyük ihtimal cumhurbaşkanı olacak, daha sonra birisi başbakan olacak ve onunla didişecek. Sistem böyle bir şey, bunun değişmesi lazım.' Onun için bir didişmeye sebebiyet veren bir sistem varsa, bunun değişmesi gerekiyor, Türkiye’ye başkanlığın gelmesi icap ediyor."

Türkiye’nin başkanlık sistemine doğru ilerlediğine işaret eden Özdağ, "Bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bir yandan Suriye’de çok ciddi iç karışıklıklar var ve oradaki karışıklıklar bizim ülkemizi de tetikliyor. O nedenle bugün Türkiye’de bir kaosa gerek yok. Türkiye’nin artık bir başkanlık sistemine doğru gitmesi gerekiyor. Hedefimiz başkanlık sistemini getirmek, bunu da kamuoyuyla paylaşacağız. Türkiye’nin zenginleşmesi, özgürleşmesi, birinci sınıf devlet olabilmesi başkanlık sisteminden geçecek." değerlendirmesinde bulundu.

Bir gazetecinin, "HDP’lilerin dokunulmazlıkların kaldırılması teklifinin görüşüldüğü komisyonu terör örgütü lehine attığı sloganla terk ettiğini" hatırlatması üzerine de Özdağ, HDP'nin milli bütünlük içinde siyaset yapmayan bir parti olduğunu ifade etti.

Selçuk Özdağ, "HDP ve Selahattin Demirtaş bir projedir. Seçimler öncesinde ona Robin Hood diyorlardı. Robin Hood haksızlığa karşı baş kaldıran bir adamdı. Kendisi zaman zaman Selahattin Eyyubi’ye özendi. Selahattin Eyyubi, batıya karşı mücadele verdi. Selahattin Demirtaş olsa olsa Pinokyo olur, başka da bir şey olamaz. Pinokyolar da 'Serok Apo' derler." ifadelerini kullandı.

Özdağ, daha sonra Manisa Trabzonlular Derneği tarafından düzenlenen "Anneler Günü" programına katıldı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×