"Adil Yargılanma Hakkı ve İfade Özgürlüğü" semineri

- Yargıtay Başkanı Cirit: - "Şu anda Yargıtayımızda 1 milyon 100 bin dosya bulunmakta. 23 hukuk, 23 ceza dairesi olmak üzere 46 daire yaptık ama 86 da yapsak çözme noktasında sıkıntılarımız olabilir"

25 Mayıs 2016 Çarşamba 13:14

ANKARA (AA) - Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, şu anda Yargıtay'da 1 milyon 100 bin dosya bulunduğunu belirterek, "23 hukuk, 23 ceza dairesi olmak üzere 46 daire yaptık ama 86 da yapsak çözme noktasında sıkıntılarımız olabilir." dedi.

Yargıtay İnsan Hakları Komisyonu'nca, Rixos Otel'de düzenlenen "Adil Yargılanma Hakkı ve İfade Özgürlüğü" konulu seminerin açılışına, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, Askeri Yargıtay Başkanı Hakim Tuğamiral Ahmet Zeki Liman, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Hakim Tümgeneral Abdullah Arslan, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 3. Daire Başkanı Metin Yandırmaz, yüksek yargı üyeleri, hakimler ve savcılar katıldı.

Seminerin açılışında konuşan Cirit, Yargıtayda 2015'te kurulan İnsan Hakları Komisyonu'nca daha önce 10 toplantı gerçekleştirdiğini, ifade özgürlüğü, lekelenmeme hakkı gibi konularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Türkiye kararlarının irdelendiğini söyledi.

Komisyonun bu 11. toplantısının 2015-2016 adli yılının kapanış semineri olduğunu belirten Cirit, tüm seminerlerin kitap haline getirileceğini bildirdi.

Başkan Cirit, insanı diğer varlıklardan farklı ve üstün kılan en önemli özelliğin, düşünme yeteneği olduğunu belirterek, insanlığın bireysel ve toplumsal gelişiminin temel dinamiğini, fikir hürriyetinin oluşturduğunu aktardı.

Adaletin toplumla devlet arasındaki manevi bağ olduğunu, büyük medeniyetlerin adaletle yükseldiğini, adalet güneşinin sönmesiyle yok olup gittiklerini anlatan Cirit, şunları kaydetti:

"Adalete yönelmiş toplumsal düzen, insanın doğuştan veya toplumsal yaşamla elde ettiği hak ve özgürlükleri 'hak arama özgürlüğünün' güvencesi altına almıştır. Bu özgürlüğün gerek biçimsel gerekse öz açısından devlet denilen aygıt ve onun egemenlik alameti yargıda elde edilecek olumlu sonuçlarla da güçlendirilmesi gerekir. İnsan olmanın gereği olan hak aramanın en son ve en etkili yeri yargıdır. Bu nedenle hak arama ve adalete ulaşma konusundaki son yetkili yer olan yargı ve onun özneleri yargıçlar önünde kişilerin 'adil yargılanma hakkı' olduğu kabul edilmiştir. Bu hak, en temel insan haklarından birisidir."

Duruşma salonlarında yazılı olan "adalet mülkün temelidir" sözünü görmekten kıvanç duyduklarını belirten Başkan Cirit, adaletin olmadığı yerde devletin de olmayacağına işaret etti.

Cirit, adaletin doğru bir şekilde gerçekleşmemesinin ise geciken adaletten de kötü olduğunu vurgulayarak, "Bir yargılamada adil yargılanma hakkının tüm unsurları bulunsa bile, dava makul sürede görülmemiş ise adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş olur." dedi.

- "15 bin hakim ve savcıyla sürekli, sağlıklı bir adalet işleyişi mümkün olamaz"

Yargının birçok yapısal problemleri bulunduğunu, bunların çözümü için çalışmalar yapıldığını anlatan Cirit, Türkiye'de tüm ihtilafların yargı içerisinde çözüldüğünü, böyle bir sistemde 15 bin hakim ve savcıyla sürekli, sağlıklı bir adalet işleyişinin mümkün olamayacağını söyledi.

İsmail Rüştü Cirit, "Bizdeki sistem bir filtreleme sistemi değildir. Davaların çoğu Yargıtaya gelmekte. Şu anda Yargıtayımızda 1 milyon 100 bin dosya bulunmakta. 23 hukuk, 23 ceza dairesi olmak üzere 46 daire yaptık ama 86 da yapsak çözme noktasında sıkıntılarımız olabilir. Alternatif çözüm uyuşmazlıkları denilen yöntemlere daha çok yoğunlaştık." şeklinde konuştu.

Türkiye'de son yıllarda adil yargılama noktasında çok önemli yollar kat edildiğini, bireyin, özgürlüklerin öne çıkarıldığını anlatan Cirit, "Daha adil, daha adaletli bir adalet sistemine kavuşma noktasında önemli bir evrim geçirdiğimizi düşünüyorum." diye konuştu.

Cirit, Avrupa Birliği uyum sürecinde, son 15 yıldır Cumhuriyet tarihinin en yoğun yasalaşma döneminin yaşandığını, temel birçok yasanın değiştirildiğini, insan hakları alanında ilerlemeler kaydedildiğini anlattı.

Yargıtay Başkanı Cirit, "Şüpheliden delile ulaşma yöntemini terk edip delilden şüpheliye ulaşmaya çalıştık. Ancak, bu konuda bizi çalışmaya yönelten asıl unsur, imzalamış olduğumuz ve Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca bağlayıcı olan uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklere ilişkin sorumluluğumuzun yerine getirilmesinin ötesinde, insan haklarına ilişkin evrensel ve öncü değerlerin korunması ve geliştirilmesine duyduğumuz samimi inançtır. Şeyh Edebali'nin 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' sözü, tüm kamu görevlilerinin yurttaşlarına hizmet ederek, onların refah ve mutluluğunu artırmakla yükümlü olduklarını veciz bir şekilde ifade etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Yargıtay Başkanlığı olarak, AİHM tarafından ortaya konulan uluslararası kabul görmüş insan hakları standartlarına uyum konusuna büyük bir önem verdiklerini dile getiren İsmail Rüştü Cirit, "İnsan Hakları Komisyonumuzun yapacağı çalışmalar sonucunda, Yargıtay tarafından verilecek kararların temel hak ve özgürlüklere daha fazla vurgu yapan ve sözleşmeye daha da uyum gösteren bir hale geleceğini ümit etmekteyiz." ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×