Adalet Bakanı Bozdağ: (3)

- "Türkiye cezaevlerinde ve tutukevlerinde kim ki 'kötü muamele, işkence vardır' diyorsa çok net söylüyorum iftira ediyor. Türkiye cezaevlerinde kötü muamele yoktur, işkence yoktur. Var diyenlerin bize 'Falan cezaevinde, tutukevinde, falanca tutuklu veya hükümlüye şu vakitte, falanca kişiler tarafından şöyle bir kötü muamele ve işkence yapıldı' diye söylemesi lazım. Kimse bunu söylemiyor" - "Anayasamızda idam cezasının verilemeyeceğine dair bir yasama yasağı var. Önce bu yasağın kalkması lazım ki idama ilişkin düzenleme yapılabilsin. Bu yasama yasağının kaldırılması da ancak 367 ile mümkündür. Şu anda AK Parti'nin 367 çoğunluğu bulunmamakta. Meclis'te de bu yönde bir uzlaşma ihtimali görünmüyor. Böyle bir ihtimal olur, Meclis'te bir uzlaşma çıkarsa onunla ilgili elbette Anayasa değişikliği yapılmasına mani bir hal yok. Ama şu anda böyle bir uzlaşma mümkün olmuş gözükmüyor "

Adalet Bakanı Bozdağ: (3)

İSTANBUL (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Türkiye cezaevlerinde ve tutukevlerinde kim ki 'kötü muamele, işkence vardır' diyorsa çok net söylüyorum iftira ediyor. Türkiye cezaevlerinde kötü muamele yoktur, işkence yoktur. Var diyenlerin bize 'Falan cezaevinde, tutukevinde, falanca tutuklu veya hükümlüye şu vakitte, falanca kişiler tarafından şöyle bir kötü muamele ve işkence yapıldı' diye söylemesi lazım. Kimse bunu söylemiyor." dedi.

Bozdağ, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bozdağ, OHAL'in uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir soru üzerine, birinci OHAL kararı alındıktan sonra "Dileriz ki bu karar son karar olur. Hatta biz 3 ayı tamamlamayız 1-2 ay içerisinde biz bu işi bitirmeyi hedefliyoruz." dediklerini, ancak bu süre içerisinde işin tamamlanamadığını ve uzatma kararı alındığını dile getirdi.

OHAL'i gerekli kılan zaruretler ortadan kalkmadığı için işin bitmediğini kaydeden Bozdağ, "FETÖ yapısının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurumları ve organları içerisinde olan sirayetini ülke ve anayasal düzen için tehlike ve tehdit olmaktan çıkarmayı başardığımız zaman biz bunun artık gerekli olmadığına karar verip, sonlandırmamız gerekiyor. OHAL'i hükümet işini hızlı yapsın diye verdik, halka dönük bir yansıması olmadı, hiç olmadı. Dikkat ederseniz diğer alanlarda OHAL'in uygulamaları söz konusu değil. 'Hükümet hızlı hareket etsin'... Ama hükümet hızlı hareket etsin diye gerekli incelemeler, araştırmalar, tahkikatlar yapılmadan da hareket edilirse, o zaman da yanlış olur. Doğru karar vermek ve bu konudaki tehdidi tümüyle ortadan kaldırmak için bir 3 ay daha uzatıldı." diye konuştu.

Bakan Bozdağ, "Bu uzatma döneminde tamamlanmış olur mu?" sorusuna, "Temennimiz tamamlanması. Ben büyük bir ihtimalle tamamlanacağını düşünüyorum." karşılığını verdi.

İdam cezasının halkın birinci gündemi olduğunu belirten Bozdağ, şunları söyledi:

"Vatandaşla nerede konuşursak, 'İdam istiyoruz' diye talebi var. Sayın Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı, 'Eğer Meclis bu konuda karar verirse ve kanun, Anayasa değişikliği önüme gelirse, ben bunu memnuniyetle imzalarım' dedi. Sayın Başbakanımız 'Halkın bu talebine karşı biz sağır kalamayız, duymazlıktan gelemeyiz' dedi. Bu konu Anayasa değişikliği gerektiriyor. Anayasamızda idam cezasının verilemeyeceğine dair bir yasama yasağı var. Önce bu yasağın kalkması lazım ki idama ilişkin düzenleme yapılabilsin. Bu yasama yasağının kaldırılması da ancak 367 ile mümkündür. Şu anda AK Parti'nin 367 çoğunluğu bulunmamakta. Meclis'te de bu yönde bir uzlaşma ihtimali görünmüyor. Böyle bir ihtimal olur, Meclis'te bir uzlaşma çıkarsa onunla ilgili elbette Anayasa değişikliği yapılmasına mani bir hal yok. Ama şu anda böyle bir uzlaşma mümkün olmuş gözükmüyor. "


- "Erken seçim yok"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Balyoz davasında başsavcılığın beraat itirazına ilişkin, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı her dosya ile ilgili bir hazırlık yapıyor, ilgili dairesine görüş aktarıyor ve bu çerçevede bozulması yönünde, bazı kişiler yönünden talepte bulunuyor. Bunun kararını elbette ilgili ceza dairesi verecektir. Ben şimdi 'Doğrudur, eğridir' dersem... Benim bir kanaatim var bu konuda, ama bunu paylaşırsam tabii yargıyı etkilemek olur. Onu kendimde saklı tutayım." açıklamasını yaptı.

"Erken seçim var mı?" sorusuna, Bozdağ, "Yok öyle bir şey." yanıtını verdi.

Bozdağ, Rüzgar Çetin'in yargılandığı davadaki kararı değerlendirirken, cezaların yasalara göre verildiğine değinerek, "Rüzgar Çetin'le ilgili dosyayı incelemiş değilim. Mahkeme hangi gerekçelerle, dosyanın içerisindeki verilerle o kararı verdi bilmiyorum. Mahkeme en ağır şekilde bunu cezalandıracak şekilde değerlendirdi mi, ona dosyayı görerek karar vermek lazım. Dosyayı görmeden konuşmayı doğru görmüyorum." dedi.

Türkiye'nin vize serbestisi konusunda 72 başlığın tamamını yerine getirdiğini ifade eden Bozdağ, eski dönemde konuşulmuş bazı konuların Türkiye'nin önüne getirildiğini belirtti. Bozdağ, "Mesela terörün tanımını bizden kesinlikle istemediler, ama daha önceki dönemlerde onunla ilgili bir şey varmış, bu süre içinde 72 madde için sayarken o yok." diye konuştu.

Bekir Bozdağ, cezaevlerinde kötü muamele iddialarına ilişkin bir soruyu, şöyle yanıtladı:

"Türkiye cezaevlerinde ve tutukevlerinde kim ki 'kötü muamele, işkence vardır' diyorsa çok net söylüyorum iftira ediyor. Türkiye cezaevlerinde kötü muamele yoktur, işkence yoktur. Var diyenlerin bize 'Falan cezaevinde, tutukevinde, falanca tutuklu veya hükümlüye şu vakitte, falanca kişiler tarafından şöyle bir kötü muamele ve işkence yapıldı' diye söylemesi lazım. Kimse bunu söylemiyor. Ağzını dolduruyor, Uluslararası Af Örgütü, başka yapılar, bazı gazeteler... Biz onlara çok net söyledik, 'Adres verin, isim verin. Kim yaptı? Ne zaman yaptı?' O zaman yapılan şikayetçi olsun, bize, savcılığa dilekçe versin, Meclis İnsan Hakları Komisyonuna dilekçe versin, başka denetim yapan yerler var, uluslararası denetim yapan CPT var, onlara söylesin, hep beraber bakalım. Ben CPT'ye de söyledim, onlar bize bazı aktarımlarda bulundular bu konularla alakalı. Onlara da 'Ne zaman, nerede, kime yapılmış verin, biz gereğini yapalım.' dedim, vermediler. Onlar tabii gizli olduğu için görüşmeler, o açıdan vermeyeceklerini, ama şikayetçi olsunlar. Ben bu konuda 'Yoktur' diyorum. 'Var' diyen de mutlaka bize iletsin, yargıya iletsin, gereğini biz yapmazsak, bizi o zaman itham edip suçlasınlar."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×