Adalet Bakanı Bozdağ: (2)

- "Bu kadar sanıklı davanın, Ankara'daki duruşma salonlarında görülme imkanı yok. Bakanlık olarak bu açıdan tedbir aldık, yargılamanın yeri Sincan ilçesi sınırlarında olacak" - "Şu anda özel bir mahkemeye gerek yok. Darbe teşebbüsünde bulunanları, hangi mahkemelerin yargılayacağı belli çünkü bir ihtisaslaşma sağlandı. Ancak bu yargılamalar çok uzun süreceği için belki bu belli olan mahkemelere, 'başka iş verilmemesi' gibi bir şey olabilir" - "(Askeri yargıyı sivilleştirmek) Zamanlaması konusunda bir şey demek istemiyorum. Türkiye, yargıdaki 'iki ayrı devlet varmış' görüntüsü veren, iki ayrı yargı uygulamasına da kesinlikle son vermelidir. Bu adımları da atacağız. Ama bunun zamanlaması konusunda bir şey ifade etmem doğru olmaz"

Adalet Bakanı Bozdağ: (2)

ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ soruşturması kapsamındaki davaya ilişkin "Davanın, Ankara'daki duruşma salonlarında görülme imkanı yok. Bakanlık olarak bu açıdan tedbir aldık, yargılamanın yeri Sincan ilçesi sınırlarında olacak." dedi.

Bozdağ, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında FETÖ'nün darbe girişimi ve sonrasında yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Milleti uyanık olmaya davet ettiklerini belirten Bozdağ, "Acayip gizli bir örgüt var. Baktığınızda MİT Müsteşarı'na operasyon yapılıyor, MİT Müsteşarı'nın kendine yapılan operasyondan haberi ancak tebligat kendine gelince oluyor. Yani çok gizli yöntemlerle çalışan ve çok rahat sızan, güven kazanan sonra da kendisine talimat veren, Haşhaşilere rahmet okutacak derecede daha farklı bir yapı var." ifadelerini kullandı.

Bozdağ, söz konusu mücadelede hakim, savcı, asker, polis ve başka kamu görevlilerinin Anayasa'ya, yasalara, hukuka, "sadakatla ve milletine bağlılıkla" hizmet yürütmediğinde ortaya neler çıkacağının görüldüğünü dile getirdi.

"Adeta TSK'nın içerisinde Fetullah Gülen silahlı kuvvetleri oluşmuş durumda" diyen Bozdağ, "Yargının içerisinde FETÖ yargısı oluşmuş, üniversitelerin içerisinde FETÖ'nün üniversitesi, medyanın içerisinde... Her alanda örgütlenmiş, her ülkede adeta büyükelçilikler gibi yapılanmış bu yapı karşısında, bir ülkenin tedbir alması, bu tedbirler konusunda herkesten anlayış beklemesi doğaldır. Eğer biz, devletin içerisinde Anayasa'mıza, yasalarımıza ve hukuka sadık olmayan kişileri temizlemezsek bundan sonra Türkiye'de benzer başka Fetullah Gülen Terör Örgütü gibi başka örgütler de çıkar. Bu örgüt yeniden canlanabilir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Bunların sapıklığının ondan bir farkı yok"

Bakan Bozdağ, "Hakkında karar kesinleşen, kademeli bir şekilde ceza gelen, devletten tazminatlı ya da tazminatsız ilişkileri mi kesilecek?" sorusuna karşılık, "Önümüze çıkacak kararnamede bunlara dair usuller ortaya konacaktır. Ayrıca şu anda devam eden soruşturmalar var, disiplin hükümlerimiz var. Bu çerçevede bunlar yürüyecektir." cevabını verdi.

Terör örgütü DAEŞ'in canlı bombacısının bir sürü insanı öldürürken cennete gideceğine inanmasını "sapıklık" olarak ifade eden Bozdağ, "Bunların sapıklığının ondan bir farkı yok. Öyle inandırılmış, öyle inanmış. Bizim mücadele edeceğimiz yapı, gözle görülür bir yapı değil, bu yüzden çok dikkatli olmamız gerekir." dedi.

Gözaltında alınan kişiler için "Ankara'da özel bir mahkeme kurulacak, bina da Sincan'da inşa edilecek" gibi iddiaların bulunduğunun hatırlatılması üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"Şu anda çok ciddi sayıda gözaltılar, tutuklamalar var. Bu davaların görülmesi ve bunlara ilişkin duruşma salonlarını şimdiden düşünmemiz gerekiyor. Yani bu kadar sanıklı davanın, Ankara'daki duruşma salonlarında görülme imkanı yok. Bir yandan sanıklar için, öte yandan avukatlar için ve sonra gelen dinleyiciler, yakınlar için bir alan. Büyük bir alana ihtiyacımız olduğu çok açıktır. Bakanlık olarak bu açıdan tedbir aldık, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yargılamanın yeri Sincan ilçesi sınırlarında olacak."

Bakan Bozdağ, özel bir mahkeme heyeti iddialarına ilişkin, "Şu anda özel bir mahkemeye gerek yok. Darbe teşebbüsünde bulunanları, hangi mahkemelerin yargılayacağı belli çünkü bir ihtisaslaşma sağlandı. Ancak bu yargılamalar çok uzun süreceği için belki bu belli olan mahkemelere, 'başka iş verilmemesi' gibi bir şey olabilir." diye konuştu.

- "Onlar da bizimle hemfikirler"

Böyle dönemlerde, "Bu işi yapanların dışında, bir cadı avı olur mu" şeklinde endişelerin yaşanıldığı ifade edilen Bozdağ, Adalet Bakanı olarak kendi görüşünün sorulması üzerine, "Bu endişe herkesde olabilir, bende de var, başkalarında da olabilir. Şu anda ihbarlar olabilir, ifadeler alınabilir, gözaltılar olabilir ama bu henüz başlamış bir süreç. Karar verme sıralarında suçluyla suçsuzu ayıracaklardır." dedi.

Bakan Bozdağ, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) çerçevesinde askeri okulların kapatılmasının ya da Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmasının gündemde olup olmadığına ilişkin soruya, "Bu detaylara girmeyelim. Şu anda bütün konuları kapsayan çalışmalar ilgili bakanlıklar tarafından titizlikle yürütülüyor. Bunlar ne kadar olacak, nasıl olacak bu değerlendirmelerden sonra ortaya çıkacak. Henüz değerlendirmeler devam ederken, benim 'Şu olmayacak, bu olacak' demem yanlış olur." şeklinde cevap verdi.

Adalet Bakanı olarak askeri yargıyı sivilleştirmek, HSYK'ya bağlamak gibi bir önerisinin olup olmadığı konusunda Bozdağ, şunları kaydetti:

"Esasında AK Parti, CHP, MHP, HDP'nin en kolay uzlaşacakları yerlerden bir tanesi bu. Çünkü onlar da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Askeri Yargıtayın kaldırılması konusunda bizimle hemfikirler. Bu konuda siyasi partilerle bir uzlaşmayı kolay yapacağımıza, belki Türkiye'de en kolay uzlaşacağımız alanın bu olduğuna inanıyorum. Zamanlaması konusunda bir şey demek istemiyorum. Türkiye, demokratik bir hukuk devleti olma vasfını bundan sonra daha da güçlendirecekse yargıdaki 'iki ayrı devlet varmış' görüntüsü veren, iki ayrı yargı uygulamasına da kesinlikle son vermelidir. Bu adımları da atacağız. Ama bunun zamanlaması konusunda bir şey ifade etmem doğru olmaz."

Bozdağ, hakim ve savcılarla, Adalet Bakanlığında açığa almaların olduğunu hatırlatarak, "Yakın geçmişte İstanbul'da Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi, Fetullah Gülen'i mehdi ilan eden bir karar verdi. Eğer bir hakim veya savcı Anayasa, hukuk ve kanuna bağlı bir vicdanla değil de 'Fetullah Gülen' gibi birine veya başkaca herhangi bir ideolojiye, siyasete, görüşe bağlı bir vicdanla hareket ederse o zaman o vicdan sahibi, adaletin değil zulmün vasıtası olur." dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×