AB Gayrıresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı

- AB Bakanı Çelik, uluslararası medyaya konuştu: (3) - "Suriye’de, Irak’ta daha olumsuz gelişmeler olursa şimdikinden çok daha büyük bir göç kriziyle karşı karşıya kalabilir Avrupa. Dolayısıyla bunun yönetilmesi için Türkiye ile AB arasında güçlü mekanizmaların kurulması gerekir" - "Bunlara odaklanmamız gerekirken bazı ülkeler çıkıyorlar, 'Türkiye ile müzakereleri keselim' diyorlar. Bu vizyonsuz yaklaşımlar Avrupa’nın geleceğini riske atıyor" - "Türkiye’ye karşı dışlayıcı bir dil kullanması, hem İslamofobiktir hem Türkiye karşıtıdır hem de Eurofobik bir dildir” - "Siz göçmenlerini kendi ülkenize sokmazsanız, tel örgülerle ve ordularla engellemeye çalışırsanız, bu 21'inci yüzyılda hiç insani bir tavır olmaz. İkincisi de bu yaklaşım radikalleşmeyi arttırır"

AB Gayrıresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı

BRATİSLAVA (AA) - Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AB ile Türkiye arasında güçlü iş birliğine karşı çıkan ülkelerin, Avrupa’nın geleceğini riske attığı uyarısında bulundu.

Çelik, Slovakya’nın başkenti Bratislava’da katıldığı AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı'nın (Gymnich) ardından uluslararası medya kuruluşlarında görev yapan gazetecilere açıklamalar yaptı ve soruları cevapladı.

Suriye ve Irak’ta devam eden istikrarsızlığın yeni göç dalgalarına yol açabileceğine dikkati çeken Çelik, “Suriye’de, Irak’ta daha olumsuz gelişmeler olursa şimdikinden çok daha büyük bir göç kriziyle karşı karşıya kalabilir Avrupa. Dolayısıyla bunun yönetilmesi için Türkiye ile AB arasında güçlü mekanizmaların kurulması gerekir.” dedi.

Çelik, “Bunlara odaklanmamız gerekirken bazı ülkeler çıkıyorlar, 'Türkiye ile müzakereleri' keselim diyorlar. Bu vizyonsuz yaklaşımlar Avrupa’nın geleceğini riske atıyor." uyarısı yaptı.

- "Liberal İslamofobi"

AB üyesi ve aday ülkelerin dışişleri bakanlarını bir araya getiren bugünkü toplantıda, radikalleşme ve terör konularını ele aldıklarını belirten Çelik, burada yaptığı konuşmada, "liberal İslamofobi" tehlikesine dikkati çektiğini söyledi. Çelik şunları kaydetti:

“Göç krizine karşı bazı ülkeler liberal İslamofobi dediğim bir yaklaşım üretiyorlar. Ya sınırlarını askerlerle kapatacaklarını söylüyorlar ya da göçmenlere diyorlar ki, 'Bizim modern bir ulusal kimliğimiz var, göçmenler buna zarar verir' işte liberal İslamofobi dediğim bu. Siz göçmenlerini kendi ülkenize sokmazsanız, tel örgülerle ve ordularla engellemeye çalışırsanız, bu 21'inci yüzyılda hiç insani bir tavır olmaz. İkincisi de bu yaklaşım radikalleşmeyi arttırır. Bizim insani çözümleri desteklememiz ve doğru mekanizmalar kurmamız lazım.”

AB ile Türkiye arasında iş birliğinin “pozitif bir gündemle” geliştirilmesi arzusunda olduklarını vurgulayan Çelik, bazı Avrupalı siyasetçilerin son dönemde Türkiye karşıtı propaganda yürütmesini eleştirdi. Çelik, “Bazı AB politikacılarının, aşırı sağın söylemlerine benzer şekilde, 'Türkiye ile müzakereleri keselim' demesi, Türkiye’ye karşı dışlayıcı bir dil kullanması hem İslamofobiktir hem Türkiye karşıtıdır hem de Eurofobik bir dildir” şeklinde konuştu.

- AB-Türkiye mutabakatının geleceği

Bakan Çelik, bir gazetecinin AB ile Türkiye arasında 18 Mart’ta varılan mutabakatın geleceği ve bu kapsamda “Yunanistan’a kaçak yollarla giden ve Türkiye’ye geri kabul edilecek her bir sığınmacıya karşılık, AB’nin Türkiye’den bir Suriyeli sığınmacı alması” uygulaması hakkındaki sorusuna şu karşılığı verdi:

“Birebir anlaşmasını uyguluyoruz, uygulamaya devam edeceğiz, insani sebeplerle. İkinci olarak, vize serbestisi olmazsa hiçbir yeni mekanizmada taraf olmayacağız. Üçüncü olarak, terörle mücadele konusunda bizden bir değişiklik beklenmesi için Türkiye’nin karşı karşıya olduğu terör tehdidiyle ilgili, bu terör tehdidinin geçmesi lazım.”

Türkiye’nin Suriye ve Irak sınırının ötesindeki terör örgütleri nedeniyle tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, “Ama aynı zamanda oradan ölümden kaçan insanlar bize geldiği için de biz bu sınırı kapatamıyoruz. Ölümden kaçan insanlar için açık sınır politikası uygulamak zorundayız. Bu sadece bizim işimiz değil. AB ile ortak halletmemiz gereken bir iş.” şeklinde konuştu.

Göç krizinin, ordularla, tel örgülerle engellenmeye çalışılması durumunda, dünyanın geçmişteki utanç görüntüleriyle yeniden karşı karşıya kalacağını ifade eden Çelik, insani çözümler için AB ile Türkiye’nin daha yakın iş birliği yapabileceğini söyledi. Çelik, şunları kaydetti:

“Ben, Türkiye ve AB arasındaki ortak akıl ve ortak eylem planının devam etmesini istiyorum. Benim ülkem AB üyesi değil. Ama biz tarih boyunca bir Avrupa gücü olduk. 100 yıldan bu yana da bir Avrupa demokrasisiyiz. Avrupa ortak geleceğimizdir. Dolayısıyla Avrupa’nın geleceği için ortak çalışmalıyız diyorum. Burada da biz mükellefiyetlerimizi yerine getirdik. Avrupa’nın da vize serbestisini gerçekleştirmesi gerekiyor."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×