AB Bakanı Çelik:

- “Atılan adımların (savunma reformları) ordunun yapısını bozduğu varsayımlarının hiçbiri gerçekçi değildir. Tam tersine, bu reformlar yapılamadığı takdirde darbeci girişimlere karşı bağışıklık sağlanamayacağı açıktır” - “Türkiye-AB ilişkileri bu vizyonsuzluk parantezine alınmayacak kadar geniş bir perspektifte değerlendirilmelidir. Carl Bildt’in yazısında olduğu gibi Avrupa’nın Türkiye’deki bu demokrasi direnişinden kendisine yeni bir vizyon çıkarması için bu bir fırsattır" - "Darbe teşebbüsünden sonra bir kere daha görüldü ki öncelikli işimiz kayıtsız şartız, hiçbir tereddüt göstermeksizin bu terör örgütünü devletimizin bütün kılcal damarlarından temizlemektir. Bunu temizlemediğimiz takdirde ne demokrasimiz ne ekonomimiz ne dış politikamız hiçbir zaman sağlıklı işlemeyecektir. Bu mesele, bir vatan, vatanseverlik meselesidir"

AB Bakanı Çelik:

ANKARA (AA) - Avrupa Birliği (AB) Bakanı Ömer Çelik, savunma alanındaki reformlarla ilgili, "Atılan adımların ordunun yapısının bozduğu varsayımlarının hiçbiri gerçekçi değildir. Tam tersine, bu reformlar yapılamadığı takdirde darbeci girişimlere karşı bağışıklık sağlanamayacağı açıktır." dedi.

Avrupa Bölgesi İş Konseyi Başkanları ile bakanlıkta bir araya gelen Çelik, görüşme öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Çelik, “Kendisini Mehdi, Mesih zanneden bir terör örgütü liderinin hezeyanlarının hukuk devletinin yerine geçtiği son derece sapkın bir yapıyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullanarak, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) karşısında başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere tüm kurumların çok sağlam bir duruş sergilediğini söyledi.

Türk halkının ortaya koyduğu direnişteki demokrasiye sahip çıkma biçiminin bütün bir demokrasi tarihinin yeniden yazılmasına yol açacak nitelikte olduğunu vurgulayan Çelik, “Bir halk bütün dünyaya, tanklara, savaş uçaklarına, kurşunlara, namluya direnerek demokrasiye sahip çıktığını göstermiştir.” dedi.

- "Dünyayla entegrasyonumuzu artıracağız"

Terör örgütünün yurtdışında yürüttüğü Türkiye’nin ekonomisini ve imajını hedef alan propagandalara dikkati çeken Çelik, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen piyasa dostu faaliyetlerin korunduğunu, bunun Türkiye ekonomisinin gücünün kanıtı olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yatırımcılarla bir araya gelerek bu mesajları verdiğini hatırlatan Çelik, “Türkiye, dünya ekonomisiyle entegre olmuş, dışa açık bir ülke olarak yoluna devam etmektedir.” diye konuştu.

Bu darbe girişiminde amacın Türkiye’yi içe kapatmak, dış politika reflekslerinden koparmak ve dünya ile ilişkileri bozmak olduğunu kaydeden Çelik, buna müsaade etmeyeceklerini dile getirdi.

Çelik, “Müttefiklik ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz, demokrasimizi kuvvetlendireceğiz. Dünyayla entegrasyonumuzu artıracağız. Buradan demokrasimizi güçlendirerek çıkacağız.” dedi.

Ortak demokratik değerler ve idealler adına Türk halkının gösterdiği direnişin “ayakta alkışlanacak” nitelikte olduğunu vurgulayan Çelik, Avrupa Birliği’yle (AB) ilişkilerde de yeni bir sayfa açılması gerektiğine dikkati çekti.

Bazı Avrupalı siyasetçilerin Türkiye’deki darbeyi bir cümleyle eleştirirken, hükümetin darbe karşısında aldığı tedbirlere yönelik eleştirileri çok daha fazla dile getirmelerini hatırlatan Çelik, bu durumu bir “vizyonsuzluk” olarak nitelendirdi.

Çelik, “Türkiye-AB ilişkileri bu vizyonsuzluk parantezine alınmayacak kadar geniş bir perspektifte değerlendirilmelidir. Carl Bildt’in yazısında olduğu gibi Avrupa’nın Türkiye’deki bu demokrasi direnişinden kendisine yeni bir vizyon çıkarması için bu bir fırsattır.” ifadelerini kullandı.

FETÖ’yü devletten ve kripto bir şekilde yerleştiği sivil toplum örgütlerinden kazıyacaklarının altını çizen Çelik, bu kapsamda çeşitli reformlar yapıldığını söyledi.

- Savunma alanında yapılan reformlar

Savunma reformu konusunda atılan adımların AB standartlarına uygun olduğunu vurgulayan Çelik, bunların sivil iradenin askeri otorite üzerindeki denetim ve etkinliğinin sağlanması için yapıldığının altını çizdi.

Kuvvet Komutanlıklarının Savunma Bakanlığına bağlanmasıyla emir komuta zincirinin bozulacağı iddialarını yanıtlayan Çelik, emir komuta zincirini bozanın esas olarak darbe teşebbüsleri olduğunu hatırlattı.

AB Bakanı Çelik, darbe girişimlerinin engellenebilmesi için yapılan savunma reformlarına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, atılan tüm adımların AB standartları içerisinde atıldığını bildirdi.

Çelik, yapılan savunma reformlarının demokrasiyi, hukuk devletini ve silahlı kuvvetleri korumak için düzenlendiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Atılan adımların ordunun yapısının bozduğu varsayımlarının hiçbiri gerçekçi değildir. Tam tersine, bu reformlar yapılamadığı takdirde darbeci girişimlere karşı bağışıklık sağlanamayacağı açıktır.”

Çelik, bu türden reformların dünyanın her yerinde kapsamlı bir şekilde bilim adamlarının desteği ile yapıldığını kaydederek, söz konusu reformların Türkiye’de de geniş bir istişare süreci içerisinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Öte yandan Çelik, AB liderlerinin Türkiye ile ilgili açıklamalarına da değinerek, söyle konuştu:

“Doğrusunu söylemek gerekirse bazı AB liderlerinin açıklamasında bu şekilde bir vizyon eksikliği vardır. Türkiye- AB ilişkileri bazı AB liderlerinin vizyonsuz açıklamalarına indirgenemeyecek kadar büyük bir resme odaklanmaktadır. Bir Avrupa devleti olan ülkemizin bundan sonraki müzakere sürecindeki reformları ve iradesi sürecektir. Bu sürecin ilerlemesi sadece Türkiye’nin sorumluluğunda değildir, karşılıklı bir sorumluluktur.”

Türkiye'nin dünyaya kendisini anlatması bakımından Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) gibi organizasyonlara önemli görevler düştüğüne dikkati çeken Çelik, "DEİK dünyaya açık bir kuruluş. Dünyada pek çok partneri ve muhatabı var. Türkiye'nin doğru anlaşılması için iletişim faaliyeti, stratejisi ve mühendisliğine çok ihtiyaç duyuyoruz." dedi.

Çelik, FETÖ ile mücadelenin kayıtsız şartsız devletin tüm birimlerinde devam etmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Darbe teşebbüsünden sonra bir kere daha görüldü ki öncelikli işimiz kayıtsız şartız, hiçbir tereddüt göstermeksizin bu terör örgütünü devletimizin bütün kılcal damarlarından temizlemektir. Bunu temizlemediğimiz takdirde ne demokrasimiz ne ekonomimiz ne dış politikamız hiçbir zaman sağlıklı işlemeyecektir. Bu mesele, bir vatan, vatanseverlik meselesidir. Herhangi bir siyasi tercih değildir. Genel olarak siyasi partilerin, STK'ların konuda sağduyu içerisinde olduğu görülüyor. Bu da Türkiye için büyük bir kazanımdır."

- "AB ülkelerinin yanımızda olmalarını beklerdik"

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK'in hem tüm AB ülkelerinde, hem de AB üyesi olmayan ülkelerde teşkilatlandığına dikkati çekerek, ele alacakları gündem maddeleri arasında vize serbestisi, gümrük birliğinin revizyonu, geri kabul anlaşması ve hala açılmamış olan fasılların açılması için nelerin yapılabileceği gibi konuların yer aldığını söyledi. Buna yeni gündem maddelerinin daha eklendiğini ifade eden Vardan, şunları kaydetti:

"Artık bir görev daha çıktı bizlere. Darbe teşebbüsüne karşı Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm halkın karşı koyması, iş dünyasının karşı çıkmış olması ve bizim bunu dünyaya anlatma gerekliliğimiz. Yani biz burada demokratik ilkeleri savunan başta AB ülkelerinin, bizim yanımızda olmalarını bekliyoruz. Biz hakikaten bir (Almanya Başbakanı Angela Merkel) Merkel, (Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande) Hollande'ın buraya gelip bizlerle el ele kol kola verip bunu tebrik etmelerini beklerdik. Böylelikle ileride yapacağımız ortaklığın temelleri çok daha güçlü oldurdu."











Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×