9. Büyükelçiler Konferansı

- Ekonomi Bakanı Zeybekci: - "Türkiye'nin toplam dış ticaret hacminin yüzde 13'ünü eğer milli paramızla yapar hale gelirsek, cari açık Türkiye'nin gündeminde problem olmaktan çıkar" - "Bunu, etrafımızdaki, kültür coğrafyamızdaki ülkelerdeki büyükelçilerle beraber, sizlerle beraber yapacağız. O ülkeler hazır, biz hazırız. Merkez Bankamız ve ilgili ülkelerin merkez bankaları ve bankacılık sistemiyle bunu yapacağız. Bizim için kazanç olacak" - "Türkiye'nin güneyinde, Irak ve Suriye'nin kuzeyinde, birileri İslam tarihinin en büyük, en hain, İslamiyet'e zarar veren o örgütü, DEAŞ'ı üreterek bu coğrafyanın başına bela ettiler. Edenler de bellidir. Sonra o DEAŞ'ı ortadan kaldırmak üzere başka bir terör örgütünü 'kahraman' ilan etmeyi projelendirenler de bellidir"

9. Büyükelçiler Konferansı

ANKARA (AA) - Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin toplam dış ticaret hacminin yüzde 13'ünü milli para birimiyle yapar hale gelmesi halinde cari açığın problem olmaktan çıkacağını söyledi.

Zeybekci, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte, 9. Büyükelçiler Konferansı kapsamında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) tarafından düzenlenen çalışma yemeğine katıldı.

Buradaki konuşmasında, dünyada haritalarının çizilmesinde silahların yerini ekonomi kalemlerinin aldığını belirten Zeybekci, büyük çoğunluğu Türkiye'nin çevresinde olmak üzere bunun sancılarının yaşanmaya başlandığına işaret etti. Ekonomi ağırlık merkezlerinin son 30 yılda değiştiğine dikkati çeken Zeybekci, "Türkiye bugün şunu söylüyor; 'Türkiye bugün yeni bir dünya kurulacaksa, kuran ülkelerden olur.' Başımıza gelen sancılar bundan kaynaklanıyor." dedi.

Türk büyükelçilerinin çok başarılı birer ticaret adamı, stratejist gibi davranarak Türkiye'nin menfaatleri için hareket ettiklerini dile getiren Zeybekci, "Şimdi büyükelçilerimiz, sanayicilerimizi, müteahhitlerimizi arıyor. Bazı büyükelçilerimiz bizi çağırıyor 'şöyle bir şey yaparsak orayı ele geçiririz.' diyor. Özel sektörle temas etmek, tüccarla temas etmek bir tabu olmaktan çıktı, bir zirve olarak görülmeye başlandı. Bunun için teşekkür ediyorum. Ekonomik olarak tam bağımsız olmadan, egemen olmadan, etkin olmadan, siyasi olarak ne derseniz deyin bu sadece sempatik girişimden başka bir şey olmaz." diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişiminin bir işgal girişimi olduğunu vurgulayan Zeybekci, "Türkiye'nin güneyinde, Irak ve Suriye'nin kuzeyinde, birileri İslam tarihinin en büyük, en hain, İslamiyet'e zarar veren o örgütü, DEAŞ'ı üreterek bu coğrafyanın başına bela ettiler. Edenler de bellidir. Sonra o DEAŞ'ı ortadan kaldırmak üzere başka bir terör örgütünü 'kahraman' ilan etmeyi projelendirenler de bellidir. 15 Temmuz'a geldiğimizde bu iklim de oluşmuştu." değerlendirmesinde bulundu.

- "Türkiye'deki olguyla yurt dışındaki algı arasında 180 derece fark var"

Bakan Zeybekci, darbe girişimine karşı Türk milletinin demokrasi devrimi yazdığına işaret ederek, bu zaferin yüzyıllar boyunca konuşulacağını söyledi. Türkiye'nin sıkıntılarının birlik içinde aşılabileceğini ifade eden Zeybekci, "Dünyaya anlatmada hani derler ya 'algı her şeydir'. Türkiye'deki olguyla yurt dışındaki algı arasında 180 derece fark olduğunu siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz, ama anlatamıyoruz." dedi.

15 Temmuz gecesi TBMM'ye girerken karşı binalardan otomatik silahlarla tarandığını anlatan Zeybekci, Meclis'e girdikten sonra da TBMM'nin bombalandığını söyledi. Türkiye'nin bu süreçte yaşananları yabancı dostları aracılığıyla 7-8 merkezde basın yayın araçlarıyla dünyaya anlatacağını, ayrıca farklı merkezlerden yabancı basın mensupları getirilerek Türkiye'nin gerçeğinin anlatılacağını kaydeden Zeybekci, bu kapsamda sinema filmi de hazırlanacağını bildirdi.

Ekonomide olumlu adımlar atılabilmesi noktasında büyükelçilerin çalışmalarının önemine işaret eden Zeybekci, şunları kaydetti:

"Büyükelçiler, bulunduğunuz konumlar bizim için son derece önemli. Türkiye'nin ekonomik anlamda en önemli problemlerinden biri cari açık. Eğer sizlerle çok iyi çalışırsak, iyi takip edersek, 'ne alakası var' diyebilirsiniz belki, ama cari açığı 1-2 yıl içinde Türkiye'nin gündeminden kaldırabiliriz. Türkiye'nin toplam dış ticaret hacminin yüzde 13'ünü eğer milli paramızla yapar hale getirirsek, şu anda yüzde 6-7'ler seviyesine geldi, cari açık Türkiye'nin gündeminde problem olmaktan çıkar. Bunu da çok kolay yapabiliyoruz. Etrafımızdaki, kültür coğrafyamızdaki ülkelerdeki büyükelçilerle beraber, sizlerle beraber yapacağız. O ülkeler hazır, biz hazırız. Merkez Bankamızın ve ilgili ülkelerin merkez bankaları ve bankacılık sistemiyle bunu yapacağız. Bizim için kazanç olacak. Ekonomi ve ticaretimizin önünde yeni kazanç bölgeleri oluşacak."

Türkiye'nin Afrika açılımına da değinen Zeybekci, Cibuti'ye askeri üs değil Türk ticaret bölgesi kuracaklarını söyledi.

- "Rusya ve Irak’a olan ihracat kayıplarını telafi edeceğiz"

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de 2016 yılının genel anlamda dünya için de Türkiye için de zorlu bir yıl olduğunu belirterek, küresel ticarette son 15 yılın en düşük büyümesinin geçen yıl görüldüğünü söyledi.

Rusya ile ilişkilerde yaşanan sıkıntılarla Irak'a ilişkin sorunlar nedeniyle Türkiye'nin ihracatında bir daralma yaşandığını ifade eden Büyükekşi, bu seneyi ihracatta "sıçrama" yılı ilan ettiklerini dile getirdi. Büyükekşi, şöyle konuştu:

"2017 yılında ihracatımızı miktar ve değer bazında artıracağız. Sürekli ihracat yapan firma sayımızı artıracağız. Çünkü bu yıl petrol ve emtia fiyatları daha yüksek olacak, petrol ve emtia ihracatçısı çevre ülkelerin ekonomileri canlanacak. Rusya ve Irak’a olan ihracat kayıplarını telafi edeceğiz. Bu beklentilerle birlikte bu yıl ihracatımızı Orta Vadeli Program hedefinin de üzerine, 155 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. TİM, ihracatta katma değeri artırmak için Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma doğrultusunda çok sayıda çalışma gerçekleştiriyor."

Büyükekşi, yurt dışında birçok noktada ticaret merkezi açılacağını, büyükelçilerin de bu konuda katkı sağladıklarını dile getirdi.

- "Yaklaşık 150 günde 75 ülkeyi ziyaret ettik"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ülke vizyonu doğrultusunda, dış ekonomik ilişkilerde bilgi üreten, politika belirleyen ve aksiyon alan bir kurum olmayı hedeflediklerini söyledi.

DEİK olarak, son 1 yılda Türkiye ve yakın coğrafyada yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen çıtayı çok daha yukarıya taşımaya çalıştıklarını ifade eden Vardan, 2016 yılındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Vardan, şunları kaydetti:

"Bilhassa 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında ilan ettiğimiz seferberlik kapsamında, yaklaşık 150 günde 75 ülkeye ziyaret gerçekleştirdik. Oradaki muhataplarımıza, medyaya, siyaset dünyasına, düşünce kuruluşlarına Türkiye'yi, iş dünyasını, işlerin nasıl gittiğini ve en önemlisi Türkiye'nin maruz kaldığı hain darbe girişimiyle müsebbiplerini anlatmaya çalıştık. Bu çalışma devam ediyor. Bundan sonra da temennimiz, daha iyi ve etkili hizmet üretmek ve iş planlarımızı icra edebilmek için kurumsal ekosistemimizin en değerli yapı taşı olan siz yurt dışı temsilcilerimizle iş birliğimizi güçlendirmek, derinleştirmek ve sağlamlaştırmak. İşte bu buluşmalar, siz değerli Büyükelçilerimizi, İş Konseyi Başkanlarımızla bir araya getirmek ve ortak gündemleri masaya yatırıp, derinlemesine ele almak için bizlere bulunmaz bir fırsat sunmakta. Ümit ediyoruz ki, yılın hemen başında yakaladığımız bu fırsatı, sistemli ve devamlı bir şekilde yıl boyunca sürdürebiliriz."

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün, devlet ve özel sektörün iş birliği içinde olduğunu ifade etti. Bu dönemde herkesin biraz daha fazla çalışması gerektiğini, alışılagelen pazarların kaybedilmesi nedeniyle yeni pazarlar kazanılmasına ihtiyaç olduğunu anlatan Yenigün, büyükelçilerin müteahhitler için müşavirlik sistemi konusunda çözüm odaklı çalışmaları gerektiğini söyledi.

Yenigün, finansman desteğiyle Türk işçisinin yurt dışına götürülebilmesine yönelik destek istedi.

- "Kimse, görmek istemeyen kadar kör olamaz"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Nail Olpak, Türkiye'nin yaşadıklarını her ortamda yabancılara aktardıklarını belirterek, "İbni Sina'nın dediği gibi, kimse görmek istemeyen kadar kör olamaz. Bütün dünyaya gerçekleri anlatmaya gayret edeceğiz." dedi.

TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete de müteşebbislerin dışa açılma sürecine destek verdiklerini ifade ederek, bu yıl için işletmelerin dış ticarete ve yatırıma yönelmelerine dönük faaliyetleri artırma kararı aldıklarını söyledi.

Mete, "Türkiye geçmişte de zorluklar yaşadı, ama hepsinin üstesinden elbirliğiyle geldik. Sadece son çeyrek yüzyılda 5 büyük küresel, yerel ekonomik kriz yaşadık, ama yolumuza devam ettik. Dolayısıyla günlük çalkantılara takılıp resmin bütününü kaçırmamak gerektiğine inanıyoruz. Uzun vadeli bakınca, gelişen, dönüşen, dinamik bir ülke görüyorum." diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×