2017 Yılı Bütçesi TBMM Planı ve Bütçe Komisyonunda

- Milli Savunma Bakanı Işık: (2) - "Türk Silahlı Kuvvetlerimizden bugüne kadar 3 bin 665 personel FETÖ terör örgütüyle irtibatlı olduğu için ihraç edilmiştir. Neticede 16 bin 423 öğrenciyle beraber değerlendirildiğinde 20 bin 88 kişinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile bağı kesilmiştir. Ayrıca 2 bin 855 personelin de soruşturma işlemleri sürdürülmektedir" - "Bu ihanet şebekesiyle, bu terör örgütüyle mücadele etmek milli bir görevdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin beka meselesidir. Onun için bu terör örgütünü hiç hafife almadan bu FETÖ hainlerine karşı da sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" - "Mücadelemiz, Türk Silahlı Kuvvetlerimizde tek bir hain bile bırakmayana kadar sürecektir. Bu arada bireysel çekişmeler veya asılsız iftiralar nedeniyle masum personelimizin mağduriyete uğramasına da asla izin vermeyeceğiz"

2017 Yılı Bütçesi TBMM Planı ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) - Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizden bugüne kadar 3 bin 665 personel Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) terör örgütüyle irtibatlı olduğu için ihraç edilmiştir. Neticede 16 bin 423 öğrenciyle beraber değerlendirildiğinde 20 bin 88 kişinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile bağı kesilmiştir. Ayrıca 2 bin 855 personelin de soruşturma işlemleri sürdürülmektedir." dedi.

Bakan Işık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Akaryakıt İkmal ve NATO Pol Tesisleri İşletmesi Başkanlığının 2017 yılı bütçelerine ilişkin sunumunda, Türkiye'nin 15 Temmuz gecesi, asker üniforması altına gizlenen FETÖ mensuplarının hain darbe girişimine maruz kaldığını belirtti.

Milletin göğsünü tanklara, uçaklara ve ağır silahlara siper ederek bu darbe teşebbüsüne karşı çıkmasının darbeye kalkışanların emellerini engelleyen en önemli unsur olduğunu bildiren Işık, "Bu ihanet şebekesiyle, bu terör örgütüyle mücadele etmek milli bir görevdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin beka meselesidir. Onun için bu terör örgütünü hiç hafife almadan bu FETÖ hainlerine karşı da sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadelemiz, Türk Silahlı Kuvvetlerimizde tek bir hain bile bırakmayana kadar sürecektir. Ancak bu arada bireysel çekişmeler veya asılsız iftiralar nedeniyle masum personelimizin mağduriyete uğramasına da asla izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

FETÖ’ye karşı mücadelenin tüm devlet kurumlarında kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Bakan Işık, böyle bir ihanetin tekrar yaşanmaması için gerekli tüm tedbirleri almakta kararlı olduklarını bildirdi.

Bakanlığın teşkilat yapısı ile personel konularında önemli değişikliklerin yapıldığını hatırlatan Işık, "Amacımız, bir bütün olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin harbe hazırlık durumunu ve operasyonel etkinliğini artırmaktır." ifadesini kullandı.

Bakan Işık, sivil personel ve uzmanlar tarafından yerine getirilebilecek işleri bakanlık ve bağlı birimler tarafından yapılmasını hedeflediklerini belirterek, "Böylece, Türk Silahlı Kuvvetlerinin muharip yeteneklerini geliştirmeye daha fazla odaklanması mümkün hale gelecektir. Neticede, güçlü bir demokrasiye, güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir orduya sahip olmak, dünyanın ve bölgemizin içinden geçmekte olduğu olağanüstü şartlar karşısında sadece siyasi bir tercih değil, acil bir zarurettir." dedi.

Düzenlemelerle, cumhurbaşkanı ve başbakanın kuvvet komutanlıklarıyla bağlılarından doğrudan bilgi alabilme ve onlara herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilmesi koşuluyla doğrudan emir verme yetkisi verildiğini aktaran Işık, Genelkurmay Başkanlığı için kuvvet komutanlığı yapma şartının kaldırıldığını, kara, deniz ve hava kuvvetlerinin Milli Savunma Bakanı'na bağlandığını kaydetti.

Genelkurmay Başkanlığının yetkilerinin, silahlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasında istihbarat, harekat, teşkilat ve eğitim hizmetleri ile sınırlı tutulduğunu belirten Işık, Yüksek Askeri Şura'nın yapısının da değiştirildiğini hatırlattı.

- "GATA ile ilgili en küçük boşluğun doğmasına izin vermeyeceğiz"

Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldığını, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve bünyesindeki meslek yüksek okulları Sağlık Bilimleri Üniversitesine, askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredildiğini anımsatan Bakan Işık, şunları söyledi:

"GATA'nın ve diğer askeri hastanelerin yeni yapılanması nedeniyle, sanki askerlerimiz sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılıyormuş gibi bir havanın siyasi mülahazalarla kasıtlı olarak yaratıldığını söylemek mecburiyetindeyim. Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına evvelce verilen sağlık hizmetleri aynen sürdüğü gibi, gerek Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin gerek diğer bütün sağlık kurumlarımızın imkanlarından da istifade edilmesi mümkün hale gelmiştir. Neticede, askeri operasyonlar için muharebe ortamında görev yapabilecek askeri tabip ve yardımcı sağlık sınıfı personelinin yetiştirilmesine ve istihdam edilmesine de devam edilecektir. Dolayısıyla, bu alanda bir zafiyete yol açıldığı iddiaları tamamen temelsizdir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne askeri tabip yetiştirmek için özel bir kontenjan koyuyoruz. Şu anda teknik çalışmalar sürüyor 150-250 arası askeri tabip kontenjanını YÖK'e bildireceğiz, YÖK bunun için askeri tabip öğrenci kadrosu oluşturacak ve öğrenciyi buna göre alacak, bunlar da aynı fakülte yüksekokulu öğrencisi mantığıyla eğitimlerine devam edecekler. Aynı şekilde Sağlık Bilimleri Üniversitesi, harp psikiyatrisi, harp cerrahisi ve askeri branşlardaki bütün çalışmalarını yoğunlaştırarak sürdürecek. Yani GATA ile ilgili en küçük bir boşluğun doğmasına izin vermeyeceğiz."

Ankara ve İstanbul garnizonlarındaki kara ve hava unsurlarına ait bir kısım askeri birliklerin başka şehirlere taşınmasına ilişkin intikal faaliyetlerinin büyük oranda tamamlandığını vurgulayan Bakan Fikri Işık, "Kuleli Askeri Lise binasının Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğüne tahsis edilmekte olduğunu sizlerle paylaşmak isterim." diye konuştu.

- TSK'dan ihraçlar

Askeri okullarla Türk Silahlı Kuvvetlerine personel temin yetkisinin düzenlemeyle Milli Savunma Bakanlığına verildiğini anımsatan Bakan Işık, "15 Temmuz öncesinde askeri öğrenim kurumlarımızda okuyan 6 bin 193 harp okulu öğrencisi, 4 bin 90 askeri lise ve astsubay hazırlama okulu öğrencisi ve 6 bin 140 astsubay meslek yüksekokulu öğrencisi derecelerine göre YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından durumlarına uygun okullara nakledilmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Işık, Olağanüstü hal (OHAL) süresince TSK personelinin ilgili kuvvet komutanının teklifi ve Milli Savunma Bakanı'nın onayıyla kamu görevinden çıkartılmaları usulünün benimsendiğini belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizden bugüne kadar 3 bin 665 personel FETÖ terör örgütüyle irtibatlı olduğu için ihraç edilmiştir. Neticede 16 bin 423 öğrenciyle beraber değerlendirildiğinde 20 bin 88 kişinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile bağı kesilmiştir. Ayrıca 2 bin 855 personelin de soruşturma işlemleri sürdürülmektedir." diye konuştu.

- Savunma sanayi projeleri

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji ürünü, yeteneklerin büyük ölçüde milli sanayi tarafından gerçekleştirilmesi için önemli adımların atıldığını bildiren Işık, "Türkiye'nin ilk yerli ve milli tüfeği olan Modern Piyade Tüfeği (MPT) Projesi kapsamında imzalanan seri üretim sözleşmesi uyarınca 500 adetlik ilk kafile üretim tamamlanmış olup, kalan 19 bin 500 adedinin üretimi Eylül 2017 tarihine kadar gerçekleştirilecektir." ifadesini kullandı.

Bazı büyük projelere ilişkin bilgi veren Bakan Işık, Milli Bölgesel Uçak Projesi'nin başlatıldığını hatırlattı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim uçağı ihtiyacına cevap verecek ve dünya pazarlarında da pay sahibi olabilecek özgün bir eğitim uçağının tasarımı ve üretimi amacıyla Türk Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı (Hürkuş-A) Geliştirme Projesi'nin başlatıldığını aktaran Işık, "Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı (Hürkuş-B)'nin seri üretimine de başlanmıştır. Bu kapsamda uçak üretilecek olup, kabul aşamalarının tamamlanmasını müteakip ilk uçağın Haziran 2018'de Hava Kuvvetleri envanterine girmesini planlıyoruz." dedi.

Bakan Işık, ekonomik ömürlerini doldurmaya başlayan ve bir kısmı envanterden çıkartılan F-4 uçaklarıyla ileride envanterden çıkacak F-16 uçaklarının yerini alacak Müşterek Taarruz Uçağı F-35 (JSF) tedariki için kurulan uluslararası projede Türkiye'nin de yer aldığına işaret ederek, "2018 yılında ilk ikisini teslim almak üzere bugüne kadar 6 uçağın siparişi verilmiş, önümüzdeki üç yıl boyunca her yıl sekizer adet olmak üzere ilave 24 adet F-35 siparişi için karar alınmıştır." diye konuştu.

Milli Muharip Uçak Geliştirilmesi Projesi ile Hava Kuvvetleri Komutanlığının 2030’lu yıllardan sonraki muharip uçak ihtiyacının yurt içinde özgün tasarım modeliyle karşılanması hedeflendiğini kaydeden Işık, pek yakında, ATAK helikopterinde yerli tanksavar silahı UMTAS'ın da kullanılmaya başlayacağını açıkladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili diğer makamların ihtiyacı için Özgün Helikopter Programı'nın başlatıldığını, çalışmaların devam ettiğini aktaran Işık, insansız hava araçlarının sayı, boyut ve misyon açısından geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.

"Ankara'da özellikle bir merkezi koordinasyon birimi oluşturuyoruz. Tüm Türkiye'de uçacak İHA'ların tek bir merkezden koordinasyonunu sağlayacak şekilde yeni bir birim kuruyoruz." diyen Milli Savunma Bakanı Işık, tüm çalışmalar kapsamında bakanlığının 2017 yılı bütçe tasarısının 28 milyar 702 milyon 119 bin lira olarak belirlendiğini bildirdi.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×