2017 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

- AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik: (1) - "AP'nin bugün ortaya çıkan kararı, bizim açımızdan uzun zamandır aşırı sağın taleplerine ve değerlendirmelerine dönük olarak ana akım siyasilerin yaptığı hatanın tezahürüdür" - "Açıkça söylemek gerekirse bugün AB, kurulduğu değerler açısından bir değerler kriziyle karşıyadır"

2017 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) - Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosunun (AP) Türkiye kararıyla ilgili, "AP'nin bugün ortaya çıkan kararı, bizim açımızdan uzun zamandır aşırı sağın taleplerine ve değerlendirmelerine dönük olarak ana akım siyasilerin yaptığı hatanın tezahürüdür." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının ve bakanlığına bağlı Türk Akreditasyon Kurumu, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığının bütçelerinin sunumunu yapan Çelik, konuşmasına Adana'da meydana gelen terör saldırısında ve Fırat Kalkanı Harekatı'nda şehit olanlara rahmet dileyerek başladı.

Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri açısından en kritik aşamalardan birinden geçildiğini dile getiren Çelik, uzun süredir müzakere yürüten bir ülke olan Türkiye'nin söz konusu müzakereler kapsamında AB ile derinlenmesine ve oturmuş ilişkileri bulunduğunu ifade etti.

Çelik, gelinen noktada Türkiye-AB ilişkilerinin en kırılgan dönemini yaşadığına dikkat çekerek, komisyon üyelerine AB-Türkiye müzakere süreci hakkında bilgi verdi.

AB-Türkiye ilişkilerinde gelinen noktanın taraflar açısından başlangıç noktasına göre çok farklı bir durum arz ettiğini vurgulayan Çelik, "Açıkça söylemek gerekirse bugün AB kurulduğu değerler açısından bir değerler kriziyle karşıyadır." dedi.

Çelik, Avrupa'nın büyüyen devletlerinde de çok ciddi biçimde Avrupa'nın temel değerlerinin ve kurumlarının tartışıldığını dile getirdi.

Avrupa'nın bazı ülkelerinde takip ettikleri anketlerde, kıtada istikrarlı bir biçimde aşırı sağın yükseldiğini gördüklerini belirten Çelik, "AP'nin bugün ortaya çıkan kararı, bizim açımızdan uzun zamandır aşırı sağın taleplerine ve değerlendirmelerine dönük olarak ana akım siyasilerin yaptığı hatanın tezahürüdür." diye konuştu.

Çelik, AB ile müzakerelerin fiilen uzun zamandır durduğunu, son bir yıl içerisinde iki fasıl açıldığını anımsatarak, diğer açılması gereken fasılların Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin blokajı nedeniyle açılamadığını kaydetti.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Batılı ülkelerin tavrını da eleştiren Çelik, darbe gecesi dönem başkanı Slovakya'nın ve İtalya ile Hollanda'nın dışişleri bakanları ile görüştüğünü anımsattı.

Darbe girişimi sonrasında bazı AB yetkililerinin "Taraflara itidal tavsiye ediyoruz." çağrısını eleştiren Çelik, "Taraflara itidal tavsiye ediyoruz' cümlesini çok iyi hatırlıyorum. Mısır'da Sisi darbe yaptıktan sonra yine AB'nin bildirisinde 'Taraflara itidal tavsiye ediyoruz' gibisinden açıklama yapılmıştı. 'Taraflara itidal tavsiye etmek' Mısır'da şuydu; darbe yapan Sisi ile seçilmiş Cumhurbaşkanını eşit görmek. Aynı cümle Türkiye'deki alçak darbe girişimi karşısında yine AB tarafından yayınlandı." değerlendirmesinde bulundu.

- "Türkiye'nin AB'den gelecek paraya ihtiyacı yok"

Türkiye ile AB arasındaki geri kabul anlaşmasına da değinen Çelik, bu noktada Türkiye'nin AB ile "bire bir anlaşmasını" yaparak tarihinin en büyük krizinden kurtardığını anlattı.

Ömer Çelik, Avrupa haritasının 100 yılda bir köklü bir biçimde değiştiğini dile getirerek, "Geçmişte değişen Avrupa haritasını tamamen altüst eden, tamamen yepyeni bir dünya yaratan, tarihte Kavimler Göçü denilen bir olay vardır. Suriyeli mültecilerin Akdeniz'den Avrupa'ya doğru akın etmesinin bu Kavimler Göçü bir benzeri bir tablo oluşturduğunu, bu tablonun doğru yönetilmesi gerektiğini, doğru yönetilmezse bunun Avrupa'nın siyasi kurumlarını vuracağını açık şekilde ifade ettim. Netice itibarıyla öyle oldu. Bunu yönetme konusunda ciddi zaaf gösterdiler." dedi.

Çelik, geçen yıl bir günde 7 bin olan Akdeniz'e açılanların sayısının "bire bir anlaşması" sayesinde 20-30'lara düştüğünü kaydetti.

Türkiye'nin Suriyeli mültecilere 25 milyar dolar harcama yaptığını anımsatan Çelik, AB'nin mali yardım konusunda gerekli desteği göstermediğini söyledi ve "Türkiye'nin AB'den gelecek paraya herhangi bir ihtiyacı yoktur." diye konuştu.

Türkiye'ye dünyadan gelen mali tutarın 500 milyon dolar civarında olduğunu dile getiren Çelik, son dönemlerdeki çabalar sonucunda AB'den, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarına toplam 600 milyon avro aktarıldığını ifade etti.

(Sürecek)



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×