16. MÜSİAD EXPO kapanış yemeği

- Başbakan Yıldırım: (2) - "(FETÖ'nün darbe girişimi) Bu darbeyi yendik, tankın gücü halkın gücüne karşı koyamadı ama daha önemlisi, bu darbe sabahı bazı dost bildiğimiz ülkeler şaşkına döndü, sus pus oldular. 'Bize böyle denmemişti.' Kendi aralarında kutlama yapmaya başlamışlar, 'Bizim çocuklar başardı' diye. Ama onların çocukları değil, bu milletin asil evlatları başardı. Kafalarını kiraya vermiş Pensilvanya'daki terör başının adamları değil, bu ülkenin yiğit evlatları kazandı" - "Gelen dostlarımız 'biz anlamıyoruz, Türkiye'yi anlamıyoruz, Türk insanını anlamıyoruz, tankın, topun karşısına nasıl çıkar' diyor. Anlamazsınız çünkü bu millet Çanakkale'yi yaşamış, bu millet Dumlupınar'ı yaşamış, bu millet Sarıkamış'ı yaşamış, bu millet, 'İstiklal benim karakterimdir' diyen, istiklalini her şeyin üstünde tutan bir millettir" - "O gencecik, fidan gibi kardeşimize (Derik Kaymakamı Safitürk) alçaklar tuzak kurdular ama onlar bilsin ki hiçbir yiğidimizin kanı yerde kalmaz. Ülkenin her köşesinde, bu ülkeyi bölmeye çalışan, birliğimizi beraberliğimizi, kardeşliğimizi zedelemeye çalışan kim olursa olsun ister içeride, ister dışarıda, hiç ama hiç affetmeyeceğiz"

16. MÜSİAD EXPO kapanış yemeği

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişiminde tankın gücünün halkın gücüne karşı koyamadığını belirterek, "Darbe sabahı bazı dost bildiğimiz ülkeler şaşkına döndü, sus pus oldular. 'Bize böyle denmemişti.' Kendi aralarında kutlama yapmaya başlamışlar, 'Bizim çocuklar başardı' diye. Ama onların çocukları değil, bu milletin asil evlatları başardı. Kafalarını kiraya vermiş Pensilvanya'daki terör başının adamları değil, bu ülkenin yiğit evlatları kazandı." dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Anadolu Ajansı'nın (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu 16. MÜSİAD EXPO'nun kapanış oturumundaki konuşmasında, son 14 yıl ülkenin gelişmesi, ülke insanının yüzünün gülmesi için canla başla çalıştıklarını, önemli işler, hizmetler yaptıklarını kaydetti.

"7 milyon vatandaşımıza iş, aş sağladık. Bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık, üçe katladık. Bütün bunları yaparken şer odakları da rahat durmadı." diyen Yıldırım, bir yandan şer odaklarıyla mücadele ettiklerini, bir yandan da vatandaşa verdikleri sözleri birer birer yerine getirdiklerini, kararlılıklarından zerre kadar vazgeçmediklerini kaydetti.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En son 15 Temmuz... 15 Temmuz gecesi Türkiye, son yılların en büyük tehditlerinden birine maruz kaldı. Neydi? FETÖ terör örgütü, bu ülkenin, bu milletin, malıyla, dişinden tırnağından arttırarak verdiği vergilerle alıp şanlı ordusuna verdiği uçakları, helikopteri, tankları, silahları gasp eden asker kılığındaki alçak terörist gruplar, Türkiye'nin yönetimini ele geçirmeye çalıştı. Bir darbe girişiminde bulundu, bir kalkışma girişiminde bulundular. O kadar kendilerinden emindi ki... Her şey vardı. Bütün araç gereç, silah, teçhizat her şey vardı. Onları engelleyecek kim vardı? Eskiden darbe oldu dedi mi herkes şapkasını, ceketini alıp kaçar giderdi. Ülkeyi yönetenler eyvallah deyip diz çökerdi. Düşündüler ki bu sefer de aynı olacak. 'Önümüze kim çıkacak? Silahımız var, tankımız var, topumuz var...' İşler düşündükleri gibi gitmedi. Hesap edemedikleri bir şey vardı. O hesap edemedikleri şey, Hakk'ın gücü ve halkın gücüdür. Hakk'ın gücünü, halkın gücünü hesap edemediler. Bir de memleketine sevdalı, bayrağına sevdalı bu ülkenin Cumhurbaşkanı vardı, Recep Tayyip Erdoğan vardı. Onu da hesaba katmadılar. Milletten aldığı iradeye sahip çıkan bir Hükümet vardı onu da hesap edemediler ve nihayet karanlık gecenin aydınlık sabahında tertemiz bedenlerini bayrak için, devlet için, gelecek için seve seve teslim eden şehitlerimiz ve gazilerimiz de İkinci İstiklal Harbi'nden galibiyetle çıkmıştır. Alçaklar yaptıklarının cezasını görmüş ve Türkiye bir nefes almıştır."

Darbe girişiminde tankın gücünün halkın gücüne karşı duramadığını kaydeden Yıldırım, "Bu darbeyi yendik, tankın gücü halkın gücüne karşı koyamadı ama daha önemlisi bu darbe sabahı bazı dost bildiğimiz ülkeler şaşkına döndü. Suspus oldular. 'Bize böyle denmemişti...' Kendi aralarında kutlama yapmaya başlamışlar, 'bizim çocuklar başardı' diye ama onların çocukları değil, bu milletin asil evlatları başardı. Kafalarını kiraya vermiş Pensilvanya'daki terör başının adamları değil, bu ülkenin yiğit evlatları kazandı." ifadelerini kullandı.

- "Dünyada böyle necip millet kaç tane var?"

Başbakan Yıldırım, milletin darbe girişimini def etmekle kalmayıp, Türkiye'nin ekonomisine de sahip çıktığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Darbe cuma günü oldu -cumartesi, pazar hafta sonu-, pazartesi bu darbe goygoycuları Türkiye çökecek, bankalar çalışmayacak, finans sektörü duracak diye propaganda yaymaya başladılar. Bunun başını çeken de FETÖ'cüler. Pazartesi olunca her şey tıkır tıkır saat gibi işledi. Şu kadarını söyleyeyim, 'Borsa çökecek, döviz uçacak...' Hiçbir şey olmadı. Normal olaylarda olduğu kadar bir dalgalanma oldu. Bir karşılaştırma yapayım: Rusya ile uçak krizi olduğu gün ekonomik göstergelerdeki değişim kadar bile ekonomik göstergelerde değişim olmadı. Neden? Çünkü bu millet, darbeyi def etmekle kalmadı o gün 2,5 milyar dolar dövizini bozdurdu, bankalara koydu, Türk parası olarak koydu. Ekonomiye de sahip çıktı. Ekonomiye ayar yapmaya çalışanlara da ayar verdi. Devam eden 15 günde 12 milyar dolar yine döviz bozdurarak piyasaya verdi. Normalde vatandaşın işi bu değil. Vatandaş en büyük yapacağı işi yaptı, darbeyi önledi ama yetmez dedi. Darbeyi önlemek yetmez, bunların başka planları var, ekonomi üzerinde oynuyorlar, ona da müdahale etti. Dünyada böyle necip millet kaç tane var? Gelen dostlarımız 'biz anlamıyoruz, Türkiye'yi anlamıyoruz, Türk insanını anlamıyoruz, tankın, topun karşısına nasıl çıkar' diyor. Anlamazsınız çünkü bu millet Çanakkale'yi yaşamış, bu millet Dumlupınar'ı yaşamış, bu millet Sarıkamış'ı yaşamış, bu millet, 'İstiklal benim karakterimdir' diyen, istiklalini her şeyin üstünde tutan bir millettir."

Gençlerle bir kez daha iftihar ettiklerini kaydeden Yıldırım, "Hep şu söylenirdi: Bu ülkenin gençleri apolitik oldu, bu ülkenin gençleri ülkenin sorunlarına bigane, kendi aleminde. 15 Temmuz gecesi gördük ki ülkenin gerçek sahibi, ülkenin geleceği olan gençler, onlar en önce meydanlara inan. Kadınlarımızdı en önde meydana inen. Anasıyla, babasıyla, kardeşiyle herkes meydanlardaydı. Allah şehitlerimize rahmet eylesin, mekanları cennet olsun, gerek darbe sırasında, gerek bölücü terör örgütüne karşı amansız mücadele verirken hayatını kaybeden şehitlerimiz, Allah mekanlarını cennet eylesin. Gazilerimize hayırlı uzun ömür versin." diye konuştu.

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk'ün şehit edilmesine de konuşmasında yer veren Yıldırım, "Derik Kaymakamımız, Derik Belediye Başkanvekilimiz, maalesef dün uğradığı alçakça bir tuzak patlayıcı vesilesiyle şehit oldu, hayatını kaybetti. 1 gün önce bana ziyarete gelmişti. Son dönemde bölücü terör örgütüne yataklık yapan, onlara destek olan bu vesileyle görevden alınan belediyelere atanan başkanları Ankara'da İçişleri Bakanlığımızda bir araya getirdik. Onların çalışmalarını kendi ağızlarından dinledik. Bundan sonraki hedeflerini ve taleplerini öğrenme fırsatı bulduk. O toplantıda Derik Kaymakamımız Muhammed Fatih Safitürk, o kadar heyecanlı, o kadar vatan ve millet sevdalısıydı ki... Anlattıklarını yaşar gibi anlatıyordu. O gencecik, fidan gibi kardeşimize alçaklar tuzak kurdular ama onlar bilsin ki hiçbir yiğidimizin kanı yerde kalmaz. Ülkenin her köşesinde, bu ülkeyi bölmeye çalışan, birliğimizi beraberliğimizi, kardeşliğimizi zedelemeye çalışan kim olursa olsun ister içeride, ister dışarıda, hiç ama hiç affetmeyeceğiz." dedi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×