"1. İstanbul Arapça Kitap Fuarı"

- Fuarda düzenlenen konferansta Mısır, Suriye ve Yemen ele alındı


İSTANBUL (AA) - Gulf Turk Fuar Hizmetleri tarafından düzenlenen ve 15 Arap ülkesinden 200'ü aşkın yayınevinin katıldığı "1. İstanbul Arapça Kitap Fuarı"nda düzenlenen konferansta Mısır, Suriye ve Yemen konuşuldu.

İstanbul Fuar Merkezi'nde, eski Yemen Milletvekili Şevki El Kadı'nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferasnta "Suriye'nin Durumu ve Uluslararası Hedefler", "Mısır Demokrasisinin Bugünü ve Yarını" ve "Siyaset Ufku Yemen'de Nereye Gidiyor" konuları ele alındı.

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) üyesi Ahmed Ramazan, "Bugün medeniyetler ülkesi Suriye'yi konuşacağız. Üzülerek söylüyorum ki Halep, 7 bin yıldır ilk defa halksız kaldı. Halep'te artık neredeyse yaşayan insan kalmadı. Suriye, devrim ayaklanmasından bu yana ölümlerin bütün şeklini yaşadı." dedi.

Suriye'de ayaklanmalar başlamadan önce sadece rejimin devrilmesini kimsenin düşünmediğini, insanların sadece reform yapılmasını istediğini ifade eden Ramazan, Dera'da yaşanan trajik olaylarla sürecin devrime uzandığını aktardı.

Sivil ve barışçıl gösterilerin silahla bastırılmasıyla olayların büyüdüğünü belirten Ramazan, "Suriye'de göstericilerin üzerine ateş açılmasıyla insanlar kendini savunmaya geçti. Bu sırada rejim radikal silah yanlılarını hapishanelerden çıkarmaya başladı. Buna rağmen Suriye'de uzun zaman barışçıl gösteriler devam ettirilmeye çalışıldı. 2012 yılında İran'ın ve 2013 yılında da Hizbullah'ın doğrudan Suriye'ye müdahil olması savaşı kaçınılmaz kıldı. İran ayrıca Irak'tan ve Afganistan'dan milisler taşıdı." diye konuştu.

Ramazan, muhaliflerin Esed'in sarayına 2013 yılında 600 metre kadar yaklaşması ve bunun görüntülerini yayınlamasıyla İran, Hizbullah ve Şii milislerin Suriye sahasında daha etkin görüldüğünü, Esed rejimini kurtarmak için büyük katliamlar yaptıklarını aktardı.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın 2013'teki konuşmalarında Suriye'de zafer kazanacaklarını dile getirdiğini ve 2016'daki konuşmalarında ise sadece direniş sergilediklerini söylemesiyle bunun Suriye'de aslında yenilgiyi kabul ettikleri anlamına geldiğini belirten Ramazan, şunları söyledi:

"Suriye'de 2015'ten sonra Rusya, Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri savaşa müdahil oldu. Böylelikle yerel bir olay bölgesel ve uluslararası bir yere taşındı. Türkiye bu denklemin karşısında oldu. Bugün Türkiye'de gerçekleştirilmeye çalışılan darbe de bu gelişmelerin yansımadır. Suriye olayı dünyanın tamamını etkilemiş durumda. Suriye'de katliamların durmadan devam etmesi de direnişin evrim ufkunu etkiledi. Suriye'de durum her geçen gün zorlaşıyor."


- "Sisi yalanlarla yaşıyor"

Mısır Devrimin Yarını Partisi lideri ve eski cumhurbaşkanı adayı Eymen Nur, Mısır'da demokrasinin askeri darbeyle devrilmesini bütün dünyanın izlediğini belirterek, aynı zamanda Türkiye'de ise devrilemediğini yine bütün dünyanın izlemesinin manidar olduğunu kaydetti.

"Sanıyorum Türkiye'deki darbeye karşı büyük bir mücadele veren Türk halkı, geçmişte gördüğü darbeler nedeniyle bu kadar cesur davranabildi." diyen Nur, "Mısır'da ne oldu? Mısır’da iki yıl önce bir darbe gerçekleşti. Mısır tarihinde bu gerçekleşen 4'üncü darbe oldu. Bunların en bilineni General Muhammed Necip liderliğinde ordu içerisinde örgütlenen Hür Subaylar Komitesi tarafından Kral Faruk'a karşı yapıldı." ifadesini kullandı.

Mısır'da 3 Temmuz 2013'te gerçekleşen darbenin Mursi ya da başkası, ne olursa olsun asker tarafından gerçekleştirileceğini savunan Nur, darbenin hazırlıklarının çok önceden yapıldığını, darbe sonrası Mısır'da işlerin iyi gitmediğini, demokrasinin her ne olursa olsun geleceğini savundu.

Darbenin ve baskıcı sistemin Mısır'a sadece fakirlik getirdiğini söyleyen Nur, "Mısır'da yolsuzluk korkunç boyutlara ulaştı. Askerin halka vereceği bir ufuk yok. Sisi sadece bir zaruret lideri. Bu günlerin Mısır'da Mübarek döneminden bir farkı olmadığını halk görüyor. Sisi yalanlarla yaşıyor." diye konuştu.


- "Yemen demokrasiye geçiş sürecinde askeri müdahaleyle karşı karşıya kaldı."

Yemenli siyasi analist Yasin et Temimi, Yemen meselesinin uluslararası boyutu ele alınmadan anlaşılmayacağını ifade ederek, Yemen'in Ali Abdullah Salih'in devrildiği Arap Baharı ayaklanmaları sonrası demokrasiye geçiş sürecinde askeri müdahaleyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Yemen krizinin, devrim sonrası bazı ülkeler tarafından uzun bir süreç içerisinde hazırlandığını belirten Tamimi, "İran doğrudan Husileri destekleyerek krizin bir kanadını temsil ediyor. Amerika ise ulusal birliğin sağlanması noktasında Yemen'deki taraflara baskı uygulamıştı. Bir de devrimciler var. Onlar da Husilerin başkentten çıkarılması için mücadele ediyor." dedi.

İran'ın Zeydi mezhebine bağlı Husileri zaman içerisinde değiştirdiğini, Husilerin kendi inanışlarından saptırıldığını aktaran Tamimi, şunları söyledi:

"Devrim sonrası Yemen'de kriz 2015 yılında başkentin Husilere bağlı silahlı milisler tarafından düşürülmesi nedeniyle daha da alevlendi. Husiler ve Salih yanlıları Aden'e kadar silahlı operasyon düzenlediler. Bu sırada Yemen meselesine doğrudan müdahil olan Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun desteğiyle direniş güçleri karşı koyarak Aden'i milislerden temizledi. Direniş ilerlemeye devam ettikçe dışarıdan siyasi baskılarla engellenmeye başlandı. Uluslararası güçler ilerleme gerçekleşince Yemen meselesinin siyasi bir çözüme gitmesi için baskı uyguladılar."



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×