Engelli çocuklar “At“larla sosyalleşiyor

TJK bünyesindeki At’la Terapi Merkezi'nde ücretsiz sunulan terapilerden yaklaşık 8 bin 500 engelli çocuk faydalandı

Engelli çocuklar “At“larla sosyalleşiyor

Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Veliefendi Hipodromu bünyesinde faaliyet gösteren At’la Terapi Merkezi'nde ücretsiz sunulan terapilerden yaklaşık 8 bin 500 engelli çocuk faydalandı. Merkez, çocukların hayata adaptasyonuna katkı sağlarken, fiziksel iyileşmelerine de yardımcı oluyor. TJK Veliefendi Hipodromu bünyesinde hizme veren ve merkezde tedavi görmesine fizyoterapist raporuyla izin verilen tüm engelli çocukların yararlanabildiği Terapi Merkezinde uzman eğitmenler, çocukların sosyal hayatlarını canlandırmaya katkı verirken, aynı zamanda çoğu çocukta gözle görülür fiziksel iyileşmeler meydana geldi. Atlarla terapiye gelen engelli çocuklarda, binişler sonrası bazı fiziksel ilerlemelerin yanı sıra, toplu taşıma korkusunu yenme, özgüven yüksekliği, kendi başına hareket edebilme cesareti, evden çıkma isteği, sosyalleşme becerisi gibi psikolojik ve sosyal ilerlemeler de görülüyor.

Merkezin tüm hipodromlarda açılması planlanıyor

TJK Apranti Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Bercis Merdanoğlu, At'la Terapi Merkezi'nde mart başı itibarıyla 920 engelli çocuğa 8 bin 436 kez terapatik biniş yaptırdıklarını belirterek, haftada üç gün sundukları At'lı terapilerden tüm engelli çocukların yararlanabildiğini söyledi.

Merdanoğlu terapilerin çoğunlukla engelli çocukların sosyalleşmesi ve normal hayata adapte olabilmesi için çok önemli olduğuna dikkati çekerek, şunları anlattı: "Engelli çocukların ülkemizde genelde sosyalleşme ile ilgili sıkıntıları var. Sadece rehabilitasyon merkezlerine giden, evden hiç çıkmayan çocuklarımız var. Bu çocuklarımıza kulüp olarak sosyalleşme aracı olmaya çalışıyoruz. Normalde kıyafetlerini giyemeyen bir çocuk, 'Hadi ata bineceğiz' denildiğinde kıyafetlerini giymeye, buraya gelmeye çalışıyor, bir süre sonra kendilerini buraya ait hissediyor.

Çocuklardan 'Burada ata hükmedebiliyorum, birşeyler yapıyorum, kendim gibi birçok kişi var, at beni yargılamıyor, eleştirmiyor, ben onunla oyun oynuyorum, oyun oynarken o beni dinliyor, aslında bana dert ortağı oluyor' dediğini duyuyoruz. Yürümeyen çocukların 'Kendimi bacaklarım var gibi hissediyorum' demesi, bir çok engeli olan çocuğun atlarla o engelini tamamlıyor olması önemli. Kendilerine olan özgüvenleri çok hızlı şekilde gelişiyor. Bedensel engeli olan çocukların kasları ile ilgili önemli gelişmeler yaşıyoruz."

Çocuklarda kaygı ve streslerin azaldığını aktaran Merdanoğlu, spesifik olarak tedavi ettiklerini söylemeseler de, terapilere devam eden çocuklarda önemli mucizelerle karşılaştıklarından bahsetti.

Merdanoğlu, terapilerin çocukların dışarıdaki sosyal hayatına önemli kazanımlar sağladığına dikkati çekerek, "Burası onlar için sosyalleşme aracı, biz inanıyoruz, aileleri de inandırıyoruz. Kulübümüzde sadece at binmek değil, piknik alanlarımız, oyun alanlarımız da var. Şu an Türkiye'deki 9 hipodromumuzun 3'ünde aktif şekilde terapi merkezimiz var. İlerleyen süreçte tüm hipodromlarda açılması planlanıyor." diye konuştu.

"Toplu taşımaya binemeyen çocuklar artık seyahat edebiliyor"

Eğitmenlerden Pelin Akcan, merkez bünyesinde terapi atları ile tüm engel grubundaki çocuklara yardımcı olmaya çalıştıklarına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Çocuklarımızı atlarla buluşturuyoruz, ortalama 20 dakika eğitim yapıyoruz. Burada özellikle fiziksel sıkıntı yaşayan çocuklarımızda çok fazla gelişme görüyoruz. Buraya gelen bazı öğrencilerimizin ameliyat olması gerekirken, at binmeye başladıktan birkaç ay sonra fizyoterapistlerinin ameliyata gerek kalmadığını ya da ameliyatlarının ertelendiğini, terapiye daha fazla devam etmelerini istediklerini biliyoruz çünkü ameliyatla planlanan kasların açılması, güçlenmesi durumlarında at binmeye başlamalarıyla birlikte düzelme olduğu görüldü.

Burada tekerlekli sandalye ile hiç yürüyemeyen çocuklarımızı başlangıçta aileleri ile birlikte bindirirken ortalama 10-15 dersten sonra yavaş yavaş yürüyerek, merdiven yardımıyla kendi başlarına atlara binmeye başladılar. Bunlar fiziksel gördüğümüz iyileşmeler. Bir de sosyal açıdan bakarsak, çoğunlukla otizmli çocuklarımızda, daha önce hiçbir hayvana dokunamayan çocuklarımız, ata binmeye başladıklarından itibaren dışardaki hayvanlara da yaklaşabiliyorlar. Karşıdan gelen birçok velimiz var. Daha önce daha önce hiçbir şekilde metrobüse bindiremedikleri çocuklarını, artık kolaylıkla metrobüse, toplu taşıma araçlarına bindirebildiklerini, sakin şekilde seyahat edebildiklerini söylediler."

Ailelerden 'Engelli çocuklarınızı eve hapsetmeyin' çağrısı

Merkezde terapi gören engelli çocukların aileleri de, yapılan binişlerin çocukların ve kendilerinin hayatlarına önemli katkılar sağladığına işaret ederek, kendileri gibi engelli çocukları olan ailelere, çocuklarını eve hapsetmeme, verilen hizmetten yararlanma, engelli bireyleri sosyal hayata kazandırma çağrısında bulundu.

Otizm rahatsızlığı bulunan çocuklarda Meyçem Demir'in babası Rıza Demir, "Her türlü sosyal etkinliğe götürmeye çalışıyoruz çocuğumuzu. Eskiden atlara hiç temas edemiyordu, şimdi çok gelişti. Elini bile süremiyordu, şimdi binebiliyor. Sosyal hayatını da buradaki binişler etkiledi, en önemlisi kendisine özgüveni geldi. Oturduğumuz semt buraya uzak ama sırf onun sosyalleşmesi için buradaki eğitimlere geliyoruz. Evde kalmasını, eve kapanmasını istemiyorum çünkü o zaman durumu geriye gider." dedi.

Yine merkezde terapiye gelen 11 yaşındaki Nisan'ın annesi Sibel Önder yaklaşık 2 senedir geldiklerini dile getirerek, vücudunun her kasında güçsüzlük olan Nisan'ı fizik tedavisinin yanı sıra atlı terapiye getirdiklerini anlattı. Merkeze gelmeye başladıktan sonra Nisan'ın adımlarının daha düzgün ve daha emin olduğundan bahseden Önder şunları söyledi:

"Ayrıca daha emin ve istediğine daha çabuk gitme isteği uyandı. Yürürken daha dik yürüyor, oturma seviyesinde de daha dik ve kendini toparlama açısından daha başarılı. Hayvanlara olan sevgisi, psikilojik ve sosyal açıdan da buradaki atların çok etkisi oldu. İlk geldiğimizde ata çok zor bindik ama şu an kar yağdığında bile buraya gelmek için benimle pazarlık ediyor, bunu kendisi istediği için çok mutlu oluyorum. Fiziksel yetersizliğinden dolayı hayvanlara karşı bir korkusu vardı, şimdi Nisan çok rahat gidiyor, seviyor atını.

Ailelere kesinlikle bulundukları yerde bir terapi merkezi varsa çocuklarını getirmelerini öneriyorum, en azından bir deneme yaptırsınlar. Ben cidden yararı olduğunu düşünüyorum. Çocuk bir kere fiziksel olarak katkı alamasa bile sosyal ve psikoloji anlamında çok büyük katkısı var, ben bunu kızımda kendi gözümle gördüm."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×