Bugün 24 Mayıs 2012 Perşembe
  • İstanbul18 °C
  • Ankara15 °C
  • İzmir16 °C
  • Erzurum8 °C
  • Konya15 °C
  • IMKB
    55.734
    %-2.36
  • Altın
    615,82
    %-1.16
  • Dolar
    1,8555
    %1.70
  • Euro
    2,3350
    %0.24
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Emine Şenlikoğlu Söyleşisi- 2. Bölüm
09 Eylül 2011 Cuma 11:55

Emine Şenlikoğlu Söyleşisi- 2. Bölüm

Emineş Şenlikoğlu'nun büyük ilgi gören söyleşisinin ikinci bölümünü yayınlıyoruz. Mutlaka okuyun!...

1. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

 

3. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

SonHaberler.com: Has Parti, Saadet Partisi ve AK Parti, bu partiler arasından hangisini kendinize daha yakın buluyorsunuz? Hepsine aynı mesafede misiniz yoksa?

Emine Şenlikoğlu: Saadet Partisi de  ve Has parti de kesinlikle benim kardeşlerim. Ama ben kesinlikle AK Parti’ye oyumu veriyorum.

SonHaberler.com: Neden?

Emine Şenlikoğlu: Çünkü AK Parti’yi daha başarılı buluyorum.

SonHaberler.com: Türkiye’de fikirlerinden çok etkilendiğiniz alim ve düşünürler kimlerdir? 

Emin Şenlikoğlu: Ben gençlik yıllarımda Necip Fazıl’dan çok etkilenmiştim. Çok çok etkilenmiştim. Yani bir kitabını 10 kere okuduğum vardır. Ondan sonra Mahmut Efendi Hazretlerinden çok etkilendim, o dönemde, sonra eşimden çok etkilendim, sonra alim olarak Hayrettin Karaman’dan etkilendim. Mustafa İslamoğlu, Mevdudi bir dönem, Hasan El-Benna bir dönem… Benim etkilendiğim çok sayıda alim ve düşünür vardır.

SonHaberler.com: Peki dünyanın ve Türkiye’nin geleceğinden umutlu musunuz? Geleceğe umutla bakabiliyor musunuz?

Emin Şenlikoğlu: Tabi ki çok umutluyum. Her geçen gün umudum gülümsüyor. Sadece insanoğlunun bir şeyini hayretle izliyorum. Çok çabuk aldanıyor çok çabuk grup taassubu altına giriyor. Aklını hiç sayıyor. Bu yönü beni çok rahatsız ediyor insanoğlunun. Onun haricinde ben zannederim dünya yani genel olarak tüm dünya herhalde altın dönemini yaşıyor. İnsan beyninin uyanışı acısından demek istiyorum.  Yani insanlığın uyanışa geçişi açısından söylüyorum başka açılardan değil yanlış anlaşılmasın. Bu açıdan dünya altın dönemini yaşıyor. Çok umutluyum.

İnsanoğlu uyandı da demiyorum, uyanışa geçiş bakımından iyi bir dönem yaşıyoruz.

SonHaberler.com: Peki geçen 25-30 yıl içerisinde değişen önemli fikirleriniz oldu mu? Varsa en çok öne çıkanlar nedir?

Emin Şenlikoğlu: Bazı düzelttiğim yanlışlar, hatalı düşüncelerim oldu ama genel olarak çok büyük değişimler olmadı.

SonHaberler.com: Sizin sözleriniz ve yazdıklarınızdan da anladığımız kadarıyla keşke cemaatçilik olmasaydı der gibisiniz Emine Hanım doğru mu?

Emin Şenlikoğlu: Şöyle söyleyeyim. Türkiye’de ve dünyada özellikle Türkiye’de çok cemaat var. Cemaatlerin çoğunun, (tabi kayıtlı cemaatlerin, bunu parantez içinde söylüyorum) tebaasının beyinlerini küçülttüğünü görüyorum. İradeyi yok ediyor, özgür düşünceyi yok ediyor.  Ama iyi cemaatin olumlu yönde faydası var. Onu bir tarafa koyuyorum. Fakat hangi cemaat iyi hangi cemaat kötü bunu ayırt edemeyince sıkıntı oluyor. Benim görüşümde  cemaat kişiye İslami bilgiler verir, kişiye yardımcı olur, bilgi alışverişi yapabileceği zemin açar, düşerse elinden tutar kaldırır ama onun haricinde yasaklar menzumesi yuvası olmamalı cemaat kapısı.

Ben şimdi şunu görüyorum mesela, bir cemaat lideri kendinden daha güçlü bir insan varsa eğer onun sivrilmesini yasaklıyor onu engelliyor. Böle iki cemaat biliyorum mesela.  O zaman ne oluyor, fertleri yok ediyorsunuz. Fertlerin özgür düşüncesini yok ediyorsunuz.

Ben bir genç kız hatırlıyorum “ah… ah… ne hayallerim vardı, falan kapıya bağlandıktan sonra hayallerim bitti” dedi.  Niye bitti? “Çünkü o kapı o hayallerimin gerçekleşmesine izin vermez” biliyorum dedi.

Şimdi caizse niye cemaat buna izin vermiyor? Haramlara caizlere sınır koymak kimin hakkı … Allah Peygamberimize “bal yemeyeceğim” dediği için, sen helali nasıl kendine haram edersin ben haram etmedikçe dedi.  Ama şimdi cemaatlerin çoğu birçok şeyi haram edebiliyor. Bu hakkı kimden alıyor cemaat? Ne münasebet!

Cemaatler nasıl imtihan edebilir? Tarikat cemaat bir insanı nasıl imtihan edebilir? İmtihanı sadece Allah yapabilir. İmtihan eden Allah’tır.

Böyle bilinçsiz cemaatler konusunda çok üzgünüm tabi.

Ben bazı cemaatlerin insanları yiyip bitirdiğini görüyorum, ama bazı cemaatlerin fertlerini fevkalade geliştirdiğini görüyorum, ileri seviyeye taşıdığını görüyorum. Böyle iki cemaat var bildiğim.

SonHaberler.com: Mesela Mustafa İslamoğlu cemaati gibi mi?

Emine Şenlikoğlu:  Evet o da baskıcı değildir. Yani isim vermek istemiyorum. Yani İslamoğlu ile birlikte üç oldu aslında. İsim vermesek daha iyi olur. Çünkü o zaman olay karışır.

Cemaatler yasak koyamaz. Bir şeye günah diye yasak koyamazlar. Allah dışında kimse şu günahtır diyemez. Ama maalesef şimdi o kadar yasak koyucu var ki… Şirkin ne olduğunu bilmiyorlar. Şu günah, şunu yapma caiz değil demek şirktir. Sen Allah’ın koymadığı yasağı nasıl koyarsın? Ama koyuyorlar. Böyle bir problem var. Ama yine de keşke cemaatler olmasaydı demiyorum. Cemaatler olmalı. İnsanlara yardımcı olan, yol gösteren cemaatler de olmasa toplum hepten bozulur.

Keşke cemaatler olmasın değil, cemaatler olsun ama lütfen Allah’ın koymadığı yasaklar koymasınlar.

Cemaatlerin çoğu kendini kurtulmuş görüyor, cemaatinin şeyhini Mehdi olarak görüyor, yetmiş iki fırka veya yetmiş üç fırka vardır, kendi cemaati kurtulacak gerici Cehennemliktir düşüncesi var. Böyle şey olur mu? Bu mudur fırka yani. Yeryüzünde yetmiş üç inanç vardır, bunlar içinden sadece İslam inancında olanlar kurtulacak. Doğru olan budur.

SonHaberler: Ama Emine Hanım yetmiş iki fırkayla ilgili hadislerde ümmetim deniliyor. Yani Peygamberimiz ümmetim 72 fırkaya ayrılacak buyuruyor. Dolayısıyla diğer dinler zaten kapsam dışı kalmıyor mu?

Ama bu hadisin aslında şöyle bir versiyonu yine var: Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak bunların hepsi kurtuluşa erecektir biri hariç!

Emine Şenlikoğlu: Yani tam tersi oluyor bu.

Ben bütün fırkaları Cehenneme gönderip sadece kendi fırkasını Cennetlik bilen inançtan daha deccal bir inanç göremiyorum, bundan daha deccal bir inanç olamaz.

SonHaberler.com: En çok önemsediğiniz ve iyi ki yazmışım dediğiniz kitabınız hangisi?

Emine Şenlikoğlu: Eğer sadece bir tane söyleyeceksek, en önemli kitabım Hrıstiyan Gülü ama en çok sevdiğim kitabım Çin İşkencesi.

SonHaberler.com: Kitaplarınızı diğer dillere çevirenler var mı? Kitaplarınıza yurt dışından ilgi nasıl?

Tabi ki var. Türkiye’de kitapları çok dillere çevrilen yazarlardan biriyim. Mısır’da çeviri yapılmıştı çok çabuk bitti. Belçika da basıldı, Amerika’da basıldı, Malezya da çok gidiyor yine Azerbaycan’da basıldı … En çok nerede gidiyor diye soruyorsanız Malezya demem lazım.

SonHaberler.com: Türkiye’de en çok satılan kitabınız hangisi?

Emine Şenlikoğlu: Türkiye’de en çok saltan beş kitap var. Seksen kitap içinden on tanesi çok satılıyor. Bu on tanesi içinden pek seçim yapamıyorum. Merhamet var yeni çıkan, Esir Evliler, Çin İşkencesi, İdamlık Genç, Maria … bunlar aynı hızla gidiyor.

SonHaberler.com: Gençler için bazı tavsiyelerde bulunmak isterseniz bunlar neler olur? En çok önemsediğiniz üç tavsiyenizi alabilir miyiz?

Birincisi içinden gelmese de, içinde isyanlar kopsa da içinde kötü düşünceler olsa da namazlarını asla geçirmesinler. İkincisi haram hayat yaşamasınlar, haram insanı kurtlandırır, haram işlemişlerse derhal tövbe edip temizlensinler. Üçüncüsü programlı bir şekilde mutlaka ve mutlaka kitap okusunlar ama okudukları yazarın fikrini çok iyi bilen olsunlar.

SonHaberler.com: Son zamanlarda Avrupa seyahatleriniz oluyor. Batı insanını ve Batıda yaşayan Müslümanları nasıl görüyorsunuz genel olarak?

Emine Şenlikoğlu: İki yıllık Avrupa gezimde çok şaşırdığım ve üzüldüğüm bir şey gördüm. Çok temiz niyetli batılılar da var, çok temiz niyetli.  Ama aynen burada olduği gibi çok din düşmanları da var. Orada da yine aynı şekilde hırçın ve kaprisli, orda da bizi bir kaşık suda boğuyorlar burada da. Aynı manzara.

Yani Adem’in öbür çocuklarını tanıdıkça içimde derin derin acılar hissediyorum.

SonHaberler.com: Arap dünyasında büyük değişiklikler oluyor. Liderler gidiyorlar toplumlar değişiyor. Kısacası Arap Baharı hakkında ne diyorsunuz?

Emine Şenlikoğlu: Eğer adımlarını bilinçli atarlarsa harika bir kalkışta bulundular. Harika eylemler yaptılar. Hüsnü Mübarek’in gidişi benim için çok sevindirici bir olay, çok çok sevindirici! Fakat yerine gelecek olan kişi çok dikkat edilmezse ve Hüsnü Mübarek’i de aratacaksa o zaman durum felaket tabi... Arap ülkeleri çok uyanık olurlar da  akıllıca bir tavır ortaya koyarlarsa durum çok iyi gider. Eğer panikler de ne yapacaklarını bilmezlerse ve getirecekleri yeni yasaları hazır değil ise bu durumda olay çok kötü bir kangrene dönüşebilir. Her ayaklanmanın sonucu iyi olacak diye bir şey yok. Çok da berbat sonuçlanabilir.

 SonHaberler.com: Peki sizce Türikye İslam dünyası için bir model ülke olabilir mi?

Keşke Türkiye model alınabilecek şekilde bir düzen kurabilse. Keşke bazı yanlışlıklar düzeltilse de Türkiye model alınsa. Herkes, herkese güzel yönde model olabilir. Bunda bir sakınca görmüyorum. Ama illa olacak diye bir şey’de yok tabi. Sadece İslam dünyası değil diğer ülkeler de Türkiye’de güzel bazı gelişmeler varsa bu yönlerini kendilerine örnek alabilirler.

Genel anlamda İslam dünyasına eksiksiz bir model midir Türkiye? Böyle bir şey olamaz tabi ki…

SonHaberler.com: Emine Hanım hangi kitapları okuyorsunuz kendiniz? Ne tür kitaplar ve hangi yazarlardan?

Emine Şenlikoğlu: Çok yorgun olduğum zaman güzel bir şiir kitabı okumak dinlendirir beni, güzel bir roman dinlendirir. Yazılmış kitap ihtiyacım neyse onu okumak beni dinlendirir. Mesela şu anda hem tefsir okuyorum, hem de uzay ilimlerine merakım var. O konuda okumaya çalışıyorum. Fakat bir türlü de zaman bulup okuyamıyorum ama merakım bu yönde…

SonHaberler.com: Astrolojiyle ilgileniyor musunuz?

Emine Şenlikoğlu: Astrolojiye inanmıyorum. Ama insanların burçlar konusunu kabul ediyor musun dersen, astrolojik olarak değil ama insanların doğduğu yılın ve mevsimin önemli olduğuna inanırım. Yani annenin hangi mevsimde hamile ise o mevsimin çocuk üzerinde etkili olduğuna inanırım. Ama bunun dışında yok şu yıldız şöyle olacak, o yıldıza tabi olan şöyle bir hayat geçirecek gibi şeyler falcılığa girer bu tür şeylere inanmam ben.

 

1. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

3. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!


 

YORUMLAR
Aslında sade ve sıradan biri
saygılarBizden
Türkiye'de önemli bir yazar Emine abla..
Röpörtajı okuyorum aslında nekadar sade ve sıradan bir hayatı olduğu anlaşılıyor bu mutluluk verici elbette. sonhaberler.com'u bu röpörtajdan dolayı kutluyorum
11 Eylül 2011 Pazar 23:51
EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ HABERLER
  • Suavi Hakkarili Gençleri Coşturdu
  • Kaygıları Gidereceğiz
  • FLAŞ Memurlarla polis çatıştı
  • Şamil Tayyar'dan şok iddialar
  • Tunceli'de 3 PKK'lı öldürüldü
ANKET
Haber Sitemizin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Son Haberler | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 658 88 11 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA