Bugün 24 Mayıs 2012 Perşembe
  • İstanbul18 °C
  • Ankara15 °C
  • İzmir16 °C
  • Erzurum8 °C
  • Konya15 °C
  • IMKB
    55.734
    %-2.36
  • Altın
    615,82
    %-1.16
  • Dolar
    1,8555
    %1.70
  • Euro
    2,3350
    %0.24
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Emine Şenlikoğlu İle Samimi Bir Söyleşi - 1. Bölüm
07 Eylül 2011 Çarşamba 23:20

Emine Şenlikoğlu İle Samimi Bir Söyleşi - 1. Bölüm

Emine Şenlikoğlu samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşiyi SonHaberler.com'dan Halise Baydemir yaptı. İşte Şenkilokğlu'nun kitaplarından, cemaatlere, okurlarından babasına kadar ilginç konularla dolu o söyleşi.

 

 

2. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

3. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

Seksenin üzerinde kitabıyla ülkemizin önemli ve etkili yazarlarından biri olan Emine Şenlikoğlu ile samimi bir söyleşi yaptık. Söyleşinin uzunluğunu da göz önünde bulundurarak birkaç bölümde yayınlayacağmıız söyleşinin birinci bölümünü yayınlıyoruz.

SonHaberler.com: Başlangıçta bu söyleşi için zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. İlk olarak halinizi sormak istiyoruz. Nasılsınız? Sağlığınız nasıl? Nelerle meşgulsünüz?

 

Emine Şenlikoğlu: Ben teşekkür ederim. Şu anda sağlık durumum çok şükür Allah’a yerinde. 15-16 yaşlarım ile 40 yaşlarım arasını çok hastalıklarla ve ağrılarla geçirdim. Çok şükür Allah’a 50 yaşımdan sonra ağrısız uyuyabiliyorum. Ağrısız uyumak çok büyük bir nimet. Onun haricinde bitiremediğim derslerim var. Başında duramıyorum bir türlü, ama bundan sonra derslerime daha çok geniş vakit ayıracağım. Yazıyorum. Çok üzerinde durduğum iki kitabım var. Ondan sonra Konferanslar veriyorum… Bu kadar.

SENİN İÇİN ÖLÜRÜM DİYENLER NEREDE ŞİMDİ?

SonHaberler.com: Türkiye’de İslam’ı hayat sahnesine taşıyan bir heyecanı genç nesillere aktaran bir hareketin sempatik isimlerinden birisiniz. Yani bir dönemin nesllerine hitap ettiniz…

Emine Şenlikoğlu: Dönemin geçti yani diyorsunuz … (gülüyor)

SonHaberler.com: Esteğfirullah hayır tabi ki … Seksenli yıllarda sizin hitap ettiğiniz neslin şu yıllardaki durumunu nasıl buluyorsunuz?

Emine Şenlikoğlu: Bu sorunun cevabını ben de çok merak ediyorum. Senin için ölürüm diyenler, sen hapis yatma ben yatayım diyenler, kitaplarımı yüz yüz kendi ceplerinden alıp hediye edenler, onlar nerede? Ben de çok merak ediyorum… Benim şaşırdığım bir şey var o kadar büyük bir heyecan, o kadar büyük bir aşk nasıl kaybolur? Bir kısmının nasıl kaybolduğunu buldum. Herhangi bir gruba giriyorlar benim kitaplarımla dönüş yapıyorlar. Sonra girdikleri grup eğer bana karşı bir grupsa, onun adını anmayın, o bize karşı falan diyip bir sürü yalan yanlış şeyler söyleniyor ondan sonra selam bile vermez oluyorlar. Grup taassubu çok kötü.  Bir kısmı böyle. Bir kısmının da heyecanının nasıl kaybolduğunu bilmiyorum. Selamlarını bile almıyorum yani.

SonHaberler.com: Ama işte o heyecanı henüz taşıyan iki kişi en azından şu anda burada yanınızda.

Emine Şenlikoğlu: Evet teşekkür ederim. Güzel bir ifade oldu.

Ama şunu hatırlatmak isterim ki gerçek bir Müslüman kendisini meşhur etmek için değil Allah için çalışır. Bu gerçek Müslümanlar için bir kuraldır. İnsanoğlu çok da vefalı değildir, vefalıları yok mudur? Vefalıları da vardır ama azdır. Yani “Darul emandır bu şehir lakin giren yüz binde bir” diye bir ifade var. Onun gibi vefalılar daima azdır. Ama buna rağmen Müslüman yine da çalışmak zorundadır.

 OKUYUCULARIM VEFALIDIR

Emine Şenlikoğlu: Tabi ki; ben kendimi çok şanslı yazarlardan biri olarak görüyorum. Çok seviliyorum okuyucularım tarafından. Ama nasıl oluyor biliyor musunuz? Şu an benim okuyucum  beni çok seviyor fakat sonra o okuyucu beni bulur mu? Sonrası ne olur onu bilemem.  Hangi dönemde bir kitap yazdımsa okuyucu sahiplendi, imza günüm olduysa oraya geldi. İmza günlerinde şoke olduğum pek görülmemiştir. Onun için okuyucum beni seviyor. Şu anda sadece bir sitemde 12 bin mesajım var. Daha cevap vermeye başlayamadım. Çok ilgi var. Çocuklarımın isimlerini bile bana soranlar var. Yetişemiyorum tabi bu da ayrı bir mesele.

 SonHaberler.com: Peki bu kadar çalışmadan sonra, kitaplar ve uzun çalışmalardan sonra yorgunluk hissediyor musunuz? Okuyucularınızdan sizi kıranlar oluyor mu?

MOTİVASYONUM OKUYUCUMA BAĞLI DEĞİL

Emine Şenlikoğlu: Yok. Hevesimi kıramazlar. Benim motivasyonum okuyucuma bağlı değil. Ama şu olabilir, okuyucu hevesime heyecan katabilir. Yoksa var olan hevesimi kıramaz. Allah için bir şeye niyetlendimse okuyucu benim kalbimi kırsa da o konudaki hevesimi kıramaz. Kaldı ki ben okuyucularıma çok az, nadir kırılmışlığım olmuştur. Çok kırgın değilim okuyucuma.

SonHaberler.com: Peki geri dönüp baktığınızda keşke şöyle yapsaydım dediğiniz var mı? Yani keşkeleriniz var mı?

KEŞKE TELEVİZYONLARA ÇIKMASAYDIM

Emine Şenlikoğlu: Tabi ki keşkelerim var. Mesela televizyon programlarına çıktığım zaman keşke karşımdakilerin kurt olduğunu bilerek çıksaydım. Ya da çıkmasaydım. Bu birinci keşkem.

Ama çıkmam da gerekiyordu, çünkü televizyonda Müslüman bir kadın görülmüyordu. Çok olumsuz bir propaganda vardı, televizyona mutlaka Müslüman bir kadın çıkmalıydı. Bu zemini ben kendim ayarlaşmıştım, Müslüman kadın ekrana çıkmalı diye. Ama ne yazık ki televizyona çıkacak uygun bir Müslüman kadın bulamadım ve dolayısıyla kendim çıktım.  Meğer şöyle bir oyun varmış; sen konuş karşındakini konuşturma. Karşıdakini sinirlendir, onu agresif hale getir.

Hele bir programda hiç unutmam kesmişler, kesmişler sanki ben hiç konuşmayı becerememişim gibi sanki hiç bir şey konuşamamışım gibi... Bir de canlı yayın diye yayınladılar bunu. Kaset olarak kayıt yaptık, gittim Fransa’ya. Bir de baktım canlı yayın yazıyor. Tabi kesinti olduğunu millet bilmiyor. Bir sürü hakaret aldım. Zaten bu olaydan sonra Müslümanların çoğu benimle olan ilgilerini kestiler. Anlayamadılar kesinti olduğunu. Müslümanlar düşman hilesini bilmiyor.

SonHaberler.com: Peki kimdi bu hileyi yapan program ve gazeteci?

Emine Şenlikoğul: Özür dilediği için söylemeyeyim. Çok özür diledi sonra.

Şimdi şu var. Müslüman uyanık olmalıydı. Mesela güya ben demişim ki laikler şöyledir, laikler böyledir. Ben demişim ki Sibel Can’a bizim kesim küstü. Buna benzer şeyler. Şimdi Müslüman buna inanıyorsa ben bu Müslüman’a cevap vermem! Müslüman bilecek. Bir Müslüman yazar böyle şeyler söylemez diyecek! Onu kendisi anlayacak, ben ona söyleyemem. Şenlikoğlu böyle sorulara cevapsız kalamaz diyecekti! Diyemediler. Bu konuda biraz kırgınım. Kırgınlığım kendi adıma değil, kırgınlığım davam adına.

Müslüman aynı delikten 2 defa ısırılmaz. Çok şükür şimdi böyle davetlere çıkmıyorum.

Bir başka keşkem de kitaplarım hakkında. Keşke bazı kitaplarımı daha dikkatli yazsaydım diyorum.

SonHaberler.com: Nedir bu kitaplarınız peki?

Emine Şenlikoğlu: Birisi “Biz Bu Vatanın Nesi Oluyoruz” , birisi “Telefonla Röportaj”, sonra “Bunalım” ve bir tane daha vardı…. “Kürlerin Belgeseli” Bunları daha ince, daha dikkatli, ince noktalara daha çok değinerek yazsaydım güzel olurdu.

Zaten bütün kitaplarımı gözden geçirmeye başladım. Hepsini bitirdim iki üç kitabım kaldı.

Keşke Türkçe ve edebiyat dersi aldıktan sonra yazmaya başlasaymışım diye de düşünüyorum. Ama o zamanlar bizim için sadece akait, yani din kurtarma vardı haşa. Acelemiz vardı, dünya yanıyordu. İnsanlara Allah’ı dini anlatmalıydık. Hele ben hiç böle zamanım yoktu. Apar topar… çok sıkı çalışıyordum. Her gece bir kitap bitiren, bir saat bile dinlenmeyen bir kafadaydım. Ben yedi senedir dinlenme nedir anlayabiliyorum. Yedi sene öncesine kadar dinlenme diye bir şey yoktu.

Böyle keşkelerim var. Özel hayatımda keşkelerim var. Keşkesiz insan bence pek yoktur. Varsa da o insan ya bir dahidir, çok mükemmel yetişmiştir, ileriyi müthiş görebilme yetisi vardır ve ona göre plan programla yaşamıştır, ya da yalan söylüyordur. Bunun dışında bide gerçekleri göremiyor olabilir. Gerçekleri ve yanlışlarını göremediği için benim keşkem yoktur diyenler olabilir.

Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim diyen insanların hayta pek duyarlı baktıklarını, pek bilinçli baktıklarını sanmıyorum. Ya da ilerleme kaydetmemişlerdir. İlerleme kaydettikçe insan gerideki bazı yanlışları görebilir. Ama ilerlemiyorsa hep aynı kafadaysa neyi görecek? Görebilmek ayrı bir özelliktir zaten. 

 

 

2. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

3. BÖLÜME ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!


YORUMLAR
TEşekkürler
Ahmet Özgür
Bu söyleşi için çok teşekkürler. Emine ablamız ne dese kalbimize işliyor. Allah uzun ömürler versin.
08 Eylül 2011 Perşembe 13:32
EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ HABERLER
  • Suavi Hakkarili Gençleri Coşturdu
  • Kaygıları Gidereceğiz
  • FLAŞ Memurlarla polis çatıştı
  • Şamil Tayyar'dan şok iddialar
  • Tunceli'de 3 PKK'lı öldürüldü
ANKET
Haber Sitemizin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Son Haberler | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 658 88 11 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA