Zengin Türkler Soho House'a Üye Olmak İçin Yarışıp Sıraya Giriyorlar

Üye olunması en zor kulüplerden Soho House hayatımıza girdi. Girdi ama bir telaş sardı Beyaz Türk mahallesini: Mevzu, 'Ya filanca üye olur da ben giremezsem' derdi.

Zengin Türkler Soho House'a Üye Olmak İçin Yarışıp Sıraya Giriyorlar
15 Mart 2015 Pazar 15:06

Şehr-i İstanbul, bugüne kadar pek de alışık bulunmadığı bir rekabetin içinde. 'Sen benim kim olduğumu biliyor musun' topraklarına, en kalıplı egolarda dahi kompleks tohumları filizlendirecek Soho sağanakları yağıyor. Çünkü dünyadaki 13 şubesiyle her milletten 'benzer kafalı yaratıcı tipleri' bir araya toplamayı erek bellemiş Soho House kulüp zincirinin en büyüğü (ve bana kalırsa en güzeli) geçen hafta itibarıyla Beyoğlu'nda kapılarını açtı.

ZENGİNLERİN ÜYE OLMAK İÇİN YARIŞTIĞI MEKAN

Açıldı açılmasına ammaaa her belde kurdunun, her jet-set kişisinin, her lira trilyonerinin organ olması zor. New York, Londra yahut Berlin... Bu hususi kulüp zinciri, gittiği derhal her yerde egoları yerle yeksan ediyor, kapısında beklettiği profillerle, çok çok canlar yakıyor, nice kalpler kırıyor. 'Zenginler Kulübü' şekilde anılıyor lakin alakası yok. Forbes listesinde kapı bu şeklinde isminiz de yazsa, almayınca almıyor işte üyeliğe.

SADECE 3 BİN ÜYE KABUL EDECEK

Arıza da tam burada ortaya çıkıyor: 80 milyonluk yetişkin Türkiye'de yalnızca 3 bin organ kabul edecekler lakin kendisini bu ilk üç binin arasında gören/sananların sayısı bundan katbekat fazla. Sonsuza dek bekleme listesinde kalacak ve bu nedenden küplere binecek pek mühim, çok çok saygıdeğer ve çok varlıklı insan mevcut bu ukala belde ve civar avanelerinde.

BEYAZ TÜRKLER PANİKTE

Anlamayanlar için biraz daha açalım: Mesele organ olup üç-beş kere görünmek değil. İşin derininde 'Ya filanca organ olur da ben giremezsem' mevzuu yatıyor. Düşünsenize; terastaki havuzun kenarında Banu Alkan o ünlü catwalk'ını yapıcak da Oya Aydoğan şezlongda yağlanamayacak... Kaleci Volkan kulübün içindeki Cecconi's restoranda masaya kurulacak da Melo'nun üyeliği üç ay daha bekleyecek... Demet Akalın lüks SPA'sında kulunçlarını ovdurtacak da Hande Yener bahçesinde sigara tellendiremeyecek... Allah cümlemizi esirgesin.

KARAKOLLUK İŞLER

Anlayacağınız şenlik var, şenlik. Soho House'la, burjuva bohemliğin tanımı yine yapılırken çıkacak hır gürden, yapılacak cazlardan festival de olur; bienal de...

NE MENEM BİR YER?

Standart Hotel'in terasından New York Soho House'un havuzlu terasını uzuuun uzun kesmişliğim, Berlin Soho House'da iki gün kalmışlığım var. O zaman gelin öncelikle Soho Hanım'ın gündüz düşlerinden başlayalım; sonra saatleri yavaş yavaş ileri sararız.

HER SAATİ OLAY

Sabah ve öğle saatlerinde bir Soho House'dan içeri girdiğinizde kendinizi aktör ve yapımcıların takıldığı ultralüks bir Starbucks şubesinde hissedeceksiniz. Karşılacağınız görünüm şu: 'Up in the Air'in yönetmeni Jason Reitman bara kurulmuş, hamburger lüpletiyor. Lounge kısmında Steven Soderberg ses geçirmez kulaklıklarını takıp laptop'una gömülmüş, 'Entourage' ekibinin gürültülü toplantılarını tınmadan, tıkır tıkır çalışıyor.

İÇERİDE FOTOĞRAF ÇEKMEK YASAK

İstanbul'da hal mu ne? Pek ayrıcalıklı değil: meşhur mimar Mahmut Anlar üst katta oturmuş, anne pilavlı pirzola sıyıran ekspatları izliyor. İçeride fotoğraf çekilmesi yasak bulunduğu için selfie yapamadığından şikâyet eden bir PR kraliçesi, lahmacunu soğuk geldiği için garsonu paylıyor. Evet evet; Soho House hiç kompleks yapmamış; sucuktan cacığa, mücverden mantıya 'glokal' ne varsa doldurmuş restoran mutfağına. Fiyatlarda da öyle çok çok uçmamışlar, esas yemekler 20-45 lira arasında.

Fakat asıl etobur yorum doğal ki gene bir gazeteciden: 'Yemekleri beyhude verin de bu kadar güzel insan nereden çıktı ortaya?' Belli ki Soho House'u tercih eden ekspatlar ilaç bu şeklinde gelmiş kentin taze et açlığına...

NEDEN İSTANBUL?

Soruyu abes buldum lakin dilim döndüğünce izah edeyim, zaten sıkıştığım yerde de topu, kulübün yaratıcısı Nick Jones'e atacağım: Eğer Batılıların kafasındaki Türkiye imajını hâlâ 'Geceyarısı Ekspresi' filminin şekillendirdiğine inananlardansanız, bilesiniz ki filmin geçtiği Sultanahmet'teki o hapishane, bundan böyle her gün Avrupa'dan mükafat saha bir Four Seasons... Evet; Paris, Barselona, Roma, Amsterdam nal toplayadursun; Soho House, Kıta Avrupası'nda Berlin'den sonra ilk şubesini İstanbul'da açtı.

Yıldızı parlayan Dersaadet'le Soho'nun aşkı gerçekte yeni değil. Londra çıkışlı Soho House, İstanbullu olmak için 2007'de kolları sıvadı uzun arayışlardan sonra Beyoğlu'nda Amerikan Konsolosluğu'nun boşalttığı Palazzo Corpi'de karar kıldılar. Sebebi Nick Jones'tan gelsin: 'Tanıdığım hiç bir Hollywood ünlüsü bulunmaz ki, burayı görüp de âşık olmasın. İstanbul, bundan böyle Avrupa'daki çok sayıda şehirden daha önemli.'

NASIL ÜYE OLACAĞIZ?

Nick Jones

Niyetiniz varsa baştan söyleyeyim, pek de basit bir şeyden bahsetmiyoruz: Kulübün bir elbise talimatnamesi dahi var: İçerideki casual/samimi atmosferi koruyabilmek için üyeler ve misafirleri resmi iş kıyafetleriyle dolaşmamalı. Kovuluyorsunuz. Nokta.

Bu hale düşmemek için gelin, kulüp yetkililerinin sağda-solda söylediklerinden şu 'bohem burjuvalık' nedir, kodlarını çözmeye çalışalım. Zincirin Avrupa Üyelik Direktörü Chriss Glass, kendi tarzını şöyle yorumluyor mesela: 'Kendimi son moda birinden çok, stil sahibi görüyorum. Stilimi üç kelimeyle tanımlarım: Tuhaf, düşünülmemiş ve şık.' Elde var, biiiir. Demek ki neymiş, özgün olacakmışız. Olamazsak? Gelin buna 'a la Soho' bir yanıt verelim: Application denied yani başvurunuz reddedildi.

ÜYE OLMAK İÇİN REFERANS ŞART

Eğer kulübe organ iki ahbabınız yoksa, zaten üyelliği hiç aklınızdan geçirmeyin. Size referans verecek iki kefil ayarladıysanız en yakın Soho House'un sitesinden referans formu dolduracaksınız. Sonra? Sonra bekleyeceksiniz. Seçici komite üç ayda bir toplanıp başvuruları değerlendiriyor. Seçilirseniz bir mail alıyorsunuz. Mail gelmedi mi? Üç ay daha bekleyeceksiniz. Seçici komitenin kimlerden oluştuğu saklı tutuluyor. Gözleri sizi tutmazsa Nick Jones dahi bir şey yapamıyor. İstanbul'daki dedikodular o yönde ki, seçici komiteyi Tansa Mermerci şekillendirmiş.

ÜYELİK BEDELİ 1300 EURO

Diyelim ki kabul edildiniz ve nihayet o fetiş objesi mavi-gri üyelik kartına sahip olabileceksiniz... Önünüzde birkaç seçenek var. İsterseniz yalnızca şehrinizdekine girebilir, isterseniz dünyadaki tüm şubelere tıpkı anda organ olabilirsiniz. Üyelik bedeli Türkiye'de yıllık 1300 Euro. Eğer 27 yaşın altındaysanız, 'çıtırlık' indirimi uyguluyorlar. Üyelerin her birinin üçer konuk sokma hakkı var. Sırf bu nedenden işte; karşımıza yeni bir Soho muamması daha çıkıyor. Kimin organ bulunduğu açıklanmadığı için içeridekilerden kim gerçek organ kim misafir, anlamak olası değil. En sık duyduğunuz laf da, 'Bana da Öneri geldi lakin henüz karar vermedim.' Kim doğru söylüyor, kimler atıyor; orasını Allah bilir! (Kaynak: Hürriyet)

Kaynak: HABERLER.COM

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×