Yurtdışı Yatırım Endeksi 2016 Raporu

-Yurtdışı Yatırım Endeksi'nde ABD "yüksek gelir sınıfındaki ülkeler", Çin "orta ve düşük gelir sınıfındaki ülkeler" arasında birinci oldu -DEİK Başkanı Vardan: - "Türk firmaları, küresel rekabette iş yapabilme kabiliyetlerini artırma yolunda. Son 15 yılda Türkiye dışındaki yatırımlar yaklaşık 10 kat arttı" -Deloitte Türkiye Finansal Danışmanlık Hizmetleri Lideri Vardar: - "Türk şirketlerine yurt dışında satın alımlar için hizmet vermeye başladık. Öngörülerimiz bunların artacağı yönünde" -DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkan Yardımcısı Arslan: - "İlişkiler iyi olmayınca iş yapmak imkansız hale gelebiliyor. Bu nedenle bu yıl endeksten Rusya'yı çıkardık. Ancak ilişkiler eski noktasına döndüğü zaman yeniden listeye girebilir"

Yurtdışı Yatırım Endeksi 2016 Raporu

İSTANBUL (AA) - Yurtdışı Yatırım Endeksi'nde ABD "yüksek gelir sınıfındaki ülkeler", Çin "orta ve düşük gelir sınıfındaki ülkeler" arasında birinci oldu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Deloitte iş birliğinde hazırlanan "Yurtdışı Yatırım Endeksi 2016 Raporu"nun lansmanı DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Deloitte Türkiye Finansal Danışmanlık Hizmetleri Lideri Başak Vardar, DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Kara ve DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkan Yardımcısı Ender Arslan'ın katılımıyla yapıldı.

Metodolojisi DEİK uzmanları tarafından oluşturulan, DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Üyeleri ve Deloitte uzmanlarının katkıları ile şekillenen Yurtdışı Yatırım Endeksi, dünya ülkelerini "kalkınmışlık düzeyi ve know-how potansiyeli, iç ve komşu pazar büyüklüğü, iş gücü, lojistik ve üretim maliyetleri, ham madde potansiyeli, sahip oldukları mevzuat avantajları ve dezavantajları ile Türkiye ile olan ekonomik ve siyasi ilişkiler" açısından değerlendiriyor.

Endeks, Türk yatırımcılar açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor.

Ülkeler, söz konusu endekste, kişi başına düşen milli geliri 20 bin dolardan az olanlar "orta ve düşük gelirli ülkeler” kategorisinde, 20 bin dolar ve üzerinde olanlar ise "yüksek gelirli ülkeler" kategorisinde olmak üzere iki grup altında toplandı.

Yatırımcılar için çekicilik ve güven sıralamasını gösteren Yurtdışı Yatırım Endeksi 2016'da ABD 38,6 ile "yüksek gelir sınıfındaki ülkeler", Çin ise 29,5 ile "orta ve düşük gelir sınıfındaki ülkeler" arasında birinci çıktı.

Endekste yüksek gelir sınıfında ABD'nin hemen arkasından İsveç gelirken, bu ülkeyi sırası ile Finlandiya, Fransa, Hollanda, Almanya, Birleşik Krallık, İrlanda, Suudi Arabistan, Katar, Kanada, İspanya, Portekiz, Japonya, Norveç, Avusturya, İtalya, Yunanistan, Güney Kore, Danimarka, İsviçre, Belçika, Yeni Zelanda, Lüksemburg ve Estonya takip etti.

Orta ve düşük gelir sınıfındaki ülkeler sıralamasında Çin birinci olurken, bu ülkenin arkasından sırasıyla Romanya, İran, Polonya, Kazakistan, Macaristan, Bulgaristan, Malezya, Meksika, Şili, Güney Afrika, Hindistan, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan, Endonezya, Fas, Cezayir, Vietnam, Hırvatistan, Brezilya, Mısır, Peru, Litvanya, Etiyopya ve Gürcistan geldi.


- Türk şirketleri 2015'te yurt dışında 3,5 milyar dolarlık 35 birleşme ve satın alma gerçekleştirdi


Yurtdışı Yatırım Endeksi 2016 Raporunda yer alan bilgilere göre son dönemde Türk şirketlerinin satın aldığı önemli markaların ekonomik büyüklükleri göz önüne alındığında gelişmiş Avrupa ülkeleri önemli yatırım adresi olmaya devam ediyor.

Bununla beraber Romanya, Polonya, Macaristan ve Baltık Bölgesi ülkeleri gibi 2004 sonrası AB üyesi olan ve gelişmekte olan Avrupa ülkelerinin de Türk yatırımcısı için cazip coğrafyalar olduğu görüldü.

Amerika kıtasında yer alan ülkelerin ise Türk şirketlerinin mevcut yatırım stokunda henüz çok sınırlı bir paya sahip olsalar da gelecek dönemde gerek pazar çeşitlendirme ihtiyacı, gerekse ham madde potansiyelleri ile cazip ülkeler olarak ön plana çıkmaya meyilli oldukları belirtildi.

Ortadoğu'da yaşanan siyasi belirsizliğin gelecek dönemde de devam edeceğine yönelik algının, Türk yatırımcıları Asya-Pasifik ve Amerika gibi bölgelere yönelmeye iteceği tahmin ediliyor.

Raporda Türk şirketlerinin, 2014-2015 döneminde yurt dışında gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlemleri ile sıfırdan yatırımlarına dair bilgiler de yer aldı.

Buna göre bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2015 yılında yurt dışında 2,4 milyar dolar değerinde sıfırdan 52 yatırıma başladı. Türk şirketleri 2014'te ise 2,8 milyar dolar değerinde 100 yatırım yapmıştı.

Buna ek olarak, Türk şirketleri tarafından 2015'te yurt dışında 3,5 milyar dolarlık 35 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. Bu rakam 2014'te 6,5 milyar dolar ve 41 işlem olarak kaydedilmişti.

Raporda yer alan bilgilere göre Almanya, ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve İspanya gibi yüksek gelir grubunda yer alan ülkeler hem sıfırdan yatırımlar hem de birleşme ve satın almalar için tercih edilen ilk 10 ülke arasında yer buldu.

ABD ise 12 işlem ile 2014-2015 döneminde, birleşme ve satın alma işlemleri için tercih edilen ülkelerin başında yer aldı.

ABD'yi takiben; Almanya 9, Rusya 5, İtalya, Hırvatistan ve Hollanda 4'er işlemle sıralamada yerini alırken, sıfırdan yatırımlarda Almanya 32 yatırımla açık ara başı çekti. Bu ülkeyi Romanya 16, Makedonya 12, ABD 8 ve Rusya 8 yatırım ile izledi.


- "2016-2020 döneminde Türk yatırımcılarının yurt dışında 30-50 arası bir işlem sayısına ulaşacağını düşünüyorum"


DEİK Başkanı Vardan, toplantıda yaptığı konuşmada, daha önce 113 olan iş konseyi sayılarının şu anda 133'e ulaştığını söyledi.

Türk firmalarının hangi ülkelerde hangi alanlarda yatırım yapmaları daha mantıklı olur diye bir çalışma yapmaya gayret ettiklerini aktaran Vardan, bu noktada Yurtdışı Yatırım Endeksi'ni oluşturduklarını dile getirdi.

Vardan, Türk firmalarının küresel rekabette iş yapabilme kabiliyetlerini artırma yolunda olduklarını belirterek, son 15 yılda Türkiye dışındaki yatırımların aşağı yukarı 10 kat arttığını ifade etti.

Artık sermayenin dışarı kaçışı diye bir mantığın söz konusu olmadığına dikkati çeken Vardan, bugün yatırım yapılması fizibıl görünen bir ülkenin yarın endekste başka sebeplerden dolayı yer alamayabileceğini de anlattı.

Deloitte Türkiye Finansal Danışmanlık Hizmetleri Lideri Vardar ise yurt dışına yatırımın bugün Türk şirketlerinin önemli bir ajanda maddesi olduğunu söyledi.

Özellikle belli bir sermaye gücüne erişmiş büyük ölçekli gruplar ile sektörlerinde önde gelen firmaların bölgesel güç olma hedefiyle, yurt dışı yatırım alternatiflerini aktif olarak değerlendirdiğini belirten Vardar, "Türk şirketlerin yurt dışı satın almalarının her yıl artan bir şekilde ilerleme gösterdiğini görüyoruz" dedi.

Vardar, son on yıllık dönemde Türk şirketlerinin yurt dışı pazarlarda toplam değeri yaklaşık 25 milyar dolar olan 250 satın alma işlemi gerçekleştirdiğine işaret ederek, "Bu pazarlar arasında komşu coğrafyalar, ana ticaret ortağı konumundaki ülkeler ile politik ilişkilerin güçlü olduğu ülkeler öne çıktı. Üretim, inşaat, altyapı, enerji, turizm, gıda, kimya ve perakende ise en fazla yatırım yapılan sektörler oldu." şeklinde konuştu.

Yurt dışında satın almada son 4 yılda daha önceki döneme kıyasla ciddi bir artış olduğuna işaret eden Vardar, geçen 10 yıldaki 250 işlemin 200'ünün son 4 yılda gerçekleştiğini dile getirdi.

Vardar, son 2-3 yılda artan bir şekilde Türk şirketlerinden değişik coğrafyalarda özelleştirme ihalesine girme, kayyum atanmış bir markayı satın alma ve değişik bir sektörde sıfırdan yatırım fırsatını değerlendirme şeklinde kendilerine destek olmaları yönünde talep aldıklarını belirterek, "Türk şirketlerine yurt dışında satın alımlar için hizmet vermeye başladık. Öngörülerimiz bunların artacağı yönünde" değerlendirmesinde bulundu.

Kriz sonrası dönemde varlık fiyatlarının cazip hale geldiğini vurgulayan Vardar, normalde satın alınamayacak varlıkların bir anda uygun hale geldiğini bildirdi.

Vardar, yılın ilk 3 ayında birleşme ve satın almalarda geçen yıllara göre biraz düşüş olduğunu, ancak ilk 3 ayın yılın geneline yönelik belirleyici olmayabileceğini aktararak, "2016-2020 dönemine baktığımızda Türk yatırımcılarının yurt dışında 30-50 arası bir işlem sayısına ulaşacağını düşünüyorum. Bir düşüş öngörmüyoruz" dedi.

- "Endeks cazibeyi gösteriyor"

DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkan Yardımcısı Aslan da 2001 yılında Türkiye'nin yurt dışında yatırım stokunun 4 milyar dolar olduğunu ancak gelinen noktada bu rakamın 2014 yılı Merkez Bankası verilerine göre 40 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, "Bir hedefimiz var; 2023'te ihracatımızı 500 milyar dolara taşımak… Dolayısıyla bu gidişatla bizim yurt dışı yatırımlarda bu performansımızı, artan ivmemizi devam ettirebilirsek 2023'lerde 100 milyar dolarları yurt dışı yatırımlarda stok olarak konuşuyor olabiliriz." dedi.

İlişkiler iyi olmayınca iş yapmanın imkansız hale gelebildiğini aktaran Aslan, bu nedenle bu yıl endeksten Rusya'yı çıkardıklarını ama ilişkiler eski noktasına döndüğü zaman yeniden listeye girebileceğini dile getirdi.

DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Kara ise "Yurt dışındaki Türk yatırımcılarımızın üretim, finans, istihdam ve yatırım kapasitelerinin; uluslararası rekabet edebilirlik, üretkenlik, etkinlik ve karlılıklarının artması için Türkiye'ye benzer süreçlerden geçen ülkelerin geliştirdiği teşvik ve destek mekanizmalarının incelenmesi gerekiyor." dedi.

Kara, endeksin cazibeyi gösterdiğini, bir ülke çeşitli sebeplerden dolayı cazibesini kaybetmişse endekste yer almayacağını anlattı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×